Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1680 E. 2025/1680 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1680
Karar No
2025/1680
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1680 KARAR NO : 2025/1680 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ: 14/10/2025 NUMARASI : 2025/978 Esas (Derdest) İDAVA: Tespit İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/11/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; “Instagram Fenomeni” olan davalı tarafça müvekkilinin ticari itibarını zedelemek amacıyla ve art niyetli olarak adeta bir kampanya başlatıldığını, davalı tarafın birçok kişiyi müvekkil şirkete karşı adeta nefrete sürükleyerek haksız rekabet eylemleri gerçekleştirdiğini, davalı tarafın müvekkilden ürün satın aldığını, sonrasında üründe hata olduğu müvekkiline bildirilmesinin ardından müvekkil tarafından hataların giderildiğini, değişim gerektirmeyecek düzeyde bulunan hatalar müvekkil tarafından giderildikten sonra davacı bu defa değişim talep etmeye başlandığını, değişim talebi yerinde görülmediğinde ise 300.000 kişiden fazla takip edilen ve yukarıda alıntılanan hesabında müvekkil şirketi karalamaya yönelik, insanları müvekkil şirkete karşı nefret söylemlerine tahrik ettirir şekilde paylaşımlar yapmaya; insanları müvekkil şirkete karşı paylaşımlar yaparak kötülemek amacıyla organize etmeye başladığını, dosyaya sunulu mesajlaşmalardan da görüleceği üzere, değişim isteği kabul edilmeyen davalının bu sefer müvekkilini tehdit etmeye başladığını, davacının sosyal medya paylaşımları ve insanları müvekkile karşı kışkırtması, Sonrasında ise “https://www..../.../” adresinde müvekkil şirket aleyhinde kötü yorumlara başladığını, müvekkili şirkete kötü yorum yapılması, güvenilirliğinin düşürülmesi için sosyal medya hesabındaki kişileri örgütlemiş ve müvekkile karşı adeta bir saldırı başlattığını, davalının paylaşımları öncesinde müvekkil şirket hakkında neredeyse hiçbir kötü yorum yokken davalının paylaşımları sonrasında birçok kişi adeta emir almışcasına müvekkilin sosyal medya hesaplarına saldırmaya başlamış; bazı hesaplardan müvekkil şirket yetkililerine hakaretler dahi edildiğini, tüm kötüleme ve saldırıların davalının paylaşımlarından sonra ve kısa bir süre içinde yapılması davalının müvekkil firmayı kötüleyerek haksız rekabet oluşturma ve müvekkile zarar verme kastıyla hareket ettiğini; davalının söylemlerine inanan bazı kişiler ile potansiyel müşterilerin de davalının söylemlerine uyarak müvekkilden alışveriş yapmaktan vazgeçtiklerini ve tüm bunların sebebinin ise davalının kışkırtması ve haksız eylemleri olduğunu, davalının tüm haksız rekabet eylemlerine halen devam etmekte, her an yeni fotoğraflar, videolar, gönderiler paylaşarak haksız rekabet eylemlerini artırmakta ve her geçen an müvekkile zarar verdiğini, bu sebeple, davalının haksız rekabet oluşturan eylemlerinin tedbiren durdurulmasına; müvekkil şirket ve şirket yöneticileri hakkında herhangi bir paylaşım yapmasının tedbiren yasaklanmasına karar verilmesini, davalı taraf, müvekkil tarafından yapılan ve kabul ettiği onarım işlemini hiç yapılmamış gibi anlatarak ve onarım öncesi videoyu sosyal medya hesaplarında paylaşmış ve müvekkili ilgisiz satıcı olarak göstermiş; sahip olduğu sosyal medya gücünü sayesinde, müvekkile karşı karalama kampanyası başlatarak kendisini takip eden kişileri müvekkili kötülemek için kışkırtmış ve azmetmiş; bu sebeple birçok müşteri alışveriş yapmayacağını beyan ettiği gibi birtakım müşterilerce “dolandırıcı” şeklinde yorumlar yapıldığını, davalı tarafça müvekkil şirket yetkililerine yönelik hakaret ve tehdit söylemlerinde bulunulduğunu, iddia ettiği hakkını adli makamlar aracılığı ile aramak yerine sosyal medya üzerinden ihkak-ı hak arayışına girmiş, olduğu yukarıda yer alan tüm açıklamalarımız ile sabit olup, davalı tüm karalama ve haksız rekabet eylemlerine halen devam ettiğini, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile; davalı tarafından gerçekleştirilen haksız rekabet eylemlerinin tedbiren durdurulmasını, davanın kabulü ile davalı tarafından müvekkil şirkete karşı gerçekleştirilen haksız rekabet ve kişilik haklarına saldırı oluşturan eylemlerin durdurulmasına, kaldırılmasına, önlenmesine ve engellenmesine bu kapsamda, https://www..../.../ adresi başta olmak üzere, müvekkil hakkındaki tüm paylaşımların kaldırılmasına; müvekkil hakkında yeni bir paylaşım yapmasının yasaklanmasına, müvekkiline karşı haksız rekabet ve kişilik haklarına saldırı eylemlerinin gerçekleştirildiği https://www...com/.../ URL adresli hesabında özür metni paylaşılmasına, kararın, masrafları davalıya yükletilerek kararın en yüksek tirajlı ulusal gazetede ve bu gazetenin internet sayfasında ve davalıya ait https://www...com/.../ URL adresli hesabında yayınlanmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Dava dilekçesi ile, davalının https://www...com/ stories/highlights/.../ adresi başta olmak üzere, müvekkil hakkındaki tüm paylaşımların kaldırılmasına; müvekkil hakkında yeni bir paylaşım yapmasının yasaklanmasına, müvekkiline karşı haksız rekabet ve kişilik haklarına saldırı eylemlerinin gerçekleştirildiği https://www...com/.../ URL adresli hesabında özür metni paylaşılmasına, kararın, masrafları davalıya yükletilerek kararın en yüksek tirajlı ulusal gazetede ve bu gazetenin internet sayfasında ve davalıya ait https://www...com/.../ URL adresli hesabında yayınlanmasını talep etmiş ise de; uyuşmazlığın esasını çözer mahiyette tedbir kararı verilemeyeceğinden ihtiyati tedbir talebinin reddine,"karar verilmiştir. Bu karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: davalının iş bu davanın açılmasını karalama kampanyasına dönüştürdüğünü, Tüketici hakem heyetine başvuru için avukat zorunluluğu olmadığını, hakem heyetlerine basit bir form doldurmak suretiyle başvurulabildiğini ve ülkemizde her gün binlerce kişinin hakem heyetlerine başvuru yaptığının izahtan vareste olduğunu, buna rağmen davalının “Avukatlarıma 100.000,00 TL ödedim, insanlar bu parayı vermemek için korkup dava açamıyorlar.” gibi gerçeğe ve mantığa aykırı açıklamalarla adeta kendisini “kahraman” gibi göstererek davacıyı kötüleme çabasında olduğunu, tüketici hakem heyetine başvurunun ücretsiz olduğunu ve vekille temsil zorunluluğunun da bulunmadığını, davalı tarafın davacıya karşı birçok gerçek olmayan beyanlarla karalama kampanyası yaptığını, karalamaların halen devam ettiğini, bu sebeple de tedbir kararı verilmesinin hukuki bir zorunluluk olduğunu, davalının; yanlış, yanıltıcı ve gereksiz yere incitici açıklamalarda bulunarak haksız rekabet eylemini gerçekleştirdiğini beyanla, ilk derece mahkemesinin usul ve yasaya aykırı kararının kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava, haksız rekabetin tespiti ve meni istemiyle açılan davada, haksız rekabetin durdurulması yönünde ihtiyati tebdir kararı verilmesi istemine ilişkindir.TTK’nun 61/1 maddesi “Dava açma hakkını haiz bulunan kimsenin talebi üzerine mahkeme, mevcut durumun olduğu gibi korunmasına, 56 ncı maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde öngörüldüğü gibi haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, haksız rekabetin önlenmesine ve yanlış veya yanıltıcı beyanların düzeltilmesine ve diğer tedbirlere, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ihtiyati tedbir hakkındaki hükümlerine göre karar verebilir.”6100 Sayılı HMK 389 /(2) Maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. "Ayn yasanını 390 Maddesi "tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." hükümlerini içermektedir.Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki; genelde geçici hukuki korumalara, karar verilirken haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.Yaklaşık ispat ölçüsünde haklılığının bulunması halinde muaccel bir para alacağının yönünden ihtiyati haciz, uyuşmazlık konusu hakkında da HMK 389 maddesi uyarınca İhtiyati tedbir kararı verilebilecektir.Kural olarak hüküm sonucu ele edecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemez ise de talep edenin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi durumunda TTK 61. maddesinde düzenlenen tedbirlere hükmedilebilecektir.Somut olayda davacı şirket yönünden davalının davacı hakkında yaptığı sosyal medya paylaşımının haksız rekabet teşkil edip etmediği yapılacak tahkikat neticesinde davalıların savunmaları değerlendirildikten ve taraf delilleri toplandıktan sonra belirlenecektir. Buna göre dosyanın geldiği aşama itibarı ile ibraz edilen deliller, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gerekli olan yaklaşık ispata elverişli değildir. Bu durumda yasal koşulları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda istinaf nedenleri yerinde görülmeyen ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf karar harcı başlangıçta peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati tedbir talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi 19/11/2025

.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/1680, K. 2025/1680, T. 14.10.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1680-e-2025-1680-k-1419d59b5436