Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1085 E. 2025/674 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1085
- Karar No
- 2025/674
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1085 - 2025/674 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F D İ L E K Ç E S İ N İ N R E D D İ) ESAS NO : 2025/1085 KARAR NO : 2025/674 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 12.05.2025 tarihli ara karar ESAS-KARAR NUMARASI : 2024/485E., 2025/415K. KONKORDATO İSTEYEN/BORÇLU :
Yukarıda belirtilen ara karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : Alacaklı ... AŞ; Banka lehine ipotekli taşınmazların konkordato kapsamında ekonomik faaliyetin devamlılığı için gerekli olmadığını ve malların kıymetinin düşeceğini ve muhafazasının masraflı olması nedenleri ile Ankara Gayrimenkul İcra Dairesi 2024/ 1136E. Sayılı dosya üzerinden başlatılan takibe devam edilerek satışa izin verilmesini talep etmiştir. İlk derece Mahkemesince; "... İİK'nın 295. Maddesinde düzenlenen şartların mevcut olup olmadığının incelenmesinde; 1. Rehinli Malın Konkordato Projesine Göre Borçlu Tarafından Kullanılmasının Öngörülmüyor Olması; Taşınmazın konkordato talep eden tarafından kiraya verildiğ anlaşılmaktadır. " Rehinli Malın Konkordato Projesine Göre Borçlu Tarafından Kullanılmasının Öngörülmüyor Olması" şartının somut olayda mevcut olmadığı değerlendirilmiştir. 2. Rehinli Malın Kıymetinin Düşecek Olması; Malın bozulacak ya da çürüyecek nitelikte olması, malın değerinin hızla düşmesine örnek olarak gösterilmektedir. Kıymeti hızla düşecek malların rehne konu olması güçtür. Rehinli mallar ise, teminat niteliği taşımaları için genellikle daha dayanıklı, uzun süre değer yitirmeyecek şeylerden seçilir. Dolayısıyla, rehinli malların bozulması ya da çürümesi oldukça istisnaî bir durum olarak karşımıza çıkar. Ülkemizin içinde bulunduğu enflasyonist ortam da göz önünde bulundurulduğu vakit; taşınmazın değerinin düşmesi gibi bir durumun söz konusu olmayacağı, aksine ipotekli malın satışı halinde yerlerine ikame malların konulması gerekeceği ve bu durumun da davacı şirkete ek külfet getirererek konkordato projesinin başarıya ulaşmasına engel olabileceği değerlendirilmektedir. Bu kapsamda yasanın bu başlık altında aradığı şartın da mevcut olmadığı değerlendirilmiştir. 3. Rehinli Malın Muhafazasının Masraflı Olması; İİK m. 295/I uyarınca, rehinli mallar için icra takibi başlatılmış olsa bile, bu mallar muhafaza altına alınamaz. Dolayısıyla İİK m. 295/II hükmünde geçen muhafaza masraflarının, icra organları tarafından gerçekleştirilen muhafaza masrafı olmadığını; rehinli malı elinde bulunduranın malın nitelik ve işlevlerini korumak, işlevselliğini sürdürmek için yaptığı bakım, onarım masrafları olduğunu dikkate almak gerekir. İpotekli taşınmazın nitelikleri göz önünde bulundurulduğunda somut olayda yasanın aradığı anlamda bir muhafaza masrafından söz edilemeyeceği, aksine ülkemizin içinde bulunduğu enflasyonist ortamda malların süreç içerisinde değerleneceği ve projenin uygulanabilmesi için aktif olarak kullanıldığı düşünüldüğünde paraya çevirme suretiyle rehinli malın satışından daha çok gelir elde edilebileceği, bu suretle de alacaklının alacağının daha fazla karşılanmasını ve davacının borcunun azalmasını sağlayabileceği nazara alındığında; somut olayda Yasanın bu başlık altında aradığı şartın da mevcut olmadığı..." gerekçesiyle alacaklı ... AŞ'nin bankaya ipotekli taşınmazın satış iznine yönelik talebinin bu aşamada reddine karar vermiştir. Alacaklı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; talep dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek, söz konusu taşınmazın konkordato müessesesinin sağladığı güvenceden yararlanması için yeterli bir hukuki gerekçe bulunmadığını, taşınmazın özelliği gereği davacı borçlu firmanın asli faaliyetlerini sürdürmesinde hayati bir unsur teşkil etmediğini, ipotekli taşınmazın davacı borçlu şirketin faaliyeti için zorunlu olmadığını ve paraya çevrilmesi durumunda davacı borçlunun ekonomik varlığını tehlikeye düşürmeyeceğini belirterek, ilk derece mahkemesinin 12.05.2025 tarihli ara kararının kaldırılmasına ve taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : İİK'nın 295. maddesi uyarınca, alacaklı bankaya ipotekli taşınmazın satışına izin verilmesi talebinin reddine dair 12.05.2025 tarihli ara karara karşı istinaf yoluna başvurulmuştur. Talepçi hakkında 24/10/2024 tarihinde 1 yıllık kesin mühlet verilmiştir. HMK'nun, "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341/(1). maddesi, "İlk Derece Mahkemelerinde verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir." denmiştir. İcra ve İflas Kanunu'nun 287. maddesinin son fıkrası uyarınca geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamayacağı, yasanın 288/1 maddesi uyarınca geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğuracağı gözetildiğinde, tedbirlere ilişkin kararlara karşı yasayoluna başvurulamaz. Buna göre Dairemizce,HMK'nın 346/(1) ve 352/(1)-b. maddeleri uyarınca, alacaklı ... A.Ş. vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1- Alacaklı ... A.Ş. vekilinin İSTİNAF DİLEKÇESİNİN REDDİNE. 2-Peşin alınan istinaf karar harcının iadesine. 3- Alacaklı ... A.Ş. tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine. 4- HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına. 06/08/2025 tarihinde, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu kesin olmak üzere OYBİRLİĞİYLE karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 06/08/2025
Başkan e-imza
Üye e-imza
Üye e-imza
Katip e-imza