Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1447 E. 2025/1503 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1447
- Karar No
- 2025/1503
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1447 - 2025/1503 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/1447 KARAR NO : 2025/1503 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/03/2025 NUMARASI : 2025/215 E.
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 24/03/2025 tarih ve 2025/215 E. sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati haciz isteyen davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, ... plakalı çekici ile ... sayılı dorsenin resmi olarak müvekkili üzerinde görülüyor ise de, 30/12/2012 tarihinde harici olarak davalı ...'a satılarak fiilen teslim edildiğini, Almanya'da bulunan ... şirketinin Türkiye'de bulunan "...'ne mal göndermek amacıyla yine Almanya'da kurulu "..." ile anlaştığını, bu şirketin de taşıma işini ... şirketine devrettiğini, ... şirketi'nin taşıma işinin bir kısmını müvekkili şirkete devrettiğini, emtianın davalı ... tarafından Almanya/Augsburg'ta .../... plaka sayılı araç ve dorseye yüklenmesi sonrasında davalının oğlu ...'ın sevk ve idaresinde yola çıkan aracın 24/12/2015 tarihinde Türkiy'ye giriş yaptığını, ...'ın ... Otoyolunda aracı park edip uyuduğu sırada gerçekleşen hırsızlık sonucu bir kısım emtianın çalındığını,"..."'nin emtianın sahibi olan ...'ye yapmış olduğu ödeme nedeniyle ... Şirketi'ne karşı Augsburg Ticaret Mahkemesinde açtığı davada verilen kabul kararının tenfizi istemiyle Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açtığını, Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmesi sonrasına Alman şirketin bu kez İstanbul 19. İcra Dairesinin 2023/14315 E sayısında ... Şirketine karşı ilamlı takip başlattığı, borçlu ... Şirketinin icra takibi altında 03/05/2023 tarihinde 195.441,37 Euro 'nun fiili ödeme günündeki TCMB efektif satış kur karşılığı ile tenfiz davası ve icra takibindeki Türk Lirası, yargılama giderleri icra vekalet ücreti, harç ve masraflarını ve vekalet ücretinin stopajı ve tahsil harcından oluşan toplam 4.513.641,30 TL yi icra dosyasına ödediğini, icra tehdidi altında bu ödemeyi yapan şirketin bu kez müvekkiline karşı Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/204 D.İş. Sayılı dosyası ile ihtiyati haciz talebinde bulunmuş olup mahkemece verilen ihtiyati haciz kararı ile birlikte Denizli İcra Dairesinin 2023/182483 Esas sayısı ile müvekkili hakkında ilamlı takip başlattığını, müvekkilinin bu takip nedeniyle alacaklıya 195.669,38 Euro ve 1.079.902,00 TL ödemek zorunda kaldığını, bu ödemeyi yapan müvekkilinin, rücu kuralları gereğince ödeme tarihinden itibaren işleyen faizi ile birlikte tahsili için Euro ve TL alacakları için ayrı ayrı olmak üzere Ankara 3. Genel İcra Dairesinin 2024/85148 E. sayısı ile 201.530,38 Euro için, 2024/85133 E. sayısı ile 1.120.515,00 TL için davalı hakkında takip başlattığını, davalının oğlu ... ile yapılan ve 55.000 Euro'nun ödenmesini içeren 1/11/2024 tarihli anlaşma karşılığında bu kişi hakkında takip başlatılmadığını, ... üstlenmiş olduğu ödemeyi yapmasına karşın müteselsil borçlu davalı ...'ın herhangi bir ödeme yapmadığı gibi takiplere haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek müvekkilin alacağına kavuşmasına engel olduğunu, oysa ki davalının emtianın çalınmasından doğan zarardan müvekkili ile yapılan 11/9/2017 tarihli sözleşme, TBK'nın haksız fiile ilişkin 49., adam çalıştıranın sorumluluğuna ilişkin 66. maddeleri uyarınca sorumlu olduğunu ve icra takibine ve ihtarnameye rağmen borcunu ödemeyerek temerrüde düşen davalının mallarını kaçırma gayreti içinde bulunduğunu ileri sürerek, takibe vaki itirazının fazlaya ilişkin ksımı saklı kalmak kaydıyla 2024/85148 sayılı takip nedeniyle şimdilik 50.000,00 EURO üzerinden ve faiz oranı ve sair itirazlarını kapsayacak şekilde iptaline, takibin devamına, alacağın karar tarihindeki kur karşılığı üzerinden TL. olarak %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına ve 2024/85133 sayılı takip yönünden 600.000,00 TL. ana para ve 1.000,00 TL. işlemiş faiz miktarı üzerinden takibin devamına ve ayrıca alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiş ve ayrıca ihtiyati haciz isteğinde bulunmuştur. Davalı vekili, icra takibine vaki itirazın iptali davasının kısmi olarak açılamayacağını, iki yıllık dava zamanaşının dolduğunu, müvekkili ile davacı arasında yapılan 11/09/2017 tarihli sözleşmenin hile, tehdit, aldatma, korkutma ve gabin yolu ile imzalatılmış olup Ankara 45. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/232 E. Sayılı dosyası ile iptal davası açıldığını, zira müvekkilinin SGK kayıtlarından görüleceği üzere 2012-2017 arasında davacı şirkette tır şoförü olarak çalıştığını, her ne kadar müvekkil ve oğlu tarafından iki adet tır için peşinat verilmişse de, kalan miktar ödenmediğinden tırların satışının yapılmadığını, bu süreç içinde tırların davacı nam ve hesabına çalıştırıldığını, 2017 yılında kanser olduğu için işten ayrılmak isteyen müvekkiline oğlunun şoförü olduğu tırda meydana gelen hırsızlık olayı bahane edilerek anılan sözleşmenin zorla imzalatılmaya çalışıldığını, olayda kusuru bulunmadığından imzalamayan müvekkiline bu belgenin daha sonra işten çıkış belgeleri arasına konulmak suretiyle imzalatıldığını, sözleşmede gabin, hile bulunmadığı kabul edilse dahi, 2918 sayılı Kanun'un 111. maddesi uyarınca sözleşmenin geçersiz olduğunu, uluslararası nakliye yapan davacının ... sigortası yanında emtia için nakliye sigortası yapmamasının sonuçlarının müvekkiline yüklenemeyeceğini, davacının ihmali davranışları nedeniyle 135.265,82 Euro'luk borcun zaman içinde 201.530,38 Euro'ya ulaştığını, zira davacının ancak hakkında ihtiyati haciz kararı verilene kadar ödeme yapmadığını, müvekkilinin işleten olmadığını, işleten olduğu kabul edilse dahi 2918 sayılı kanunun 85. maddesi uyarınca davacınında sorumluluğunun bulunduğunu ve faiz ve icra inkar tazminat talebinin haksız olduğunu savunarak davanın reddine ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının talebinin para alacağına ilişkin olduğu, alacağın bulunup bulunmadığı ve bulunuyor ise miktarının ancak yargılama sonucu ortaya çıkacağı, ayrıca ihtiyati haciz verilmesini gerektirecek düzeyde yeterli delil sunulmadığı gerekçeleriyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkil şirket ile davalı borçlu arasındaki taşıma sözleşmesi ile taşınması üstlenilen emtianın, davalının fiili mülkiyeti ve işletimindeki tırda taşınması sırasında, davalının oğlu olan şoförün kusurlu ve ihmali neticesi hırsızlığa konu olduğunu, emtianın çalınmasından doğan zararın mal sahibine ödeme yaparak alacağı temlik alan ilk yükleniciden mahkeme kararlarına ve icra takiplerine dayalı aradaki ikinci yükleniciye ve nihayet kesinleşmiş mahkeme kararına dayalı ihtiyati haciz ve icra takibi tehdidi altında müvekkil tarafından kendinden önceki yükleniciye rücuen ödenmek zorunda kalındığını, alacağın rücu hakkına dayalı olarak somut ve likit olduğunu, dava dilekçesi ve ekinde rücunun kaynağı ve ödemelere ilişkin delillerin açıkça bildirildiğini, ayrıca dava dilekçesine ekli 11/09/2017 tarihli taahhütnamede davalının hırsızlık nedeniyle gerçekleşen zararı ödemeyi kabul ettiğini, bu itibarla, ihtiyati haciz isteminin reddine ilişkin 24/03/2025 tarihli kararın yasaya, yerleşik içtihatlara ve hukuka aykırı olduğunu ve davalı mal kaçırma uğraşısı içerisinde olduğundan alacağın tahsilinin tehlikeye düştüğünü ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK'nın 258. maddesi uyarınca alacaklının, alacağın varlığını yaklaşık olarak ispat etmesinin gerektiği ve ilk derece mahkemesinin alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği yönündeki ret gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, ihtiyati haciz isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-İhtiyati haciz talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı ihtiyati haciz talebinde bulunan davacı vekili tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında bulunan davacı vekili tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 18/07/2025 tarihinde HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/07/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.