Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/10 E. 2026/23 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/10
Karar No
2026/23
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

71. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

ESAS NO : 2026/10

KARAR NO : 2026/23

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: (KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYETİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 27/09/2023

NUMARASI: 2021/26 Esas - 2023/610 Karar

DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat

KARAR TARİHİ: 30/09/2026

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda, dosya incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA : Davacı vekili; müvekkillerinden ...'in diğer müvekkillerin kızı olduğunu, ...'in 10.01.2019 tarihinde saat 08:20 sıralarında okula gitmek için ... Mahallesi ... Caddesi üzerinde yürürken kendi isteği ile karşıdan karşıya geçmek için sağına soluna bakarak hareket ettiğini, o esnada davalı ...'nın sürücülüğünü yaptığı... plakalı aracın yüksek hızla ...'e çarptığını, kaza sebebiyle yaralanan müvekkilinin davalı ... tarafından ... Hastanesine götürülerek tedavi gördüğünü, yaşanan çarpma olayı sonrasında müvekkili ...'in sol kolunda kırıklar oluştuğunu ve dişlerinin kırıldığını, yaşanan bu olay ile ilgili olarak İstanbul Anadolu 21. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/416 esas, 2020/432 karar sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde sanık sıfatıyla yargılanan davalı sürücü ... hakkında mahkumiyet kararı verildiğini, kazaya karışan... plakalı aracın zorunlu mesuliyet sigortasının kaza tarihi itibariyle davalı Sigorta şirketi tarafından yapıldığını, bu sebeple davalı şirketin müvekkiline karşı maddi sorumluluğunun bulunduğunu belirterek her bir müvekkili için 500-TL olmak üzere şimdilik 1.500-TL maddi tazminatın tüm davalılardan, her bir müvekkil için 10.000-TL olmak üzere toplam 30.000-TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı ... vekili; davacının tazminat talebinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının iddiasının aksine müvekkili hakkında verilmiş herhangi bir mahkumiyet hükmü bulunmadığını, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiğini, söz konusu hükmün mahkumiyet hükmü niteliğinde olmadığını, davacı taraf, maddi tazminat talebinde bulunmuşsa da, 2918 S.lı Kanun'un 98 maddesi gereğince tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılanacağının öngörüldüğünü, davacı tarafın müvekkilinden talep edebileceği herhangi bir maddi zararının bulunmadığını, meydana gelen trafik kazasında davacı ...'in %100 kusurlu olduğunu, davacı ...'in müvekkilinin normal hızda seyrederken kulağında kulaklık ile bir anda yola çıktığını, müvekkilinin davacıya çarpmamak için kendisinden beklenebilecek hareketi gerçekleştirmiş olmasına rağmen, kazanın gerçekleştiğini, müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin sağlık çalışanı olup çalıştığı özel hastanede davacının tüm tedavi sürecinde yanında olduğunu, insaniyet namına destek olduğunu, diğer davacı kazazadenin babasının ise müvekkiline teşekkürlerini ilettiğini, ancak davacıların daha sonra zenginleşme amacıyla işbu davayı ikame ettiklerini, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmaması gerektiğini, duyulan acı ve elemi kısmen de olsa giderecek boyutta takdir edilmesi gerektiğini belirterek müvekkili hakkında açılan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı sigorta şirketine dava dilekçesi usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş, sigorta şirketince cevap dilekçesi sunulmamıştır. Davalı sigorta şirketi vekilince sunulan 23/12/2022 tarihli beyan dilekçesinde; kazaya karışan... plakalı aracın ... teminatları altında olduğu; ATK raporu ile ...'in maluliyetinin olmadığının tespit edildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece; maddi tazminat talebinin reddine,

-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacı ... için 5.000-TL, davacı ... için 2.000-TL, davacı ... için 2.000-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak bu davacılara ayrı ayrı verilmesine, fazlaya dair manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacılar vekili; yerel mahkemece hüküm kurulurken davacı ...' için tüm tedavi süreci boyunca yapılmış olan hastane masrafları, kullanılan ilaç giderleri, tedavi masrafları gibi tutarların bilirkişi raporunca hesaplanmadığı gibi müvekkilin diğer davacıların bakımı sayesinde gündelik yaşamına devam ettiği 2-3 aylık sürecin de hesaba katılmadığını, eksik ve hatalı olan bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verildiğini, her ne kadar raporlarda davacı müvekkilinin bakıcı gideri tazmin talep koşullarının oluşmadığı yönünde görüş bildirilmişse de olay tarihi 10.01.2019 olup davacı müvekkilinin kaza sonrası ilgili hastane rapor ve evrakları eksik incelenip karara esas alınmadığından Yerel Mahkemece verilen kararın bozulması gerektiğini, 2-3 aylık süreç boyunca diğer davacılar ... ve ... davacı kızları ...'in gündelik yaşamına devam edebilmesi adına bakımı ile uğraştığını ve bu sürede işlerini aksatmak zorunda kaldıklarını, manevi tazminat talebi yönünden ise; somut olay neticesinde davacı müvekkili ...'in duyduğu acı ve üzüntüler ile kaza sebebiyle eğitim hayatından uzak kaldığı süreç boyunca uğradığı elem, keder ve üzüntü gözetildiğinde hükmedilen manevi tazminat miktarının tüm davacılar için düşük kaldığını belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.

GEREKÇE : Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.

Somut olayda; 10/01/2019 tarihinde saat 08:20 sularında Pendik ... ... caddesi üzerinde karşıdan karşıya geçen dokuzuncu sınıf öğrencisi ...’e davalı ...'nın idaresindeki... plakalı araçla seyri sırasında çarptığı ve davacı ...’in yaralandığı davacıların maddi ve manevi tazminat talebiyle eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır

İstanbul Anadolu 21. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 11/03/2020 tarihli 2019/ 416 Esas 2020/432 Karar sayılı dosyasında davalı ...’nın “taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma” suçundan cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş; hükme esas alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 9/12/2019 tarihli raporunda sürücü ... tali kusurlu, davacı ... ise asli kusurlu kabul edilmiştir. Eldeki davada ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunun da bu raporla uyumlu olarak davalı ...’nın trafik kazasının meydana gelmesinde %40 davacı ...’in %60 oranında kusurlu olduğu tespit edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

ATK 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 30/05/2022 tarihli raporu ile davacı ...’in Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ...Hakkındaki Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileştiği, tüm vücut engellilik oranının sıfır olduğu, iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç olmadığı belirtilmiştir. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre davacıların bakıcı giderine ilişkin istinaf talepleri yerinde görülmemiştir.

TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesi ve 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanmasının mahiyeti ve iyileşme süresi ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, yukarıda açıklanan ilkelerle birlikte dikkate alındığında, mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarının, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından manevi tazminata ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.

Tedavi giderlerine yönelik istinaf nedenleri bakımından ise; davacı taraf meydana gelen trafik kazası nedeniyle tedavi giderleri için talepte bulunmuş, bilirkişi tarafından bu konunun uzmanlık alanı dışında kaldığı belirtilerek hesaplama yapılmamış, belgeli tedavi giderlerinden SGK'nın sorumlu olduğu belirtilerek tedavi giderleri talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Konu ile ilgili Sosyal Güvenlik Kurumu, 6111 sayılı Kanun ile değiştirilen 2918 sayılı Kanun'un 98. maddesi kapsamında, tüm tedavi giderlerinden değil, madde kapsamında kalan tedavi giderlerinden sorumludur. Belgeye dayanmayan tedavi giderleri, 6111 sayılı Kanun kapsamında değildir. Belgeli olmayan tedavi giderlerinden SGK sorumlu olmayıp, sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu devam etmektedir (Yargıtay 17. HD 2016/11224 E. 2019/5751 K.). Somut olayda, mahkemece belgeli olmayan tedavi giderleri nedeniyle talebin reddine karar verilmiş ise de belgeli olmayan, ancak davacının kaza nedeniyle gördüğü tedaviden kaynaklı mutat harcamalardan ve tedavi giderlerinden davalı sorumludur. Olay sebebiyle yapılan tedaviler için hastaneye gidiş-geliş, barınma, yemek gibi masrafların tamamının faturalandırılması veya belgelendirilmesi mümkün değildir. Mahkemece, bu gibi tedavi giderlerinin tespiti için konusunda uzman doktor bilirkişiden rapor alınması, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile tedavi giderleri talebinin reddi doğru olmamıştır. Bu yönüyle davacı vekilinin istinaf başvurusu haklı görülmüştür.

Kabule göre de; davacı ...'ın yargılama sırasında ergin olduğu, ancak adına sunulmuş vekaletname bulunmadığı anlaşılmakla HMK 76/1, 77/1 maddeleri uyarınca işlem yapılması, vekaletname sunulmaması halinde kendisine tebligat yapılarak yargılamaya devam edilmesi gerekir.

Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,

4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,

5-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/10, K. 2026/23, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-10-e-2026-23-k-209e1e0039d1