Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1227 E. 2026/1280 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1227
- Karar No
- 2026/1280
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1227 Esas
KARAR NO: 2026/1280
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 28/07/2026
NUMARASI: 2026/... Esas
DAVANIN KONUSU: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
KARAR TARİHİ: 01/10/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Konkordato talep edenler .... A.Ş., .... A.Ş. ile ...vekili 21/04/2026 tarihli talep dilekçeleri ile; mahkemece verilen geçici mühlet ve ihtiyati tedbir kararına rağmen bankalar tarafından müvekkilleri aleyhine hukuka aykırı olarak tahsilat ve mahsup uygulandığını, bu çeklerin bir kısmının tahsil ve mahsup edildiğini, bir kısmının ise henüz vadesi gelmediğinden mahsup edilmediğini belirterek tahsil edilen miktarlar ile tahsil edilmeyen çeklerin ilgili bankalar ve faktoring şirketlerinden tarafından iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:
İlk derece mahkemesinin 28/07/2026 tarihli ara kararı ile; bankalara verilen çekler yönünden, çekte mutad cironun temlik cirosu niteliğinde olduğu, tahsil cirosu ile devir iddiasında bulunan tarafın bunu yazılı delil ile ispatla yükümlü olduğu, çeklerin tahsil cirosuyla bankalara teslim edildiğine dair yazılı delilin mevcut olmadığı, bu nedenle temlik cirosuyla bankaların uhdesine geçtiklerinin kabul edilmesi gerektiği, çeklerden kaynaklı hakların ilgili bankalara geçtiği gözetildiğinde çeklerin ve çek bedellerinin iadesine ilişkin talebin koşullarının oluşmadığı, faktoring şirketlerine verilen çekler yönünden ise, davacının mal ve hizmet satımından doğan vadeli alacaklarının müdahil faktoring şirketlerine devredilmesi işleminden kaynaklı ve çeklerin davacı tarafından doğrudan devrine ilişkin olduğundan iade talebinin koşullarının oluşmadığı gerekçelerine istinaden talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Ara karar yasal süresinde konkordato talep edenler vekili tarafından istinaf edilmiştir.Konkordato talep edenler vekili istinaf dilekçesinde; sunulan çek teslim bordroları ve müvekkili şirketin mali kayıtlarından anlaşılacağı üzere talebe konu tüm çeklerin ilgili bankalara kredi teminatı kapsamında tahsile/teminata alınmak üzere teslim edildiğini, bankalarca bilirkişi heyetine verilen cevabi yazılarda, talebe konu çeklerin bankalarına teminat olarak verildiğinin belirtildiği, bununla birlikte müvekkili şirketin, ilgili bankalara, geçici mühlet tarihi olan 10/04/2026 tarihinden önce vadesi geçmiş hiçbir kredi borcunun bulunmadığını, yapılan işlemler bir alacak devri (temlik) olmayıp bir teminat devri olduğundan müvekkili şirket tarafından alacağın mülkiyetinin devredilmediği, sadece tahsil yetkisi ve teminat fonksiyonunun bankaya geçtiği, talebe konu çek asıllarının müvekkili şirkete iadesi ile geçici mühlet tarihi olan 10/04/2026 tarihinden sonra tahsil edilen bedellerin konkordato komiserleri denetimindeki müvekkili şirket hesabına aktarılmasının, konkordato kurumunun amacı, alacaklılar arasında eşitlik ilkesi, borçlunun malvarlığının korunması ve işletmenin faaliyetini sürdürebilmesi bakımından gerekli olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin ara kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Talep, İİK'nun 285. vd. maddeleri uyarınca geçici ve kesin mühlet kararı verilmesi ile akabinde konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir.
Mahkemenin 28/07/2026 tarihli ara kararı ile, banka ve faktoring şirketlerince tahsil edilen çek bedelleri ve tahsil edilmeyen çeklerin iadesine ilişkin talebin reddine karar verilmiş olup bu ara karar konkordato talep edenler vekili tarafından istinaf edilmiştir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemenin 10/04/2026 tarihli ara kararı ile, konkordato talep edenler hakkında bu tarihten itibaren üzere 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verildiği, mahkemenin 10/07/2026 tarihli duruşmasında bu tarihten itibaren 1 yıllık kesin mühlet kararı verildiği anlaşılmıştır.
Komiser heyetinin 18/05/2026 tarihli görüş yazısında; ciro ile sadece senette mündemiç hakkın temlikinin söz konusu olduğu, çekte yer alan hakkın çekin imzalanması ve çekin teslim edilmesiyle birlikte doğduğu, bu itibarla lehtarın çeki temlik cirosu ile teslim etmesiyle devrettiği hakkın senette mündemiç hak olduğu, yani ciro edenin, ciro ile kendi sahip olduğu hakları değil, senetten doğan hakları devrettiği, buna mukabil çek kendisine ciro edilenin de ciro edenin sahip olduğu hakları değil senetten doğan hakları iktisap ettiği, temlik edilen senette mündemiç hak olduğuna ve bu hak da çekin imzalanması ve çekin teslim edilmesiyle birlikte doğduğuna göre, konkordato talep edenin mühletten önce temlik cirosuyla çeklerin çeşitli banka ve faktoring şirketlerine teslimi ile temlik ettiği hakkın mühletten önce doğduğu, İİK m. 294/VI'ya göre de mühletten önce doğmuş alacağın temlikinin geçersiz olmadığı, banka ve faktoring şirketlerinin, çekleri tahsil etmesi durumunda tahsil edilen tutarları konkordato borçlusunun borcundan mahsup etmesi halinde bunun İİK m.294/1V ve tensip tutanağının 8 maddesi ile verilen ara kararlara aykırılık teşkil etmediği, zira temlik cirosu ile çekin teslimi ile çekte mündemiç olan hakkın bankaya devredildiği, çeklerin vadesinin mühlet içinde gelmesi sebebiyle tahsil edilmesi durumunda tahsil edilen tutarın banka ve faktoring şirketlerinin mülkiyetinde olduğu, çeki temlik cirosuyla devreden ve devralan banka ve faktoring şirketlerinin arasındaki temel borç ilişkisine istinaden ve borcun ifası amacıyla temlik yapıldığına göre, mühlet içine denk gelen vadede tahsil edilen tutarın konkordato borçlusunun borcundan mahsup edilmesi gerektiği, ancak konkordato borçlularının, aksi yazılı delille ispatlanmadığı takdirde cironun temlik cirosu hükmünde olduğu yönündeki karinenin aksine bu çeklerin tahsil çekleri olduğunu ispat hakkı saklı olduğu, bu durumda tahsil edilen çek bedellerinin ve henüz tahsil edilmemiş çeklerin borçlulara iadesinin, konkordatonun amacı ve alacaklılar arasında eşit muamele ilkesinin bir gereği olduğu bildirilmiştir.
Mahkemenin 22/05/2026 tarihli ara kararı ile; her bir banka yönünden talep ve iddialarını somutlaştırması, hangi çekin hangi tarihte tahsil edildiği, mahsup işlemlerinin nelerden ibaret olduğu hususlarında beyan dilekçesi sunması için davacı tarafa süre verilmiştir.
Konkordato talep edenler vekili bu ara karara karşı beyan dilekçesinde; 21/04/2026 tarihli talebe konu tüm kıymetli evrakların ilgili banka/ faktoring şirketlerine tahsil ve teminat amacıyla verildiğini belirterek banka/faktoring şirketlerince geçici mühlet tarihi olan 10/04/2026 tarihinden sonra tahsil edilen/tahsil edilecek çek bedellerinin konkordato komiserleri denetiminde kullanılan müvekkili şirket hesabına gönderilmesine ve çeklerin de müvekkili şirkete iadesine karar verilmesini talep etmiş buna ilişkin bilgi ve belgeleri sunmuştur.
Mahkemenin 12/06/2026 tarihli ara kararı ile; dosyanın bankacı bilirkişi heyetine tevdi ile, dosya kapsamında ihtilafa konu çeklerin tahsil/temlik cirosuyla devredilip devredilmedikleri hususunda banka kayıtları üzerinde de ayrıntılı bir inceleme yapılmak suretiyle rapor düzenlenmesinin istenmesine karar verilmiştir.
Ara karar üzerine bilirkişi heyeti tarafından 16/07/2026 tarihli rapor sunulmuş olup akabinde komiser heyeti tarafından düzenlenen 27/07/2026 tarihli rapor dosyaya sunulmuştur.
İİK'nun 285. maddesinde belirtildiği üzere, konkordatonun amacı, borçlarını, vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmesi veya muhtemel iflastan kurtulmasını sağlamaktır. Konkordatonun başarıya ulaşabilmesi için geçici mühlet kararı veren Mahkemenin, İİK'nun 287/1. fıkrada, 297. maddenin ikinci fıkrasındaki hallerde dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alacağı belirtilmiştir. Bu hükmün lafzından da anlaşılacağı üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için alınabilecek tedbirler sınırlı değildir. Yasada düzenlenen muhafaza tedbirleri arasında yer almayan taraf talebine veya mahkemenin durum ve şartlara göre takdir edeceği tedbirlerin ise HMK'nun 389. vd maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir niteliğinde olduğunu kabul etmek gerekir. Kanunda öngörülmeyen ancak Mahkemece verilebilecek ihtiyati tedbirlerin amacı da, konkordato talep eden borçlunun malvarlığı veya işletmesinin bütünlüğünün korunması ve konkordatonun amacına ulaşmasının sağlanmasıdır. Ancak, yasanın açık düzenlemelerine aykırı düşecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesi de kabul edilemeyecektir.
Somut olayda, davacının talebi, maddi hukuk alanında sonuçlar doğuran ve borçlu konkordato talep eden şirketten alacaklı olanların maddi hukuktan doğan talep ve def-i haklarını etkileyen tedbirler olarak değerlendirilebilir. Konkordato talebinde, gerek geçici mühlet ve gerekse kesin mühlet süresi içerisinde, konkordato talep edenden alacaklı olanların sahip oldukları hakları ve yüklendiği borçları etkileyeceğinden bu konuda tedbir kararı verilemez. Bu nedenle mahkemece, banka ve faktoring şirketlerince tahsil edilen çek bedelleri ile tahsil edilmeyen çeklerin iadesine ilişkin talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen ara kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla konkordato talep edenler vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/... Esas sayılı derdest dava dosyasında verilen .../07/2026 tarihli ara kararına yönelik konkordato talep edenler vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken istinaf harçları konkordato talep edenler tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Konkordato talep edenler tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.01.10.2026