Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/10 E. 2026/81 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/10
Karar No
2026/81
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

ESAS NO: 2026/10

KARAR NO: 2026/81

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ARA KARAR TARİHİ: 12/11/2025

NUMARASI: 2025/639 Esas (Derdest Dosya)

DAVA : Elatmanın Önlenmesi (Satın Almaya Dayalı)

KARAR TARİHİ: 15/01/2026

KARAR YAZIM TARİHİ: 15/01/2026

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi ara kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkile ait ... sayılı maden ruhsatına konu sahaya, davalılar tarafından izinsiz şekilde yapılan hafriyat döküm işi nedeniyle zarar gördüğünü belirterek eski hale iade mümkün olmadığı takdirde ecrimisil ve davalıların maden sahasına döküm eyleminin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece 12/11/2025 tarihli ara karar ile"... uyuşmazlık niteliği itibariyle bilirkişi incelemeli yargılamayı gerektiğinden ihtiyati tedbir talebinin reddine" karar verilmiştir.

Davacı vekili bu karara karşı istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığının incelenmesinde;

Dava, maden sahasına dökülen hafriyat sebebi ile açılan haksız el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine dayanmaktadır.

İhtiyati tedbirin şartları 6100 sayılı HMK'nın 389/1. maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Bu yasa hükmüne göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. İhtiyati tedbirde asıl olan, ihtiyati tedbire esas bir hakkın varlığı ve bir ihtiyati tedbir sebebinin bulunmasıdır.

HMK'nın 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır.

Somut olayda, tüm dosya kapsamı ve yaklaşık ispat kuralı göz önüne alındığında, davanın maden döküm sahasına döküm yapılmasına ilişkin haksız el atmanın önlenmesi niteliğinde olduğu, dökümün ihtiyati tedbir yolu ile durdurulması talep edildiğinin anlaşıldığı, yargılama neticesinde verilebilecek karar ile ihtiyati tedbir kararı ile ulaşılmak istenen neticenin aynı olduğu, buna göre asıl uyuşmazlığı çözecek içerikte bir karar verilmesinin, yargılama yapılmaksızın iddia edilen dava konusunu elde etme fiili durumunu yaratacak olması göz önüne alındığında tarafların hak ve menfaat dengesi ile ihtiyati tedbirin amacı gözetilerek Mahkemece açıklanan gerekçe doğrultusunda ihtiyati tedbir talebinin reddine kararı verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.

Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1-Davacı vekilinin yukarıda esas numarası ve ara karar tarihi belirtilen İlk Derece Mahkemesi ara kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,

4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,

5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.15/01/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/10, K. 2026/81, T. 15.01.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-10-e-2026-81-k-a8b41672bb6c