Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1124 E. 2025/1246 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1124
- Karar No
- 2025/1246
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/1124 - Karar No:2025/1246
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1124 KARAR NO : 2025/1246
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ : 10/10/2025 NUMARASI : 2025/750 E
DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) TALEP KONUSU : İhtiyati Tedbir ve İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ : 02/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/12/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz istemlerine ilişkin olup, mahkemece taleplerin reddine dair verilen ara karara karşı süresi içinde ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talep eden vekili dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan Ana Sözleşme ve sonrasında yapılan 3 adet ek sözleşme ile 0,33+0,5+1,5 LT'lik kalıpları olan ... dolum hattı ve makinesi alımı ve kurulumu çalışması konusunda 31/08/2020 tarihinde anlaşma yapıldığını, makinenin üretim kapasitesinin 0,5 litrelik pet şişe için saatte 36.000 şişe imalatı ve dolumu olarak sözleşmede garanti verildiğini, teslim tarihi olarak 31/06/2021 olarak belirlendiğini, sonrasında ise 02/04/2021 tarihinde sevkiyat tarihinin 30/06/2021 olarak revize edildiğini, sadece 0,5'lik makinenin kurulduğunu, bununda hem az verimli olup hem de aynı elektriği yaktığını, makine ve montaj için davalıya 12.000.000,00 TL bedelle anlaşma yapıldığını, ancak sözleşmede sunulan belgelerin 27. sayfasında ki belgede makinenin çalışmaması veya verilen taahhütlere uygun olmaması halinde davalıya verilen nakit ve çeklerin tahsil tarihinde ki kurdan çevrilerek o tarihteki EURO bedeli olarak tahsil edileceğini, muhtelif tarihlerde olmak üzere toplamda 12.000.000,00 TL ve buna denk gelen döviz kuru karşılığı olarak 1.241.360,00 EURO ödeme yapıldığını, yapılan sözleşme gereği ihtiyati haciz talep edebileceklerini, davalı ile sorunların çözüme kavuşması için görüşmelerin sürdüğü esnada firmanın satışa çıkarıldığını gördüklerini, bu nedenle öncelikle terditli olarak sözleşmenin 27. sayfasında bulunan 15/11/2022 tarihinde makinedeki aksaklıklar giderilmezse ve 1. maddede belirtilen EURO alacağı ödenmezse hiçbir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın müvekkilinin her türlü yargı yoluna gittiğinde alacağın tahsili için ihtiyati haciz talep edebilir hükmü gereğince davalının menkul ve gayrimenkul mallarına İstanbul ili ... ... parselde ki taşınmaz kaydı üzerine belirlenecek teminat karşılığında ihtiyaten haciz konulmasını, ihtiyati haczin kabul edilmemesi halinde taşınmazlarına ve fabrikada tespit edilecek makinelerinin tespiti ile bunların üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, makine bedeli olarak ödenen 58.960.397,00 TL alacaklarının ödeme tarihinde EURO kuru üzerinden taraflarına ödenmesine ve asıl alacağa da dava tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek döviz faizi oranı üzerinden hesaplanacak faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini, toplam 88.540.127,00 TL'nin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, 10.10.2025 tarihli ara karar ile; talebin hukuki niteliği itibari ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz istemine ilişkin olduğu, davanın taraflar arasındaki ticari alım - satım ilişkisi nedeniyle ayıplı olan mal bedelinin iadesi ve malın ayıplı olması nedeni ile meydana gelen zararın tahsili istemi ile acılan alacak ve tazminat davası niteliğinde olup davacı vekili tarafından alacak ve tazminat talebini karşılayacak şekilde ihtiyati haciz kararı verilmesi , bu talep kabil edilmediği taktirde davalının menkul ve gayrimenkulleri üzerine tedbir konulmasının talep edildiği, 6100 sayılı HMK’nın 389. maddesinde “(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. " hükmü mevcut olup, İİK'nın 72/(3).maddesinde; icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği, ancak, borçlunun gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebileceğine ve HMK'nın 389/(1).maddesinde; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceğine dair düzenlemesinin yer aldığı, 6100 sayılı HMK'nın 390/(3). maddesinde tedbir talep eden tarafın dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğunu hüküm altına alındığı, ihtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkması olduğu, bunların ihtiyatî tedbirin temel şartlarını oluşturduğu, ihtiyati tedbire esas olan hakkın iyi belirlenmesi gerektiği, taraflar arasında çekişmeli olan şeyin veya yargılama konusunu oluşturan hakkın, aynı zamanda tedbirin konusu hakkını da oluşturacağı, . HMK'nın 389/(1). maddesinde, "uyuşmazlık konusu hakkında" ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğinin düzenlendiği, diğer geçici hukuki korumaların alanına giren konularda ihtiyati tedbire kararı verilemeyeceği, davanın ticari satımdan kaynaklı alacak/tazminat istemine ilişkin olduğu, tedbir istemi ile ihtiyati tedbir talep edilen davalı şirkete ait mal varlığı uyuşmazlık konusunu teşkil etmediğinden, 6100 sayılı yasanın 389/1. maddesi gereğince ihtiyati tedbirin uygulanabilmesi için tedbir konulan şeyin uyuşmazlık konusunu oluşturması gerektiğinden davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği, ihtiyati haciz istemine ilişkin olarak ; İİK 'nın 257. maddesinde "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1- Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.", İİK 'nın 258. maddesinde " İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur." hükümlerinin mevcut olduğu, dosya kapsamına ve sunulan delilere göre davacı tarafın davalı şirketten alacağının varlığı, miktarı ve muaccel olup olmadığının yargılama sonucunda ortaya çıkacağı, davalının mallarını kaçırmaya, gizlemeye veya kaçmaya hazırlandığına ilişkin yeterli delil sunulmadığı, davacının ihtiyati haciz talebinde yaklaşık ölçütte haklı olduğunu ispatlayamadığı, İİK 'nın 257. maddesinde aranan ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmediği gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talep eden vekili istinaf başvurusunda; taraflar arasında 05LT. ... DOLUM HATTI ve MAKİNESİ alımı ve kurulumu çalışması konusunda 31.08.2020 tarihinde sözleşme imzalandığı, makinenin üretim kapasitesinin ise saatte 36.000 şişe imalatı ve dolumu olarak sözleşmede garanti altına alındığı, sözleşme kapsamında, makine ve montaj hizmetleri için toplam 12.000.000 TL bedel üzerinden anlaşmaya varıldığı, yine EK 1 olarak sözleşme olan belgenin 27. sayfasındaki belgede " Makine geri alınırken ödenen bedel, ... makineye verilen nakit ve çeklerin tahsil tarihindeki kurdan çevrilerek o tarihteki EURO bedeli olarak yapılacaktır” denildiği, muhtelif tarihlerde olmak üzere toplamda 12.000.000,00 TL ve karşılığı olarak 1.241.360,00 EURO ödeme yapıldığı, yine aynı belgeye istinaden 3. maddede "makinenin iadesi, bakımı, eksikliklerin giderilmesine yönelik olarak ... Makinenin personelinin otel ve nakliye giderleri, fazla elektrik sarfiyatı, ziyan olunan hammadde bedeli ... Makine tarafından ödenecektir” denildiği, bir diğer hususun ise ...'un bilirkişi olarak eş yetki ile çalışmasıdır ki bu kişiden alınan rapora göre makinenin ekranının saatlik 30.000 adet/saat çalıştığı ama çok sık duruş yaptığı ve aşırı fire verdiğinin tespit edildiği, bunun ise günlük ortalama 25.000 adet/saate geldiği, yine rapora göre sözleşmede olmasına rağmen teslim edilmemiş olan akış kontrol sisteminin ( Bedeli 63.000EURO + KDV ) bulunmadığı, makinenin bu hali ise sözleşmede vaad edilen performansta çalışma şansının olmadığının belirtildiği, ancak makineden bugüne kadar istenilen verim alınamadığı, saatlik ortalama verim ile 25.000 şişe üretim yapıldığı, arada satlik 11.000 şişe, günlük 82.500 şişe, aylık ise 26 gün * 82.500= 2.145.000 şişe verim kaybı olduğu, sözleşmenin 11. sayfasında B-5 maddesinde garanti olarak " Mekanik hatalara ve kusurlara karşı 2 yıl veya 5.000 saat garantilidir. Garanti makinelerin tam kapasite ile çalışmaya başladığı tarihte başlayacaktır" denildiği, makinelerin tam kapasite ile çalışmasının dahi başarılmadığı, makinenin garanti kapsamına girmediği, ... Makine ile görüşmeler devam ederken ... Makinenin fabrikasının satış ilanının internette görüldüğü, fabrikanın satışının gerçekleşmesi halinde alacak hakkında karar çıksa dahi tahsil kabiliyetinin kalmayacağı, ihtarnameler vesözleşme olarak sunulan belgenin 27. sayfasındaki belgede "15.11.2022 tarihinde makinedeki aksaklıklar giderilmezse ve 1.maddede belirtilen EURO alacağı ödenmezse hiçbir ve ihbara gerek kalmaksızın Gecek Su, her türlü yargı yoluna gittiğinde alacağın tahsili için ihtiyati haciz talep edebilir” hükmünün yer aldığı, ikinci ihtarın tebliğ tarihi olan 30.10.2024 olan tarihi itibariyle müvekkilin alacağının muaccel hale gelmiş olup, talep tarihi itibariyle borçlunun temerrüde düştüğü, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/6228 Esas, 2016/5521 Karar, 05.05.2016 tarihli kararında ''İcra İflas Kanunu'nun (İİK)257. maddesi uyarınca, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yerinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK.nın 258/1 maddesine göre İhtiyati Haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Diğer yandan İİK 264.maddesi hükmüne göre yargılama sırasında da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Yukarıda belirtilen belgelerde nazara alındığında, davacı tarafın tazminat istemi sözleşmeye dayanmakta olup olay tarihi itibariyle muaccel hale gelmiştir.O halde, olayda İİK 257 vd. maddesinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi nedeniyle talebin kabulü gerekirken, aksi düşünce ile yazılı şekilde talebin reddine karar verilmesi doğru değildir.'' denildiği, tüm bu sürecin, davacı için sürekli akan bir zarar kaynağına dönüştüğü, dosyadaki tüm delilleri davalının mevcut tüm malvarlığı olan taşınmazı satışa çıkarması, başka malvarlığının olmaması, ek sözleşme ile ihtiyati haciz alınması konusunda mutabık kalınması hususları, ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, alacaklarının temini tahsili için davalının menkul ve gayrimenkul mallarına belirlenecek teminat karşılığında ihtiyaten haciz konulmasına karar verilmesi gerektiği belirtilerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Talep ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz istemlerine ilişkin olup mahkemece taleplerin reddine dair verilen ara karara karşı talep eden davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle 2004 sayılı Kanun’un 257. maddesine dayalı geçici hukuki koruma niteliğindeki ihtiyati haciz istemi yönünden; yargılama aşamasında mahkemesince toplanacak deliller ile taraflarca sunulan deliller birlikte değerlendirilerek talep halinde yaklaşık ispat koşulu da dikkate alınarak mahkemesince her zaman değerlendilip yeniden inceleme yapılacağının tabii bulunmasına göre ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talep eden davacıdan alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talep eden tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1.f maddesi gereğince KESİN olmak üzere 02/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip