Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2025/362 E. 2025/322 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/362
Karar No
2025/322
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2025/362 Esas

KARAR NO: 2025/322 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI: 2024/1651 D.İş - 2024/1641 Karar

TARİH: 30/12/2024

TALEP: İhtiyati Haciz

KARAR TARİHİ: 27/02/2025

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile borçlu ... A.Ş. arasında 03.09.2019 tarihli alım-satım sözleşmesi (ek 1) imzalanmış olup diğer borçlu ...'ın ise iş bu sözleşmeyi garantör sıfatı ile imzaladığını; sözleşme gereğince ... A.Ş’ne satılarak teslimi yapılan bir kısım ürünlere ilişkin müvekkili şirket tarafından düzenlenen 12.08.2024 tarih ... numaralı 236.837,99EUR bedelli faturanın vadesi 10.12.2024 olmasına rağmen iş bu faturaya ilişkin olarak müvekkili şirkete 125.109,28 EUR ödeme yapıldığını (ödeme dekontu) iş bu fatura nedeniyle müvekkili şirkete 111.728,71 EUR bakiye borç bulunduğunu; sözleşmenin 4.3 maddesinde “ müvekkil şirketin uğrayacağı zararların teminattan tahsil edileceği iş bu zararların teminattan yüksek olması halinde aradaki farktan Alıcı ve garantörün mesul olduğu” belirlendiğini; bu kapsamda müvekkili şirketin uğramış olduğu zararların tazminini temin amacı ile müvekkili şirkete verilen 118.052,82 USD nakit teminat ve 1.850.000.-TL tutarlı teminat mektubu bulunduğunu; müvekkili şirketin Borçluların sözleşmeye aykırı eylemleri nedeniyle uğramış olduğu zararlar ile ilgili olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.847.615,43 EUR müvekkili şirket alacağı bulunmakta olup iş bu zararların halihazırda katlanarak devam ettiğini; teminatların sözleşme gereğince uğranılan zararların tazmininde kullanılabilecek olup müvekkili şirketin uğramış olduğu zararların teminat bedellerinin kat be kat üzerinde olduğunu; iş bu teminatların müvekkili şirketin cari hesap alacağına mahsubu sözleşme gereğince mümkün olmadığını; taraflarınca bu hususta Beyoğlu ... Noterliğinin 16.12.2024 tarih ... yevmiye nolu ihtarı gönderilmişse de iş bu ihtara rağmen aradan geçen sürede müvekkili şirket alacaklarının ödenmediğini; bu durumda müvekkili şirketin 12.08.2024 tarih ... numaralı fatura nedeniyle alacaklı olduğu bakiye tutarı olan 111.728,71 EUR'nun teminat altına alınmadığnıı; müvekkili şirketin iş bu fatura nedeniyle muaccel hale gelmiş alacağı olduğunun 09.12.2024 tarihli borçlu şirket temsilcisi tarafından gönderilen mail içeriğinden de anlaşıldığını; iş bu mailde borçlu oldukları tutarın kendi kayıtlarında teminata mahsup edilerek, kayıtların kapatıldığı bildirilmişse de bahsi geçen teminatların yukarıda anlatıldığı üzere cari hesaba mahsubu sözleşmeye aykırılık oluşturmakta olduğunu; iş bu teminatların müvekkili şirket tarafından sözleşme gereğince müvekkili şirketin davalıların sözleşmeye aykırı eylemleri nedeniyle uğramış olduğu zararlara mahsup edildiğini; borçluların şirket tarafından gönderilen 09.12.2024 tarihli mail içeriğinde kabul edilen 111.728,71 EUR alacak teminat altına alınmış olmadığını; borçluların şu an için müvekkilinin alacağını karşılamaya yetecek miktarda malı ve alacağının bulunmakta olduğunu; İİK madde 257 gereği ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat kuralı uygulanmakta olduğunu; dilekçelerine ekli olarak sundukları fatura ve borçlu şirket temsilcisi tarafından gönderilen mailden ; alacaklarının ispatı için gereken yaklaşık ispat kuralının gerçekleştiği alacağın teminata bağlı olmasının mümkün olmadığı ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunun anlaşılmakta olduğunu; işbu sebeple, borçlunun borcuna yetecek miktarda mallarının üzerine mahkemece takdir edilecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasını istemek zaruretinin doğduğunu ileri sürerek, yukarıda açıklanan nedenlerle, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik; 111.728,71 EUR tutarındaki nakdi alacak miktarı için borçluların menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının İHTİYATEN HACZİNE, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin davalı borçluya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 30/12/2024 tarih ve 2024/1651 D.İş - 2024/1641 Karar sayılı kararında; " İİK 257 ve devamı maddesindeki şartların mevcut olması ve talep halinde ihtiyati hacze karar verilmelidir.Bu itibarla yaklaşık ispat kuralı gerçekleşmediği gibi taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğinden istemde İİK 257 ve devamı madde hükümlerinde ön görülen koşullar gerçekleşmediğinden ihtayiti haciz isteminin bu aşamada reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır."gerekçesi ile, ''Davacı vekilinin ihtiyati haciz isteminin koşulları bulunmadığından REDDİNE '' karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin gerekçeli kararında genel anlatımlar dışında başvurularında belirttikleri hususlara ve delillere hiç değinmediğini; başvuru dilekçelerinde açıkça belirttikleri gibi borçlu şirket tarafından 09.12.2024 tarihinde gönderilen mailde (iş bu mail dosyaya sunuludur) müvekkili şirketin 12.08.2024 tarih ... numaralı fatura nedeniyle 111.728,71 EUR alacaklı olduğunun kabul edildiğini, iş bu alacağın müvekkili şirkete sözleşme gereğince verilen teminata mahsup edildiğinin belirtildiğini, müvekkili şirket tarafından bu mahsubun kabul edilmediğinin borçlu şirkete bildirildiğini; bu durumda müvekkili şirketin bahsi geçen fatura nedeniyle 111.728,71 EUR alacaklı olduğu konusunda tarafların mutabık olduğunu; bu durumda borcun varlığı konusunda herhangi bir tereddüt bulunmadığını, Borçlu şirket yetkilisinin mutabık kalınan fatura bakiyesinin teminat olarak verilen tutara mahsup edildiğini beyan ettiğini, müvekkili şirketin bu beyanı açıkça kabul etmediğini; çünkü taraflar arasında imzalanan satım sözleşmesinin 4.3 maddesinde "müvekkil şirketin uğrayacağı zararların teminattan tahsil edileceği, iş bu zararların teminattan yüksek olması halinde aradaki farktan Alıcı ve garantörün mesul olduğu" düzenlemesinin yer aldığını, sözleşme gereğince verilen teminatın cari hesap borcuna mahsubunun mümkün olmadığını; teminatların müvekkili şirketin uğrayacağı zararların tazminini temin amacı ile verilmiş olup müvekkili şirketin başvuru tarihi itibari ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 1.847.615,43 EUR zararı bulunduğunu; borçlu şirketin zararların tazminini temin amacı ile sözleşme gereğince vermiş olduğu 118.052,82 USD nakit teminat ve 1.850.000.-TL tutarlı teminat mektubunun müvekkili şirketin zararlarına mahsup edildiğini, iş bu teminatlar dahi müvekkili şirketin zararlarını karşılamaya yetmediği gibi müvekkili şirketin uğramış olduğu zararların hali hazırda devam etmekte olduğunu, Borçlu şirketin 12.08.2024 tarih ... numaralı fatura nedeniyle 111.728,71 EUR borçlu olduğunu açık kabulü karşısında yerel mahkemenin red gerekçesinin mesnetsiz kalmakta olduğunu; alacak olduğunu ve teminat altına alınmadığnıı; ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunu, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah edilen ayrıca res'en belirlenecek nedenlerle İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/1651 D.iş Esas ve 2024/1641karar numaralı 30.12.2024 tarihli kararının kaldırılarak ihtiyati haciz taleplerinin kabulünü yargılama ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep; faturaya dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece istemin reddine karar verilmiş, karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İİK'nın 257/1. fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258. maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. Talep dilekçesi ile birlikte sunulan faturanın 12/08/2024 tarihli 236.837,99-Euro bedelli fatura olduğu anlaşılmıştır. Talep dilekçesi ekinde ihtiyati haciz talep edenin ... A.Ş.'ye gönderdiği 31/12/2023 tarihi itibariyle TL, USD, Euro, çek ve senetler de dahil edilerek cari hesap bakiyesinin bildirilmesi talepli, 05/01/2024 tarihli mutabakat yazısına, ... A.Ş. Tarafından, mutabakat yazısı üzerine ihtiyati haciz talep edenin 32.467,10-Euro cari hesap ve 118.052,56-USD depozito ve teminat borcu bulunduğu, kendilerinin ise 529.989,36-Euro cari hesap borcu bulunduğu kaydı düşülerek ihtiyati haciz talep edene iade edildiği anlaşılmıştır. Talep dilekçesi ekinde sunulan e-mail yazışması incelendiğinde; ihtiyati haciz talep eden tarafından, ... A.Ş'ye gönderilen 09/12/2024 saat 11:03 tarihli e-mail ile bir gün sonra vadesi gelen faturanın ödenmesi ile ilgili bilgi talep edildiği, ... A.Ş. tarafından gönderilen 09/12/2024 saat 11:03 tarihli cevabi e-mail ile, ihtiyati haciz talep edenin cari hesapta bulunan 118.052,56-USD borcunun 1.0566 pariteden 111.728,71-Euro'ya çevrildiğinin ve ihtiyati haciz talep edenin Euro hesabına virman edilerek borç kaydedildiğinin, ihtiyati haciz talep edenin Euro hesabındaki 236.837,99-Euro alacaktan 111.728,71-Euro borç kaydı mahsup edildikten sonra kalan 125.109,28-Euro alacağın 34.8110 kurdan TL'ye çevrilerek 4.355.179,90-TL'nin ihtiyati haciz talep edenin ... Bankası hesabına gönderildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır. İhtiyati Haciz talep eden tarafından talep dilekçesi ekinde sunulan 03/09/2019 tarihli alım satım sözleşmesinde, aleyhine ihtiyati haciz talep edilen ... A.Ş'nin alıcı, ...'ın garantör, ihtiyati haciz talep edenin alıcı sıfatıyla imzalarının bulunduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki sürekli nitelikteki ilişkinin açık hesaba dayalı yürütüldüğü anlaşılmıştır. Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya dönüldüğünde, ihtiyati haciz talep edenin alacak iddiasını 12/08/2024 tarihli 236.837,99-Euro bedelli satış faturasına dayandırdığı, dosyaya sunulan mutabakat metninin 31/12/2023 tarihi itibariyle alacak borç ilişkisini gösterdiği ve ihtiyati haciz talep tarihine dek taraflar arasındaki ilişkinin alacak borç ilişkisinin ne şekilde devam ettiğinin belirsiz olduğu, yine 09/12/2024 tarihli e-mail yazışmalarının, talep dayanağı faturaya ilişkin olmayıp cari hesaba ilişkin olduğu, dolayısıyla ihtiyati haciz talep edenin alacak iddiasını dayandırdığı faturadan bakiye muaccel ve rehinle temin edilmemiş 111.728,71-Euro alacağının bulunduğu hususunda, talep tarihi itibariyle taklaşık düzeyde ispat koşulunun oluşmadığı, mahkemece istemin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmış olup, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, ihtiyati haciz talep edenin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati haciz talep edenin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenden alınması gereken 1.013,90-TL istinaf karar harcından, istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 398,50-TL harcın ihtiyati haciz talep edenden tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 27/02/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2025/362, K. 2025/322, T. 27.02.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-13-hukuk-dairesi-2025-362-e-2025-322-k-6eca3d27b1cc