Bölge Adliye Mahkemesi · İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 2025/300 E. 2025/611 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/300
Karar No
2025/611
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/300 KARAR NO : 2025/611 KARAR TARİHİ : 19/03/2025

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/07/2024 NUMARASI : 2024/198 Esas 2024/621 Karar DAVA : Kıymetli Evrak İptali BAM KARAR TARİHİ : 19/03/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/03/2025

Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; alacaklısı ... A.Ş ve borçlusu ... olan , 30/08/2022 keşide ve 25/06/2023 ödeme tarihli, 5.000,00-TL bedelli, 9045370 barkod nolu bononun alacaklı şirket tarafından tahsili için müvekkil bankanın Altındağ İzmir şubesine gönderildiğini, söz konusu bononun müvekkil banka müşteri olan alacaklı firma ... A.Ş'nin talebi doğrultusunda müvekkil bankanın Altındağ/İZMİR şubesince müvekkil bankanın Bursa Kurumsal şubesine gönderilmek üzere ... Kargo'ya verildiğini, ve söz konusu senedin Kargo nezdinde iken kaybolduğunu iddia ederek mezkur bononun ödenmemesi için ihtiyati tedbiren ödenmesinin mennine, bu hususta alacaklı ... A.Ş ile borçlu ... ve tüm cirantalara ödemeden men müzekkeresi gönderilmesine, Ticaret Sicil Gazetesinde ilanları yapılması ile senedin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. MAHKEMECE: "...Dava, kaybetme nedeniyle Türk Ticaret Kanununun 651 ve devam eden maddelerine göre çekin iptali istemine ilişkindir. TTK 757. maddesi; "İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir. Mahkeme, ödemeyi meneden kararında muhataba, vadenin gelmesi üzerine poliçe bedelini tevdi etmeye izin verir ve tevdi yerini gösterir." şeklindedir. Somut davada; Alacaklısı ... A.Ş ve borçlusu ... olan , 30/08/2022 keşide ve 25/06/2023 ödeme tarihli, 5.000,00-TL bedelli, 9045370 barkod nolu bononun alacaklı şirket talebi doğrultusunda bankanın Altındağ/İZMİR şubesince müvekkil bankanın Bursa Kurumsal şubesine gönderilmek üzere ... Kargo'ya verildiğini, söz konusu bononun ... Kargo nezdinde kaybolduğu bahisle dava açılmışsa da, lüzumuna binaen ... Kargo ile yazışmalar yapılmış, yazışmalar neticesinde davacı vekilince teminen mahkememize bildirilen 15/05/2023 tarih ve BP019478 irsaliye numarası ile göndericisi ... Bankası A.Ş Altındağ Şubesi ve alıcı ... Bankası Bursa Kurumsal Şubesi olan herhangi bir kargo bilgisine bilgi işlem sistemlerinde yapılan sorgulama sonucunda rastlanmadığı bilgisi verildiği görülmüştür. Bu itibarla davanın konusu, maddi ve hukuki sebebinini de değişeceği müşahede edilmektedir. Ttk 759/2 hükmü "İptal isteminde bulunan kişi, poliçe elinde iken zıyaa uğradığını inandırıcı bir şekilde gösteren delilleri mahkemeye sağlamak " şeklinde ispat külfeti ve şeklini tayin etmiştir. Dava konusu bono açısından bononun ... Kargo nezdinde kayıp olmadığı ve zayiilik hâlinin bulunmaması ciheti ile davanın hukuki mahiyeti açısından; Mahkememizce dosyanın incelenmesinde, iddia ve dosya kapsamına göre davacının talebi, TTK'nın 757 ve devamı maddelerinde tanımlanan zayi hükümlerinin çekin tamamen yok olması halini değil, çekin hamilin rızası dışında elinden çıkması halini düzenlemesi nedeniyle, davacının bu madde hükümlerine dayalı olarak zayi nedeniyle çek iptali talep edemeyeceği anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. ' gerekçesi ile; HÜKÜM: Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; 1-Davanın REDDİNE, " şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı Banka vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece çekin rıza dışı elden çıkma hükümlerine göre karar verildiğini, ancak davada çekin zayi olmadığını, davanın bono ile ilgili olduğunu, dolayısıyla davada çekin rıza dışı elden çıkma hükümlerinin de uygulanamayacağını, alacaklısı ... A.Ş; borçlusu ... olan ve alacaklı şirket tarafından tahsili için müvekkil banka Bursa kurumsal şubesine verilen verilen, 30.08.2022 keşide, 25.06.2023 ödeme tarihli, 5.000,00 TL meblağlı ve 9045370 barkod no.lu bononun, alacaklı şirket tarafından tahsili için müvekkil banka Altındağ/İzmir şubesine gönderildiğini, bu hususta yerel mahkemeye senet tevdi bordrosunun sunulduğunu ve dosyada mübrez olduğunu, söz konusu bononun, müvekkil banka müşterisi olan ... A.Ş'nin talep edilmesiyle; müvekkil banka Altındağ/İzmir şubesince, müvekkil banka Bursa kurumsal şubesine gönderilmek üzere ... kargo'ya verildiğini ve bononun kargoda kaybolduğunu, yerel mahkemeye senedin müvekkil bankanın elinde olduğuna dair senet görüntüsü ile müvekkil bankanın bono borçlusuna protesto çektiğine dair noter makbuzunun dava dilekçesinin ekinde sunulduğunu, müvekkil bankanın müşterisi ... A.Ş tarafından müvekkil banka Bursa kurumsal şubesine tahsili için verilen senet borçlusunun adresi nedeni ile Altındağ/İzmir şubelerine gönderilen ve yine bankanın Bursa kurumsal şubesine kargo ile gönderilirken kargoda kayıp olması ve müvekkil bankanın Altındağ /İzmir şubesi nezdinde senedin zayi olması nedeni ile davayı açma zorunluluklarının doğduğunu, bononun kaybolması sonrasında iptalinin dava edilebilmesi için davacının senedin kaybolduğunun ya da bu durumun öğrenildiği anda bonodaki hakkın alacaklısı sıfatını taşıması gerekeceğini, bunun yanı sıra hak sahibi konumundaki düzenleyen (keşideci) ya da muhatap bankanın da senet iptal davası açabildiğini, ayrıca hamilin bononun bankaya tahsil cirosuyla devrettiği hallerde ise, bankanın da senet iptali için dava açabileceğini, bankanın hamil ile arasındaki vekâlet ilişkisinin bu hakkı doğurduğunu, davaya konu olayda vekilin hamil olduğunu ve davayı açmakta hukuki yararının bulunduğunu, bu nedenle yerel mahkeme kararındaki müvekkil bankanın aktif husumetinin olmadığı gerekçesinin kabul edilebilir bir gerekçe olmadığını, bu anlamda müvekkil bankanın davayı açmakta hukuki menfaati ve aktif husumet ehliyeti olduğunu, yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, müvekkil Banka tarafından TTK madde 759/2 gereğince senedin esası hakkında yeterli bilgi verildiğini ve senedin zayiinden önce müvekkil bankanın senedin zilyedi bulunulduğunu gösterecek delillerin de gösterildiğini, ayrıca, hamilin bonoyu bankaya tahsil cirosuyla devrettiği hallerde ise, bankanın da bononun iptali için dava açabildiği, müvekkil Bankanın hamil ile arasındaki vekâlet ilişkisinin olduğu ve söz konusu senedi müvekkil bankanın tahsil cirosu ile tahsil aldığının da dikkate alınmasında, müvekkil Bankanın davaya konu olayda vekilin hamil olması nedeni ile davayı açmakta hukuki yararının da bulunduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava: bono iptali ve ödemeden men yasağı istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 24/11/2016 tarihli ve 6763 Sayılı Kanun'un 41. maddesi ile değiştirilen 341/2 fıkrasında öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00 Türk Lirasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın ek 1. maddesi uyarınca 01/01/2024 tarihinden itibaren ise, bu sınır 28.250,00 Türk Lirasıdır. Davalı tarafın istinafa konu ettiği miktarın 5.000,00 TL olması nedeniyle 29/07/2024 tarihli karar bu yönü ile kesin niteliktedir.(Yargıtay 19. HD. 2019/2829 E ve 2019/4446 Karar sayılı ilamı da bu doğrultudadır.) Somut olayda; mahkemece verilen karar kesin nitelikte olup, kesin olan kararlara karşı HMK'nın 346. maddesi hükmü uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, HMK'nın 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince de bu yönde karar verilebilir. Bu karar usule ilişkin nihai karardır. Bölge Adliye Mahkemesince verilen bu usulden ret kararına karşı temyiz yolu da kapalıdır.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05/01/2018 tarih, 2017/5397 esas ve 2018/5 karar sayılı ilamı bu yöndedir.) Öte yandan; mahkemece verilen kararlara karşı tarafların hangi kanun yoluna ve hangi sürede başvuracağının tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirtilmesi, bu belirlemenin tarafların iradesini yanıltmayacak bir şekilde doğru olarak yapılması gerekeceği, başka bir deyişle, verilen karar, ara ve ek kararlarda, yargı mercii tarafından hem kanun yolunun hem de kanun yoluna ilişkin başvuru süresinin tarafları hataya düşürmeyecek şekilde doğru olarak gösterilmesi gerekecektir. Aksi takdirde, bu durumun tarafların haklarını arayabilmelerini zorlaştıracağı, dolayısıyla mahkemece verilen kararda kanun yolunun hatalı belirlenmesi durumunda, hatalı belirlemenin sonuçlarının taraflara yükletilmeyeceğinden gerek istinaf başvuru harcı ve gerekse istinaf karar harcının davacıdan tahsiline yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan gerekçelerden HMK'nın 352. maddesindeki düzenleme gereğince mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 341/2. maddesi gereğince mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun USULDEN REDDİNE, 2-Peşin alınan harcın davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın tebliği, kesinleştirme ve yargılama giderlerinin iadelerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352 maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/03/2025

Atıf: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2025/300, K. 2025/611, T. 19.03.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-bolge-adliye-mahkemesi-17-hukuk-dairesi-2025-300-e-2025-611-k-ef9a1a93b8bc