Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1283 E. 2025/1663 K. – İhya İhyası

Konu: İhya İhyası

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1283
Karar No
2025/1663
Karar Tarihi
Konu
İhya İhyası

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2025/1283

KARAR NO : 2025/1663

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 07/04/2025

NUMARASI : 2025/288 Esas - 2025/291 Karar

DAVA: Şirketin sicil kaydının ihyası

Taraflar arasındaki ihya ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; ... Ve İhtiyaç Maddeleri San Ve Tic Ltd Şti ve ... ile müvekkili banka arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borçların ödenmediğini, müvekkilince 20.04.2009 tarihli Beyoğlu 41. Noterliğinin ihtarı ile borcun ödenmesinin istenmesine rağmen borçlu şirketçe ödeme yapılmadığını, buna rağmen borçlu şirketin 11.01.2010 tarihli sicil gazetesinden anlaşılacağı üzere usule aykırı şekilde tasfiye olunduğunu, bankanın kat ihtarının terkin tarihinden önce gönderildiğini, müvekkili bankanın borçlu şirket hakkında icra takibi hakkı bulunmasına rağmen borçlu şirketin terkin edilmesi müvekkilinin haklarına zarar verdiğini, müvekkilinin tasfiye olunan şirketten alacağının bulunmasına rağmen, bu alacaklar tasfiyeye dahil edilmeden şirketin terkin edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, 17.12.2009 tarihinde tasfiyesi tescil edilen ... Ve İhtiyaç Maddeleri San Ve Tic Ltd Şti'nin ihyasına karar verilmesini, talep ve etmiştir. Mahkemece, davalı olarak gösterilen ticaret sicil memurluğuna dava dilekçesi tebliğ edilmeden, karar verilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "..Yukarıda açıklanan hususlar değerlendirildiğinde; ileride doğacağı şüpheli bir yararın hukuki yarar olamayacağı, yine ileride açılacak soyut ve belirsiz icra takibi veya dava yönünden ihya kararı verilemeyeceği(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 22.02.2024 Tarih ve 2024/207 E. - 2024/341 K. sayılı ilamı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14.05.2024 Tarih ve 2024/2472 E. - 2024/3867 K. sayılı ilamı.) ve hukuki yarar dava şartının tamamlanabilecek bir dava şartı da olmadığı mahkememizce kabul edilmiştir.Hukuki yarar dava şartı gerçekleştikten sonra iş bu davanın açılması mümkündür. Ancak bu aşamada, dava tarihi itibariyle açılmış bir takip veya dava bulunmadığından, hukuki yarar dava şartı gerçekleşmeden iş bu davanın açıldığı (mevsimsiz dava) görülmekle açılan davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.6102 sayılı TTK' nın 547. maddesi kapsamındaki bu tür davalarda davalı sıfatı, tasfiyeyi tamamlayan tasfiye memuru ile ticaret sicil müdürlüğüne aittir. Bunlar arasında, zorunlu dava arkadaşlığı ilişkisi vardır. İş bu yargılama dosyasında, tasfiye memuru ... davalı olarak gösterilmemiştir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 19.12.2024 Tarih ve 2024/1369 E. - 2024/1875 K. sayılı ilamı) Taraf ehliyeti dava şartı yönünden eksiklik bulunmaktadır. Hukuki yarar dava şartı incelenmeden önce taraf ehliyeti dava şartının incelenmesi gerekmektedir. Ancak, taraf ehliyeti dava şartı tamamlanabilir dava şartı olması sebebiyle açılacak asıl davada değerlendirilmesi gerektiği kanaatiyle usul ekonomisi açısından bu aşamada inceleme konusu yapılmamıştır...." gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili ile terkin edilen ... Ve İhtiyaç Maddeleri San Ve Tic Ltd Şti. ve ... arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesine konu borcun ödenmemesi üzerine keşide edilen Beyoğlu 41. Noterliğinin 20.04.2009 tarihli ihtarı ile borcun ödenmesinin istendiğini, alacağın tahsili amacıyla İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve 16.01.2023 tarihinde Bakırköy 3. İcra Müdürlüğünün ...Talimat dosyası üzerinden İstoç 28. Ada ... Bağcılar adresinde haciz yapıldığını, haciz sonrası 3. şahısın istihkak iddia etiğini, bu iddianın kabul edilmemesi üzerine dosyanın İİK'nın 97. maddesi uyarınca gönderildiği İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesinin 08.09.2023 tarihli ve 2023/510 Esas, 2023/497 Karar sayılı kararı ile haciz hakkında takibin devamına karar verildiğini, bunun üzerine 3. şahıs tarafından İstanbul 44. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/448 Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine istihkak davası açıldığını, anılan mahkemenin 20.03.2025 tarihli oturumunda borçlu şirketin terkin edilmesi nedeniyle borçlunun ihyası için dava açılmasına karar verildiğini, bu nedenle eldeki davanın açıldığını, Mahkemenin ret karanının hukuka aykırı olduğunu, zira yukarıda belirtilen İstanbul 44. İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/448 Esas sayılı dosyasının 20.03.2025 tarihli celsesinde borçlu ... Ve İhtiyaç Maddeleri San.ve Tic.ltd.şti'nin ticaret sicilden terkin edilmesi nedeniyle haciz yapılan icra takip dosyası yönünden borçlu şirketin ihyasına ilişkin işlem yapılıp yapılmadığının sorulması üzerine bu davanın açıldığını, bu nedenle mahkemece eksik bitirilen tasfiyenin yeniden yapılmasına karar verilmesi gerektiğini, keşide edilen ihtarın terkinden önce gönderildiğini, terkin öncesi borcun muaccel olduğunu, ortada muaccel hale gelmiş bir borç bulunduğundan müvekkilinin icra takibi yapma hakkının bulunduğunu, bu sırada şirketin re'sen terkin edildiğinin anlaşıldığını, TTK'nın 547. maddesinde terkin edilen şirketin ek tasfiyesinin düzenlendiğini, alacağın tahsili için şirketin ihyasının zorunlu olduğunu, şirketin 17.12.2009 tarihinde ticaret sicilinden silinmesine rağmen bu tasfiyenin usulsüz olduğunu,

Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, TTK'nın 547 maddesi uyarınca, ek tasfiye işlemleri için şirket sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle karar verilmiş; bu karara karşı, davalı tasfiye memuru vekili tarafından, yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması hâlinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür.İhya davasının TTK'nın 547. maddesi uyarınca talep edilmesi hâlinde şirketin tasfiye işlemlerini yapmış olan tasfiye memur ya da memurları ile birlikte bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesi gerekmektedir. Diğer durumda ise esasen şirket tasfiye sürecine girmediğinden ve tasfiye memuru da bulunmadığından davalı olarak bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün gösterilmesi yeterlidir. Başka bir ifadeyle TTK'nın 547. maddesine dayalı ihya davalarında davalı taraf, şirket veya kooperatifin en son tasfiye memuru veya tasfiye kurulu ile yasal hasım konumunda bulunan ticaret sicili müdürlükleridir.

Eldeki davada, şirketin tasfiye sonucu terkin edilmesi nedeniyle TTK'nın 547. maddesine göre ihya talep edildiği görülmüştür. Mahkemece getirtilen sicil kaydından, şirketin tasfiyesinin ortaklar kurulunca kararlaştırıldığı ve tasfiyenin kapatılmasına ilişkin kararın 12.05.2011 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiği anlaşılmıştır. Buna rağmen, davanın sadece sicil memurluğuna karşı açılması usuli eksiklik olup, bu tür durumlarda taraf teşkilinin tamamlanması için, tasfiye memuruna da dava açılması ve açıldığı takdirde her iki davanın birleştirilerek görülmesi usul ekonomisi açısında gereklilik arzetmektedir. Davacı vekili, ihyası istenen şirketin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcununu ödememesi üzerine keşide edilen Beyoğlu 41.noterliğinin 20.04.2009 tarihli ihtarı ile borçlunun temerrüde düşürüldüğünü belirtmiştir. Ancak dava dilekçesinde icra takibi yapılmadan şirketin terkininden söz edilmiş ise de, istinaf dilekçesinde borçli ... ve İhtiyaç Maddeleri San.Tic.Ltd.Şti ile ... aleyhine İstanbul 5.İcra Müdürülğünün ... Esas sayılı dosyasında dava açıldığı belirtilmiştir. İstinaf başvurusunda yapılan haciz işlemlerinde üçüncü kişinin istihkak iddiası üzerine İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/510 Esas sayılı dosyasında istihkak talebinin geri çevrilmesi üzerine, üçüncü kişi tarafından İstanbul 44.İcra Mahkemesinin 2023/448 Esas sayılı dosyasında istihkak davası açıldığı belirtilmiştir. Bu davaya bakan mahkemenin 20.03.2025 tarihli duruşmasında mahkemece borçlu şirketin ihyası için işlem yapılıp yapılmadığı hususunu araştırması üzerine bu davanın açıldığı belirtilmiştir.asit yargılama usulüne tabi davalarda HMK'nın 320/1. maddesi uyarınca dosya üzerinden hüküm verilmesi mümkün ise de bunun için tüm delillerin toplanması ve uyuşmazlığın tam olarak aydınlatılmış olması gerekir. İlk derece mahkemesince, eldeki ihya davasında duruşma açılmadan ve deliller yeterince değerlendirilmeden karar verilmesi, davacının talebinin açıklattırılmaması hukuki dinlenilme haklarının ihlaline yol açacak niteliktedir. Mahkemece yapılması gereken, usulünce duruşma açılmak suretiyle, ihyanın TTK'nın 547. maddesine göre talep edildiği anlaşılmakla, tasfiye memuruna karşı dava açılması için süre verilmek, açıldığında davalar birleştirilerek sonuca gitmek; eğer tasfiye memuruna karşı dava açılıp birleştirilmesi sağlanmaz ise ancak o takdirde usulden ret kararı vermekten ibarettir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince dosya üzerinden yapıyan istinaf incelemesi sonucunda, ilk ederce mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR :Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,4-Kaldırılan ilk derece mahkemesi kararının icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine,5-Yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,6-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 22.10.2025

KANUN YOLU:HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca karar kesindir.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/1283, K. 2025/1663, T. 22.10.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1283-e-2025-1663-k-e737c3e0af5b