Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/2063 E. 2025/1964 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/2063
- Karar No
- 2025/1964
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/2063 Esas
KARAR NO : 2025/1964 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2025/2386 D.İş- 2025/2528
TARİH: 04/09/2025
TALEP: İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ: 20/11/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; taraflar arasında üye işyeri sözleşmesi imzalandığını, kart hamillerinin yaptığı itirazlar üzerine müvekkili banka tarafından kart hamillerine toplam 16.001.819,68 TL iade gerçekleştirildiğini, karşı tarafın belge talebine cevap vermediğini, müşterilerin halen itirazlarının devam ettiğini, müvekkili bankanın ise itiraz konusu tutarları ödemek zorunda kaldığını, müşteri itirazlarına karşı müvekkili bankanın maddi sorumluluğu bulunduğunu beyanla İİK madde 257 gereğince davalı üye işyerinin mal kaçırma ihtimaline karşı ve imkansız zararların doğmaması ve olası hak kayıplarının önüne geçilmesi için, müvekkili bankanın alacağının tahsili için davalının taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi'nin 04/09/2025 tarih 2025/2386 D.İş- 2025/2528 sayılı kararında;"Talep; İİK.nın 257 ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyati haciz istemine ilişkindir.İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için Mahkeme kararı ile borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati haciz talep edebilmek için, İİK.nın 257/1. maddesine göre alacağın para alacağı olması, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş olması, müeccel para alacağı yönünden ise; İİK.nın 257/2. maddesindeki şartların bulunması gerekir. İİK.nın 258/1. maddesinin ikinci cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." şeklinde yapılan düzenleme ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliği aranmamış olmakla birlikte, bu konuda Mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulması gerektiği kabul edilmiştir. Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden, İİK.nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak Mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.İİK.nın 257.maddesi hükmü uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşuldur. Varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir.Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu göz ardı etmez. Bu sebepledir ki; genelde geçici hukuki korumalara, karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak, talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür. Yaklaşık ispat ölçüsünde haklılığının bulunması halinde muaccel bir para alacağı yönünden ihtiyati haciz kararı verilebilecektir.Açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; kart hamillerinin yaptığı itirazlar üzerine banka tarafından kart hamillerine yapılan ödemelerle ilgili olarak, üye işyeri sözleşmesine istinaden ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiş ise de; ihtiyati haciz talep eden tarafından ileri sürülen iddialarının yargılamayı gerektirdiği, delillerin toplanmasından ve gerekli incelemeler yapıldıktan sonra haklılık durumunun ortaya çıkacağı, bu aşamada yaklaşık ispatın bulunmadığı bu nedenle ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından, ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile '' İHTİYATİ HACİZ KARARI TALEBİNİN REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin yaklaşık ispatın bulunmadığı ve ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı kabulünün aksine ortada açıkça ispat edilmiş vadesi gelmiş bir para borcu bulunduğunu, kart hamilleri tarafından müvekkili bankaya ulaşan harcama itirazları ve akabinde kart hamillerine müvekkili banka tarafından gerçekleştirilen ödeme işlemlerine ilişkin tüm döküm ve kayıtların mevcut olduğunu;Dava dilekçesi ve 02.09.2025 tarihli beyan dilekçesi ekinde müvekkili bankanın alacağını kanıtlayan tüm delillerin sunulduğunu ancak Yerel Mahkeme tarafından yeterli inceleme gerçekleştirilmeden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiğini, davalı ... Toptancılık İnşaat Turizm Dış Ticaret Limited Şirketi ile müvekkili banka arasında 26/12/2024 tarihli Üye İşyeri Sözleşmesi ve sözleşmeye ilişkin bilgilendirme formu imzalandığını ve imza tarihi itibari ile davalı borçlunun, müvekkili bankanın üye işyeri olarak hizmet vermeye başladığını, sözleşmenin devamı sırasında davalı iş yerine yapılan kart ödemelerine ilişkin olarak birçok kart hamilinin çok ciddi mağduriyet yaşadıklarını belirttiklerini ve fraud kaynaklı itirazlar başlattıklarını, kart hamillerinin yapılan işlemlere itirazları bulunduğunu, işbu itiraz süreçlerinin tamamlandığını ve gelinen aşamada banka tarafından kart hamillerine şimdilik toplam 16.001.819,68-TL iade gerçekleştirildiğini, nitekim iadeleri gösterir kayıtların Yerel mahkemeye sunulduğunu; Davalı üye işyerine yapılan kart ödemelerine ilişkin, birçok kart hamili, şimdilik 16.001.819,68-TL tutarlı, "fraud (sahtecilik)" kaynaklı itirazlarda bulunmuş ve itirazlar sonuçlanarak müvekkili banka tarafından kart hamillerine toplam 16.001.819,68-TL'nin ödenmiş olduğunu, sözleşmenin devamı sırasında davalı iş yerine yapılan kart ödemelerine ilişkin olarak birçok kart hamilinin çok ciddi mağduriyet yaşadıklarını belirttiklerini ve fraud kaynaklı itirazlar başlattıklarını, birden fazla kart hamilinin harcama itirazında bulunduğu ve itirazlarının neticelendiğinin tespit edildiğini, itirazlar sonucu müvekkili banka tarafından 16.001.819,68-TL tutarında kart hamillerine iadeler gerçekleştirildiğini; İtirazlar ile amaçlananın ters ibraz (chargeback) prosedürü olduğunu, ters ibrazın, kart kullanıcısını koruma amaçlı olarak uluslararası ödeme kuruluşlarının şartları arasında yer alan bir kural olduğunu, kredi kartı hamilleri, gerçekleştirmiş oldukları işlemler karşısında iş yeri ile bir sıkıntı yaşarlarsa veya işlemlerin kendileri tarafından gerçekleştirilmediğini tespit ederlerse, bu işlemlerle ilgili olarak kendilerine kredi kartını veren bankaya itiraz başvurusunda bulunma hakkına sahip olduklarını, bu işlemlere de “ters ibraz” denildiğini ve özünde harcama işleminin geriye alınmasının istenmesi olduğunu, bu itirazın ilk olarak kart sahibi tarafından kredi kartının ait olduğu bankaya yapıldığını ve kredi kartının ait olduğu bankanın da itirazı iş yeri bankasına yönelttiğini, ilgili bankanın da iş yerinden itiraza konu olan işlem ile ilgili detayları talep ettiğini, talep edilen detayların yetersiz olması nedeniyle kart sahibi haklı bulunursa, itiraz edilen işlem tutarı iş yeri bankası tarafından ilgili iş yerinden (somut olayda müvekkili bankadan) tahsil edildiğini ve/veya iş yerine borç kaydedildiğini ve kartın ait olduğu bankaya aktarıldığını;Bankaların tüm bu işlemlerde uluslararası kart kuruluşlarının kurallarına uymak zorunda olduklarını, Uluslararası kuralların Visa, Master gibi kartlı sistem kuruluşlarınca hazırlandığını, kart çıkaran kuruluşun, sisteme girmek için kartlı sistem kuruluşuna üye olması ve bu kuralları kabul etmesi gerektiğini, harcamaya konu kart hangi kartlı sistem kuruluşunun logosunu taşıyorsa, o kuruluşun ters ibraz kurallarının uygulandığını, kart hamilinin işleme itiraz etmesi ve kart sahibi bankasınca Chargeback yapılması durumunda, söz konusu işlem tutarının kart sahibi bankası tarafından üye işyeri bankasından Takas Merkezi ile otomatik olarak tahsil edildiğini, ülkemizde bankaların üye olduğu Yurtiçi Takas ve Hesaplaşma (YTH) Sistemi bulunduğunu, YTH Sistemi sorumlusunun ise BKM olduğunu, YTH Sistemi, bir katılımcının kartı ile farklı katılımcı POS veya ATM’sinden işlem yapılması durumunda, iki katılımcı arasında işlemin takas ve hesaplaşmasını sağlayan sistem olduğunu, üye banka veya kuruluşlar arasında kredi kartı işlemlerinden doğan borç veya alacakların tasfiyesinin YTH Sistemi ve Takas Merkezi aracılığı ile T.C. Merkez Bankası nezdindeki BKM hesabından net olarak yapıldığını, kart çıkaran kuruluşların (bankaların) TCMB nezdinde hesapları mevcut olup, bu hesapların borç ve alacakları karşılaştırıldığını, Uluslararası Kredi Kartı Kuralları gereğince bu şekilde kart ile yapılan işlemlerde itiraz hakkının güvence altına alındığını;Hal böyleyken müvekkili bankanın, ilgili kurallar gereğince kartlara iadeleri gerçekleştirmek zorunda olduğunu, müvekkili bankanın yukarıda belirtilen itirazlara konu şimdilik 16.001.819,68-TL tutarını ödemek zorunda olduğunu, yani Yerel Mahkemenin kanaatinin aksine ortada muaccel bir borç olduğunu, müvekkili bankanın alacağını kanıtlar nitelikte tüm belge ve kayıtların dosyaya sunulduğunu, ancak Yerel Mahkemece yeterli inceleme yapılmadan hatalı olarak ve gerekçe sunmadan ihtiyati haciz talebinin reddedildiğini, üye işyeri sözleşmesi gereği, yapılan gerçek dışı ve usulsüz işlemlerde davalı şirketin maddi sorumluluğunun bulunduğunu, taraflar arasındaki üye iş yeri sözleşmesi maddelerinden açıkça görüleceği üzere, yukarıda açıklanan vadesi gelmiş para borcundan sorumlu olan tarafın davalı üye iş yeri olduğunu;Müvekkili banka ile davalı taraf arasında imzalana üye iş yeri sözleşmesinde üye işyeri olan davalının yükümlülüklerinin en ince ayrıntısıyla belirtildiğini, ilgili düzenlemelerin davalı tarafından da kabul edildiğini ve bu maddeye uygun davranılmaması halinde uygulama alanı bulacak düzenlemeler içerdiğinin açıkça belirtildiğini, başvuru sebepleri ile müvekkili bankanın haklılığının yaklaşık olarak ispat edildiğini, yapılacak yargılama sonucunda tahsil kabiliyetinin korunabilmesi için İİK M. 257 gereğince ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekmekte iken Yerel mahkemenin yeterli inceleme gerçekleştirmeden ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini;Özetle; halihazırda muaccel olan ve müvekkili bankanın ilgili bankacılık mevzuatı gereğince ödemek zorunda olduğu itirazlara konu 16.001.819,68-TL tutarın, müvekkili banka ile davalı arasında imzalanan 26.12.2024 tarihli Üye İşyeri Sözleşmesi uyarınca tamamıyla davalının yükümlülüğünde olduğunu ve davalı hesabına borç kaydedildiğini, keza borç kayıtlarına ilişkin tüm dökümlerin İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne sunulduğunu ancak inceleme gerçekleştirilmeden ihtiyati haciz talebinin reddedildiğini, davalı şirketin Üye İşyeri Sözleşmesine aykırı işlem ve davranışları sebebi ile; 05.08.2025 tarihinde davalıya Gebze 6. Noterliği'nin ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilmek sureti ile müvekkili banka tarafından üye işyeri sözleşmesinin feshedildiği bildirilerek ihtarnameye konu kontrata ilişkin 16.001.819,68-TL borcun ödenmesinin talep edildiğini, davalı borçlunun sözleşmeyi açık ihlali sebebiyle sözleşmenin feshi ve banka alacağının tahsili için davalı borçluya gönderilmek durumunda kalan ihtarnamenin masrafının da takipte talep olunduğu şekilde toplam 1.663,22-TL tutarında olduğunu; Davalı şirketin ise ihtarnameye cevap vermediğini, hiçbir ödemede bulunmadığını, bu durumun davalı şirketin mal kaçırma çabası içerisine girdiği şüphesi yarattığını, yapılan piyasa araştırmalarının da bu şüpheyi desteklediğini, müvekkili bankanın şu an için ödemek zorunda olduğu ve artması beklenilen toplam 16.003.482,90-TL tutarının rehinle de temin edilmediği gözetildiğinde taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını kaçıracak olduğu anlaşılan davalı şirket nedeniyle müvekkili bankanın alacağına kavuşamayacak olduğu gerçeğinin ortaya çıktığını, tüm bu açıklamalar ışığında, ihtiyati haciz talebine konu olayda, İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinin aradığı ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunun tartışmasız olduğunu;Bununla beraber müşterilerden talepler gelmeye devam ettiğini ve müvekkili banka nezdinde gerekli incelemeler yapıldığını, anılan nedenle yukarıda bahsi geçen tutarın artma ihtimalinin bulunduğunu, bu hususun dahi olayın önemine, vahametine ve hızlı bir şekilde gerekli aksiyon alınması gerekliliğine işaret ettiğini, Yerel mahkemeye başvurunun da tam da bu gereklilik üzerine yapıldığını, ancak İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce söz konusu muaccel borcun varlığını kanıtlayan tüm delil ve kayıtlar, borç kayıtları gösterir dökümler mevcut ve dosyaya sunulmuşken göz ardı edildiğini, sadece yaklaşık ispat bulunamadığı bahsiyle ihtiyati haciz talebinin reddedildiğini, alacağından ve haklılığından emin olan müvekkili bankanın, Yerel Mahkeme'nin uygun gördüğü oranda teminat yatırmaya hazır olduğunu da açıkça beyan ettiğini ancak yine de ihtiyati haciz taleplerinin reddolunduğunu beyanla İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 04/09/2025 tarihli, 2025/2386 D.İş ve 2025/2528 sayılı kararının istinaf incelemesi ile kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda davalı borçlu aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep, imzalanan üye işyeri sözleşmesi uyarınca karşı tarafın yaptığı işlemler hakkında kart hamili müşterilerden gelen şikayetler üzerine, şüpheli işlem bedellerinin müşterilere iade edildiği, karşı tarafın bu bedellerden sorumlu ve mal kaçırma şüphesi içerisinde olduğundan bahisle iade edilen bedeller yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesi talebine ilişkin olup, Mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İİK'nın 257/1. maddesi uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.İİK'nın 258. maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüsüdür. Somut talepte; talep eden banka tarafından, karşı taraf ile imzalanmış olan üye işyeri sözleşmesi, karşı tarafa gönderilmiş olan ve sözleşmenin feshedildiği ve ödeme ihtarını içerir ihtarname, müşterilere iade edilen bedellere ilişkin olduğu iddia edilen dekontlar ve yapılan işlemlerin gösterildiği listelerin dosyaya ibraz edildiği, sunulan dekontlardan havale edilen bedellerin kime ve ne sebeple gönderildiğinin anlaşılamadığı, kart hamili müşterilerden kendi bankalarına gelen şikayetler, bu bankalar tarafından talep eden bankaya gönderilen talepler, talep eden banka tarafından karşı taraftan her bir işlem ile ilgili talep edilen açıklamaya dair herhangi bir belge ve karşı tarafın kaçma veya mal kaçırma şüphesi içerisinde olduğuna dair bir delil sunulmadığı, bu itibarla sunulan delillerden, talep edenin şüpheli işlem olduğunu iddia ettiği işlemlerin mahiyeti, her bir işlem nedeniyle ilgilisine iade yapılıp yapılmadığı ve alacağın varlığı ile miktarının yaklaşık olarak dahi ispat edilemediği, bu tespitlerin ancak açılmış bir dava içerisinde banka kayıtları ile karşı tarafın ticari kayıt ve belgeleri üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmak suretiyle yapılabileceği anlaşıldığından Mahkemece şartları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun, talep eden vekilinin istinaf başvurusu ise haksız bulunarak, kararda kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, ihtiyati haciz talep edenin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati haciz talep edenin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 20/11/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.