Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi 2025/668 E. 2025/893 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/668
Karar No
2025/893
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2025/668 Esas

KARAR NO: 2025/893

İNCELENEN ARA KARARIN

MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 28/03/2025 (Tarihli Ara Karar)

NUMARASI: 2024/97 E.

DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/06/2025

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili tedbir talepli dava dilekçesi ile, davalı adına kayıtlı olduğu bildirilen ..., ... ve ... tescil nolu markalar ile ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... tescil numaralı tasarımların tescil belgelerinin üçüncü kişilere devrinin önlenmesine, davalının, müvekkilin davalı markalar ve davalı tasarımlar veya benzeri ibareleri içeren her türlü marka ve tasarımı tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte, işletmekte olduğu iş yerlerinde/depolarında/üretim yerlerinde veya herhangi bir fiziki yahut online mecrada kullanmasının, bu markaları taşıyan ürünleri, etiket, çıkartma, ambalaj, kutu, ilan, reklam, broşür, afiş, tabela, kartvizit ve sair her türlü tanıtım malzemesini, basılı evrakları, faturaları ve benzeri her türlü ticari evrakı ve malzemeyi üretmesinin, ürettirmesinin, sağlamasının, elde bulundurmasının, satmasının, satışa arz etmesinin, depolamasının, dağıtımını yapmasının, ithal ya da ihraç etmesinin, internet üzerinde ve sair mecralarda tanıtmasının ve bu amaçlarla kullanmasının durdurulmasına, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu kapsamda olmak üzere davalının ... Mahallesi, ... Sokak, ... Sit. ... Apt. No:... Silivri" adresli işyerinde ve tespit edilecek her türlü üretim yeri, mağaza, depo, satış ve sair adresleri ile bunların eklentilerinde arama ve el koyma işlemi yapılarak davalının markalar ve davalı tasarımlar veya benzeri ibareleri içeren sair şekillerdeki her türlü marka tasarımı tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte kullandığı ürünler, ambalajlar, ilan, reklamlar, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evraka ve malzemeye tedbiren el konulmasına, dilekçede bildirilen davalıya ait linklere Türkiye'den erişimin engellenmesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Davacının Markasal hakkına tecavüzün tespiti önlenmesi taleplerinin REDDİNE davacının Haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi taleplerinin REDDİNE, davacının Müvekkiline ait tescilli markalar ve tasarımların hükümsüzlüğü talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

MAHKEME KARARI:Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 09/05/2024 tarihli 2024/97 Esas sayılı ara kararı ile, teminat karşılığında davaya konu davalı markaları ve tasarımlarının devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği, dosyadaki mevcut deliller arasında bilirkişi vasıtasıyla yapılmış bir tespit ve rapor bulunmadığı, ayrıca delil tespiti veya rapor alınmasına yönelik bir talebi de olmadığı anlaşılmakla yaklaşık ispat koşulları bulunmadığı gerekçesiyle ve rapor alındıktan sonra tekrar değerlendirileceği açıklanarak, fazlaya ilişkin tedbir isteminin reddine karar verildiği, davacı vekilinin karara karşı istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır.Dairemizin 12/09/2024 tarihli 2024/991 Esas-2024/1411 Karar sayılı kararıyla; "..davalı tarafın da markalarının bulunduğu, marka üzerinde öncelik hakkı ve tanınmış marka olup olmadığı iddia ve savunmalarının yargılamayı gerektirdiği, ancak dosya kapsamında alınan değişik iş bilirkişi heyet raporlarına göre, davacıya ait markaya karşı tecavüz eyleminin oluştuğu, ancak raporda davalının markalarının hükümsüzlüğüne ilişkin koşulların oluşup oluşmadığı ve davacının markasının tanınmış marka olup olmadığı hususlarının değerlendirmeye alınmadığı, heyette tasarım uzmanının bulunmadığı, davacının markasının 33. Sınıfta, davalının markasının ise 3. Sınıfta tescilli olduğu, tescil sınıfları ve tanınmışlık iddiası ve tasarım ile de karşılaştırma yapılarak yeniden rapor alınması gerektiği" gerekçesiyle; talep eden vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın Dairemizin kararında işaret edildiği şekilde yargılamaya devam edilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

MAHKEME KARARI:Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 28/03/2025 tarihli 2024/97 Esas sayılı ara kararı ile; SMK'nın 159 ve HMK 389 maddeleri koşulları oluştuğundan takdiren 100.000,00 TL teminat yatırıldığında yada muteber bir bankanın kesin ve süresiz teminat mektubu kararın tebliğ tarihinden itibaren bir haftalık kesin süre içerisinde ibrazı halinde ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile;-Davacıya ait "..." markasına ve tasarımlarına benzer olduğu iddia olunan ve bilirkişi raporunda görsellerine yer verilen davalının, ürün, etiket, çıkartma, ambalaj, kutu, ilan, reklam, broşür, afiş, tabela, kartvizit ve sair her türlü tanıtım malzemesini, basılı evrakları, faturaları ve benzeri her türlü ticari evrakı ve malzemeyi üretmesinin, ürettirmesinin, sağlamasının, elde bulundurmasının, satmasının, satışa arz etmesinin, depolamasının, dağıtımını yapmasının, ithal ya da ihraç etmesinin, internet üzerinde ve sair mecralarda tanıtmasının ve bu amaçlarla kullanmasının tedbiren durdurulmasına,-Davacıya ait "..." markasına ve tasarımlarına benzer olduğu iddia olunan ve bilirkişi raporunda görsellerine yer verilen davalının ürün, ambalaj, ilan, reklam, broşür, afiş, tabela ve her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve ticari evraklara tedbiren el konularak yed-i emine teslimine" karar verilmiştir.Davacı vekilinin 02/04/2025 tarihli dilekçesi ile ek tedbir talebinde bulunduğu görülmüştür.

MAHKEME KARARI: Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 07/04/2025 tarihli 2024/97 Esas sayılı ara kararı ile; Davalı tarafa ait https://www...com/, http://www...com.tr/, https://www.instagram.com/.../, https://www.facebook.com/..., https://www...com/..., https://www...com/... internet adreslerinden davacıya ait "..." markasına ve tasarımlarına benzer olduğu iddia olunan ve bilirkişi raporunda görsellerine yer verilen ürün görsellerinin kaldırılması için iş bu kararın tebliğ tarihinden itibaren davalı tarafa iki hafta kesin süre verilmesine, aynı süre içerisinde içeriklerin çıkarıldığına dair davalı tarafça mahkemeye bildirimde bulunulmasına ve delil sunulmasına, kesin süre sonunda içerikler çıkarılmadığı ve bu hususta davalı tarafça mahkemeye bildirimde bulunarak delil sunulmadığı takdirde söz konusu internet sitelerine erişimin tedbiren engellenmesine, -Davacı tarafça 03/04/2025 tarihinde yatırılan teminat yeterli görülmekle yeniden teminat alınmasına yer olmadığına,-Mahkememizin 28/03/2025 tarihli ihtiyati tedbir kararının, davalıya ait "... Mah. ... Sk. ... Sit. ... Ap. N.... Silivri/İstanbul" ve "Selimpaşa Merkez Ortaköy Sanayi Bölgesi ... Sokak No:... Silivri/İstanbul" adreslerinde de uygulanmasına, -İhtiyati tedbir kararının uygulanabilmesi için Erişim Sağlacıları Birliği'ne müzekkere yazılmasına" itiraz yolu açık olarak karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin duruşmada verdiği, 28/03/2025 tarihli tedbir kararına itiraz ettiklerini, ancak mahkemece itiraz yönünden karar tesis edilmediğinden istinaf başvurusunda bulunduklarını.-Davada daha önce ihtiyati tedbir talebinin reddedildiğini, karşı yanın istinaf itirazı sonrasında Dairemizce dava ile ilgili incelemelerin yapılması sonra talebin değerlendirilmesi gerektiği ifade edilerek davacının istinaf taleplerinin kabul edildiğini, BAM kararında incelemede birçok husus dile getirilmiş olsa da özellikle davalı olarak savunmalarınızın yargılamayı gerektirdiğine vurgu yapıldığını, rapor alınarak ihtiyati tedbir talebi kabul edilmişse de, raporda hiçbir iddia ve savunmalarının dikkate alınmadığını, müvekkilinin davacı ile tamamen farklı sektörde faaliyet gösterdiğini, 2017 yılından beri süre gelen emeklerinin yok sayıldığını, ticareti sekteye uğratılarak, itibarının zedelendiğini.-Davacının ana markasının "..." , müvekkilin ana markası "..." olduğunu, davacının özellikle etiket ve ambalaj benzerliğini iddia ederek, müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiğini ileri sürmüşse de, öncelikle davacının tanınmışlık iddiasının sözcük markasında mı yoksa ambalajda mı olduğunun belirlenmesi gerektiğini, ana markaların birbirinden tamamen farklı olması ve özellikle farklı sınıflarda kullanılması ve davacının reklam yasağına tabi ürün gruplarında faaliyet göstermesi gibi konular karıştırma ihtimali ve marka ihlalinin belirlenmesi konusunda önemli olduğunu ve değerlendirilmesi gerekirken değerlendirilmediğini, davacı ürünlerinin yalnızca alkol tüketen tüketici yönünden tanınmış olduğunu ve mevzuat gereği ülkemiz açısından tanınmış bir marka olmadığını, toplumun ufak bir kesimi tarafından bilinmesinin dava konusu ambalajın tanınmışlığını sağlamayacağını. -Tedbir kararının verildiği duruşmada, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmesi için dosyanın bilirkişi heyetine tevdiine karar verildiğini, hali hazırda hüküm kurmaya elverişli bir rapor bulunmazken, tedbir kararı verilmesinin müvekkili açısından çok ağır ve telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurduğunu. -Müvekkilinin ürününün, kozmetik ürünleri olup ... markalı olduğunu, ...'nun haydut anlamına geldiğini, gerek ürünler gerek fuar konseptleri ve gerekse yapılan reklam ve sosyal medya sunumlarının ürün ile bir hikaye yarattığını, Hapisaneden kaçan bir haydutun hikayesinin canlandırıldığını, özellikle markanın sunum şeklinde bir insan figürü ve tel örgüler bulunduğunu, Etikette renk olarak siyah zemin ve beyaz ve kırmızı yazı karakterinin kullanıldığını, bunun dışında davacı yan ile hiçbir ortak ögenin etiketlerde kullanılmadığını.-Davacının 2018'den bu yana müvekkilimin markasından haberdar olduğunu, davacının çeşitli zamanlarda müvekkiline mail attığını, ihtar çektiğini ve tespit yaptırdığını, ancak yıllarca dava açmayarak hukuki olarak sessiz kalma yoluyla hak kaybı süresini işlemesine ve dava açma hakkını kaybetmesine neden olduğunu, davacının müvekkilinin hiçbir markasına ve tasarımına itiraz dahi etmediğini, 6 senedir sessiz kalan davacının markasal hakkına tecavüz iddiaları ve haksız rekabet iddiaları dinlenmemesi gerektiğini. -Yargıtay 2019 tarihli ve bu dosyaya emsal bir kararında sadece davalının kötüniyetinin değil davacının da iş bu davayı açmada kötüniyetli olmaması gerektiği vurguladığını, Yargıtay kararların da görüldüğü üzere, özel tüketici kesimine ve piyasaya arzlarında özel düzenlemelerin olduğu ürünlerde tanınmışlığın farklı sınıftaki mal hizmet açısından değerlendirilmesi yani sulandırmanın şartları ayrıntılı değerlendirdiğinde somut olay açısından müvekkilinin haklılığının görüleceğini, bu hususların değerlendirilmediğini. -Müvekkili şirket, 2017 yılında yabancı bir tacirin ülkemizde yaptığı yatırım ile kurulduğunu, kurulduğu günden bu yana "..." markası ile erkek berber kozmetik ürünleri üretip sattığını, 60 kişinin istihdam edildiği, müvekkili ürünlerinin üretim ve satışının belirlenen teminat tutarıyla engellenmesinin hakkaniyete uygun olmadığını, 100.000 TL teminatın müvekkilinin uğrayacağı zararı karşılamak için oldukça düşük olduğunu. -HMK 395 ile SMK 159 hükümleri uyarınca ters teminat sunularak tedbirin kaldırılması veya değiştirilmesi taleplerinin bulunduğunu, müvekkilinin satışının yapıldığı e-ticaret sitelerinde "..." yazılınca davacı markasının çıkmadığını, davacının satış kanallarının bir çok yasağa tabi olduğunu, orta seviyede tüketicinin taraf markaları karıştırma ihtimali mümkün olmadığı gibi, markaların tüketicinin tercihinin etkilenmesinin mümkün olmadığını. -Davacının iddialarının yargılamayı gerektirdiğini, teminatın çok düşük olduğunu, sözcük markalarının birbirinden çok farklı olduğunu, tarafların aynı sektörde faaliyet göstermediklerini, davacı markasının genel tüketici kesiminde tanınmış marka olarak kabul edilemeyeceğini, davacının ambalajının tanınmış marka kriterini taşımadığını, sessiz kalma ve davacının kötüniyeti araştırılmadan hüküm kurmaya elverişli rapor bulunmadan karar verildiğini ileri sürerek, tedbir kararının kaldırılmasını yada SMK 159/2-c maddesi gereğince ters teminata hükmedilmesini talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP DİLEKÇESİ Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; tedbir koşullarının oluştuğunu, davalının müvekkiline ait markaları kopyaladığını, marka haklarına tecavüz oluştuğunun alınan raporla tespit edildiğini, davacı iddialarının aksine bilirkişi raporunun kapsamlı değerlendirme içerdiğini, bilirkişi raporunda davalının kötüniyetli olduğunun tespit edildiğini, kötüniyetli davalının sessiz kalma yoluyla hak kaybından faydalanamayacağını, kabul anlamına gelmemek üzere, tasarım hükümsüzlüğü talebi kamu düzeninden olmakla, 5 yıllık süreye tabi olmadığını, davalının 2018 yılından beri kullanımlarının devam ettiğini, davacının bu kullanımlardan haberdar olduğunu ileri sürmüşse de, sessiz kalma olgusunu ispatlayacak yeterli delil sunmadığını, davalının 05/12/2018 tarihli e-mail yazışma görselini sunmuşsa da, yazışma belgesinin sonradan oluşturulma/değiştirme ihtimali bulunduğu gibi dosyada delil olarak değerlendirilecek güvenilirliği bulunmadığını, ayrıca iki e-mailden ibaret yazışmada taraflar ve uyuşmazlık konusunun anlaşılamadığını, marka açık adı ve görselinin bulunmadığını, müvekkilinin davalıya 2022 tarihinde Bakırköy 1. FSHHM'nin 2022/293 D.İş sayılı dosyasında delil tespiti yaptırdığını, 28 Nisan 2023 tarihinde uyuşmazlığın sulh yoluyla çözümlenmesi için ihtarname gönderdiğini ve kullanımlarını durdurması için uyardığını, davalının cevabi ihtar ile sulh talebini olumsuz yanıtladığını, sessiz kalmanın gerçekleşmediğini, tedbir koşullarının oluştuğunu, teminat miktarının yeterli olduğunu, ters teminat koşullarının oluşmadığını, dosyada davacı iddialarının yaklaşık ispat koşullarını aşıp neredeyse tam ispat düzeyine ulaştığını beyanla, istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, Davalı adına 3. Sınıfta tescilli ... sayılı “şekil”, ... sayılı “şekil ... sayılı “şekil” markalarının hükümsüzlüğü ve sicilden terkini, Davalı adına tescilli ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... sayılı tasarımların hükümsüzlüğü ve sicilden terkini, Davalının bahsi geçen marka ve tasarım tescilleri ve benzerleri üzerindeki kullanımları ile yarattığı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması talepli açılmıştır. Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/293 D. İş sayılı delil tespiti dosyası kapsamında, Davalı'ya ait www...com alan adlı web sitesi, https://www.instagram.com /... ve https://www.instagram.com /... uzantılı Instagram adresi, https://www...com /... uzantılı Linkedin adresi ve sair internet adreslerinde yer alan kullanımlara yönelik ekran görüntülerinde, davalının ... markalarına tecavüz teşkil eder nitelikteki kullanımlarının bulunduğu tespit edilmiştir. Dairemizin kaldırma kararından sonra, tasarım uzmanı, marka vekili ve bilişim bilirkişilerinden oluşan üç kişilik heyetten alınan 28/02/2025 tarihli raporda davalının internet sitesi, sosyal medya hesapları, marka ve tasarım tescil belgeleri üzerinde inceleme yapıldığı, davacı markaları ile davalı kullanımlarının ve tescil belgelerinin karşılaştırıldığı sonuç olarak ; "... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 02.10.2027 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip OLMADIĞI, ... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 22.02.2018 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip OLMADIĞI, ... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 22.02.2018 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip OLMADIĞI, ... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 15.12.2018 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip OLMADIĞI, ... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 12.11.2018 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip OLMADIĞI, ... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 15.12.2018 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip OLMADIĞI, ... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 01.11.2019 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip OLMADIĞI, ... numaralı Marka tescilinin başvuru tarihi olan 30.05.2019 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip OLMADIĞI, ... numaralı Marka tescilinin başvuru tarihi olan 30.05.2019 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip OLMADIĞI, ... numaralı Marka tescilinin başvuru tarihi olan 30.05.2019 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip OLMADIĞI, ... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 07.08.2018 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip OLDUĞU, Davacının ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... tescil nolu markaların Türk Patent nezdinde tescilli hak sahibi olduğu, Davalının marka tescil başvurusunun yapıldığı 30.05.2019 tarihinden önceki belgeler davacının gerek kelime, gerekse şekil ve üç boyutlu markalarının hem Türkiye’de hem de dünyada geniş bir coğrafyada tescil edilmiş olduğu, çok eski yıllardan beri hem Türkiye’de hem de dünyada geniş bir coğrafyada etkin ve yoğun olarak kullanıldığı, Google arama motoru sonuçları gözönüne alındığında davacının hem kelime hem de kelime +şekil, şekil markalarının 33. Sınıfta yer alan “Biralar hariç ALKOLLÜ İÇKİLER” emtialarında TANINMIŞ MARKA olduğu, Davalının TÜRKPATENT nezdindeki ... sayılı “şekil”, ... sayılı “şekil”, ... sayılı “şekil” markalarının SMK 6/5 ve 25 maddeleri uyarınca hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, Davalının TÜRKPATENT nezdindeki ... sayılı “şekil”, ... sayılı “şekil”, ... sayılı “şekil” markalarının SMK 6/9 ve 25 maddeleri uyarınca hükümsüzlük koşullarının mevcut olup olmadığı hususunda nihai takdir ve hukuki değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu, davalının tespit edilen kullanımlarının davacının tescilli markaları ile görsel olarak aynıyet derecesinde benzer olup, orta düzeyde tüketiciler nezdinde karıştırmaya neden olabileceği" beyan etmişlerdir.Davacı vekilince, davacı ... markalarının dünya çapında tanınmış olduğunu, davalı tarafın davaya konu markaları ve tasarımlarının, müvekkilinin markalarının taklit edilmek suretiyle oluşturulduğunu, müvekkilinin markasının tanınmışlığından yararlanma amacı taşıdığını ve davacı markalarının ayırt edici karakterini sulandırdığını ileri sürerek, marka ve tasarımların hükümsüz kılınmasını, tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden fiilerin men ve refini ihtiyati tedbir verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince 100.000 TL teminat karşılığında, bilirkişi raporunda tespiti yapılan ihlal fiillerinin tedbiren durdurulmasına, ürün, ambalaj, tabela ve tanıtım malzemelerine el konularak yediemine teslimine karar verildiği, davalı vekilinin yüze karşı verilen tedbir kararına karşı tarafların sözcük markalarının farklı olduğu, karıştırılma ihtimali bulunmadığı, farklı tüketici kesimine hitap ettikleri, davacının sessiz kalma suretiyle hak kaybına uğradığı, teminatın yetersiz olduğu, ters teminat tedbirine hükmedilmesi halinde teminat yatırabileceklerini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır.Somut olayda, davacının sadece ... sözcük markasına değil, tanınmış olduğunu ileri sürdüğü ambalaj şekil markasına da dayandığı, 6769 Sayılı SMK 6/5 maddesinde düzenlenen, davalı markalarının müvekkilinin markasının tanınmışlığından yararlanma amacı taşıdığı ve davacı markalarının ayırt edici karakterini sulandırdığını ileri sürerek hükümsüzlük talebinde bulunduğu, dosya kapsamında alınan bilirkişi heyet raporu ile yaklaşık ispat koşullarının sağlandığı, bilirkişi raporu ile davacı markalarının tanınmış olduğunun tespit edildiği, davalı tarafın sessiz kalma iddiasının yargılamayı gerektirdiği, bu aşamada yaklaşık ispat koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, davalı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı, ancak verilen tedbir kararının içeriği göz önünde tutularak teminatın yetersiz olduğu kanaatiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, teminatın 1.000.000,00 TL'ya yükseltilmesine, kararın tebliğinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde teminatın tamamlanmaması halinde, mahkemenin 28/03/2025 tarihli 2024/97 Esas sayılı tedbir ara kararının kalkmış sayılacağının ihtarına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 2-Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 28/03/2025 tarihli 2024/97 Esas sayılı tedbir ara kararının 6100 Sayılı HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-SMK'nın 159 ve HMK 389 maddeleri koşulları oluştuğundan takdiren 1.000.000,00 TL teminat yatırıldığında yada muteber bir bankanın kesin ve süresiz teminat mektubu kararın tebliğ tarihinden itibaren bir haftalık kesin süre içerisinde ibrazı halinde ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile;4-Davacıya ait "..." ambalaj şekil markasına ve tasarımlarına benzer olduğu iddia olunan ve bilirkişi raporunda görsellerine yer verilen davalının, ürün, etiket, çıkartma, ambalaj, kutu, ilan, reklam, broşür, afiş, tabela, kartvizit ve sair her türlü tanıtım malzemesini, basılı evrakları, faturaları ve benzeri her türlü ticari evrakı ve malzemeyi üretmesinin, ürettirmesinin, sağlamasının, elde bulundurmasının, satmasının, satışa arz etmesinin, depolamasının, dağıtımını yapmasının, ithal ya da ihraç etmesinin, internet üzerinde ve sair mecralarda tanıtmasının ve bu amaçlarla kullanmasının tedbiren durdurulmasına, 5-Davacıya ait "..." markasına ve tasarımlarına benzer olduğu iddia olunan ve bilirkişi raporunda görsellerine yer verilen davalının ürün, ambalaj, ilan, reklam, broşür, afiş, tabela ve her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve ticari evraklara tedbiren el konularak yed-i emine teslimine; 6-Daha önce yatırılan 100.000 TL teminatın hükmedilen teminattan mahsubuna, teminatın bir haftalık süre içerisinde yatırılmaması halinde, ihtiyati tedbir kararının kalkmış sayılacağının ihtarına, 7-İhtiyati tedbire ilişkin karar uygulamasının ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,8-İstinaf talebi kabul edildiğinden aleyhine tedbir istenen tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,9-İstinaf yargılaması için talep eden tarafından yapılan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 500,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.183,10 TL'nin ileride haksız çıkan taraftan tahsil edilmesine,10-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,11-6100 Sayılı HMK'nın 302/5. maddesi uyarınca kararın tebliği ve harç tahsil işlemleri ile infazının yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/06/2025

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2025/668, K. 2025/893, T. 19.06.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-44-hukuk-dairesi-2025-668-e-2025-893-k-b636ba109197