Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/168 E. 2026/377 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/168
Karar No
2026/377
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:30/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:24/11/2022 DAVANIN KONUSU:Tazminat GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:30/03/2026

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... 'a ait Merkezefendi ... Mahallesi ... ada ... parselde 10, 11, 16, 14, 15 nolu bağımsız bölümleri satın aldığını, diğer davalıların ipoteği için davalılardan banka çalışanı ...'e ipotek borcuna mukabil 33.000,00 TL'nin ödendiğini söylemesine rağmen banka çalışanı tarafından ipotek şerhli olarak kayıtlara meşruhat yazılmadığını, direk davalı ... hesabına açıklamasız olarak yatırıldığını, 33.000,00 TL'nin ipoteğin davalı bankaca kaldırılması için hesaba yatırılmasına rağmen kaldırılmadığını, bu bedeli Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasındaki ve ... Esas sayılı dosyalarında hükümle hak kazanarak aldığını, tapudaki taşınmazın satış bedeli olan 91.800,00 TL'den, 58.800,00 TL'sinin de Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında ipotek nedeniyle taşınmazın satılmasından dolayı müvekkilinin taşınmazları da elinden alındığını ve taşınmazları da kaybettiğini, bu nedenle 58.800,00 TL'nin 19/01/2007 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen yargılama giderleri ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı ... ve ... vekili, zamanaşımı itirazı, husumet itirazında bulunarak, müvekkili ...'in Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı dosyasında beraat ettiğini, davacının haksız zenginleşme amacında olduğunu, dava konusu taşınmazların ipoteği ile satın alındığını, munzam zararın davacı yönünden oluşmadığını, 33.000,00 TL bedelin davalı ...'in hesabına ödenirken şerh düşülmediğini açıklama yapılmadığını, tanık dinlenmesine muvafakatlarının olmadığını, Asliye Ticaret Mahkemesi'ndeki ... Esas ve ... Esas sayılı dosyalarının ödenen bedellerle müvekkili bankanın borcunun kalmadığını, varsa zararın davalı ...'den istenmesi gerektiğini, davanın reddi ile yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... , davacı ile taşınmaz satışı için anlaştıklarını, tam hatırlayamamakla birlikte taşınmazın 68.000,00 TL'sinin kendisine, bakiye 33.000,00 TL'sinin bankaya ipotek için ödeneceğini, davacının kendisine 28.000,00 TL veya 30.000,00 TL ödediğini, bakiyesini ve bankaya olan ipotek borcunun ödenmediğini, bundan dolayı iflas ettiğini, maddi manevi tazminat talebinde bulunduğunu beyan etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...17/01/2007 tarihli ... yevmiye numaralı ... sıra numaralı tapuda 363 sayfada bulunan tapu senedindeki Denizli ili Merkezefendi ilçesi ... mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmazın 14 ve 15 nolu bağımsız bölüm sayılı taşınmazların davacı tarafından 91.800,00 TL bedel ile ... 'dan satın alındığı, davacının taşınmazı ipotekle birlikte satın aldığı, alımdan sonra ipoteğin kaldırılması için 19/01/2007 tarihinde 33.000,00 TL'nin davalı banka çalışanı ...'e ödendiği, davacının talebine rağmen makbuza paranın ipoteğin kaldırılması için yatırıldığına ilişkin açıklama ve meşruhat düşülmediği, davalı banka çalışanının kusuru nedeni ile davacı ...'nin zarar gördüğü, bu suretle zararın tazmini için açılan Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında ipotek bedeli olarak davacı tarafından ... Bayramyeri Şubesi'ne ödenen 33.000,00 TL'nin 7.000,00 TL'sinin davacıya ödenmesine karar verildiği, yine Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı dosyasında ise davacı tarafından taşınma satışı için ipotek bedeli olarak ... A.Ş.'nin ... Şubesi'ne 33.000,00 TL'nin bakiyesi olan 26.000,00 TL alacağın davacıya ödenmesine karar verildiği, ilamlar gereği alacağın tahsili için Denizli 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, Denizli 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyalarından icra takibi yapılarak bu takipler sonunda 25/02/2014 tarihinde alacakların tahsil edildiği, ancak davacının davalı ... 'dan aldığı taşınmazlar için toplam 91.800,00 TL ödeme yaptığı, bu tutarın 33.000,00 TL'sini icra takip yolu ile tahsil edilmesi sonucunda davacının taşınmazlar için yapmış olduğu ödemelerden 58.800,00 TL bakiye alacağının kaldığı, davacı adına kayıtlı olan dava konusu ... ada ... parsel 10, 11, 14, 15 ve 16 nolu bağımsız bölümlerin 31/01/2013 tarihinde davacı üzerinden terkininin yapıldığı, bu tarihte davacının zararının oluştuğu kanaatine varılmakla bu nedenlerle dava konusu taşınmaz için davalılardan kalan bakiye alacak tutarının 58.800,00 TL olduğu, faiz yönünden ise davacının taşınmazının terkin tarihi olan 31/01/2013 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesi gerektiği, bu suretle alınan bilirkişi raporunun da denetime açık ve hüküm kurmaya elverişi olduğu" gerekçesiyle davanın kabulü ile, 58.800,00 TL alacağın taşınmazların terkin tarihi olan 31/01/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; faiz başlangıç tarihinin 17/01/2007 olduğunu, çünkü 17/01/2007 tarihinden itibaren taşınmazdan faydalanamadığını, satamadığını, kiraya veremediğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının bu yönden kaldırılmasını talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, olay tarihinde eski Borçlar Kanunu'nun yürürlükte olduğunu ve haksız eylemlerden kaynaklı 1 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri bulunduğunu, davacı ile aralarında asıl sorun olan kişinin diğer davalı ... olduğunu, ...'in beraatine karar verildiğini, davacının söz konusu taşınmazı ipotekle birlikte satın aldığını, müfettiş raporunun yanlış yorumlandığını, davacının zarar iddiasını somutlaştırması gerektiğini, müfettiş raporunun kendi beyanlarını doğruladığını, satış işleminin tarafının müvekkili olmadığını ve bu iddiaların müvekkillerine yöneltilemeyeceğini, davacının uğradığı zararı tahsil ettiğini, bilirkişi raporunun denetime açık olmadığını, bilirkişilerin tapu kaydında belirtilen 91.800,00 TL'ye göre hesaplama yaptıklarını, ancak taşınmaz bedelinin ödenip ödenmediğinin tespit edilemediğini, davacının da ceza dosyasında ipotek bulunduğunu bildiğini ikrar ettiğini, yine aynı celsede ... 'ın da taşınmaz bedelini yatırmadığını beyan ettiğini, davacı tarafın beyanlarının çelişkili olduğunu, davacının 58.800,00 TL tutarında ödeme yapmadığını, davacının satış tarihinden sonraki hesap hareketleri incelendiğinde elden ödediği paranın iade edildiği hususunun sabit olacağını, davacının reeskont faizi talep ettiğini, avans faizi talep etmediğini, taleple bağlılık ilkesinin geçerli olduğunu, ayrıca somut olayda yasal faiz uygulanması gerektiğini, temerrüt faizinin sözleşmede kararlaştırılmadığı durumlarda akdi faiz miktarının ne olacağının Borçlar Kanunu'nda yazılı olduğunu, taşınmazın terkininin davacıdan 31/01/2013 tarihinde yapıldığını, bu nedenle faiz başlangıç tarihinin de bu tarih olduğunu, öncelikle satış işleminin gerçekleştiğini, sonra bankaya para yatırıldığını, davacının yatırdığı tutarın da ... 'a ödendiğini ve müvekkilinin mal varlığında artış olmadığını, dava dilekçesinde belirtilen kararların 33.000,00 TL'nin çekilmesi nedeniyle verildiğini, müvekkilleri yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı dava dilekçesinde özetle, davalı ... adına kayıtlı taşınmazları 17/01/2007 tarihinde satın aldığını, satın almadan önce 15/01/2007 tarihinde bankada müdür yardımcısı olarak görev yapan davalı ...'in yanına gittiğini, ipotek bedelinin 33.000,00 TL olduğunun söylenilmesi üzerine taşınmazı satın aldığını, ipotek bedeli olan 33.000,00 TL'nin 19/01/2007 tarihinde bankaya yatırılmak üzere bankaya gidildiğini, davalı ...'in verdiği hesaba paranın yatırıldığını, yatırdığı para açıklamasına ipotek bedeli şerhinin yazılmadığını, 10 gün içerisinde ipoteğin kalkacağının bildirildiğini ipoteğin kalkmadığını, 33.000,00 TL' nin ...'e verildiğini, ipotek bedeli olarak yatan bedele kısıt konulmadığı için personelin banka tarafından cezalandırıldığını, müvekkilinin taşınmazları 91.800,00 TL'ye aldığını, yatırdığı 33.000,00 TL'nin iadesinin dava yolu ile yapıldığını, dava açılmadan bedel iadesi yapılsa idi bu zararın doğmayacağını, ödemelerin geç yapıldığını, davalıların müşterek kusurlu olduğunu 58.800 TL'nin davalılardan tahsilini talep etmiştir. Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... ve ... Esas sayılı dosyalarının incelenmesinde; davacı ...'nin davalılar ... ve ... aleyhine toplam 33.000 TL'nin tahsili için dava açtığı, davaların "davacının taşınmazları ipotek ile birlikte satın aldığı, ipoteğin kaldırılması için bankaya 33.000 TL para yatırıldığı, paranın banka çalışanı ... tarafından herhangi bir kısıtlama olmaksızın ...e kullandırıldığı, makbuza paranın ipotek için yatırıldığına yönelik şerh konulmadığı" gerekçesi ile kabulüne karar verildiği, kararların Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır. Taşınmazların tapu kayıtlarının incelenmesinde, ... adına kayıtlı iken 17/01/2007 tarihinde davacı tarafından satın alındığı görülmüştür. ...'ın 26/03/2007 tarihli soruşturma raporunda, ...'in; 33.000 TL'nin ödenmesi ile de ipoteğin kalkamayacağı hususunda müşteriyi yeterince bilgilendirmediği ve söz konusu tutara da kısıt koymadığı gerekçesiyle uyarılmasına karar verilmesinin uygun olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. ... tarihli bilirkişi raporunda kalan bedelin 58.800,00 TL olduğu, bu bedele taşınmazın terkin edildiği 31/01/2013 tarihinden dava tarihine kadar 18.613,47 TL avans faizi, taşınmazın alındığı 17/01/2007 tarihinden 05/11/2015 tarihi olan dava tarihine kadar ise 91.905,63 TL avans faizinin işlediği belirtilmiştir. Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, sanık ... hakkında katılana yanlış hesap numarası verdiği gerekçesiyle kamu davası açıldığı, sanığın dolandırıcılık ve görevi ihmal suçlarından beraatine karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek 27/02/2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Tüm veriler ışığında dosya değerlendirildiğinde; öncelikle davacının taşınmaz bedeli olan 91.800,00 TL'den tahsil ettiği 33.000,00 TL'nin mahsubu ile davada 58.800,00 TL alacak talebinde bulunduğu, yani taşınmazın elden çıkması nedeniyle taşınmaz için ödediği kalan 58.800,00 TL'yi zarar olarak davalılardan talep ettiği görülmüştür. Bu noktada, davacının söz konusu taşınmazı satın aldığı bedeli davalı ...'den isteyebileceği dosya kapsamından sabit olmakla bu hususta bir istinaf sebebi de bulunmaktadır. Davacının davalı ...'e yönelik tek istinaf sebebi faizin başlangıç noktasının yanlış belirlenmesine yöneliktir. Şöyle ki, davacının söz konusu 58.800,00 TL tutarındaki zararı dosya kapsamından, taşınmazın tapusunun davacı tarafından 17/01/2007 tarihinde alındığı, davacı elinden 31/01/2013 tarihi itibari ile ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle yitirildiği anlaşıldığından davacının zararının bu tarihte doğduğuna yönelik kabul yerinde olduğundan davacının, davalı ...'e karşı açılan davada istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Diğer yönlerden ise; davacının, davalı ...'e yönelik bir istinaf talebi bulunmamaktadır. Davalı banka ise; adam çalıştıranın sorumluluğu ilkesi gereğince verdiği zarardan sorumludur. Bu noktada değerlendirilmesi gereken banka çalışanının kusurunun ne olduğu, bu kusurun ne gibi bir zarara sebep olduğu hususlarıdır. Dosya kapsamından; davacının eldeki davada iki farklı iddiası bulunduğu, bunlardan bir tanesinin banka çalışanının 33.000,00 TL yatırıldığında ipoteğin kalkacağına ilişkin vaadde bulunduğu iddiası, ikincisinin ise, 33.000,00 TL'yi bankaya yatırdığında dekonta ipotek bedeli yazılmadığı ve bu bedelin bu nedenle kısıt konulmadan müşteri hesabına aktarıldığı, ipoteğe mahsup edilmediği iddiasıdır. Bu noktada davacı tarafından 33.000,00 TL'nin yatırılması halinde ipoteğin kaldırılacağının vaad edildiği iddiasının yazılı delil ile ispatlanması gereklidir. Ancak dosya kapsamında bu yönde kesin bir delil bulunmamaktadır. Bu nedenle davacının bu iddiaya dayalı bir talepte bulunmayacağı anlaşılmıştır. Ancak davacının bir diğer iddiası ipotek bedelinin 33.000,00 TL olduğu ve bu bedelin bankaya ipotek bedeli olarak yatırılmasına rağmen, makbuza şerh konulmadığı ve ipoteğin kaldırılmadığı noktasındadır. Bu noktada 33.000 TL'nin yatırıldığı tarihte şayet ipotek bedeli 33.000,00 TL ise davalı banka çalışanı ve banka kusurları oranında oluşan zarardan sorumlu olacaktır. Ki bu noktada, davacı, ödediği ipotek bedeli nedeniyle, Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... ve ... Esas sayılı dosyalarında ipoteğin fekki isteminde bulunabilecekken Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... ve ... Esas sayılı dosyalarında davacı tarafından ödenen ipotek bedelinin iadesi talep edilmiştir. Taşınmazı ipotekli olarak satın alan, sonrasında ipotek bedeli olarak ödediği, ancak bankaca ipoteğe mahsup edilmeyen bedelin ipotek bedelinden düşülmesini talep etmeyen, bu bedeli tekrar ipotek bedeli olarak bankaya yatırmayan, yatırdığı ipotek bedelini bankadan geri çağıran davacının taşınmazın elden yitirilmesine ilişkin zarara bankanın ve banka görevlisinin sebep olduğundan söz edilemeyeceğinden, bu davalılara karşı açılan davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur. Bu nedenle davalılar vekilinin bu yöne ilişen istinaf isteminin kabulüne karar verilmiştir. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/11/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 3-Davacının davalı ...'e karşı açtığı davanın KABULÜ İLE, 58.800,00 TL alacağın 31/01/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (usuli kazanılmış haklar gözetilerek) davalı ...'den alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacının davalılar ... ve ...'a karşı açtığı davanın REDDİNE, a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 4.016,63 TL harçtan peşin olarak yatırılan 1.040,06 TL (1.004,16 peşin harç + 35,90 tamamlama harcı) harcın mahsubuyla bakiye 2.976,57 TL harcın davalı ...'den tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, b-Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/02/2023 tarih ve ... Esas - ... Karar, ... Harç sayılı harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince İPTALİNE, c-Davacı tarafından yatırılan 27,70 TL başvurma harcı, 1.004,16 TL peşin harç ile 35,90 TL peşin harç toplamı 1.067,76 TL'nin davalı ...'den alınarak davacıya VERİLMESİNE, d-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan davetiye gideri, posta masrafı, bilirkişi masrafından oluşan toplam 1.235,30 TL yargılama giderinin davalı ...'den alınarak davacıya VERİLMESİNE, e-Davalılar ... ve ... tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan posta masrafı 51,20 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... ve ...'a VERİLMESİNE, f-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 9.408,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya VERİLMESİNE, g-Davalılar ... ve ... kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ...'a VERİLMESİNE, h-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgiliye İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi yönünden; a-Davacının istinaf başvurusu reddedildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, b-Davalılar ... ve ...'ın istinaf başvuruları kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 2.274,16 TL (179,90 + 1.090,10 + 1.004,16) istinaf karar harçlarının karar kesinleştiğinde ve talepleri halinde ilk derece mahkemesince davalılar ... ve ...'a İADESİNE, c-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, d-Davalılar ... ve ... tarafından istinaf incelemesi için yapılan 2.175,10 TL (492,00 + 1.683,10) istinaf kanun yoluna başvurma harçları, 871,50 TL posta masrafı üzere toplam 3.046,60 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ...'a VERİLMESİNE, e-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, f-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 6-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca dava tarihindeki miktarı itibariyle 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2026/168, K. 2026/377, T. 30.03.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-168-e-2026-377-k-c6b3ab1a2f8c