Bölge Adliye Mahkemesi · Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2025/146 E. 2025/1630 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/146
- Karar No
- 2025/1630
- Karar Tarihi
T.C. SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/146 KARAR NO : 2025/1630
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : .... ÜYE : .... ÜYE : .... KATİP : ....
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/11/2024 NUMARASI : 2024/687 2024/1308 DAVACI : .... VEKİLİ : .... DAVALI : .... VEKİLİ : .... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle: Müvekkili davacı ile davalı şirket arasında taşıma sözleşmesi ilişkisi bulunduğunu ve .... numaralı 06.12.2023 tarihli 46.400-TL bedelli faturaya konu 2 ayrı taşıma hizmetinin yerine getirildiğini, fakat davalının ücret ödemeye yanaşmadığını ve aleyhinde başlatılan icra takibine itiraz ettiğini, davadan önceki zorunlu arabuluculuk görüşmelerinden bir sonuç alınamadığını beyanla, Samsun İcra Dairesi'nin .... E. sayılı icra dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamını ve davalının icra-inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle: Davalının UETS adresi var iken sicilde kayıtlı adresine tebligat çıkarılamayacağını ve ayrıca yapılan tebligatın TK m. 12'deki usule aykırı olduğundan usulsüz kabul edilmesi gerektiğini, davalının yerleşim yerine göre takibin İstanbul Anadolu İcra Dairelerinde başlatılması lazım geldiğini ve buna göre davanın mesmu olmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını, davacının alacaklı olduğu iddiasının asılsız olduğunu ve salt fatura düzenlenmiş olmasının hizmetin ifa edildiği anlamına gelmeyeceğini, ticari defterler üzerinde inceleme yapıldığında alacak iddiasının karşılıksız olduğunun anlaşılacağını, ayrıca takip konusu asıl alacağın ödendiğine ilişkin dekontun dilekçe ekinde ibraz edildiğini beyanla, davanın reddini dilemiş ve davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne; davalının Samsun İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazın iptali ile, takibin (asıl alacak 46.400-TL'nin referans alınması suretiyle) takip masrafı, harç ve vekalet ücreti yönünden devamına, davacının tazminat talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf başvuru talebinde bulunan davalı vekili dilekçesinde özetle, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının asıl alacak yönünden itirazın iptali davası açmasında hukuki yararın bulunmadığını, davanın asıl alacak yönünden reddedilmesi ile birlikte reddedilen tutar üzerinden müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, icra müdürlüğü tarafından infaz aşamasında dikkate alınmasına yönelik bir hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davacı tarafından hem alacağın tahsili hem de takibin devamının aynı anda istenemeyeceğini ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER : Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Yerel mahkemece "Davanın kabulüne; davalının Samsun İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazın iptali ile, takibin (asıl alacak 46.400-TL'nin referans alınması suretiyle) takip masrafı, harç ve vekalet ücreti yönünden devamına" dair verilen karar davalı tarafından istinaf edilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun, 29.06.2022 Tarih ve .... Esas- .... Karar sayılı ".. itirazın iptali davasında, icra takibinden sonra, ancak itirazın iptali davası açılmadan önce yapılan ve ihtilafsız olan ödemeler yönünden davacı alacaklının itirazın iptalini talep etmesinde hukukî yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle itirazın iptali davası açılmadan önce ödenen asıl alacak miktarı yönünden davacının dava açmasında hukukî yararı bulunmadığından, asıl alacak miktarı yönünden itirazın iptali isteminin reddi gerekir. Ne var ki, icra takibinde talep edilen asıl alacak miktarı dava tarihinden önce ödenmiş olmakla birlikte davalı tarafça asıl alacak miktarı haricen ödenmiş olup, davanın dayanağı takibe davalı borçlu tarafından itiraz edilerek icra takibinin durması sağlanmış olduğundan ve mahkemece itirazın iptali yönünde bir karar verilmediği sürece icra müdürlüğünce takip dosyasında alacaklı istemi yönünden herhangi bir işlem yapılamayacağından, icra takibinde istenen alacağın fer’îleri ve icra giderleri yönünden davacının dava açmakta hukukî yararı bulunmaktadır. Ancak bu talepler hakkında mahkemece hesap yapılmayarak bu taleplere ilişkin olarak itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi ve bu taleplerin icra müdürlüğünce yapılacak dosya hesabında nazara alınmasına yönelik hüküm kurulması gerekirken, bilirkişi raporu alınarak ödenen miktarın BK’nın 84. (TBK 100) maddesi uyarınca öncelikle asıl alacağın fer’îlerinden düşülmek suretiyle kalan kısım yönünden itirazın iptaline karar verilmesi yerinde değildir..." şeklindeki kararında da belirtildiği üzere; icra takibinden sonra ve itirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından ödeme yapılması hâlinde, yapılan bu ödeme düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden dava açılması gerekir. Dolayısıyla takipten sonra, ancak davanın açılmasından önce yapılan ödemeler yönünden dava açılmasında davacı tarafın hukukî yararı bulunmamaktadır. Takipten sonra, ancak davadan önce yapılan kısmi ödeme miktarı bakımından dava açılmasında hukukî yarar bulunmadığından dava reddedilse veya kısmi ödeme miktarınca dava açılmasa bile, kısmi ödemenin yapıldığı icra takibi kendi yasal prosedürü içerisinde devam edecek, hatta asıl borç ortadan kalksa bile faiz ve fer’îleri yönünden takip sürebilecek, salt bu nedenle icra dosyasının kapanmasından söz edilemeyecektir. (benzer yönde Hukuk Genel Kurulunun 1 23.05.2018 tarihli ve .... E., 2 .... K., 22.11.2018 tarihli ve .... E., .... K. Sayılı ilamı) Somut olayda; davacı tarafından Samsun İcra Dairesi'nin .... E. sayılı takip dosyasında 02.01.2024 günü, saat 12:15'te davalı aleyhine, 46.400-TL asıl alacak, 540,59-TL' işlemiş faiz olmak üzere toplam 46.940,59-TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalının da 46.400-TL asıl alacağı aynı gün saat 13:40'da banka yolu ile haricen ödediği, sonrasında 09/01/2024 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, icra dairesince de takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafından 30/05/2024 tarihinde 46.400,00 TL asıl alacak yönünden itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmaktadır. Davalının icra takibinin yapıldığı aynı gün 46.400,0 TL asıl alacağı takipten sonra fakat davadan önce ödendiği dikkate alındığında, 46.400,00 TL asıl alacağa yönelik olarak dava açılmasında davacının hukuki yararı bulunmamaktadır. Ancak itirazın durması nedeniyle takip dosyasında alacaklı istemi yönünden herhangi bir işlem yapılamayacağından, icra takibinde istenen alacağın fer’îleri ve icra giderleri yönünden davacının dava açmakta hukukî yararı bulunmaktadır. Mahkemece; asıl alacak 46.400 TL takipten sonra ancak davadan önce ödediğinden 46.400,00 TL asıl alacağa ilişkin talebin hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine, takip masrafı, harç ve vekalet ücretine yönelik itirazın iptali ile bunlar yönünden takibin devamına karar verilmesi gerekirken, davalı tarafından davadan önce ödenen 46.400,00 TL asıl alacak yönünden usulden ret kararı verilmemesi hatalıdır. İcra dosyasındaki kapak hesabı incelendiğinde tahsil harcının 2.917,22 TL, başvuru harcının 855,20 TL, icra vekalet ücretinin 12.553,18 TL olmak üzere toplam 13.625,60 TL olduğu, kabul edilen dava yönünden bu miktar esas alınarak davacı lehine 13.625,60 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, hukuki yarar yokluğu (dava şartı yokluğu) nedeniyle usulden ret kararı nedeniyle de davalı lehine AAÜT 7/2. Maddesi gereğince hesaplanan 7.424,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Ne var ki HMK'nın 353/(1)-b-2. Maddesi gereğince, yerel mahkeme kararının gerekçe ve hüküm bölümünde tespit edilen bu yanlışlığın, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği sonucuna varılarak, davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile; mahkemece verilen hükmün 353/(1)-b-2. maddesi uyarınca kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1. Davalı vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜ İLE; Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas, .... Karar ve 05/11/2024 tarihli kararın KALDIRILMASINA, a)Hükmün aşağıdaki şekilde yeniden tesisine; a1-Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile; 46.400,00 TL asıl alacağa yönelik dava açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığından, 46.400,00 TL asıl alacakla ilgili davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, a2- Davalının Samsun İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı takip dosyasındaki takip masrafı, harç ve vekalet ücretine yönelik itirazın iptali ile, takibin; takip masrafı, harç ve icra vekalet ücreti yönünden devamına, a3-Davacının tazminat talebinin reddine, a4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60-TL karar ve ilam harcının peşin alınan harçtan mahsubu ile bakiye 130,10-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, a5-Davacı tarafından yapılan harç dahil toplam 1.296-TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 648,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davası üzerinde bırakılmasına, a6-Davacı, davayı vekil marifetiyle takip ettiğinden karar tarihindeki AAÜT'ye göre belirlenen 13.625,60 -TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, a7-Davalı, davayı vekil marifetiyle takip ettiğinden karar tarihindeki AAÜT 7/2. maddesine göre belirlenen 7.424,00 -TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, a8-Zorunlu Arabulucuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600-TL arabulucuk ücretinin giderinin kabul ve ret oranına göre 1.800,00 TL'sinin davacıdan alınarak, 1.800,00 TL'sinin de davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, bu hususta 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca gerekli işlemlerin İlk Derece Mahkemesince İCRASINA, a9-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince iadesine, 2.Kanun yolu yargılaması nedeniyle; a)İstinaf Harcı: Davalı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf harcının talep halinde davalıya iadesine b)İstinaf Yargılama Gideri: İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama giderinin gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, c)İstinaf Avukatlık Ücreti: AAÜT uyarınca, Dairemizce dosya üzerinden karar verildiğinden, bu konuda ücret takdirine yer olmadığına. 3.İş bu kararın, bilgi mahiyetinde İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara tebliğine. Karar kesin olduğundan harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesi'nce yazılmasına. Dair, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.13/10/2025
.... Başkan .... ¸e-imza .... Üye .... ¸e-imza .... Üye .... ¸e-imza .... Katip .... ¸e-imza
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 13/10/2025
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!