Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1349 E. 2025/1574 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1349
Karar No
2025/1574
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2025/1349 Esas

KARAR NO : 2025/1574

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 29/08/2025

NUMARASI : 2025/605 Esas, 2025/547 Karar

DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

KARAR TARİHİ: 27/11/2025

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...'a ait "Teşvikiye mah. Fırın sk. ... apt. ... Şişli/İstanbul" adresindeki konutunun müvekkili tarafından 14/01/2022-14/01/2023 tarihleri arasında sigortalandığını, anılan konutta 07/11/2022 tarihinde apartman ortak alanı atık su gider borusundan sızan sular nedeni ile dahili su hasarı meydana geldiğini, bu su hasarı neticesinde müvekkilinin sigortalısının maddi zararının oluştuğunu, sigortalının ihbarı üzerine hasarın nedeni ve miktarının tespiti amacıyla eksper tayin edildiğini, ekspertiz raporuna göre sigortalıya ait konutta oluşan zarar nedeniyle müvekkili şirketin sigortalısına 26/12/2022 tarihinde 16.262,40-TL ve 28/12/2022 tarihinde 41.466,16-TL olmak üzere toplamda 57.728,56-TL tazminat ödediğini, müvekkilinin, söz konusu ödeme ile sigortalısının haklarına halef olduğunu ve zarar verenlere karşı rücu ve talep hakkı doğduğunu, davalı tarafa rücu işleminin İstanbul 1.İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, ancak borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, görevli Mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu, hem takibin hem de davanın ... Apartmanını temsilen ... Apartmanı Yöneticiliğine yöneltilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkilinin bu zararı kendi mal varlığı ile tazmin yükümlülüğünün bulunmadığını, bu borçtan ... Apartmanı yöneticiliğinin kendi mal varlığı ile sorumlu olması gerektiğini, davanın ortak alan su gider borusundan kaynaklanan hasarın rücuen tazmini talebine ilişkin olduğunu, davanın yönetim firması olan müvekkiline değil kat maliklerine yöneltilmesi gerektiğini, davanın pasif husumet nedeniyle reddi gerektiğini, davaya konu icra takibinde hasar adresi olarak gösterilen adreste yönetimini üstlendiği ... Apartmanı isimli bir apartmanın bulunmadığını, dava dilekçesinde ... Apartmanı...e yönelik talepte bulunulduğu, halbuki Ekspertiz Raporunun Fırın Sokak No: 18'de yer alan ... Apartmanı'na ilişkin olduğunu, delil olarak dayanılan ekspertiz raporunda olayın kök nedeninin belirlenemediğini, varsayımlardan yola çıkıldığını, alacağın likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; dava dışı sigortalı ... ile davalı arasındaki su sızıntısından kaynaklanan hukuki ilişkide davalı satıcı ya da sağlayıcı konumunda olmayıp uyuşmazlığın 6502 sayılı yasada tanımlanan tüketici işlemi olduğunun kabulünün mümkün olmadığı, halefiyet ilkesi gereğince, davacının yerine geçtiği sigortalı ile, satıcı davalı şirket arasındaki uyuşmazlık, Tüketici Kanunundan kaynaklanan bir uyuşmazlık niteliğinde de olmayıp davaya asliye hukuk mahkemesinin bakması gerektiği gerekçesi ile HMK'nın 114/1-c, 115/2. maddesi uyarınca davanın, mahkemenin görevine ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; ilk derece Mahkemesince verilen görevsizlik kararının usul ve yasaya uygun olmasına rağmen kararın hüküm kısmında belirlenen görevli Mahkemenin hukuken doğru olmadığını, davacı iddiasında müvekkili firmanın yönetimini üstlendiği binada meydana gelen su hasarı sonucunda sigortalısına ödediği tazminatın rücuen tazmini talep ettiğini, davalı yönetim firması ile davacının sigortalısı arasındaki uyuşmazlığın Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığını, bu nedenle Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğunu, bu nedenle dosyanın Tüketici Mahkemelerine gönderilmesi gerekirken Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın Tüketici Mahkemelerine gönderilmesi yönünde karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:

HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, ... Paket Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalısına ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili amacı ile başlatılan icra takibine karşı itirazın iptali davasıdır.İlk derece Mahkemesince, uyuşmazlıkta görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiği, kararın davalı vekilince görevli Mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğundan bahisle istinaf edildiği anlaşılmıştır.Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekmektedir.Davacı sigorta şirketi işbu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına ve bu şekilde hukuken onun yerine geçtiğine göre, görevli mahkemenin tayininde zarar sorumlusu ile dava dışı sigortalı arasındaki hukuki ilişkinin nazara alınması gerekir. Bu husus Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22.3.1944 Tarihli E.37, K.9 sayılı kararı, "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır.634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 19/3 maddesinde, her kat malikinin anagayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı diğer kat maliklerine karşı sorumlu olduğu; aynı Kanunun ek 1 maddesinde, bu Kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlığın Sulh Mahkemelerinde çözümleneceği düzenlenmiştir.Dosya kapsamından, davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalısı arasında, ... paket sigorta poliçesi düzenlendiği, binanın ortak atık su gider borusundan kaynaklandığı iddia olunan su hasarı nedeniyle davalı bina yöneticisinin sorumluluğuna dayalı hasarın rücuen tahsili amacı ile huzurdaki davanın açıldığı anlaşılmıştır. O halde davacı sigorta şirketinin davalıdan rücuen tazminat talebinin, bina yöneticisi olduğu iddiasıyla kat mülkiyetine dayalı sorumluluğundan kaynaklandığı iddia edildiğinden Kat Mülkiyetinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlıklarda Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Davacıya ait konutun bulunduğu binanın tapu kayıtları dosyada bulunmadığından zararın gerçekleştiği tarih itibariyle kat mülkiyetinin yada kat irtifakının kurulu olup olmadığı belirlenememiştir. Bu durumda, öncelikle, mahkemece dava konusu konut ile, konutun bulunduğu ana gayrımenkule ait tapu kayıtları, varsa yönetim planı celp edilmeden görevsizlik kararı verilmesi yerinde olmamıştır. Mahkemece tapu müdürlüğünden dava konusu sigortalı konutun bulunduğu taşınmazda kat mülkiyeti ya da kat irtifakının kurulup kurulmadığı hususunun sorulması, taşınmaza ait tapu kayıtlarının ve yönetim planının celp edilmesi gerekmektedir. Taşınmazda kat mülkiyeti kurulu olması yada kat irtifakı kurulu ise 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 17/3.maddesi gereği, hasar tarihi itibariyle ana taşınmazın üçte ikisinin fiilen kullanılmaya başlanılmış olması halinde uyuşmazlığa kat mülkiyeti hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Bu nedenle taraf delilleri de toplanarak somut uyuşmazlığa kat mülkiyeti kanunu hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı tespit edilerek, akabinde, duruma göre şartları varsa görevsizlik kararı vermek gerekirken, yukarıda belirtilen şartlar mevcut değilse, uyuşmazlığın genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemelerinde çözümlenmesi gerektiği tartışılmadan eksik inceleme sonucu görevsizlik kararı verilmesi hatalı olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine iadesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/605 Esas, 2025/547 Karar sayılı ve 29/08/2025 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf harçları davalı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.27/11/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/1349, K. 2025/1574, T. 27.11.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1349-e-2025-1574-k-fb137f3fa17e