Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/146 E. 2026/391 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/146
- Karar No
- 2026/391
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2026/146
KARAR NO : 2026/391
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/12/2025 tarihli ara karar
NUMARASI : 2025/930 E.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/03/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı ... . Ltd. Şti. ile 19.04.2022 tarihli ...sözleşme numaralı faktoring sözleşmesi imzalandığını, davalı ...'in ise işbu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, sözleşmeden kaynaklı olarak davalının borcunun bulunduğunu, davalı borçlu aleyhine İstanbul 27. İcra Müdürlüğünde ... esas sayılı icra takibinin başlatıldığını, ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek; alacağın varlığı hususunda yaklaşık ispat koşulu gerçekleştiğinden ve rehinle temin edilmemiş alacak için öncelikle teminat alınmaksızın ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesi 2025/930 esas sayılı, 23/12/2025 tarihli ara kararı ile; " İİK'nın 257 ve 258.maddeleri gereğince ihtiyati haciz talebinde bulunanın talep dilekçesindeki iddiaları ve alacağının varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirmesi ve şu aşamada yaklaşık ispat koşulunun oluşmaması nedeniyle ihtiyati haciz isteminin REDDİNE" karar vermiştir.
İSTİNAF:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili 6361 sayılı Finansal Kiralama Kanunu çerçevesinde kurulan ve faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, dava dışı müşteri şirket ile müvekkili şirket arasında 19.04.2022 tarihli ...sözleşme numaralı faktoring sözleşmesi akdedildiğini, davalı ...'in sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladığını, dava sonunda borçlunun mal varlığını tasfiye etme ihtimalinin yüksek olması nedenleriyle ihtiyati haciz isteminde bulunmalarının zorunlu olduğunu, borçlunun kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini ve bu suretle borçlu alacaklarını icra yoluyla tahsil etmelerini geciktirme ve bu süreçte sahip olduğu malları devretmek suretiyle kaçırmak için zaman kazanma amacı taşıdığını, alacaklarını ihtiyati haciz yoluyla teminat altına alınması gerektiğini, davalının sözleşme hükümlerinin ihlal etmesi üzerine taraflar arsıda akdedilen faktoring sözleşmesi 01.07.2025 tarihli ...gönderi numaralı hesap kat ihtarı ile feshedildiğini, mahkemenin ihtiyati haciz istem koşullarının bu aşamada oluşmadığı kanaati ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verdiğini, alacakların tahsil edilemediğine ilişkin yaklaşık ispat koşulu gerçekleştiğini, müvekkili tahsil edemediği alacağından dolayı zararı artmaya devam ettiğini, sözleşmeyi haklı nedenle fesih ettiğini, müvekkili sözleşmeyi fesih ettiğine ilişkin ihtarname ve ekinde yer alan hesap ekstresi de dosyaya sunduğunu, mahkeme bu evraklara rağmen uyuşmazlık konusu hususların yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebimizin reddine karar vermesinin hatalı olduğunu, yaklaşık ispat ölçüsü sağlandığından ihtiyati haciz taleplerinin kabulü ile mahkeme ara kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP:
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı istinaf başvuru dilekçesinde müvekkilinin sözleşmeye kefil olarak imza atmış olduğu ifade etmiş ise de hem kefilliğin geçerlilik şartları hem de alacağın esası bakımından yargılama yapılması gerektiğini, dava dilekçesinde ve istinaf dilekçesinde bu durumun tersi bir durumunu ispatlayamayan davacının ihtiyati haciz talebinin reddedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davacının istinaf isteminin reddini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi tarafından davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği, davacı vekilinin yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK'nın 257.maddesindeki şartların oluşması gerekmekte olup İİK'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre; "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Dolayısıyla ihtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek şekilde ispat etmek durumundadır.6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9/1-a maddesi uyarınca faktoring şirketleri ana faaliyet konuları dışında faaliyette bulunamaz. Aynı Kanun'un 9/2.maddesi uyarınca ise kambiyo senetlerine dayalı olsa bile bir fatura ile tevsik edilmeyen alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemezler. Somut olayda ihtiyati haciz talep eden ile dava dışı şirket arasında 19.04.2022 tarihli ...sözleşme numaralı faktoring sözleşmesinin imzalandığı, davalının sözleşmede müteselsil kefil olarak göründüğü, ancak kefaletin el yazısını içermediği, eş rızasının alınmadığı sebepleri ile geçerli olmadığına yönelik itirazlarının mevcut olduğu, henüz tahkikat aşamasına geçilmediğinden delillerin toplanmadığı anlaşılmıştır. Dosyaya herhangi bir kambiyo senedinin sunulmadığı, iddia edilen alacağın varlığı, alacak mevcut ise miktarının ne kadar olduğu, karşı taraftan talepte bulunulabilmesi için gerekli şartların oluşup oluşmadığının ancak yargılama ile belirlenebileceği, mübrez delillerin yaklaşık ispat için yeterli olmadığı, dolayısıyla muaccel bir alacağın varlığından henüz söz edilemeyeceği gibi borçlunun mallarını kaçırmaya, gizlemeye veya kendisinin kaçmaya çalıştığını gösterir delil de ibraz edilmediği, yine talep eden faktoring şirketinin kredi kuruluşu olmadığı, bu sebeple tek başına hesap kat ihtarına dayalı ihtiyati haciz talep edemeyeceği, öte yandan faktoring sözleşmesi kapsamında kullandırıldığı iddia olunan finansman karşılığında temlik alınan alacakların tahsil edilemediğine dâir yaklaşık ispat düzeyinde delil de sunulmadığı dikkate alındığında, ihtiyati haciz koşullarının bu aşamada oluşmadığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla ilk derece mahkemesi tarafından yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenlerle ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/12/2025 tarih ve 2025/930 E., sayılı ara kararına karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı ihtiyati haciz talep eden davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3- İhtiyati haciz talep eden davacı istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 05/03/2026