Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/2056 E. 2025/1994 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/2056
Karar No
2025/1994
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2025/2056 Esas

KARAR NO : 2025/1994 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)

NUMARASI : 2014/679 Esas - 2025/310 Karar

TARİHİ: 25/04/2025

DAVA: Tazminat

KARAR TARİHİ: 27/11/2025

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirkete ait olup Türkiye limanları ile İtalya'nın ... limanı arasında ... taşımacılığı yapan ... gemisi 02.02.2008 tarihinde Pendik Limanından İtalya'nın Trieste limanına seyir halinde iken 06.02.2008 tarihinde Adriyatik denizinde içinde bulunan müvekkili şirkete ait ... - ... plakalı çekici ve dorse ve dorselerde bulunan yükler, gemide bulunan muhtelif şirketlere ait çekici ve dorseler ile birlikte gemide çıkan yangın sonucu tamamen yandığını ve zayi olduğunu, gemide meydana gelen olay sonrasında gemi mürettebatı ve araç sürücüleri gemiyi terk etmeye muvaffak olduğunu ve gemiden yapılan çağrı üzerine o bölgede bulunan ve seyir halinde olan İCARUS PALANCE adlı Yunanistan bandıralı feribot tarafından kurtarıldığını, kazaya müteakip gerek Venedik Limanı Sahil Güvenlik Birimi tarafından toplanan belgeler ve gerekse geminin çekilerek getirildiği ... Liman makamlarının derlediği belgeler ve bilgiler gemide yanan müvekkiline araç ve yüklerin zayiinden tamamen gemi ve gemi sahibinin sorumlu olduğunu ortaya koyduğunu, müvekkili şirketin yanan ... gemisinde 41.000 Euro değerinde ... plakalı çekicisi, 35.000 Euro değerinde ... plakalı dorse ile dorsede bulunan yükler yanarak zayi olduğunu, yanan araçlar kasko sigortalı olduklarından hasar nedeni ile uğranılan kayıp kasko sigortasından tahsil edilmiş olduğundan bu konuda bir taleplerinin bulunmamakla birlikte, bu yangın sebebi ile müvekkili şirketin günlük 100 Euro hesabı ile dava tarihine kadar 30.000 Euro navlun ve kar kaybı, 2.200 Euro araçlarda bulunan ekipman ve şoförün zati eşyaları ile araçta bulunan yakıt ve 29090 Euro bu sefere ait olup tahsil edilemeyen navlun olmak üzere toplam yük hariç davalıdan tahsili istenilen 35.100 Euro bir kaybı zararı bulunduğunu beyanla Mahkemece tespit edilecek hususlar sonucunda davanın haklılığının tespiti ile bu deniz sergüzeşti sonucu doğan zararların davalıdan tahsili ile yangın hadisesinin meydana geldiği 06.02.2008 tarihinden itibaren alacağa bankalarca uygulanan en yüksek Euro faizi uygulanmasına ve mahkeme masrafları ile avukatlık ücretlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ...İşletmeleri A. Ş.'ne ait “...” isimli ... gemisi, Pendik (İstanbul-Türkiye) / Trieste (İtalya) seferini gerçekleştirmek üzere 03.02.2008 tarihinde Pendik Limanı'ndan hareket ettiğini, 06.02.2008 tarihinde saat 05.30 civarında geminin varma limanına ulaşmasına üç saat kala ana güvertede başlayan yangın 10-15 dakikalık bir süre içinde tüm gemiyi sardığını ve geminin içindeki yüklerle birlikte yanarak tamamen zayi olmasına neden olduğunu, müvekkili şirketin başlangıçtaki elverişsizlikten kaynaklanmayan yangından ileri gelen dava konusu zarardan TTK m. 1062 / II hükmü uyarınca mutlak şekilde sorumsuz olduğunu, müvekkili şirketin bir an için herhangi bir sebeple iddia edilen zarardan sorumlu tutulabileceği düşünülse dahi, bu durumda müvekkilinin tazmin borcu hakkında 1976 Londra Konvansiyonu uygulanması gerektiğini, 1976 Londra Konvansiyonu'nun 6. maddesinin 1. Paragrafının b) bendi uyarınca hesaplanacak meblağ ile sınırlı olduğunu, Londra Konvansiyonu'nun 6. maddesinin 1. paragrafı uyarınca müvekkili donatanın tazmin borcu 3.907.800.- Hesap Birimi (Özel Çekme Hakkı - ÖÇH / Special Drawing Rights - SDR) ile sınırlı olduğunu, olay tarihi itibarı ile Özel Çekme Hakkı kuru ile hesaplanırsa müvekkili şirketin davacı vekilinin iddia ettiği zarar dahil gemideki tüm araç ve yüklerin yanmasından ileri gelen zararların tamamı için ödeyeceği tazminatın üst sınırı, 1 SDR = 1.8761 YTL, 3.907.800.- SDR x 1.8761 = 7.331.423,58 YTL olduğunu, taşıma konusu konişmentonun arka yüzünde yer alan 19.maddedeki parça başına sorumluluk kuralı gereğince ünite veya birim başına taşıyanın sorumluğunun 100.00 TL (eski birim) ile sınırlandığını, davanın dava miktarı ve talebinin fahiş olduğunu beyanla davanın reddine, TTK 1062/2’deki savunmaları kabul görmemesi halinde (kabul anlamında olmamak üzere) 1976 tarihli Londra Konvansiyonu hükümlerine göre Sınırlama Fonu tesis edilerek, hükme bağlanacak alacakların fondan tahsiline, mahkeme masrafı ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkemesi 25/04/2025 tarih ve 2014/679 Esas - 2025/310 Karar sayılı kararında;"..........Böylelikle bekletici mesele yapılan dosyada Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı son bozma ilamı ile, eldeki dosyaya konu olan ... isimli ... gemisinde meydana gelen yangın olayında gemi donatanının "sorumlu olmadığına" karar verilmiş olduğundan, aynı yangından kaynaklanan zararların tahsili için davalı gemi donatanı hakkında açılan iş bu davanın anılan Yargıtay ilamı doğrultusunda reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile, ''1-Davanın REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili (katılma yoluyla ) tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dairemizin 30/09/2025 tarih ve 2025/1680 Esas - 2025/1527 Karar sayılı geri çevirme kararımız ile;''.....Dairemizce yapılan incelemede, istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... tarafından yatırılması gereken 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ve 615,40 TL istinaf karar harcının yatırılmadığı anlaşılmakla;İlk Derece Mahkemesince HMK'nın 344. maddesi gereğince, davalı ... vekiline eksik kalan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ve 615,40 TL istinaf karar harcını tamamlaması için kesin süreli muhtıra çıkartılması ve HMK'nın 344. maddesi gereğince davalı ... vekiline verilecek kesin süreye rağmen harcın yatırılmaması halinde istinaf başvurusunun yapılmamış sayılması yönünde ek karar verilerek davalı ... vekiline tebliğ edilmesi ve bu karara karşı da davalı ... vekilinin istinaf kanun yoluna başvurma hakkı olduğu hususu dikkate alınarak istinaf sürelerinin beklenmesi, verilecek ek kararın istinaf edilmesi halinde, ek karara yönelik istinaf harç ve giderleri de yatırıldıktan sonra davacı vekilinin de istinaf başvurusu bulunduğundan her halükarda yeniden Dairemize gönderilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.'' gerekçesi ile ilk derece mahkemesi dosyasının mahkemesine geri çevrilmesine, karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi 03/11/2025 tarih ve 2014/679 Esas - 2025/310 Karar sayılı ek kararı ile;''......Davalı vekiline mahkememizce 09/10/2025 tarihli Muhtıra ile; 1.683,10.-TL İstinaf kanun yoluna başvuru harcı, 615,40.-TL İstinaf karar harcı ve 500,00.-TL gider avansının bir haftalık kesin sürede yatırılması aksi taktirde Katılma yolu ile İstinaf talebinden vazgeçmiş sayılacağına dair muhtıra 19/10/2025 tarihinde tebliğ edilmesine karşın harç ve gider avansı yatırılmamıştır.Davalı ... DENİZCİLİK VE TAŞIMACILIK AŞ vekili tarafından verilen 31/10/2025 tarihli dilekçe ile, istinafa cevap dilekçesinde belirtilen maktu vekalet ücretinin nispi olarak hesaplanması gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen bunun istinaf başvurusu niteliğinde olmayıp, sayın mahkemenin kararının bu yönde istinaf edilmediği, aksinin düşünülmesi halinde ise istinaf taleplerinden feragat ettiklerini , dosyanın istinaf incelemesi amacıyla İstanbul Bölge Adliye mahkemesine gönderilmesini talep ettiği görülmüştür.'' Gerekçesi ile;

''Davalı ... DENİZCİLİK VE TAŞIMACILIK AŞ vekili tarafından istinaf harçları ve gider avansı verilen süreye rağmen yatırılmadığından HMK.nun 344/1 (H.U.M.K. Nun 434/3) maddesi gereğince istinaf talebinden vazgeçmiş sayılmasına, '' karar verilmiş, ek kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmediği anlaşılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı şirkete ait ... isimli ... gemisi, 02.02.2008 tarihinde Pendik Limanı’ndan hareketle İtalya’nın Trieste Limanı’na seyir halindeyken, 06.02.2008 tarihinde Adriyatik Denizi’nde çıkan yangın sonucu gemide bulunan çok sayıda araçla birlikte müvekkil şirkete ait ... plakalı çekici ve ... plakalı dorse, dorsede bulunan yüklerle birlikte tamamen yanarak zayi olduğunu, gemi mürettebatı ve araç sürücülerinin gemiden yapılan yardım çağrısı üzerine ... isimli Yunan bandıralı feribot ile kurtarıldığını, olay sonrası hem Venedik Sahil Güvenlik Birimi hem de Trieste Liman Makamlarınca hazırlanan rapor ve belgelerin yangının gemiden kaynaklandığını ve gemi sahibinin sorumluluğunu açıkça ortaya koyduğunu, yanan araçlar kasko sigortası kapsamında değerlendirildiğinden bu araçlara ilişkin herhangi bir talepten feragat edilmiş olduğunu, ancak bu olay nedeniyle müvekkil şirketin;-30.000 Euro navlun ve kar kaybı (günlük 100 Euro üzerinden),-2.200 Euro araç içi ekipman, şoför zati eşyaları ve yakıt bedeli,-2.900 Euro tahsil edilemeyen sefere ait navlun olmak üzere toplam 35.100 Euro zararının söz konusu olduğunu, Müvekkil tarafından yerel mahkeme nezdinde açılan tazminat davasının hatalı değerlendirme ve mevcut delillerin gereği gibi dikkate alınmaması nedeniyle reddedildiğini, oysa yukarıda izah edilen maddi vakıalar ve resmi belgelerin olayın tüm sorumluluğunun davalı şirkete ait olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, ancak yerel mahkemece olaydaki sorumluluğun hatalı değerlendirildiğini, bilirkişi raporlarının eksik ve yetersiz olduğunu, yabancı liman otoritelerinden alınan belgelerin gereği gibi dikkate alınmadığı ve olayın tüm sorumluluğunun gemi sahibine ait olduğu hususunun göz ardı edilmesi nedeniyle davada haksız bir ret kararı verildiğini, bu nedenle yerel mahkeme kararının hukuka ve maddi gerçeğe açıkça aykırı olması nedeniyle kaldırılması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; davalının maliki/donatanı olduğu ... isimli ... gemisi ile davacıya ait ... - ... plakalı çekici ve dorsenin yüklü olarak İstanbul'dan Trieste/ İtalya'ya gitmek üzere sefer yaptığı sırada Hırvatistan açıklarında gemide çıkan yangında, davacıya ait ... - ... plakalı çekici, dorse ve dorselerde bulunan yüklerin yanarak zayi olması nedeniyle, zararın tazmini istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili (katılma yoluyla ) tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dairemizin 30/09/2025 tarih ve 2025/1680 Esas - 2025/1527 Karar sayılı geri çevirme kararımız ile;''..... İstinaf kanun yoluna başvuran davalı ... tarafından yatırılması gereken 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ve 615,40 TL istinaf karar harcının yatırılmadığı,''gerekçesi ile ilk derece mahkemesi dosyasının mahkemesine geri çevrilmesine, karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi 03/11/2025 tarih ve 2014/679 Esas - 2025/310 Karar sayılı ek kararı ile;''......Davalı vekiline mahkemece 09/10/2025 tarihli Muhtıra ile; 1.683,10.-TL İstinaf kanun yoluna başvuru harcı, 615,40.-TL İstinaf karar harcı ve 500,00.-TL gider avansının bir haftalık kesin sürede yatırılması aksi taktirde Katılma yolu ile İstinaf talebinden vazgeçmiş sayılacağına dair muhtıra 19/10/2025 tarihinde tebliğ edilmesine karşın harç ve gider avansı yatırılmadığı,'' Gerekçesi ile;''Davalı ... Denizcilik Ve Taşımacılık A.Ş. vekili tarafından istinaf harçları ve gider avansı verilen süreye rağmen yatırılmadığından HMK.nun 344/1 (H.U.M.K. Nun 434/3) maddesi gereğince istinaf talebinden vazgeçmiş sayılmasına,'' karar verilmiş, ek kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmediği anlaşılmıştır.

İlk derece mahkemesince verilen ek karar davalı vekili tarafından istinaf edilmediğinden dairemizce davacı tarafın istinaf başvurucu incelenmiştir.Davacı taraf, davalıya ait ... isimli ... gemisinde Hırvatistan açıklarında çıkan yangın sonucu, gemiye yüklenen ... - ... plakalı çekici ve dorse de dâhil olmak üzere gemide bulunan bütün araçlar ve cihazların tamamen zayi olduğunu, hasar bedelinin davalıdan tazmin edilmesini talep etmiştir.Mahkeme gerekçesinde belirtilen Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 23.02.2023 tarih ve 2021/4620 Esas -2023/1074 Karar Sayılı İlamında;".... Tüm dosya kapsamı uyarınca dava konusu geminin yapısı, teknik donanımı, yangın algılama ve söndürme donanımı bakımından ulusal ve uluslararası normlara uygun olduğu, gemi adamlarının gemide çıkabilecek yangın konusunda eğitildikleri, tatbikatlarını yaptıkları, bu konuda gerekli ve yeterli belgelere sahip oldukları, yangın olayının denizde karşılaşılabilecek en tehlikeli olay olarak kabul edilmesi gerektiği, gemi personelinin yangının çok hızlı ve kısa bir süre içerisinde yayılması ve büyümesi sonucu yangına müdahalede yetersiz kalmasının can korkusu ve panik duygusu gibi tamamen insani sebeplerle geliştiği, bu durumun geminin yolculuğun başında yola elverişsizliği sonucunu doğurmayacağı ayrıca aynı yangın olayı nedeniyle yanan treylerle ilgili olarak görülüp sonuçlandırılan ve davalıyı sorumlu tutan Landshut Eyalet Mahkemesinin (2.Ticaret Mahkemesi) ve temyizi inceleyen Münih Eyalet Yüksek Mahkemesinin kararına karşı karar düzeltme istemini inceleyen Federal Eyalet Mahkemesinin 15.12.2011 tarih IZR 12/11 sayılı kararında da dava konusu gemide çıkan yangın riskinin, sadece açık denizdeki bir geminin başına gelebilecek bir riske dönüştüğü, taşıyıcının mallarda yangın sebebiyle meydana gelen zarar ve ziyadan, kendi kastı ve ihmali yoksa sorumlu olmayacağı, davalı taşıyıcının kasıt veya ihmali ile ilgili maddi delil bulunmadığı, bu sebeple taşıyıcının sorumluluktan kurtulabildiği, davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile davanın tamamen reddedilmesi gerektiği sonucuna varıldığı da değerlendirildiğinde bir bütün olarak davalının meydana gelen zarardan sorumlu olmadığına karar vermek gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş kararın davalı yararına bozulması gerektiği,'' gerekçesi ile Mahkeme kararının BOZULMASINA, karar verildiği, dosya Yargıtay'dan döndükten sonra dosya aynı mahkemenin 2024/215 Esas sırasına kaydedilip Yargıtay 11 HD.nin bozma ilamından sonra yapılan yargılamada mahkemece Yargıtay Bozma İlamına uyularak, Bozma ilamında açıklanan gerekçelerle 03/07/2024 Tarih ve 2024/215 Esas - 2024/294 Karar sayılı kararı ile ; Davanın reddine karar verildiği, verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08.07.2025 tarih ve 2024/5455 Esas - 2025/4965 Karar sayılı kararı ile; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, karar verildiği, dairemizce uyap sisteminden yapılan inceleme sonucu anlaşılmıştır.Somut olayda, 06.02.2008 tarihinde Pendik-İstanbul Limanı'ndan, İtalya-Trieste Limanı'na hareket eden davalıya ait ... isimli gemide Hırvatistan açıklarında çıkan yangın sonucu, gemi ile birlikte yüklü vaziyette olan davacıya ait ... - ... plakalı çekici, dorse ve dorselerde bulunan yüklerin yanarak zayi olduğu, davalının meydana gelen yangından ve zarardan sorumlu olmadığı mahkemece bekletici mesele yapılan dosyadan verilen karara ilişkin Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08.07.2025 tarih ve 2024/5455 Esas - 2025/4965 Karar sayılı onama kararı ile de tespit edildiği, Yargıtay 11 HD. Nin ilamındaki tespitlere göre mahkemece davanın reddi yönünde hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin aksi yöndeki bütün istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 27/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/2056, K. 2025/1994, T. 25.04.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-2056-e-2025-1994-k-899d658b7d2f