Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2025/286 E. 2025/339 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/286
- Karar No
- 2025/339
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/286 Esas
KARAR NO: 2025/339 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI: 2024/599 Esas - 2024/969 Karar
TARİHİ: 18/12/2024
DAVA: Şirketin İhyası
BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET
MAHKEMESİ'NİN 2024/807 ESAS SAYILI DOSYASI
DAVA: Şirketin İhyası
KARAR TARİHİ: 27/02/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkete karşı 22.08.2023 tarihinde Anadolu 9. İş Mahkemesi’nin 2023/575 Esas 2024/171 Karar sayılı dosyasından açtığı davada 27.03.2024 tarihinde karar verildiğini ve kararın 24.05.2024 tarihinde kesinleştiğini, söz konusu ilamın hüküm fıkrasında şirketin müvekkiline toplam 18.856,45 TL (539,70 TL harç, 17.900 TL vekalet ücreti ve 416,75 TL yargılama gideri) ödemesine karar verildiğini, söz konusu mahkeme ilamının Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından icra takibine konu edildiğini, ancak icra takibinden sonra şirketin 06.11.2023 tarihinde tasfiyesine karar verildiğini ve şirketin 01.04.2024 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiğini öğrendiklerini, bu terkin kararının, müvekkilinin alacağını tahsil etmesini engellemekte olduğunu, yukarıda izah edilen sebeplerle, müvekkilinin alacağına kavuşmasını sağlamak amacıyla davalı Tasfiye Halinde ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin ihyasını talep etme zorunluluğu hasıl olduğundan bahisle davalı Tasfiye Halinde ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin ihyasına karar verilmesi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili 01/11/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki dava, olağan tasfiye sonucu gerekli prosedürün yerine getirilmesi ve talep üzerine ticaret sicilinden terkin edilen ...'nin (SN: ...) ek tasfiyesine karar verilmesi kapsamında olduğu, davacının, husumeti yalnızca yasal hasım olan müvekkili Müdürlüğe ve tüzel kişiliği bulunmayan dava konusu şirkete yönelttiği, oysa usule ve Yargıtay içtihatlarına göre, husumetin aynı zamanda tasfiye memuru olan ...'e de yöneltilmesi gerektiği, bu itibarla, uyuşmazlığa uygulanacak hukuk kuralları ve davacının iddiaları değerlendirirken anılan hususların göz önünde bulundurulmasının önem arz ettiği, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağından bahisle müvekkili müdürlük yönünden davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı tarafın tasfiye memuru ... aleyhine de dava açtığı, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/11/2024 tarih ve 2024/807 Esas - 2024/823 Karar sayılı ilamıyla dosyanın mahkememiz dosyasıyla birleştirildiği görülmüştür.Davalı ... vekili 04/12/2024 tarihli cevap dilekçesiyle özetle; müvekkili ... aleyhine, mahkemeniz nezdinde 2024/807 Esas numarası ile ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin ihyası talebiyle dava açıldığını ve işbu davanın yine mahkemenizde görülen 2024/599 Esas numaralı dosya ile birleştirilmesine karar verildiğini, dava dilekçesi ve birleştirme kararının taraflarına tebliğ edilmiş olmakla cevap dilekçesi sunma ihtiyacı hasıl olduğunu, şirketin tüm alacak ve borçlarının tasfiye edilmiş olup şirketin herhangi bir malvarlığı da bulunmadığını, dolayısıyla ihya davasının açılmasında bir menfaat bulunmadığını, müvekkili ...'in tasfiye memuru olarak görevlerini yerine getirdiğini ve tasfiye edilen şirketin usulüne uygun olarak ticaret sicilinden terkin edildiğini, ihyaya konu icra takibi ve icra takibine konu dava dosyasında müvekkilinin taraf olmadığından bunlara ilişkin alacaklardan ve mali sonuçlardan müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, bu nedenlerle müvekkiline husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, son olarak belirtmek gerekir ki, kendisine husumet yöneltilmesinin de mümkün olmadığından tasfiye memuru olarak görevini tamamlamış olan müvekkili bakımından davanın reddi ile müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep ettiklerinden bahisle davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 18/12/2024 Tarih ve 2024/599 Esas - 2024/969 Karar sayılı kararında;"Dava; tasfiyesi tamamlanarak sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir. TTK'nun 547. maddesinde; Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Dosyaya celp edilen ticaret sicil kaydının incelenmesinde şirketin tasfiyesinin sona erdiği 01.04.2024 tarihinde tescil edildiğinden ticaret sicili kaydının terkin edildiği, tasfiyenin sona erdiği tarihten sonra 26/06/2024 tarihinde şirket aleyhine icra takibi başlatıldığı, şirket aleyhine başlatılan takibin sonuçlandırılabilmesi için ihya talebinde hukuki yararın bulunduğu anlaşılmaktadır. HMK'nın 326 (1) maddesi uyarınca; Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Tasfiye sürecinde tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumludur. Dava konusu şirketin tasfiyesinden sonra icra takibi başlatıldığından tasfiye memuru ve yasal hasım olan davalı ... yargılama giderlerinden sorumlu tutulamaz. TTK'nın 547. maddesi gereğince ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile şirketin ihyasına ve son tasfiye memurunun ek tasfiye için atanmasına karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur...."gerekçesi ile,'' Asıl ve birleşen davanın KABULÜ ile, 1-...'nün 938192-0 sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye olan ... Anonim Şirketi'nin İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına münhasıran, icra ve infaz işlemleri tamamlanana kadar 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547 nci maddesi uyarınca ŞİRKETİN EK TASFİYE İÇİN YENİDEN TESCİLİNE,2-Son tasfiye memuru ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına, 3-Kararın ...'nde tescil ve ilanına, ilan işlemlerinin davacı tarafından yapılmasına, 4-Asıl dava için Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcının davacı tarafça peşin yatırıldığından bakiye harç alınmasına yer olmadığına, 5-Birleşen dava için Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcı ile 427,60 TL başvurma harcı ve Hazine tarafından yapılan 185,00 TL yargılama gideri toplamı olan 1.040,20TL'nin davacı taraftan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Davacı tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına ve lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kararın davalı tasfiye memuru ... açısından yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanmasını talep etmek gereği doğduğunu,Davalı tasfiye memuru ... tasfiye işlemlerini usulüne uygun olarak tamamlamamış olduğundan yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerektiğini, Dava dilekçesin de belirtmiş olduğu üzere; ihyası talep edilen ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin taraf olduğu Anadolu 9. İş Mahkemesi’nin 2023/575 Esas 2024/171 Karar sayılı dosyası 22.08.2023 tarihinde açılmış olup 06.11.2023 tarihinde şirketin tasfiyesine kararı verildiğini, 01.04.2024 tarihinde ticaret sicilden terkin edildiğini, Anadolu 9. İş Mahkemesi’nin 2023/575 Esas 2024/171 Karar sayılı dosyasından verilen Mahkeme ilamı davaya konu Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından ilamlı icra takibine konu edildiğini, başka bir deyişle, davaya konu icra dosyası Mahkeme kararının icrasından ibaret olduğunu, davalı tasfiye memuru davaya konu Anadolu 9. İş Mahkemesi dava dosyası gibi ... aleyhine açılan birtakım iş davaları üzerine söz konusu davaların mali sonuçlarından kurtulmak amacıyla alelacele tasfiyeye girerek şirketi sicilden terkin ettirmiş olduğundan kötüniyetli olduğunu, bu sebeple salt şirketin tasfiyesinden sonra icra takibinin başlatıldığı gerekçesi ile müvekkil lehine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesinin haksız olduğunu, Yukarıda izah edilen sebeplerle davalı tasfiye memuru ... müvekkilinin Anadolu 9. İş Mahkemesi'nin 2023/575 Esas 2024/171 Karar sayılı dosyasından kaynaklanan alacağını ödemeden tasfiyeyi sonuçlandırarak tasfiye işlemlerini usulüne uygun olarak tamamlamadığını, bu suretle ihya davası açılmasına sebebiyet verdiğinden ve ilk celsede davayı kabul ettiğini beyan etmemiş olduğundan HMK'nın 326. maddesindeki genel kural uyarınca, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerektiğini, İleri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Asıl ve birleşen dava, ticaret sicilden tasfiye suretiyle terkin edilmiş şirketin ek tasfiye işlemlerinin tamamlanması için TTK 547. maddesine göre ihyası talebine ilişkindir.Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı asıl ve birleşen dosya davacı vekili tarafından yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden istinaf başvurusunda bulunulmuştur. TTK'nın 547. Maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir.Dosya içinde bulunan ticaret sicil kayıtları incelendiğinde, ihyası talep edilen şirketin 01/04/2024 tarihinde tasfiye suretiyle ticaret sicilden terkin edildiği anlaşılmıştır.Davacı ... tarafından ticaret sicilden terkin edilen ihyası istenilen şirket hakkında terkin tarihinden önce 22/08/2023 tarihinde İstanbul Anadolu 9 İş Mahkemesi'nin 2023/575 Esas sayılı dosyası ile; ... numaralı ve 01.10.2022 tarihli ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin, son tutanak ve sair tüm belgelerin iptali talebiyle tespit davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda 27/03/2024 Tarih ve 2023/575 Esas - 2024 /171 Karar sayılı kararı ile; Davanın kabulü ile taraflar arasında imzalanan 01.10.2022 tarih ve ... numaralı ihtiyari arabuluculuk tutanağı ve eklerinin iptaline karar verildiği, verilen kararın 24/05/2024 tarihinde kesinleştiği ve davacı ... tarafından ihyası istenilen Tasfiye Halinde ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. Aleyhinde İstanbul Anadolu 9. İş Mahkemesinin 2023/575 Esas - 2024 /171 Karar sayılı 27/03/2024 karar tarihli kararı ile hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretinin tahsili talebiyle İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile 26/06/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, bu dosyada taraf teşkilinin sağlanabilmesi için ilgili şirketin yeniden tescilinin zorunlu olduğu, buna göre davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu anlaşılmıştır. Somut olayda, İstanbul Anadolu 9. İş Mahkemesinin 2023/575 Esas - 2024 /171 Karar sayılı 27/03/2024 tarihli kararının kesinleşmesi ve müteakiben kararın infazından önce ihyası talep edilen şirketin 01/04/2024 tarihinde tasfiye suretiyle ticaret sicilden terkin edildiği, bu durumda ihyası istenilen şirketin tasfiye suretiyle ticaret sicilden terkin edilmeden önce hakkında açılan ve karara çıkan dava olduğu, ticaret sicilden kaydı silinen şirket hakkında görülmekte olan bir davanın bulunması halinde tasfiye işlemlerinin tamamlandığından söz edilemeyeceği, davalı tasfiye memuru, İstanbul Anadolu 9. İş Mahkemesinin 2023/575 Esas - 2024 /171 Karar sayılı dosyası ile davacı lehine hükmedilen yargılama giderleri ve vekalet ücreti alacağını ödemeden ya da tevdi etmeden tasfiyeyi sonuçlandırarak eldeki davanın açılmasına sebep olmuştur. Ticaret sicili müdürlükleri ihya davalarında yasal hasım konumunda olduğundan, sicilden terkin işlemlerini yasa ve tüzük hükümlerine uygun yapmış olan sicil müdürlüğü yargılama giderlerinden sorumlu tutulamaz (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2005/13309 E.2007/837 K. Sayılı kararı;Yargıtay11.Hukuk Dairesinin 2016 / 2926 Esas 2016 / 3585 Karar ve 04.04.2016 tarihli kararı ). HMK'nın 326. Maddesi uyarınca yargılama giderlerinden aleyhine hüküm verilen taraf sorumludur. Asıl dava davalısı Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olup yargılama giderlerinden sorumlu olmasını gerektirir bir durum bulunmadığı, bu durumda mahkemece, asıl dava yönünden yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ilişkin verilen karar usul ve yasaya uygun olduğu, birleşen dosya davalısı tasfiye memuru, şirketin tasfiye işlemlerini tamamlamadan eksik bırakarak tasfiye işlemlerini sonlandırıp şirketin ticaret sicilden terkinine neden olduğu ve bu davanın açılmasına sebep olduğu, bu durumda ihyası istenilen şirketin tasfiye masasından alınmak üzere birleşen dosya davalısı tasfiye memuru aleyhine yargılama giderlerine ve davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yukarıdaki şekilde yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması ve davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yerinde olmayıp davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen dosya davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b2 maddesi uyarınca ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, dairemizce birleşen dava yönünden davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri konusunda yeniden karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; A- Asıl ve birleşen dosya davacısının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/12/2024 Tarih ve 2024/599 Esas - 2024/969 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle; 1-Asıl ve birleşen davanın KABULÜ ile, ...'nün ... sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye olan ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına münhasıran, icra ve infaz işlemleri tamamlanana kadar 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547 nci maddesi uyarınca ŞİRKETİN EK TASFİYE İÇİN YENİDEN TESCİLİNE,2-Son tasfiye memuru ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına, 3-Kararın ...'nde tescil ve ilanına, ilan işlemlerinin davacı tarafından yapılmasına,
İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 4-a)Asıl davada; Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı davacı tarafça peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, b)-Asıl davada; davalı ... Sicil Müdürlüğü yasal hasım olmakla ve dava açılmasına sebebiyet vermediği tespit edilmekle, asıl davada davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, asıl davada davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, c-Asıl davada; ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davalı ... Sicil Müdürlüğü tarafından yargılama gideri sarf edilmediği anlaşıldığından; bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-a)Birleşen davada; Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60TL karar ve ilam harcının birleşen dosya davalısı tasfiye memuru ...’den tahsili ile hazineye gelir kaydına, b)-Birleşen davada; davacı kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin birleşen dosya davalısı tasfiye memuru ...’den tahsili ile davacıya verilmesine,c)Davacı tarafça sarf edilen davetiye ve müzekkere gideri olarak toplam: 1.160,00 TL yargılama giderinin birleşen dosya davalısı tasfiye memuru ...’ten tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Asıl ve birleşen davada bakiye gider avansı var ise karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine,
İSTİNAF YÖNÜNDEN: 7-Asıl ve birleşen dava davacısı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 8-Asıl ve birleşen dava davacısı tarafından tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 1.169,40 TL. istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 260,00 TL. dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gidiş- dönüş gideri olmak üzere toplam: 1.429,4 TL yargılama giderinin birleşen dosya davalısı tasfiye memuru ...’den tahsili ile davacıya verilmesine,9-Kullanılmayan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 27/02/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.