Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1443 E. 2025/1157 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1443
- Karar No
- 2025/1157
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1443
KARAR NO : 2025/1157
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS : 2025/678 (Derdest)
ARA KARAR TARİHİ: 18/08/2025
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 22/10/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... plaka sayılı aracı davalı ... ...'dan 1.060.000 TL'ye satın aldığını, aracı satın almadan önce davalı şirketten ekspertiz hizmeti aldığını, aracı bir süre kullandıktan sonra satmak istediğinde tramer kaydında "cup" yazdığını gören müvekkilinin yanlışlığın düzeltilmesi için ... servisine götürdüğünde aracın change olabileceğinin tarafına bildirildiğini, bunun üzerine Emniyet Müdürlüğüne başvurarak aracın durumunun tespiti ve sorumlular hakkında işlem yapılması için şikayetçi olduğunu, ilgililer hakkında cezai soruşturma açıldığını, aracının incelenmesi için Emniyete teslim edildiğini, Emniyet tarafından İstanbul Teknik Üniversitesine yaptırılan inceleme sonucunda ".... plakalı otomobilin sicili ile uyum sağlamadığı, renk, tip, model, parça imalat tarihleri, orijinal motor numarası, orijinal şasi numarası kalıntıları ve özel güvenlik numaraları bakımından rehinli durumdaki ... plakalı aracın siciline komple uyum sağladığının…" tespit edildiğini, davalı İsmail'in change aracı satarak, diğer davalının ise ekspertiz raporunda bu hususu bildirmeyerek müvekkilinin zarara uğramasınına sebebiyet verdiğini, davalılara gönderilen ihtara rağmen zararı karşılamadıklarını beyan ederek müvekkilinin uğradığı zararın tahsili amacıyla (bilirkişi raporları geldikten sonra artırmak üzere) şimdilik kısmi dava olarak 5.000,00 TL araç bedeli, 100,00 TL araç devri için yapılan masraflar, 100,00 TL ihtarname masrafları, 100,00 TL servis ücreti, 100,00 TL otopark ücreti, 100,00 TL çekici masrafı, 100,00 TL eksper ve kriminoloji ücretleri ve belirsiz alacak davası olarak 100,00 TL araç mahrumiyet bedeli olmak üzere şimdilik 5.700,00 TL tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkiline verilmesini ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde; davacıdan araç bedeli olarak tahsil edilen 1.060.000,00 TL yönünden davayı kabul ettiklerini, ancak davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, davacının tamamen kötü niyetli olarak arabuluculuk aşaması devam ederken Ankara 12 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/111 D.İş sayılı dosyasından da haciz talep ettiğini ancak bu talebinin reddedildiğini, yargılamaya muhtaç ve müvekkilinin de mağdur olduğu bir hususta ihtiyati haciz talebinin kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin Emlak Konut'ta devlet kurumunda çalıştığını, herhangi bir şekilde mal kaçırmasının söz konusu olmadığını, aracın change olduğunun müvekkilinin de bilgisi dahilinde olmadığını, aracın müvekkiline satışından önce yapıldığını ve müvekkilinin durumdan haberdar olunca derhal İstanbul Anadolu Cumhuriyet Savcılığının 2025/105145 Soruşturma sayılı dosyasından aracı aldığı kişiler hakkında ihbarda bulunduğunu beyan etmiştir. Davalı ... Oto Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından davalıya değil Çağan Kızılırmak isimli kişiye ekspertiz hizmeti verildiğini, davacının taraf ehliyeti bulunmadığını, hazırlanan ekspertiz raporunda aracın mevcut halinin rapor halinde bildirildiğini, raporda kast veya ihmal ile gerçeğe aykırı düzenlenen hiçbir husus bulunmadığını, ekspertiz şirketi tarafından araç üzerinde bulunan şasi numarası ile ruhsat üzerindeki şasi numarası kontrol edilmek suretiyle kontrol yapıldığını, ekspertiz şirketlerinin bu kontroller dışında Emniyet Genel Müdürlüğü'nün kullandığı sistemlere erişemediğini, EGM verilerine ulaşma imkanı tanınmayan ekspertiz şirketinin tasarruf alanı dahilinde olmayan hususları kontrol etmesinin beklenemeyeceğini, ne Tüvtürk kayıtlarında ne de müvekkil şirketin ruhsat ve şasi numarası üzerinden yapmış olduğu kontrollerde aracın change olduğu iddiasına rastlanmadığını, muayene istasyonları dahil olmak üzere motor numarasının okunması için motorun sökülmesi gerektiğini, ekspertiz firmalarının aracın motorunu söküp takma yetkisi bulunmadığını, yalnızca fiziki ve görünür unsurlar üzerinden teknik değerlendirme yapıldığını, şasi numarası sahteciliği gibi hususların tespitinin ancak adli makamlarca kriminal incelemeler sonucu ortaya çıkabildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece; "...dosya arasındaki raporun delil tespiti mahiyetinde olmadığı, bu aşama itibariyle yaklaşık ispat koşulu sağlanamadığı, dava konusu alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden ve anılan alacak kalemleri ile ilgili olarak İİK.nun 257 ve devamı maddelerinde öngörülen koşullar gerçekleşmediği, davacının iddiasını yaklaşık ispat ile ispat edemediği, anlaşılmakla ihtiyati haciz talebinin reddine..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek, davalı ... ... tarafından müvekkiline change araç satıldığını, tüm parçaları değişmiş bu araç için davalı ... ... tarafından müvekkilinden 1.060.000 TL alındığını, dava konusu aracın motor ve şasi numarası hatalı olup bu ayıp ... Oto Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından en basit muayenede bile anlaşılabilecekken aksi yönde rapor düzenlendiğini, böylece davalılar tarafından müvekkilinin hileli hareketlerle aldatıldığını, change ve ayıplı aracı satın almaları nedeniyle ciddi bir zarara uğramasına neden olunduğunu, davalılar hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından soruşturma açıldığını, tüm bu delillerin ihtiyati haczin kararı verilmesi için ispata yeterli olduğunu, ayrıca davalı ... ...'ın cevap dilekçesinde uyuşmazlığın 1.060.000,00 TL olan kısmı için davanın kabul ettiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Talep; satın alınan aracın change olduğunun tespit edilmesi sebebiyle davalı ... ...'ın aracı satan kişi, davalı ... Oto Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin ise aracın satın alınmasına önce ekspertiz hizmeti veren şirket olduğundan bahisle zarardan sorumlu oldukları iddiasıyla ihtiyati haciz istemine ilişkindir.Uyuşmazlık, ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. İcra ve İflas Kanunu'nun 257/1 maddesinde yer alan "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." hükmüne göre, rehinle temin edilmemiş bir para alacağının vadesinin gelmesi halinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. İİK'nın 258/1 maddesinde yer alan "…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur…." hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, kesin bir ispat aranmamaktadır, özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanmasının tercih edilmesi gereken bir seçenektir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 23/01/2014 tarih 2023/18723 E.2014/1804 K.)İhtiyati haciz, alacaklının para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır ve ihtiyati haciz kararı, geçici hukuki koruma tedbirlerinden olduğu için bazen karşı taraf dinlenmeden ve tüm deliller toplanmadan yaklaşık ispat şartı yeterli görüldüğünde mahkemece verilebilir. Yasal düzenleme gereğince ihtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl yargılamadan ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez.Dosya kapsamında yer alan evraklar incelendiğinde;... plakalı ... marka araç, davacı tarafından, davalı ... ...'dan 1.060.000,00 TL bedelle 20/05/2024 tarihinde satın alınmıştır.İTÜ Öğretim üyeleri tarafından tanzim olunan 07/05/2025 tarihli raporda;"Aracın motor numarası, motor bloku sol orta yan tarafında bulunan özle sette noktalı gömme harf ve rakam karakterli (...) olarak görülmüş, fabrikasyon orijinal olduğu, ancak incelenen aracın sicili ile uyumlu olmadığı ve üzerinde rehin kadı bulunan ... plakalı aracın siciline uygun olduğu tespit edilmiştir.Aracın şasi numarası, sağ ön amortisör kulesinde gömme harf ve rakam karakterli (...) olarak görülmüş, söz konusu şasi numarasının bulunduğu yüzeyin taşlanarak yok edildikten sonra yerine sonradan vurulmuş olduğu, yapılan işlemin teknik açıdan aldatmaya yönelik, aldatma ve iğfal kabiliyetine haiz olduğu değerlendirilmiştir. Alttan okunan şasi numarası (...) kalıntıları ve özel güvenlik numaraları bakımından ... plakalı üzerinde rehin kaydı bulunan aracın siciline uyum sağladığı tespit edilmiştir. Ayrıca şasi numarası aracın sol ön cam altındaki sonradan yapıştırılan etikette harf ve rakam karakterli (...) olarak görülmüştür. İncelenen araç ... marka, ... tipinde, 2015 model, BEYAZ renkli, OTOMOBİL (...) olup ... plakalı otomobilin sicili ile uyum sağlamadığı, renk, tip, model, parça imalat tarihleri, orijinal motor numarası, orijinal şasi numarası kalıntıları ve özel güvenlik numaraları bakımından rehinli durumdaki ... plakalı aracın siciline komple uyum sağladığı tespit edilmiş olup; araç üzerinde sonradan vurulan mevcut gömme şasi numarasının (XXX) şeklinde iptal edilmesi ve sonradan yapıştırılan cam önü şasi etiketinin sökülmesinden sonra ... plakalı araca ait orijinal şasi numarasının (...) ilgili tescil kuruluşu tarafından sol on amortisör kulesine yeniden vurulup mühürlenmesinin uygun olduğu…" hususlarında tespit ve kanat bildirilmiştir.Aracın change olduğu, alınan raporla tespit edilmiş, davacı tarafından şikayette bulunulmuş, yine davalı ... ... tarafından da satın aldığı kişiler hakkında şikayette bulunulmuştur. Ayrıca davalı ... ... araç satış bedeli yönünden ise davayı kabul etmiştir. Davalı ... Oto Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. yönünden; soruşturma aşamasında alınan raporda aracın (...) şasi numarasının (...) olarak değiştirilmesinin aldatma ve iğfal kabiliyetine haiz olduğu belirtildiğinden, söz konusu eylemin ekspertiz şirketi tarafından tespit edilebilir nitelikte olup olmadığının yapılacak yargılama aşamasında alınacak rapor ve inceleme neticesinde ortaya çıkacağı, bu aşamada sunulan delillerin davalı ... Oto Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. yönünden yaklaşık ispata elverişli olmadığı kanaatine varıldığından, İİK 257.maddede öngörülen ihtiyati haciz şartları oluşmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf isteminin davalı ... Oto Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. yönünden HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.Davalı ... ... yönünden; aracı satan bu davalı hakkında yukarıda yer verilen tespitler karşısında ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK 257/1 maddesinde yer alan koşullar ile yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği anlaşılmakla dava değeri olan 5.700,00 TL üzerinden, %15 teminat karşılığında ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, talebin reddedilmiş olması isabetli görülmemiştir. İİK'nın 261/1.maddesinde; "Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazını istemeye mecburdur. Aksi halde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar." hükmü yer almaktadır. Alacaklının ihtiyati haciz kararının icrasını (infazını) istemesi bir süreye tabi kılınmıştır. Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde, yetkili icra dairesine başvurarak ihtiyati haciz kararının icrasını istemek zorundadır. Alacaklı, icra takibinde bulunduktan sonra ihtiyati haciz talep etmişse, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde icra takibinin derdest olduğu icra dairesine başvurarak ihtiyati haciz kararının icrasını istemek zorundadır. Alacaklı ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde yetkili icra dairesinden (veya derdest icra takibinin bulunduğu icra dairesinden) ihtiyati haciz kararının icrasını istemezse, ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar (Kuru, B.: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, İkinci Baskı, Ankara 2013, s.1047 vd.).İlk derece mahkemesindeki işleyiş dikkate alındığında, ihtiyati haciz talebinin aynı gün içinde yada ertesi gün, kabul veya red yönünde sonuçlandırılarak karara çıkartıldığı ve talep eden tarafından sürecin takip edilerek kararın yine aynı gün elden tebliğ alınıp infazının talep edildiği bilinmektedir. Ancak Bölge Adliye Mahkemelerinde süreç aynı şekilde işlemediğinden İİK'nın 261/1.maddesinde yer alan "...ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten..." ibaresinin nasıl yorumlanacağı hususunun tartışılması gerekmiştir. Zira ilgili hüküm gerek 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu'nun gerekse 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev Ve Yetkileri Hakkında Kanun'un yürürlüğünden önceki tarihli olup, değişen koşullara yönelik herhangi bir düzenleme yapılmamıştır. 5070 sayılı Kanun'un 5/1.maddesinde; "Güvenli elektronik imza, elle atılan imza ile aynı hukuki sonucu doğurur." hükmü gereği kararlar UYAP sistemi üzerinden e-imza ile imzalanmakta ve fiziki olarak imzalanmamaktadır. Ve aynı Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 3.maddesinin h bendinde; "Zaman damgası: Bir elektronik verinin, üretildiği, değiştirildiği, gönderildiği, alındığı ve/veya kaydedildiği zamanın tespit edilmesi amacıyla, elektronik sertifika hizmet sağlayıcısı tarafından elektronik imzayla doğrulanan kaydı" olarak tanımlanmıştır. Dairemizin kararında, karar tarihi olarak 22/10/2025 tarihi yazılacak ise de, bu tarih dosyanın karara bağlanmasının müzakere edildiği ve UYAP sistemi üzerinden karar numarasının alındığı tarihtir. Yani bu tarih itibariyle henüz yazılan bir karar olmadığı için infazı da mümkün değildir.Kararın infazının talep edilebilmesi ise ancak gerekçeli kararın Dairemizin başkan ve üyeleri ile zabıt katibi tarafından UYAP sistemi üzerinden "e-imza" ile onaylanarak, davanın tarafları ve ilk derece mahkemesi tarafından görülebildiği yani karar içeriğine vakıf olunduğu tarih itibariyle mümkündür. Bu nedenle İİK'nın 261/1.maddesinde yer alan "...ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde..." ibaresindeki "kararın verildiği tarihin", UYAP sistemi üzerinden onaylanarak, infazının talep edilmesinin mümkün olduğu tarih olarak yorumlanması ve 10 günlük sürenin bu tarihten itibaren başlatılması gerektiği Dairemizce kabul edilmiştir. Zira aksinin kabulü halinde yani dosyanın karara bağlanmasının müzakere edildiği ve UYAP sistemi üzerinden karar numarasının alındığı tarihin "kararın verildiği tarih" olarak kabulü halinde ihtiyati haciz isteyen taraf, henüz yazılmayan bir karardan haberdar olamayacağı için infazını da talep edemeyecektir. Dairemizin kabul ettiği görüş yukarıda açıklandığı gibi karar numarasının alındığı tarih olmayıp kararın UYAP sistemi üzerinden verildiği tarih olmakla birlikte, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin 23/06/2022 tarihli 2021/3272 E. 2022/2356 K. sayılı kararı ile; "...İİK'nın 261/1. maddesi uyarınca; alacaklının ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinde kararın infazını istemeye mecbur olduğu, aksi halde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkacağı, ihtiyati haciz kararının günlük takip edilmesi mümkün olmadığından, Bölge Adliye Mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararlarında, ihtiyati haczin infazının istenmesine ilişkin sürenin kararın tebliğ tarihinden itibaren başlatılması gerektiği..." yönünde verilen kararın Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 10/05/2023 tarihli 2022/10553 E. 2023/3259 K. sayılı ilamı ile onanmış olması da infazın istenmesi tarihi açısından UYAP sistemi üzerinden karar numarasının alındığı tarihin esas alınmaması gerektiği yönündeki Dairemiz görüşünü desteklemektedir. Açıklanan nedenlerle; ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf isteminin davalı ... Oto Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. yönünden HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalı ... ... yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince % 15 teminat karşılığı ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verilmiştir.İİK'nın 261/1. maddesi gereğince kararın verildiği tarihin, Dairemizin gerekçeli kararının UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile onaylandığı tarih olarak kabulüne ve 10 gün içinde talep edilmemesi halinde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkacağına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin, davalı ... Oto Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. yönünden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı vekilinin, davalı ... ... yönünden istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/678 E. (Derdest) 18/08/2025 tarihli kararının HMK'nın 353/1.b.2 bendi uyarınca KALDIRILMASINA ve YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,a-İhtiyati haciz TALEBİNİN İİK'nın 257. maddesi uyarınca KABULÜ ile 5.700,00 TL'nin % 15'i oranında hesap edilen 855,00 TL teminat tutarı, ihtiyati haciz talep eden tarafından nakit olarak yatırıldığında yada kesin ve süresiz nitelikteki banka teminat mektubu ibraz edildiğinde, 5.700,00 TL alacakla sınırlı olmak kaydıyla davalı ... ...'a ait taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının İHTİYATEN HACZİNE, b-İİK'nın 261/1. maddesi gereğince, Dairemizin gerekçeli kararının UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile onaylandığı tarihten itibaren 10 gün içinde infazının talep edilmemesi halinde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkacağının BİLİNMESİNE,3-Kararın tebliği ve teminat alınmasına ilişkin işlemlerin İlk Derce Mahkemesince yerine getirilmesine ve kararın ilgili icra dairesince infazının sağlanmasına,4-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının ve istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına,5-İhtiyati haciz talep eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin, İlk Derece Mahkemesince esasa ilişkin verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.f bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 22/10/2025