Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1424 E. 2025/881 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1424
Karar No
2025/881
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ

T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ

(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2025/1424 KARAR NO : 2025/881

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 14/04/2025 ESAS-KARAR NUMARASI : 2023/492E., 2025/290K.

Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili, davacının çocuk oyun parkları ve kent mobilyaları alanında faaliyet gösterdiğini, devlet tarafından sağlanan teşviklerden faydalanabilmek adına davalı ile 13/07/2016 tarihli sözleşme imzalandığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 13/07/2016 - 31/12/2016 tarihleri arasında devam ettiğini 31/12/2016 tarihinde tarafların mutabakatı ile sona erdiğini, davalının sorumluluğunda olan dönemde müvekkilinin ... birlikler nezdindeki takip edilen yurtdışı fuar desteğine ilişkin başvurunun reddedildiğinin öğrenildiğini, ilgili kurum tarafından davacıya yazılan 27/09/2017 tarihli yazıda 23-15 Mayıs 2016 tarihlerinde Bae/Duai de Düzenlenen ... fuarı hakkında 03/08/2016 tarihli teşvik başvurusuna ilişkin olarak eksik evrak bildiriminde bulunulduğu, bu bildirim üzerine verilen 08/12/2016 tarihli cevapta davacıdan istenen belgelerin sunulmadığını, yasal düzenleme gereği eksik yazı bildirimine rağmen söz konusu eksiklerin giderilmemesi sebebiyle teşvik talebinin reddedildiğinin bildirildiğini, bu teşvikin alınması halinde davacı yaptığı giderlerin bir kısmını alabilecek iken bu sebeplerden ötürü davacının zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte şimdilik 5.000,00 USD cezai şart bedeli ile 1.500,00 USD tazminatın fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı şirket ile olan danışmanlık ilişkisinin 13/07/2016 tarihinde yürürlüğe girdiğini ve bu hukuki ilişkinin karşılıklı mutabakat ile 31/12/2016 tarihinde sona erdiğini, müvekkili tarafından davacıya teşvikler kapsamında en üst düzeyde hizmet verildiğini, başvuruların sözleşme öncesi ve sonrasında davacı tarafından yapıldığını ve takip edildiğini, bu anlamda sözleşme süresince davalı tarafından verilen danışmanlık hizmeti haricinde hali hazırda davacı şirketin bir takım başvurular yapmış olduğunun bilindiğini, davacı tarafın iddiasının aksine belirtilen idareden davalı şirkete yazılan herhangi bir yazı olmadığı gibi başvuruya dair belge eksikliği yazısı ve bu yazıya taraflarınca verilen bir cevabın da bulunmadığını, danışmanlık sözleşmesinin 31/12/2016 tarihinde bitmesine binaen bu tarihten sonra belirtilen idare ile ilgili bir yazışmanın söz konusu olmadığını, sorumluğunun bulunmadığını, davacının dilekçesinde bahsetmiş olduğu idari kurumlara ön başvurunun davalı şirketi ile danışmanlık sözleşmesi akdedilmeden önce davacı tarafından yapıldığını, bu doğrultuda davalının eksik belge sunulması gibi özen yükümlülüğüne aykırı bir eyleminin bulunmadığını, eksik belge var ise bunun sorumlusunun bizzat davacı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince "...Taraflar arasında 13/07/2016 tarihli davacı tarafın faaliyetleri kapsamında devlet tarafından verilen teşviklerden faydalanmak için danışmanlık sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 13/07/2016 - 31/12/2016 tarihlerini kapsadığı, teşvikin konusunun yurtdışı fuar desteği olduğu, 2009/5 sayılı Yurt Dışında Gerçekleştirilen Fuar katılımlarının Desteklenmesine İlişkin Tebliğe tabi olduğu, tebliğin Dış Ticaret Müsteşarlığıyla ilgili olduğu, Tebliğin 22’inci maddesinde Tebliğin Dış Ticaret Müsteşarlığının bağlı olduğu Ekonomi Bakanlığı tarafından yürüteceğinin belirtildiği, Teşvik Danışmanlık Hizmetleri Alım Sözleşmesinin 3’üncü maddesindeki hizmetlerin; “Ekonomi Bakanlığı İhracatı Teşvikleri” olduğu, yurt dışı fuar katılım desteğinin de bu kapsamda olduğu ve davacının davalının kusuru durumuna ve şartların oluşması halinde cezai şart ve tazminat talebinde bulunabileceği, Bu kapsamada yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde dava konusu teşvike ilişkin fuarın 23-25/05/2016 tarihinde yapıldığı, ... Birliğinin (...) ... firmasına eksik evrak bildirimini 06/12/2016-23632 sayılı yazıyla yaptığı, 13/03/2017-5375 sayılı yazıyla da eksik belgelerin tamamlanmadığından teşvik talebinin değerlendirmeye alınmadığının bildirildiği, 27/09/2017-19539 sayılı yazıyla da teşvik talebinin neden değerlendirmeye alınmadığının açıklandığı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin kaldırma kararından da anlaşılacağı üzre ... nin tüm yazışmalarından davacı ve davalı firmalarının haberdar olduğu,06/12/2016-23632 sayılı yazıda; 14 kalem halinde eksik belgeler listesinin bildirildiği, Danışmanlık sözleşmesinin 4.c maddesine göre eksik olarak bildirilen ve tamamlanması istenilen belgelerin bir kısmının gönderildiği bir kısmının ise gönderilmediği görüldüğünden danışman firmanın danışmanlık görevini eksik yerine getirdiği bu durumda davalı danışman firmanın sözleşme gereği üzerine düşen edimleri yerine getirmediği, kusurlu ve davacıyı uğrattığı zarardan sorumlu olduğu, Buna göre danışmanlık sözleşmesinin 6.f maddesinde; “Danışman, sözleşme kapsamındaki hizmetlerin gereği gibi ve süresinde yerine getirilmemesi nedeniyle meydana gelecek olan zarardan , sözleşme kapsamında sorumlu olduğu, bu durumda sözleşme fesih edilse de edilmese de müşterinin her türlü zararını ( maddi-manevi, menfi-müspet) ayrıca talep etme hakkı saklı kalmak kaydıyla müşteriye 12.000,00-TL cezai şart ödeyeceğini, müşteri zararının tespitinde yalnızca müşteri veri , kayıt, ticari defterleri vb müşteri delillerinin kesin delil teşkil edeceğini kabul etmektedir” düzenlemesi gereği ve bilirkişi raporu ile tespit edilen ... 09/10/2018 tarihli yazısına göre davacı şirketin 6.738 USD uğradığı zarar ve 12.000,00-TL cezai şart talep edebileceği anlaşılmakla..." davanın kabulü yönünde hüküm tesis edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: sözleşmenin süresi ve bitimi, tarafların yükümlülük paylaşımı ve davacının kendi davranışlarının sonuca etkisi gibi kritik noktaların tartışılmadığını, somut olayda davalı şirketin teşvik başvuruları konusunda yol gösterici ve yardımcı olarak hizmet verdiğini, danışmanın yönlendirici bir rol üstlendiğini, teşvik başvurusunun yapılmasının gerekli evrakların temini gibi hususlarda nihai sorumluluğun davacı şirkete ait olduğunu, danışman kusuruyla sözleşmeye aykırı davranmadıkça danışmanlık alanın uğradığını iddia ettiği zararlardan sorumlu tutulamayacağını davacı şirketin teşvik başvurusu için gerekli belgeleri sunma ve işbirliği yapma yükümlülüğünü ihmal etmişse, danışmandan cezai şart talep edemeyeceğini, ilk derece mahkemesinin bu noktayı gözden kaçırdığını, davacının kendi edimlerini ifa edip etmediğini incelemeden cezai şarta hükmettiğini, oysa ki sözleşmeye uygun ifa koşulu gerçekleşmediğinde cezai şart talebinin haksız olduğunu, davacının teşvik başvurusuna ilişkin "eksik evrak bildirimleri" 2017 yılı içinde yani sözleşmenin bitiminden sonra ortaya çıktığını, ilk derece mahkemesinin kararında bu hususu dikkate almadığını, sona eren sözleşme sonrasında gerçekleşen olaylar nedeniyle danışmanı sorumlu tutmanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı ve çelişkili olduğunu, bilirkişi raporlarındaki çelişkiler giderilmeden verilen kararın hatalı olduğunu beyan ederek, yerel mahkeme kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : Dava, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinin gereği gibi ifa edilmemesi iddiasına dayalı cezai şart ve tazminat istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına ve özellikle taraflar arasındaki mail yazışmalarına, davalının iş takip listesine göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/492E., 2025/290K. sayılı dava dosyasında verdiği 14/04/2025 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 12.762,98 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak alınan 4.935,26 TL'nin mahsubu ile kalan 7.827,72 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına. 3-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine. 4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına. 23/10/2025 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 362/1,a gereğince miktar itibari temyiz yoluna başvurulamayacağından ile KESİN olmak üzere OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 24/10/2025

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imza e-imza e-imza e-imza

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/1424, K. 2025/881, T. 23.10.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1424-e-2025-881-k-d4d4a9abac2c