Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1540 E. 2025/1623 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1540
- Karar No
- 2025/1623
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1540 Esas
KARAR NO : 2025/1623 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/318 Esas - 2025/552 Karar
TARİHİ: 03/07/2025
DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 09/10/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...'ın 296361722 numaralı, 11/05/2021 tanzim, 10/05/2021 - 09/07/2021 vade tarihli Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile müvekkili ... Sigorta A.Ş.'nin sigortalısı olduğunu, sigortalı ...'ın ... İç ve Dış Tic. Danışmanlık firması, ... Co. Limited firmasından 08.05.2021 tarihli ve ... numaralı mal faturası kapsamında ... teslim şartı ile brüt 187000 kgs., net: 175000 kgs 304 L "Kalite Paslanmaz Dikişsiz Çelik Çekme Boru" emtiası satın alındığını, emtianın Çin'den Türkiye'ye nakliyesi için ... ... Taşımacılık A.Ş. firması ile anlaşıldığını, konu sevkiyata ilişkin 24.05.2021 tarihli ... numaralı konşimento, 16.08.2021 tarih ve 21410500IM090896 numaralı gümrük beyannamesi, 22.06.2021 tarih ve ... numaralı menşe şehadetnamesi, 04.06.2021 tarih ve ... numaralı navlun faturası düzenlendiğini, navlun sözleşmesi dolayısıyla konşimentolar düzenlendiğini, taraflar emtianın M/V "..." adlı gemi ile nakliyesinin gerçekleşeceği hususunda mutabık kaldıklarını, emtianın Çin'in ... Limanı'ndan M/V Marmaris S isimli gemiye yüklendiğini ve ... Limanı Kocaeli/Türkiye'ye sevk edildiğini, geminin .../Kocaeli Limanı'na yaklaşması sonrasında tahliye operasyonu başladığını, tahliye operasyonu sırasında bazı ahşap kutuların ve içlerinde bulunan emtianın hasarlı olduğu, istiflerin devrildiği ve bozulduğu, ahşap sandıkların bazı kısımlarının kırıldığının görüldüğünü, 17.08.2021 tarihinde dava dışı sigortalı tarafından ... ... Taşımacılık A.Ş.'ye konsolosluk aracılığıyla ihtarname gönderildiğini, meydana gelen hasarın dava dışı sigortalı/alıcının poliçesi kapsamında değerlendirilerek müvekkili şirket tarafından karşılandığını, ödenen bedelin rücuen tahsil edilmesi amacıyla ... ... Taşımacılık Anonim Şirketi ve ... ... ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalıların işbu icra dosyasına yapmış olduğu itirazları ile takibe ve borca itirazda bulunduklarını, müvekkili şirket ... Sigorta A.Ş. tarafından dava şartı arabuluculuk yoluna başvuruda bulunulduğunu, İstanbul Arabuluculuk Bürosu 2023/7180 Başvuru Numaralı, 2023/55912 Arabuluculuk Numaralı dosyası ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinde taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını ve anlaşmama tutanağı düzenlendiğini, müvekkili şirketin hak etmiş olduğu yasal haklarının ödenmesi hususunda taraflar arasında anlaşmaya varılamadığından huzurdaki işbu itirazın iptali davası ikame edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, borçluların takibe, asıl alacağa, faize ve ferilerine ilişkin haksız tüm itirazlarının iptaline, İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyasındaki takibin devamına, davalı borçluların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... ... ve Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; icra dosyası tahtında taraflarına tebliğ edilen ödeme emrinin kanuna aykırı olarak düzenlendiğini, yasaya uygun bir ödeme emri bulunmadığından mahkemece devamına karar verilebilecek bir takip bulunmadığını, müvekkili şirketin “...” isimli geminin donatanı olmadığını, söz konusu taşıma ilişkisinin tarafı konumunda da olmadığını, müvekkilinin davaya konu taşımada ne sözleşmesel ne de fiili taşıyan sıfatına haiz olduğunu, müvekkili şirket aleyhine ikame edilen davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, geminin özelliklerini içeren ... 2015 tipi zaman çarteri sözleşmesi incelendiğinde geminin kayıtlı donatanı olarak ... Adalarında mukim “...Ltd. ...” isimli şirket olduğunun teknik yönetim operatörü yani ISM yöneticisi olarak ise müvekkili şirket ... ... ve Ticaret Limited Şirketi’nin kayıtlı olduğunun belirlenebildiğini, geminin zaman esaslı kiracısı olarak ... ... Pte Ltd.'nin, kayıtlı donatanı olarak da .... Ltd.'nin yer aldığının görüldüğünü, taşımanın bu iki şirket tarafından gerçekleştirildiğini, fiili taşıyan sıfatına haiz şirketlerin bu şirketler olduğunu, müvekkilinin herhangi bir navlun veya taşıma sözleşmesinin tarafı olmadığından sözleşmesel taşıyan da olmadığını, hiçbir şekilde sorumluluğun kabulü anlamına gelmemek kaydıyla her halükarda İcra Müdürlüğünün ve Mahkememizin işbu uyuşmazlığa ilişkin görev ve yetkisi bulunmadığını, davacı tarafça rizokonun teminat kapsamında olduğu ispat edilemediğinden ödenen sigorta tazminatı için rücu imkanı bulunmadığını, iddia edilen hasarın taşıma sırasında meydana geldiği ispat edilemediğinden müvekkili şirketin donatan olduğu iddiasıyla tazminat talep edilmesinin mümkün olmadığını, TTK’nun 1185. maddesi uyarınca davacının sigortalısı tarafından bildirim yükümlülüğü ihlal edilmiş olmakla her halükarda eşyanın deniz taşıması sırasında hasar görmediğinin sabit olduğunu belirterek işbu davaya konu icra takibinde geçerli bir ödeme emri düzenlenmediğinden işbu davada karar verilmesine yer olmadığına, müvekkili şirket yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, davacının davayı ikame etmekte hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddine, dava konusu taşımaya ilişkin taraflar arasında çıkacak uyuşmazlığın tahkim yoluyla (Londra Tahkim) çözüme kavuşturulması kararlaştırıldığından Türk İcra Daireleri ve Mahkemelerinin görevsiz ve yetkisiz olması nedeniyle davanın usulden reddine, davacı tarafından ispat edilemeyen davanın esastan reddine, müvekkili şirketin dava konusu hadisenin meydana gelmesinde kusuru bulunmadığından ve sorumlu tutulamayacağından her halükarda müvekkili şirket yönünden davanın esastan reddine, davacı aleyhine alacak miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... ... Taşımacılık Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; uluslararası taşımaya ilişkin davacının sigortalısı ... İç ve Dış Ticaret Danışmanlık'ın anlaşarak imzaladığı ...-01 no’lu, 04.05.2021 tarihli ... Party Sözleşmesinin tabi olduğu ...-... ... Çarteri Sözleşmesinin 19. maddesi ve taraflarca sözleşme unsurlarının belirlenerek imza altına alındığı 04.05.2021 tarihli ... Party ... Note'a göre uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözülmesi açık ve kesin olarak kararlaştırıldığını, ... Note'da yer alan 9. maddeye göre ... partiye tabi olarak düzenlenen herhangi bir konşimentonun işbu çarter partinin koşul hüküm ve istisnalarına aynen tabi olacağının kabul edildiğini, davacının sunduğu ... nolu konşimentoda ... Party'e atıf yapıldığını, konşimentoda "çarter parti ile birlikte kullanılacağı" (to be used with ... parties) kaydının mevcut olduğunu, ... Party anlaşmasında ise ...'e atıf yapıldığını, belirlenen tahkim şartına göre tahkim yerinin Londra/İngiltere olduğunu, uyuşmazlığa İngiliz Hukukunun uygulanması yönünde anlaşıldığını, tahkim şartı bulunduğundan davanın usulen reddi gerektiğini, müvekkilinin pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, pasif husumet ehliyetinin diğer davalı ... ... firmasına ait olduğunu, icra dosyasında ödeme emrinin yasaya aykırı olarak hatalı düzenlendiğini, geçerli bir icra takibinden söz edilemeyeceğinden itirazın iptali davası açılabilmesi mümkün olmadığını, hasar gören yükteki zararın sebeplerinden bir tanesinin kullanılan ambalajın ve malzemesinin yetersizliği olduğunu, ekspertiz raporunda kullanılan ambalajın yetersizliği ve bunun yüklere etkisi hiçbir şekilde değerlendirilmediğini, dava dışı sigortalı tarafın ... öncesinde ambalajın yetersizliği hakkında uyarılmasına rağmen yetersiz tedbirlerle durumu geçiştirerek diğer davalı donatan/ armatör ... ile birlikte hasarın oluşmasına yol açtığını, müvekkilin somut olayda kusursuz olduğunu, dava konusu zarardan sorumlu olmadığını, davacı tarafın sunmuş olduğu "letter of protest" başlıklı 2 evraktan biri olan (surveyor'un varış limanında düzenlediği değil) gemi kaptanının çıkış limanında verdiği protesto ile sigortalısının kusurunu açıkça ikrar ettiğini, bir an için taşıyanın sorumlu olduğu varsayılsa dahi müvekkili şirketin meydana gelen zarardan sorumlu olmadığını, zararın oluşmasında herhangi bir kasıt veya ihmali bulunmadığını, somut olayda zarara ilişkin sorumluluğun diğer davalı ... şirketine ait olduğunu, 10.11.2021 tarihli ekspertiz raporunun hatalı hesaplamalar içerdiğini, yüklerin incelemesinin limanda değil kara yolu taşımasından sonra yapıldığını belirterek taraflar arasındaki uyuşmazlığa ilişkin geçerli bir tahkim şartı bulunduğundan Londra yargı kurumları yetkili kılınmış olduğu, davanın dayanağı olan icra takibi yasaya aykırı şekilde açıldığı, müvekkili ... firmasının husumet ehliyeti yokluğu, hasar gören emtialardaki zararın asıl sebebinin ambalajın yetersizliği olması hatta buna ilişkin delilin bizzat davacı tarafından ikrar mahiyetinde sunulduğu ve bu sebeple TTK ilgili hükümleri gereği müvekkilinin kusursuz sayılması gerektiği, zararın oluşmasında müvekkilinin herhangi bir kasıt veya ihmali bulunmadığı, yükün diğer davalı ... şirketinin hakimiyetinde iken yüklere ve ambalajlara ilişkin yetersiz önlem alındığı, yanlış ve yetersiz istifleme yapılması sonucu oluşmasından dolayı zarara ilişkin sorumluluğun diğer davalı ... ... ve Ticaret Ltd. Şti'ne ait olması nedeniyle davanın reddine, eğer mahkeme müvekkilinin sorumlu olduğu sonucuna varacaksa dahi hasar rakamının hatalı tespit edilmesi nedeni ile kısmen reddine, yargılama giderleri, %20 kötü niyet tazminatı ve vekalet ücretinin davacı tarafa ve/veya diğer davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 03/07/2025 tarih ve 2023/318 Esas - 2025/552 Karar sayılı kararında;".......Somut olayda, takip dosyasının incelenmesinde; takip talebinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterildiği fakat ödeme emrinde yabancı para alacağının harca esas değer olarak Türk Lirası karşılığı gösterilmediği, bu hususun süresiz şikayete tabi olup ödeme emrinin iptaline sebep olduğu, itirazın iptali davasında resen mahkemece usulüne uygun takip ve ödeme emrinin bulunduğu hususunun mahkemece dikkate alınması gerektiği anlaşılmış, takipteki ödeme emrinde harca esas değer gösterilmediğinden dava şartından davanın reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile, ''1-HMK. 114/2. ve 115. maddeleri uyarınca açılan davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme, ödeme emrinin takip talebine uygun düzenlenmediği ve ödeme emrinin yabancı para alacağına göre gönderilmiş olmasından hareketle harca esas değerin hesaplanmadığını, dolayısıyla dava şartının bulunmamasından kaynaklı davanın usulden reddine karar verildiğini, bu kararın usule ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, Konu dosyada mübrez 05/04/2024 tarihli Bilirkişi Raporu'nda özetle;"Emtia üzerinde oluşan fiziki hasarların yükleme limanında kiracının (...) risk ve sorumluluğunda gerçekleştirilen uygunsuz istifleme ve yetersiz lashing neticesinde meydana gelmiş..." olduğunun uzman Bilirkişilerce de tespit edildiğini, davada haklılıklarının mevcut delillerin değerlendirilmesi ile ispatı açıkça mümkün olabilecekken, tam 8 celse geçtikten sonra (tahkikat aşaması bitmeye yakın) sırf icra memurunun yüksek olasılıkla da sehven yapmış olduğu hatası ile ödeme emrinin yeniden düzenlenmesine karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesi'nin dava şartı yokluğundan davayı reddetmesinin kanuna aykırı olduğunu ve bozmayı gerektirdiğini, Yargılamada belirli sürenin geçirildiğini, detaylı bir tahkikat aşamasından sonra usule ilişkin böyle bir hüküm kurulduğunu, bu hükmün aynı zamanda usul ekonomisi ilkesine de aykırılık teşkil ettiğini, Diğer yandan taraflarınca İstanbul Anadolu 25. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasından icra takibi başlatılırken takip talebinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesine uygun olarak yabancı para karşılığı Türk Lirası (TL) olarak gösterildiğini, takip talebini alan icra müdürlüğünün İİK m. 60 gereği ödeme emri hazırladığını, ödeme emrinin hazırlanmasının icra müdürlüğünün sorumluluğunda olduğunu, ödeme emrindeki eksiklikten müvekkilin davasının usulden reddine ulaşmanın hakkaniyete, usul ekonomisine, maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına açıkça aykırılık teşkil ettiğini, Hukuk Genel Kurulu, 2023/1139 E. 2024/581 K. Sayılı kararında, tamamen icra müdürlüğünün sorumluluğunda bulunan ve icra memurunun maddi hatasına dayanan işlemden dolayı yargılamanın usulden reddedilmesini hatalı bularak açık maddi hata olarak kabul edilip işin esasına girilmesi ve ona göre karar tesis edilmesinin isabetli olacağını içtihat ettiğini, Ayrıca münhasıran icra müdürlüğünün hatasından kaynaklanan bir işlem nedeniyle müvekkil şirket aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin de hukuka uygun olmadığını, İlk derece mahkemesi tarafından işin esası hakkında karar tesis edilmeksizin usulden reddedilmesinin hakkaniyete ve usul ekonomisine aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi'ndeki yargılamalar sırasında dosyanın alanında uzman bilirkişi heyetine tevdi edildiğini ve bilirkişi heyetinin raporunda uyuşmazlığın esasına ilişkin incelemelerde bulunduğunu, raporda emtia üzerinde oluşan fiziki hasarların, yükleme limanında kiracının (...) risk ve sorumluluğunda gerçekleştirilen uygunsuz istifleme ve yetersiz lashing neticesinde meydana gelmiş olduğu, müvekkilin aktif husumet ehliyetine sahip olduğu, davalı ... ... şirketinin pasif husumet ehliyetine sahip olduğu, hasarın TTK m. 1185/1 hükmüne uygun biçimde protesto mektubu ile taşıyana bildirildiği, müvekkilin rücu hakkının doğduğu ve hesaplamanın yapılması gerektiği yönünde çıkarımlarda bulunulduğunu, yargılamada 2 yıl gibi bir süre geride bırakıldıktan ve üstelik bilirkişilerden ikinci bir rapor alındıktan sonra ve ayrıca işin esası sonuçlanma aşamasına gelip de müvekkilin davasında haklı olduğu dosyada mevcut delillerle ispatlanacakken yerel mahkemece usule, yasaya, hakkaniyete aykırı biçimde usulden red yönünde hüküm kurulmasının işbu hükmün bozularak yargılamanın yeniden görülmesini gerektirdiğini, ilk derece mahkemesi tarafından tesis edilen ve sadece icra memurunun maddi hatasının düzeltilmesi ile giderilecek bir hata mevcutken davanın tümden reddinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; deniz taşımasından kaynaklı rücuen tazmin talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, HMK. 114/2. ve 115. maddeleri uyarınca açılan davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dava konusu İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası ile, davacı tarafından davalılar hakkında 13.136,00-USD asıl alacağın aynen veya fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden tahsili amacıyla ilamsız takip başlattığı, takip talebinde alacağın Türk parasıyla tutarının gösterildiği halde borçlulara gönderilen ödeme emrinde alacağın Türk parasıyla tutarının gösterilmediği anlaşılmıştır. İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasından icra takibi başlatılırken takip talebinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesine uygun olarak yabancı para karşılığı Türk Lirası (TL) olarak gösterilmiştir. Takip talebini alan icra müdürlüğü İİK m. 60 Maddesi gereği ödeme emri hazırlamıştır. Ödeme emrinin hazırlanmasının icra müdürlüğünün sorumluluğunda olduğu, takip talebinin İİK. 58 Maddesine uygun olarak düzenlenip herhangi bir eksiklik bulunmadığı, yetkili icra müdürlüğü tarafından takip talebinde gösterilen yabancı para alacağının TL. Karşılığının gösterilmemesi icra memurunun hatasından kaynaklandığı, davalı tarafça ödeme emrine itiraz edilip ödeme emrinin iptal edildiğine ilişkin iddia olmadığı gibi bu yönde delilde olmadığı, eldeki itirazın iptali davasında tahkikate başlayıp, bilirkişi raporu alındıktan sonra ve dava tarihinden yaklaşık 2 yıl sonra ödeme emrindeki eksiklikten kaynaklı davanın usulden reddine ulaşmak, hakkaniyete, usul ekonomisine, maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına açıkça aykırılık teşkil etmektedir. Mahkemece, yargılamaya devam edilip işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken yukarıdaki şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27.11.2024 tarih ve 2023/1139 E. 2024/581 K. Sayılı kararı benzer mahiyettedir.)Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.4 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; -İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/07/2025 Tarih ve 2023/318 Esas - 2025/552 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a4 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 09/10/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.