Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/17 E. 2026/443 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/17
- Karar No
- 2026/443
- Karar Tarihi
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2026/17
KARAR NO: 2026/443
DAVANIN KONUSU: Kasko Poliçesine Bağlı Rücuen Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/03/2026
İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkete kasko poliçesi ile sigortalı aracın, 23.07.2015 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı oldukları araç ile karıştığı trafik kazası neticesinde hasara uğradığını ve müvekkili şirket tarafından hak sahibi sigortalısına 318.000,00-TL (dava dışı sigortalının prim borcu 2.588,00-TL'nin tenzil edilerek) ödendiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, 159.000,00-TL'nin 19.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen .... A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili şirketin işleten sıfatı taşımadığını savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur. Davalı ...'nin yargılama aşamasında vefat etmesi üzerine davacı vekilinin talebi üzerine mirasçılarına tebligat çıkartılmıştır. Davalı müteveffa ... mirasçıları vekili beyan dilekçeleri ile; müvekkilleri ...., . ve ... ile ... ve ...'ın murisleri ...'nin mirasını Küçükçekmece 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 14.07.2021 tarihli 2021/572 Esas ve 2021/1145 Karar sayılı ilamı ile, ... ve ...'nin Küçükçekmece 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 28.04.2021 tarihli 2021/594 Esas ve 2021/480 Karar sayılı ilamı reddettiklerini bildirerek husumet itirazında bulunmuştur. İlk derece mahkemesince, davalı ...'nin mirasının tüm yakın mirasçıları tarafından reddedilmesi nedeniyle, terekeye tasfiye memuru atanması için ihbarda bulunulmuş, Küçükçekmece 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/14 Tereke sayılı dosyasında, .......'ın tereke tasfiye memuru olarak atandığı bildirilmiş, yargılamaya tasfiye memurunun huzuru ile devam edilmiştir. Davalı müteveffa ...'nin tereke tasfiye memuru beyan dilekçesi ile, müteveffa ...'nin kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olunun ......şirketi vekili yargılama aşamasında sunduğu 18.05.2017 tarihli müdahale dilekçesinde; davaya konu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın, müvekkili şirket tarafından, davalı ...........şirketinden kiralandığını, mahkemece adı geçen .....şirketinin tazminat ödemeye mahkum edilmesi halinde müvekkili şirkete rücu ihtimali bulunduğunu belirterek, davalı ......şirketi yanında feri müdahil olarak davaya kabul edilmelerini talep etmiştir. Davacı vekili, 27.06.2025 tarihli dilekçesi ile; kazaya karışan ... plaka sayılı aracın, davalı olarak gösterilen ... .....şirketi tarafından ihbar olunan ......şirketine uzun süre ile kiralandığının yargılama aşamasında tespit edildiğini belirterek HMK m. 124/3 gereğince maddi hataya dayanan ve dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği taleplerinin kabulü ile, ihbar olunan ... aleyhine davaya devam olunmasını talep etmiş, ilk derece mahkemesince 14.07.2025 tarihli celsenin 2 nolu ara kararı ile, taraf değişikliği talebinin kabulüne karar verilmiş, ihbar olunan ......şirketi aleyhine davalı sıfatı ile yargılamaya devam olunmuştur. İlk derece mahkemesince; dosya kapsamına alınan hüküm kurmaya elverişli 01.06.2021 tarihli ATK raporuna göre davalı araç sürücüsünün %50 oranında kusurlu olduğu, zararın teminat kapsamında bulunduğu, davacı tarafça hak sahibi sigortalıya yapılan ödemeye binnaen rücu hakkının doğduğu, 10.08.2020 havale tarihli bilirkişi raporunda, davacıya sigortalı araçtaki hasar miktarının 328.000,00-TL olduğunun tespit edildiği, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın, davalı ......şirketine uzun dönem kiralanmış olduğu, davalı sigorta şirketinin aracın trafik sigortacısı olduğu, davacının, ödediği tazminatı ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalılardan talep edebileceği gerekçesi ile; "Davanın kabulü ile, 159.000,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı ... A.Ş. (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) ve .... A.Ş., ... mirasçıları ..., ..., ..., ..., ..., ... Ve ...'den alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiş, karara karşı dahili davalılar ... mirasçıları vekili ve davalı ......şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı müteveffa ... mirasçıları vekilinin istinaf nedeni; müvekkilleri tarafından mirasın reddedilmesine rağmen, zarardan sorumlu tutulmalarının hukuka aykırı olduğu hususuna ilişkindir. Davalı ......şirketi vekilinin istinaf nedenleri; kazaya karışan araç sürücüsü ...'nin kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığı, kaza tespit tutanağının, davacı şirketin sigortalısının beyanı ile düzenlendiği, mahkeme tarafından kazanın meydana geliş şekli tespit edilmediğinden araç sürücülerinin eşit kusurlu kabul edilmesinin hatalı olduğu hususuna yöneliktir. Dava, kasko poliçesi kapsamında hak sahibi sigortalıya ödenen tazminatın zarar sorumlularından rücuen tahsili talebine ilişkindir.
(1) Dahili davalılar ... mirasçıları vekilinin istinaf talebinin incelenmesinde; Mirasın reddi, Türk Medeni Kanunu'nun 605 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, anılan Kanunun 605'nci maddesinde yasal ve atanmış mirasçıların mirası reddedebilecekleri belirtilmiştir. Mirasın reddi halinde, mirası reddedenler yönünden davaya devam edilemez, dosyadaki taraf sıfatları ortadan kalkar. Bu halde mirası reddetmeyerek mirasçılığı devam edenlerin katılımı ile davaya devam edilir. Mirasçıların tamamının mirası reddetmeleri halinde Türk Medeni Kanunu' nun 612 ve devamı maddeleri uyarınca mirasın tasfiyesi yoluna gidilerek, bir tasfiye memuru atanır ve ilgili memurun davaya dahil edilmesi suretiyle davaya devam edilir. Türk Medeni Kanunu' nun 612 ve devamı maddelerine göre en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, Sulh Mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Mirasçılar, mirası reddederken kendilerinden sonra gelen mirasçılardan mirası kabul edip etmeyeceklerinin sorulmasını tasfiyeden önce isteyebilirler. Bu taktirde ret, Sulh Hakimi tarafından sonra gelen mirasçılara bildirilir, bunlar bir ay içinde mirası kabul etmezlerse reddetmiş sayılırlar. Bunun üzerine miras, yine iflas hükümlerine göre tasfiye edilir ve tasfiye sonunda arta kalan değerler, önce gelen mirasçılara verilir. Yukarıdaki açıklamalar ile somut olay birlikte değerlendirildiğinde; dosya kapsamında yer alan, Küçükçekmece 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 14.07.2021 tarihli 2021/572 Esas ve 2021/1145 Karar sayılı ilamı ve Küçükçekmece 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 28.04.2021 tarihli 2021/594 Esas ve 2021/480 Karar sayılı ilamı ile, davalı müteveffa ... mirasçılarının mirası reddettikleri ve ilamların kesinleştiği sabit olduğundan, dahili davalı sıfatı ile dosyaya katılımı sağlanan ancak taraf sıfatları kalmayan mirasçılar hakkında husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi ve fakat davalı muris ... terekesi aleyhine davanın esası ile yargılama giderleri yönünden hüküm tesis edilmesi gerekirken davaya dahil edilen mirasçılar aleyhine davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup, dahili davalılar ... mirasçıları vekilinin istinaf talebi bu nedenle yerindedir.
(2) Davalı ......şirketi vekilinin istinaf nedenleri; Davaya konu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında; dava dışı araç sürücüsü ...'un beyanına göre, kendisi sol şeritte seyir halinde iken, sürücüsü tespit edilemeyen ... plaka sayılı aracın, orta şeritte seyir halinde iken önüne kırması sonucu kendi aracının sağ ön yan kısımlarını, ... plaka sayılı aracın sol arka yan kısımlarına çarpması ile meydana gelen kazada, ... plaka sayılı aracın çarpmanın etkisi ile, aracın sol yan ön kısımlarını bariyerlere çarpması ile hasara uğradığı, ... plaka sayılı aracın sürücüsü tespit edilemediği ve beyanı alınamadığı için, ayrıca kaza mahallinde yapılan incelemede de bir kanaate ulaşılamadığından kusur tespiti yapılmadığının belirtildiği görülmüştür. ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 19/11/2019 tarihli ........ sayılı raporda; kazanın oluş şekline ilişkin tam bir kanaate ulaşılamadığı, olayın oluş şekline göre ihtimalli kusur durumunun belirlendiği, kazanın, ... plaka sayılı aracın, kendisi ile aynı istikamette sağ önünde seyreden ... plaka sayılı araca çarpması ile meydana gelmesi durumunda, davalı sürücü ...'nin kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığı, dava dışı sürücü ...'un asli ve tam kusurlu olduğu, kazanın, ... plaka sayılı aracın, kendisi ile aynı istikamette önünde seyreden ... plaka sayılı aracın solundan geçmek istediği sırada ... plaka sayılı aracın sola yönelmesi sonucu çarpışmaları şeklinde meydana gelmesi durumunda, davalı sürücü ...'nin tamamen kusurlu olduğu, dava dışı araç sürücüsüne kusur izafe edilmeyeceği kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince, .....'de görev yapan üçlü bilirkişi heyetinden alınan 10.08.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda; şerit değiştirmek isteyen sürücülerin şerit değiştirmeden önce gireceği şeritte sürülen araçların emniyetle geçişini beklemek, trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde şerit değiştirmemek zorunda oldukları, araç sürücülerinin taşıt yolunun sağına veya soluna yanaşırken, şerit değiştirirken karayolunu kullananlar için tehlike ve engel yaratmamaları gerektiği, dosya kapsamındaki mevcut verilere ve özellikle tanık .....'ın oluşa uygun düşen ifadesine göre her iki araç sürücüsünün aynı anda orta şeritten sol şeride doğru manevra yaptıkları, tehlikeli ve dikkatsiz araç kullandıkları, yoldaki araç trafiğine yeterince dikkat etmemiş oldukları için %50'şer oranda eşit derecede kusurlu bulundukları, hasara ilişkin fotoğraflara göre, kasko ekspertiz raporunda belirtilen hasar listesi ve bedellerinin, kazanın oluş biçimine ve günün rayiçlerine uygun olduğu, muhtelif kısımlarında ağır hasar gören söz konusu aracın onarımının, piyasa değeri göz önüne alındığında ekonomik olmayacağı, aracın pert total sayılması gerektiği, buna göre araçtaki toplam hasar miktarının 318.000,00 TL olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Komisyonu tarafından düzenlenen 01.06.2021 tarihli raporda; tüm dosya kapsamı, ifadeler, araçlarda meydana gelen hasar durumları ve savrulma şekilleri dikkate alındığında, her iki aracın da aynı anda sollamaya geçerek sol şeride giriş yapmak istemeleri neticesinde kazanın meydana geldiği, ....... üçlü bilirkişi heyetinden alınan raporda belirlenen kusur oranlarının isabetli bulunduğu, kazanın meydana gelmesinde her iki araç sürücüsünün de %50 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesine dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Komisyonu tarafından düzenlenen raporda, dosya kapsamında yer alan tüm raporların incelenmiş ve değerlendirilmiş olmasına, raporun, denetime açık, kazanın oluş şekli ile uyumlu, gerekçeli ve açıklayıcı nitelikte olması nedeniyle hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ......şirketi vekilinin istinaf talebi yerinde değildir. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı .....şirketi vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin HMK m. 353/1-b/1 madde hükmü gereğince esastan reddine, (1) numaralı bentte açıklanan nedenle dahili davalılar müteveffa ... mirasçıları vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ne var ki, Dairemizce tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK m. 353/1-b/2 madde hükmü gereğince, dahili davalılar müteveffa ... mirasçıları aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, mirası reddeden davalılar aleyhine davanın yöneltilmesinde davacı tarafın kusuru bulunmaması nedeniyle dahili davalı mirasçılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, davanın kısmen kabulü ile, 159.000-TL 'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı ... A.Ş. (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) ve .... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine karar vermek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurmak gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,
1/Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ......./10/2025 tarih ve 2016/.... Esas 2025... Karar sayılı kararına karşı davalı ......Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, dahili davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle KABULÜNE, (HMK.m.353/1-b/2)
a/İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından yatırılan dahili davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendilerine iadesine,
b/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ......Şirketi tarafından yatırılması gereken 10.861,29-TL harçtan peşin yatırılan 2.715,32-TL harcın mahsubu ile bakiye 8.145,97-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
c/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
d/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına,
2/Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../10/2025 tarih ve 2016/.. Esas- 2025/..Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
a/Davanın KISMEN KABULÜ ile, 159.000,00-TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı ... A.Ş. (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) ve davalı .... A.Ş.'den tahsili ile birlikte davacıya verilmesine,
b/Müteveffa davalı ... mirasçıları dahili davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... aleyhine açılan PASİF HUSUMET NEDENİYLE REDDİNE,
c/Alınması gerekli 10.861,29-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 2.715,33-TL harcın mahsubuyla bakiye 8.145,96-TL harcın davalılar ... A.Ş. ve davalı .... A.Ş.'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,
ç/Davacı tarafından yapılan 29,20-TL başvurma harcı, 2.715,33-TL peşin harç olmak üzere toplam 2.744,53-TL'nin davalılar ... A.Ş. ve davalı .... A.Ş.'den dan alınarak davacıya verilmesine,
d/Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan 3.829,84-TL yargılama giderinin davalılar ... A.Ş. ve davalı .... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,
e/Davalıların yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
f/AAÜT gereğince hesap edilen 30.000,00-TL ücreti vekaletin davalılar ... A.Ş. ve davalı .... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,
g/HMK 124/4. maddesi gereği tarafta iradi değişiklik nedeniyle davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen Adnan .... A.Ş. kendini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 30.000,00-TL maktu ücreti vekaletin davacıdan alınarak .... .... A.Ş.'ye verilmesine,
3/Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.27/03/2026