Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1094 E. 2025/1759 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1094
- Karar No
- 2025/1759
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1094
KARAR NO : 2025/1759
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/11/2020
NUMARASI : 2017/831 Esas - 2020/685 Karar
DAVA: Menfi Tespit
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/11/2025
Mahkememizden verilen 27/05/2025 Tarih 2024/5817 E. , 2025/3726 K. sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 16/07/2024 tarih ve 2021/688 E. , 2020/685 K. sayılı ilamı ile bozulmakla, dosyanın Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp duruşmalı olarak yapılan incelemesi sonucunda dosya ele alındı.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ...'nın (dava dışı asıl borçlu) ... İnş Oto San ve Tic ltd Şti nin 27.12.2007 - 25.07.2014 tarihleri arasında ortağı olduğunu, bu tarihten sonra ortaklıktan ayrılarak hisselerini (dava dışı) ... ...'ya devrettiğini, ortaklığı esnasında müvekkilinin ortağı bulunduğu şirket ile davalı banka arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesini kefil olarak imzaladığını ve 15.08.2013 tanzim tarihli bir borç senedi aval sıfatı ile imzaladığını, asıl borçlu şirketin kullanmış olduğu kredileri ödeyerek kapattığını, akabinde davalı bankanın kredinin teminatına alınan ipotekler ve araç rehinlerini fekkettiğini, borcun 2016 yılında sonlandığını, davalı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında borç ve sorumluluk kalmadığından Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında munzam olarak alınan senedin iadesi gerekirken, müvekkili tarafından bankadan istenmesinin de unutulduğunu, müvekkilinin bir adette 1.000.000 TL tutarlı senetten borçlu olmadığı halde, davalı bankaca İstanbul 26.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile dava konusu yapılan bononun takibe konulduğunu, davaya konu senedin tanzim tarihi 2013 olmakla birlikte, senede el ile 31.01.2017 vadesinin atıldığını, senetteki tanzim tarihi ile (4 yıllık) vadesi dikkate alındığında, senedin bedelsiz kaldığının açık olduğunu, davalı banka ile asıl borçlu şirket arasında asıl borcun kapatılması ve sözleşmenin sonlanmış olması nedeniyle müvekkilinin avalliğinin de sonlandığını ve senedin bedelsiz kaldığını, davalı banka ile (davadışı) asıl borçlu şirket arasında yeni bir Genel Kredi Sözleşmesi imzalanmış ise davalı bankanın alacağını asıl borçlu ve yeni kefillerden tahsil etmek yerine, bedelsiz olarak ve kapaması yapılan eski tarihli Genel Kredi Sözleşmesindeki senedi icra takibine koyduğunu belirterek müvekkilinin İstanbul 26.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının % 40 tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının bonoya ve bonodaki aval imzasına herhangi bir itirazının bulunmadığını, davacının temel itirazının; takip konusu bononun kullanılan kredilerin teminatı olarak verildiği ve temin ettiği kredilerin ödenerek kapatıldığı yönünde olduğunu, iddia edildiğinin aksine davaya ve takibe konu bononun bankaya teminat olarak değil, ifa maksadı ile verildiğini ve iddia edildiğinin aksine, kredilerin ödenerek kapatılmış olduğu beyanının doğru olmadığını, ayrıca; davacının ortaklıktan ayrılmasından sonra asıl borçlu şirket ile yeni ve ayrı bir Genel Kredi Sözleşmesi düzenlenmediğini, davaya konu kredilerin davacının kefili bulunduğu mevcut Genel Kredi Sözleşmesine ve Aval Verilen senede istinaden kullandırıldığını, davacının (asılborçlu) şirketteki ortaklıktan ayrılmış olmasının kefili olduğu Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredilerden kaynaklanan sorumluluklarını ortadan kaldırmayacağını, senetteki avalinin de geçerli olduğunu belirterek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 702/2 fıkrasında aval veren kişinin teminat altına aldığı borç şekle ait noksandan başka bir sebeple geçersiz olsa dahil aval verenin taahhüdünün geçerli olacağı düzenlenmiştir. Buna göre aval veren, teminat altına aldığı borca ilişkin şekil noksanlığı dışında herhangi bir sebeple taahhüdünün geçersiz olduğunu ileri süremez, kambiyo evrakıın teminat senedi olduğunu veya bedelsiz kaldığı savunmalarına başvuramaz(bkz Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2446 esas, 2020/4043 karar sayılı ilamı). Bu saptama çerçevesinde takip ve dava konusu bonoya aval veren davacının, bonoun teminat senedi olduğu veya bedelsiz kaldığı savunmaları dinlenemez. Öte yandan davalı banka tarafından, dava konusu bononun dava dışı ... İnşaat Otomotiv Sanayi ve Tic. Ltd. Şti'ye 15.08.2013 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredilerin ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edildiğini, bononun bu şirketten olan alacak tutarına ilişkin kısmının takibe konulduğunu savunduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile takip tarihi itibariyle davalı bankanın dava dışı kredi lehdarı şirketten 409.843,49 TL-asıl alacak, 2.996,98-TL işlemiş faiz ve 1.229,53-TL komisyon olmak üzere toplam 414.070,53-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Oysa takip talebinde 441.404,33-TL asıl alacak 3.183,55-TL işlemiş faiz ve 1.324,21-TL komisyon olmak üzere toplam 445.912,09-TL talep edildiği anlaşılmıştır. Bilirkişi rapor bu yerinde görülerek hükme esas alınmış, davanın kısmen kabulüne, davacının; 15/08/2013 tanzim, 31/03/2017 vade tarihli, 1.000.000,00-TL bedelli bonoya dayalı olarak başlatılan İstanbul 26. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında davalıya (441.404,33-TL-409.843,49-TL) 31.560,84-TL (441.404,33-TL'den 409.843,49-TL'nin mahsubu sonucu) asıl alacak, 186,57-TL(3.183,55-TL'den2.996,98-TL'nin mahsubu sonucu) işlemiş faiz ve 94,68-TL(1.324,21-TL'den 1.229,53-TL'nin mahsubu sonucu) komisyon bedeli olmak üzere toplam 31.842,09-TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı banka nezdindeki müvekkili lehine olan delillerin sunulmadığını, 15.08.2013 tarihli sözleşme incelendiğinde ise bu sözleşmede asıl borçlunun ve müvekkilinin imzasının bulunmadığını, bilirkişi heyetinin bu delilllere erişim imkanının bulunmadığı, bu sebeple kök rapora göre dosyaya yenilik katacak, 12.11.2019 tarihli ara kararın gereğini yerine getirecek bir rapor tanzim edilmediği açık iken itirazlarının gözetilmeksizin oluşturulan nihai kararın hukuka aykırı olduğunu, dosyaya sunulan bilirkişi raporundan, borcun kaynağı ve hangi sözleşme ilişkilerin doğduğu tam olarak anlaşılamamakla birlikte, müvekkiline gönderilen kat ihtarından müvekkilinin taraf olmadığı finansal kiralama sözleşmesi alacağının da bedelsiz bono icra takibine konularak müvekkilinden tahsil edilmek istendiğini, ipoteğin fekkinin borcun kapandığına karine teşkil ettiğinin gözden kaçırıldığını, ... ... Bankası A.Ş. Sahrayıcedit şubesi’ne HMK 219,220.maddeleri uyarınca ihtaratlı tezkere yazılarak asıl borçlu ... İnş. Oto. San. Ve Tic. Ltd. Şti.’nin taraf olduğu banka nezdindeki tüm sözleşmelerin, ipotek fek yazılarının ve her türlü evrağın bir suretinin istenmesine yönelik taleplerinin gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, her ne kadar gerekçeli kararda aval verenin şekil noksanlığı dışında senedin bedelsizliği savunmasında bulunmayacağına işaret edilmiş ise de bankacılık işleminin güven esasına dayalı olarak süreç yürütüldüğünü beyanla usul ve yasaya aykırı mahkeme nihai kararının müvekkili lehine kaldırılarak davanın külliyen kabulüne, davalının alacağın % 40’ından az olmayacak tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesi talep etmiş olup, davalının istinaf başvurusuna cevap dilekçesinde fazladan icra takibinin varlığı ve davalının kötüniyeti ortada olmasına rağmen lehlerine tazminata karar verilmemesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu beyan ederek fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, yargılama masrafları ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı banka vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; davacının takibe konu bono borcundan sorumlu olmadığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, huzurdaki davada borçlu olunmadığının tespiti istenen takibin dayanağı bir kambiyo senedi olduğunu ve senet altındaki aval imzasının da inkar edilmediği gibi senedin imzalanması sırasında iradeyi sakatlayan bir hukuki durumdan da bahsedilmediğini, muaccel hale gelen taksitlerin yalnızca anaparaları hesaba dahil edildiğini, mahrum kalınan kar payı hesaba dahil edilmediğini, ayrıca senet bedelinin ödendiğini gösterir hiçbir dekont, yazılı belge vb. sunulmadığını, davacının takibe konu kambiyo senedine avalist olarak imza attığını, ilk derece mahkemesince davanın haksız ve mesnetsiz olduğu açıkça tespit edilmiş olmasına karşın bilirkişi raporundaki maddi hataya dayalı olarak hatalı karar verildiğini, davacı yanın hukuki dayanaktan yoksun istinaf başvurusunun reddine, hukuka aykırı kararının kaldırılmasına ve haksız ve mesnetsiz olduğu açık olan davanın esas hakkında yeniden yapılacak inceleme sonucu reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE :Dava, kambiyo senedi(bono) nedeniyle borçlu olmadığının tespiti(menfi tespit) davasıdır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, taraf vekillerince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Dairemizin 27.05.2025 Tarih 2024/5817 Esas ve 2025/3726 Karar sayılı kararı ile; Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından temyiz yasa yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 16.07.2024 tarih ve 2021/688 Esas ve 2020/685 Karar sayılı bozma ilamı ile; "Dava, kambiyo senedi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, davacı taraf dava dilekçesinde, genel kredi sözleşmesi kapsamında avalist olarak imzalayarak bankaya verdiği senedin bedelsiz kaldığı iddiasıyla 1.000.000,00 TL üzerinden menfi tespit isteminde bulunmuştur. Ancak davalı bankanın takip talebinde 441.404,33 TL asıl alacak 3.183,55 TL işlemiş faiz ve 1.324,21 TL komisyon olmak üzere toplam 445.912,09 TL talep ettiği, bono bedeli 1.000.000,00 TL olmasına rağmen davalı bankanın daha fazlası için alacak iddiasında bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda davacı tarafça, bono bedeli ile takip konusu alacak arasındaki fark için dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle bu miktar için dava şartı yokluğundan davanın kısmen reddi gerekir. Davalı bankanın alacağına gelince; bilirkişi raporunda açıklandığı üzere bankanın 409.843,49 TL asıl alacak, 2.996,98 TL işlemiş faiz ve 1.229,53 TL komisyon olmak üzere toplam 414.070,53 TL alacakla ilgili olarak takip başlatmakta haklı görüldüğü, takipte toplam 445.912,09 TL talep edildiği, aradaki fark (31.841,56 TL) için menfi tespit hükmü kurulması gerekirken davanın tümüyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına" karar verilmiştir. Yargıtay bozma ilamı üzerine Dairemizce HMK'nın 373/3. maddesi uyarınca duruşma açılmış, taraflara usulüne uygun tebligat yapılmış, usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.Yargıtay bozma kararına uyulması halinde, bozma ilamı kapsamında inceleme yapılması ve karar verilmesi gerekir. Dosya kapsamından dava dışı asıl borçlu ... İnş Oto San ve Tic Ltd Şti ile davalı banka arasında 15.08.2013 tarihinde 1.000.000,00 TL tutarında Genel Kredi Sözleşmesi akdedilmiş olup, davacının, dava dışı ... ... ile birlikte kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıkları, akdedilen kredi sözleşmesine istinaden davalı banka tarafından dava dışı borçlu ... İnş Oto San ve Tic Itd Şti'ne nakdi kredi ve finansal kiralama kredileri kullandırıldığı , dava dışı ... İnş Oto San ve Tic Ltd Şti tarafından davalı banka lehine 15.08.2013 tarihinde, 31.03.2017 vadeli ve 1.000.000 TL bedelli bono keşide edildiği, davacının bonoda avalist olarak yer aldığı anlaşılmaktadır. Davalı takip alacaklısı tarafından, davacının da aralarında bulunduğu takip borçluları hakkında, İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "15/08/2013 tanzim ve 31/03/2017 vade tarihli 1.000.000,00 TL Miktarlı bono" sebebine dayalı olarak 441.404,33 TL asıl alacak, 3.183,55 TL işlemiş faiz ve 1.324,21 TL komisyon olmak üzere toplam 445.912,09 TL alacağın tahsili istemiyle 27.04.2017 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatılmıştırEldeki dava, kambiyo senedi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, davacı taraf dava dilekçesinde, genel kredi sözleşmesi kapsamında avalist olarak imzalayarak bankaya verdiği senedin bedelsiz kaldığı iddiasıyla 1.000.000,00 TL üzerinden menfi tespit isteminde bulunmuştur.Somut olayda davalı banka, icra dosyasında 441.404,33 TL asıl alacak 3.183,55 TL işlemiş faiz ve 1.324,21 TL komisyon olmak üzere toplam 445.912,09 TL talep etmiş , bono bedeli 1.000.000,00 TL olmasına rağmen daha fazlası için alacak iddiasında bulunmamıştır. Bu durumda bono bedeli ile takip konusu alacak arasındaki fark için davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla davanın 554.087,91 TL yönünden dava şartı yokluğundan usulden reddine, bu miktar yönünden davalı banka lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesine karar vermek gerekmiştir.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava dışı şirkete 15.08.2013 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığı, davalı bankanın takip tarihi itibariyle 409.843,49 TL asıl alacak, 2.996,98 TL işlemiş avans faizi ve 1.229,53 TL komisyon olmak üzere toplam 414.070 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir. Bu durumda takip tutarı ile kredi nedeniyle istenebilecek gerçek tutar arasındaki fark yönünden davacının davalıya borçlu olmadığı anlaşılmakla icra takibine konu edilen alacak yönünden davanın kısmen kabulü ile davacının İstanbul 26. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında davalıya 31.560,84 TL asıl alacak, 186,57 TL işlemiş faiz ve 94,68 TL komisyon bedeli olmak üzere toplam 31.842,09 TL borçlu olmadığının tespitine; bu miktar üzerinden takip yapılması haksız ise de davalı bankanın davacı aleyhine takip başlatılmasında kötüniyetli olduğu ispatlanmadığından davacının İİK'nın 72/5. Maddesine göre yasal koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine, İİK 72/3 gereği icra takibinin durdurulmasına yönelik tedbir kararı alınmadığı gözetildiğinde reddedilen miktar üzerinden İİK 72/4 Maddesi gereği davalı yararına tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Yargıtay bozma kararı kapsamında yapılan yargılama sonunda, dosyada mevcut deliller, Yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya mündericatı değerlendirildiğinde; davanın 554.087,91 TL'lik kısmı yönünden hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davanın 445.912,09 TL'lik kısmı yönünden davanın kısmen kabulü ile davacının İstanbul 26. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında davalıya 31.560,84 TL asıl alacak, 186,57 TL işlemiş faiz ve 94,68 TL komisyon bedeli olmak üzere toplam 31.842,09 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-Davanın 554.087,91 TL'lik kısmı yönünden hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,2-Davanın 445.912,09 TL'lik kısmı yönünden KISMEN KABULÜ ile davacının İstanbul 26. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında davalıya 31.560,84 TL asıl alacak, 186,57 TL işlemiş faiz ve 94,68 TL komisyon bedeli olmak üzere toplam 31.842,09 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,3- Davacının yasal koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 2.175,14 TL nispi karar ve ilam harcının davanın başında yatırılan 17.077,50 TL harçtan mahsubu ile arta kalan 14.902,36 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kabulüne karar verilen kısmı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 31.842,09 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı banka kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın usulden reddine karar verilen kısmı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 45.000 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı bankaya verilmesine, 7-Davalı banka kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın esastan reddine karar verilen kısmı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 66.251,20 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı bankaya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan başvurma harcı ile tebligat, posta gideri ile bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.285,10 TL yargılama giderinin davanın kabul oranına göre 72,76 TLsinin davalı bankadan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına 9-Davacı tarafından yapılan 2.175,14 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine 10-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,11-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider ve delil avansının HMK 333 .maddesi ve Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine 12-İstinaf incelemesine ilişkin olaraka-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,b-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,c-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 543,78 TL harcın, alınması gerekli olan 2.175,14 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.633,36 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,d-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,13- Gerekçeli kararın HMK.'nun 359-(4) maddesi uyarınca taraflara tebliğine,Tarafların yokluğunda yasal iki haftalık süre içerisinde Yargıtay 11. Hukuk Dairesine temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 26/11/2025