Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1112 E. 2025/1198 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1112
- Karar No
- 2025/1198
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2025/1112
KARAR NO : 2025/1198
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 10.07.2025 ara karar
NUMARASI : 2025/15 E.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/10/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin 1996 yılında tescil ettirip fiilen kullanarak reklam ve satış yoluyla tanınırlığını ve bilinirliğini artırıp piyasanın %80 hakimi olan ... markasının, davalı şirket tarafından 2014 yılında ... ... adlı marka ile aynı mal ve hizmet alanında tescili ile satışa başlamak suretiyle; sonradan tescil edilen ve açık bir KÖTÜ NİYETLİ tescil olan, aynı zamanda ayırt edilemeyecek kadar benzer olan ... ... markasının SMK 6/9 ve 5/1-ç maddeleri kapsamında hükümsüzlüğünün tespitine, tescilden terkinine, iş bu dava sürecinin sonuçlanmasına kadar mahkeme kararları ve fiili kullanımlardaki iktibas/iltibas a konu delillerimiz doğrultusunda yaklaşık ispatı yapılan ... ... markasının kullanımının durdurulması hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesi 10.07.2025 tarihli ara karar ; Dosyadaki mevcut deliller ve dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı tarafından davalı adına tescilli 2014/100496 numaralı ... ... ibareli markanın kullanımının durdurulması yönünde ihtiyati tedbir talep edildiği, taraflar arasında daha önce aynı marka ile ilgili mevcut davaların olduğu ,davacı tarafından markanın kullanılmaması yönünde tedbir talep edilmiş ise de markanın yaklaşık 11 yıldır tescilli olduğu, bu nedenle Sınai Mülkiyet Hakkının kullanılmaması yönünde ihtiyati tedbir verilemeyeceği iddiaların yargılamayı gerektirdiği, bu nedenle koşulları oluşmadığından,"
İhtiyati tedbir talebinin REDDİNE, karar verilmiştir.
İSTİNAF:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin tescilini yapıp fiilen kullandığı markasının tanınırlığını kullanmak amacıyla sonradan tescil ettirdiği aynı markayı kullanmasından kaynaklı olarak ihtiyati tedbir talep ettiklerini, taleplerinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının müvekkilinin markasını kullandığını reklamlarda gördüklerini, davalıya sözlü ve yazılı ihtarda bulunmalarına rağmen davalı müvekkili markasını kullanmaya devam ettiğini, bunun üzerine dava süreçleri başlattıklarını ve halen devam ettiğini, alınan bilirkişi raporları ve istinaftan usulü eksiklikler nedeniyle bozulup halen yargılaması devam eden davalarda; davacı müvekkil firma lehine tazminat ve tecavüzün durdurulması yönünde karar verildiğini, SMK 6/9 maddesi kapsamında davalının kötü niyetli olarak tescilli markalarını kullanmaya devam ettiğini, davalının uluslararası ve ekonomik olarak güçlü bir firma olması, ürünlerini farklı ülkelerde daha ucuza üreterek ithal etmesi nedenleriyle yerli firma olan müvekkili ile 11 yıldan beridir piyasadaki rekabette avantaj sağlaması neticesinde müvekkili firmanın daha önce %80 hakimiyet sağladığı piyasa hakimiyetini azalttığını ve müvekkili firmayı ekonomik olarak zor duruma düşürdüğünü, müvekkili firmanın satış için ürettiği ürünlerin elinde kalıp kullanım sürelerinin dolmasına sebebiyet verildiğini, bu durum ürünlerin imha edilmesine sebep olduğunu, müvekkili firmanın yatırımları atıl kaldığını ve işçi çıkarmak zorunda kalarak mağduriyetlere sebebiyet verildiğini, tedbir red kararı verilmesinin mağduriyetlerin önünü iyice açtığını beyanla istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak ihtiyati tedbirin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu, davalı adına tescilli ... ... markasının SMK 6/9 ve 5/1-ç maddeleri kapsamında hükümsüzlüğünün tespitine, tescilden terkini davasıdır.İstinafa konu ara karar mahkemenin 10/07/2025 tarihli ara karardır.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sinai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.6100 sayılı HMK'nun 389/1. maddesinde mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, 390/son maddesinde ise tedbir talep edenin davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu belirtilmiştir.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; ... firmasının 04.09.2014 tarihinde 2014/100496 sayı ile TPMK'ya başvurarak ... ... markasının tescilini talep ettiği, ...'in başvuruya itiraz ettiği ve itirazının reddedildiği, bunun üzerine ... firmasının yeniden inceleme değerlendirme talebinde bulunduğu, YİDK kararı ile itirazın reddine karar verildiği, bunun üzerine Ankara 4.FSHHM nezdinde 2016/184 E.sayılı davanın açıldığı ve dava devam ederken TPMK tarafından 11.05.2016 tarihinde markanın tesciline karar verildiği Ankara 4.FSHHM nezdinde görülen 2016/184 E.sayılı davanın mahkemece kabul edilerek YİDK kararının iptaline karar verildiği, bu kararın Ankara BAM 20.HD'nin 2018/741 E. ve 2019/149 K. sayılı kararı ile kaldırılarak iptal talebinin reddine karar verildiği ve BAM kararının da Yargıtay 11.HD'nin 2019/1584 E.ve 2020/73 K. sayılı kararı ile onandığı, dava konusunun markanın hükümsüzlüğü davası olduğu, davacı tarafından davalı adına tescilli 2014/100496 numaralı ... ... ibareli markanın kullanımının durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiği, davacının iddialarının yargılamaya gerektirdiği, hükümsüzlük davasında markanın kullanılmaması yönünde tedbir kararı verilemeyeceğinden mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karar yerindedir. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 10.07.2025 tarih ve 2025/15 E., sayılı ara kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/10/2025