Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/380 E. 2025/297 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/380
Karar No
2025/297
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

18. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2025/380

KARAR NO: 2025/297

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 04/12/2024 (Ara Karar)

NUMARASI: 2024/999 Esas

DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz

KARAR TARİHİ: 19/02/2025

Taraflar arasındaki davada; kararda yazılı nedenlerden dolayı verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Üye Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20.09.2019 tarihinde, müvekkili ve davalı ... arasında ... plakalı araca ilişkin noterde araç satış sözleşmesi yapıldığını, söz konusu araç satışında ... vekaleten ... adına alış işlemini gerçekleştirdiğini, davalılar tarafından, bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıldığını, Bakırköy 7.Ağır Ceza Mahkemesi 2022/249 esas ve 2023/548 karar sayılı ilam ile ... hakkında mahkumiyet kararı verildiğini, söz konusu kararın 18.04.2024 tarihinde kesinleştiğini, davanın haksız fiil nedeniyle müvekkilin uğradığı zararın tazminini, davalı ...'ın birden çok suçtan adli sicil kaydı ve adli sicil arşiv kaydı olduğunu, davalı ...'in oto galericilik, kiralama işiyle meşgul bir esnaf olduğunu, devamlı ve kolay surette oto alım satımı yaptığını, davalı ...'la zaman zaman ortak iş yaptıklarını, ihtiyati haciz için öngörülen "borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunma" ihtimalini kanıtlar niteliğinde olduğunu, davalı ...'ın müvekkilini dolandırdığı ve araç bedelini ödemediği ceza yargılamasında kesin olarak tespit edildiğini, somut olayda ihtiyati haciz için geereken yaklaşık ispatı şartını da geçen bir durum söz konusu olduğunu, müvekkili ile karşı taraf arasında anlaşmaya dayanan bir borç ilişkisinin bulunduğunu, ceza davasının sonucunda fiilin hukuka aykırılığının tespitinin kuvvetli bir delil olarak değerlendirilmesi gerektiği ve 2004 sayılı İİK’nın 257. maddesinde tanımlanan şekilde bir borç ilişkisinin varlığının mevcut olduğu bu nedenle ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince verilen 04/12/2024 tarihli ara karar ile; "...1-İhtiyati Haciz talebinin REDDİNE,..." karar verilmiştir. Karar süresinde davacı vekilince istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılama aşamasındaki beyanlarını tekrarla; davalı ...nın araç satış işlemi sırasında müvekkilini dolandırdığını bu hususun Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/249 Esas, 2023/548 Karar sayılı ilamı ile ispatlandığını, ihtiyati haciz için gereken yaklaşık ispatın mevcut olduğunu, dosyadaki mevcut belgelerin ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat ölçüsünün gerçekleştirdiğini, mahkemenin vermiş olduğu bu kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, davalıların adli sicil ve arşiv kaydının mevcut olduğunu, oto galericilik alım-satım kiralama işiyle meşgul olduklarını, müvekkillerinin de bu yolla dolandırıldığını, davalıların mal kaçırma tehlikesinin mevcut olduğunu, müvekkilinin haklı çıkmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, alacağını tahsil etmesi için gerekli güvencenin sağlanması maksadıyla davalıların taşınır taşınmaz üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulması gerektiğini, ancak ilk derece mahkemesince verilen ret kararının hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, telafisi imkansız sonuçların doğmasını, davanın sonuçsuz kalmasını önlemek adına alacak miktarının tahsilini teminen davalıların menkul, gayrimenkul ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine teminatsız ve koşulsuz olarak ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi talep edilmiştir. Dava, araç satış sözleşmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini olup, talep ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince; "...öncelikle ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilebilmesi için talep edenin haklılığını yaklaşık ispat ölçüsü ile ispatlaması gerekmektedir, dosyada mevcut bilgi ve belgeler ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat ölçüsünün gerçekleşmediği anlaşılmakla talebin reddine..." karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000,00TL üzerinden dava açıldığı, dava dilekçesinin netice kısmında dava konu edilen aracın bilirkişi marifetiyle tespit edilecek güncel değerinin denkleştirici adalet ilkesi gereğince davalılardan tahsilini talep etmiştir. İhtiyati haciz, HMK 406/2 maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilmiş, ihtiyati haczin şartları ve etkileri ise İİK 257. maddesinde aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir. “ Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1 - Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2 - Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder” şeklindedir. Maddenin birinci fıkrasında vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz talep etme koşulları; ikinci fıkrada ise vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilecek haller düzenlenmiştir. Gerek birinci, gerekse ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için, öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması,ihtiyati haciz talep edilen alacak miktarının da belirli olması, kısmi veya belirsiz alacak taleplerinde ise ancak dava konusu edilen kısmi miktar esas alınarak ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesi gerekir. Maddenin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz isteyebilmek için, alacağın kural olarak vadesinin gelmiş olması gerekir. Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacak rehin ile temin edilmemiş olmalıdır. Rehin ile temin edilmiş olan bir alacak teminata haiz olduğu için ihtiyati hacize gerek yoktur. Fakat rehinli malın kıymetinin rehinli alacağı karşılamayacağı tahmin ediliyorsa, karşılanamayacağı (açık kalacağı) tahmin edilen bölümü için, ihtiyat haciz istenebilir. Yine alacağın rehin ile temin edilmiş olmasına rağmen, istisna olarak, ilk önce rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmak zorunluluğu olmayan hallerde, alacaklı (rehinle temin edilmiş olan alacağı için) ihtiyat haciz isteyebilir. Yukarıda belirtilen şartların bulunması halinde, vadesi gelmiş bir borcun alacaklısı başka bir şart aranmaksızın ihtiyati haciz isteme hakkına sahiptir. Vadesi gelmemiş bir borçtan dolayı ihtiyati haciz talep edilebilmesi ise; İİK.’nun 257 maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir. Söz konusu fıkraya göre, borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, bu hallerde ihtiyati haciz talep edilebilecektir. İddia, savunma, dosya kapsamı ve istinaf nedenleri hep birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlık araç satış sözleşmesinden kaynaklı tazminat talebine ilişkin olup, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin saklar haklı tutularak şimdilik kaydıyla 1.000,00TL üzerinden kısmi dava açılmış, henüz aracın değerinin talep veçhile denkleştirici adalet ilkesine göre dava konusu araç değerinin belirlenmemiş kısmi dava açılması halinde kalan kısım yönünden ıslah talebinde bulunulmamış veya belirsiz alacak talebinde bulunulması halinde alacak mikmtarı belirlenmemiş ve bedel arttırım talebinde bulunulmamış olması, uğranılan zarar miktarının tespitine yönelik bu aşamada yaklaşık ispat koşullarının dosya kapsamı itibariyle oluşmadığı, davacının ihtiyati haciz talebi talebi yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla somut olayda İİK m. 257 uyarınca ihtiyati haciz koşulları oluşmamıştır. Mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu değerlendirmeler ile dava konusu uyuşmazlığa ilişkin yasal düzenlemeler doğrultusunda; davacının istinaf başvurusunun HMK m.353/1-b-1 uyarınca oybirliğiyle esastan reddine karar verilmesi sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.HMK m.353/1-b-1 gereğince davacının istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2.İstinaf incelemesinin duruşmasız yapılması nedeni ile AAÜT m. 2/2 hükmü uyarınca davalılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 3.Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin olarak yatırılan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, gereğinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 4.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin HMK'nın 360 ıncı maddesi yollamasıyla, madde 323 uyarınca istinafı talep eden üzerinde bırakılmasına, 5.Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 19/02/2025 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/380, K. 2025/297, T. 19.02.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-380-e-2025-297-k-cac5ae2c0405