Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1705 E. 2025/1956 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1705
Karar No
2025/1956
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/1705 Esas 2025/1956 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/1705 KARAR NO : 2025/1956

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/07/2025 NUMARASI : 2024/929 Esas 2025/550 Karar

DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 27/12/2024 KARAR TARİHİ : 30/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/12/2025

Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Kıbrıs Gazisi olup 2943 sayılı yasanın geçici 3. maddesine göre 1. ve 2. Kıbrıs Barış Harekatına katılanlara tazminat ödenmesine karar verildiğini ve müvekkiline 197740TL (eski türk lirası) ödenmesine karar verildiğini, 01/12/1983 tarihli ödeme emrinde bu hususun belirtildiğini, ancak ödeminin müvekkilinin hesabına yatırılmadığını, taraflarınca yapılan araştırmada ödemenin İstanlbul/Nişantaşı davalı banka şubesinde başka bir hesaba yatırıldığını, daha sonra davalı bankaya yazılı başvuru yaptıklarını, ancak banka tarafından olumlu bir yanıt verilmediğini, arabuluculuğa başvuru yaptıklarını ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile , davalılardan sebepsiz zenginleşmeden doğan şimdilik 1.000 TL lik maddi ve 50.000 TL'lik manevi tazminatın bankalarca işletilecek en yüksek mevduat faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetki, husumet yokluğu ve zaman aşımı yönünden reddi gerektiğini, davacı tarafın müvekkil nezdinde ilgili dönemde açılmış bir hesabı bulunmadığını, dava dilekçesi ekinde yer alan Emekli Sandığı tarafından düzenlendiği anlaşılan ödeme emrinin müvekkil banka ile ilişkilendirilmesinin hiçbir şekilde mümkün olmadığını, ispatlanamayan davanın reddinin gerektiğini belirterek, davanın tüm talepler açısından reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı tarafça davacının Kıbrıs Gazisi olması sebebiyle ödenmesi gereken tazminatın davacının hesabına yatırılması gerekirken başka birinin hesabın yatırılması sebebiyle sebepsiz zenginleşmeden dolayı maddi ve manevi tazminat talep edildiği, davalı tarafça davanın reddinin savunulduğu ve süresi içerisinde zaman aşımı itirazında bulunulduğu, dosya kapsamındaki belgelere göre davacı tarafça 27 Haziran 1984 tarihinde Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü'ne hitaben yazılmış dilekçe ile 2943 sayılı Yasanın Geçici 3. maddesine göre 1. ve 2. Kıbrıs Barış Harekatına katılanlara tazminat ödenmesine dair başvuruda bulunulduğu,19/07/1984 tarihinde ilgili kurum tarafından ödeme emri düzenlendiği, ödeme emrinin düzenlendiği tarih ile dava tarihi arasında TBK 82.maddesinde düzenlenen 10 yıllık zaman aşımı süresinin geçtiği anlaşıldığından davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin o yıllarda tazminata hak kazandığını düşünmediği, arkadaşlarından daha sonra ödemeler yapıldığını duyduğunu, bunun üzerine bankalardan araştırma yaptığını ve tazminata hak kazandığını ancak kendisine ödeme yapılmadığını, tazminatın başka bir hesaba aktarıldığını öğrendiğini, yerel mahkeme kararında bahsedildiği gibi davacının ilgili paranın varlığını başvuru tarihinde öğrenmediğini aradan uzun zaman geçtikten sonra öğrendiğini, bu nedenle mahkemece davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; sebepsiz zenginleşme nedeniyle maddi manevi tazminat istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamında yer alan, SGK'nın 11/01/2025 tarih, 814 sayılı cevabi yazısı ve ekleri incelendiğinde, davacı tarafın 26/06/1984 tarihinde Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü'ne başvurarak, Kıbrıs birinci ve ikinci barış harekatına katıldığını, yeni çıkan kanundan yararlanmak istediğini, kendi adına ödenek tazminatın bir an önce ödenmesi talepli dilekçe sunduğu, ilgili dilekçenin 27/06/1984 tarihinde kurumun KT/031814-155335 numaraları ile kurumca kaşelenerek işleme alındığı, Türkiye Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce"Tah:5/KT031814 - Sayın ..." hitaplı belge ile "11/11/1983 tarih ve 18218 sayılı resmi gazete de yayımlanarak yürürlüğe giren 09/11/1983 tarih ve 2943 sayılı Kanun gereğince tarafınıza tazminat ödenebilmesi için, bu dilekçenizi içeren bir dilekçeyle beraber bağlı bulunduğunuz nüfus idaresine müracaatla alacağınız vukuatlı nüfus örneğini Sandığımıza göndermenizi rica ederiz. " davacıya bilgi verildiği, davacı tarafça 08/06/1984 tarihli Sosyal Sigortalar Kurumu için vukuatlı "Nüfus Kayıt Örneği" başlıklı belgeyi kuruma ibraz ettiği görülmüştür. Yine dosya içerisinde yer alan, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı'nın 19/07/1984 tarihli "2943 Sayılı Yasanın Geçici 3. maddesine Göre 1 ve 2. Kıbrıs Barış Harekatına Katılanlara Ödenen Tazminata Ait Ödeme Emri" başlıklı belge incelendiğinde, ödeyecek bankanın ... Bankası, Keçiören-Ankara hak sahibinin ... olduğu,ödeme emrinin alt kısmında " Yukarıda yazılı tazminat muhabirimize havale edilmiş, kurumunu fatura gönderilmiş ve ilgili yer bildirimde bulunulmuştur." şeklinde şerhin bulunduğu anlaşılmıştır. Davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığının tespiti için öncelikle alacağı doğuran hukuki sebebin tam ve doğru olarak tespit edilmesi gerekmektedir. Zira; bir davada ileri sürülen olguları kanıtlamak taraflara, bu olgulara dayalı olarak uyuşmazlığı nitelemek, uygulanacak yasa maddelerini arayıp bulmak ve doğru olarak uygulamak doğrudan hakime ait bir görevidir. (HMK 33. madde) Sebepsiz zenginleşmenin borç doğurmasının nedeni, kişinin iradesi dışında malvarlığında bir eksilmenin meydana gelmesidir. Taraflar arasında malvarlıklarının değişimi bir sözleşmeye dayanır ise sebepsiz zenginleşmeden söz edilemez. Davacı yanın dayandığı ödeme emrinde ilgili paranın davacı adına bankada açılan hesaba yatırıldığına ilişkin bir belirleme olmadığı gibi, davacı tarafça da davalı banka ile aralarında bu tazminatın ödenmesine ilişkin bir hesap açıldığını/ hesap bilgilerini gösterir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı görülmüştür. Bu durumda, somut olayda taraflar arasında sözleşme ilişkisinden bahsetmek olanaklı değildir. Sebepsiz zenginleşme alacaklıya ikinci derecede (tali nitelikte) bir dava hakkı temin eder. Malvarlığındaki azalmanın başka asli nitelikteki davalarla önlenmesi mümkün ise, sebepsiz zenginleşme davası gündeme gelmez. Bunun bir sonucu olarak da, miras hukukundan veya sözleşmeden doğan bir hukuki ilişkinin bulunduğu hallerde tarafların sebepsiz zenginleşmeye dayanan bir talepte bulunması olanaklı değildir. (HGK 13.06.2007 tarih, 2007/18-330 E.; 2007/350 K.; 17.02.2010 tarih, 2010/13-93 E.; 2010/88 K.) 6098 sayılı TBK 82.maddesinde "Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesi ile zamanaşımına uğrar" düzenlemesine yer verilmiştir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafça almaya hak kazandığı Kıbrıs birinci ve ikinci barış harekatına katılanlara ödenecek tazminatın davalı bankaca davacıya ödenmemesi nedeniyle davacının iradesi dışında malvarlığında bir eksilmenin meydana geldiğinin ileri sürüldüğü, iddianın ileri sürülüş şekline göre davacının talebinin sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayandığı, TBK'nun 82. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkının, hak sahibinin zenginleşmeyi ( tazminatı) isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve herhalde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yıl geçmesi ile zaman aşımına uğrayacağı, davacı tarafça 26/06/1984 tarihinde kuruma başvurarak kurum tarafından istenilen vukuatlı nüfus örneğini de temin ettiği dikkate alındığında, mahkemece on yıllık zaman aşımı süresinin geçtiği kanaatine varılarak davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Tüm bu nedenlerle, ilk derece mahkemesinin davanın zaman aşımı nedeniyle reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/12/2025

Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/1705, K. 2025/1956, T. 30.12.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1705-e-2025-1956-k-56d28f2eed5b