Bölge Adliye Mahkemesi · Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 2025/1080 E. 2025/1177 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1080
Karar No
2025/1177
Karar Tarihi

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2025/1080

KARAR NO: 2025/1177

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 05/03/2025

ESAS NO: 2024/93

KARAR NO: 2025/205

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/06/2025

İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:18/06/2025

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/03/2025 tarih ve 2024/93 Esas 2025/205 Karar sayılı ilamına karşı ,davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile ...San.Tic.Ltd.Şti arasında yapılan ticari iş gereği 18/06/2016 tarihli sözleşmeye istinaden düzenlenen 02/09/2016 tarihli faturadaki malların bedeli olarak müvekkil davalı şirket hesabına 08/09/2016 tarihinde 32.000,00-USD ödeme yaptığını lakin faturada belirtilen malların müvekkiline teslim edilmediğini, faturadaki malların müvekkiline teslim edilmemesinden dolayı davalı şirkete ödediği bedelin iadesi talebiyle Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla davalı şirket aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalı şirketin borca itirazı üzerine takibin durduğunu, yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alamadıklarından bahisle öncelikle davalı şirketin adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczine karar verilmesini, yapılacak yargılama neticesinde takip öncesi faiz ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına davalının vaki itirazının asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar yönünden devamına, takip konusu alacağa takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar ve fiili ödeme günündeki döviz alış kuru üzerinden USD alacak için işleyecek yıllık %2.5 USD mevduata uygulanan en yüksek faiz ve değişen oranlardaki faiz uygulanmasına karar verilmesini, haksız ve kötü niyetli itiraz eden davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

DAVALI VEKİLİ'NİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE:

Davacı tarafın ihtiyati haciz talebine itiraz ettiklerini, müvekkilinin uzun yıllardır ticaretle uğraşan saygın bir firma olduğunu, herhangi bir mal kaçırma durumunun söz konusu olmadığını, müvekkil şirket tarafından davacı adına 02.09.2016 tarihli düzenlenmiş fatura bulunmadığını, icra dosyasına sunulmuş olan 02.09.2016 tarihli şipariş fişinin davacıya ait olmadığını, ... isimli şahsa ait olduğunu, bu fişten dolayı müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını ve bu siparişin iptal edildiğini, icra takibine dayanak belgenin davacı ile ilgisi olmadığı gerekçesiyle öncelikle reddini talep ettiklerini, davacı tarafın müvekkili şirkete 08.09.2016 tarihinde 32.000-USD'lik ödeme çıkardığını, ihracata ve faturalara konu ürünlerin davacı tarafından 16.09.2016 tarihinde gümrükten çekildikten sonra banka kesintisi neticesinde net 31.993,50-USD müvekkili şirketin Ziraat Bankası ... Şubesinde bulunan ... nolu USD hesabına geçtiğini, ürünlerin fatura tutarının 49.207,00-USD olduğunu, müvekkili şirketin 10/09/2016 tarihli ... - ... nolu toplam 49.207,00-USD bedelli irsaliye faturası ile malları davacı ...'e gönderdiğini, malların gönderilmiş olduğu 10/09/2016 tarih ve ... seri nolu gümrük beyannamesi ile de sabit olduğunu, gümrük çıkış beyannamesi ve eklerinin ilgili gümrük müdürlüğünden istenilmesi ve incelenmesi halinde malların davacı tarafa gönderildiği ve müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun kalmadığının ortaya çıkacağını, malların davacı tarafından teslim alınarak 16.09.2016 tarihinde Gence gümrüğünden çekildiğini, davacının müvekkili şirkete bakiye borcu olması nedeniyle müvekkili şirket tarafından davacı aleyhine Gence İnzibati İktisadi Mahkemesi'nde alacak davası açıldığını, davanın müvekkili şirket lehine sonuçlandığını ve bakiye 17.205,50-USD'nin müvekkiline ödenmesine karar verildiğini, açıklanan nedenlerle müvekkili şirket aleyhine haksız olarak açılan davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "...Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları, Azerbaycan mahkemelerinden verilen kararlar ve tüm dosya kapsamına göre; Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyası ile davacı, davalı hakkında, "18/06/2016 tarihli sözleşmeye istinaden düzenlenen 02/09/2016 tarihli faturadaki malların bedeli olarak 08/09/2016 tarihinde yapılan 32.000,00 USD ödemenin faturadaki malların teslim edilmemesi sebebiyle iadesi talebidir" dayanak gösterilerek icra takibi başlatmış, davalının itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verilmiş, davacı 1 yılık hak düşürücü süre içerisinde itirazın iptali istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı ise 02/09/2016 tarihli faturanın bulunmadığını, icra dosyasına sunulan sipariş fişinin dava dışı ...'a ait olduğunu, bu siparişin de iptal edildiğini, dayanak belgenin davacı ile ilgisi bulunmadığını, fatura konusu ürünlerin değerinin 49.207, USD olduğunu, davacı malları gümrükten çektikten sonra 32.000 USD'nin hesaplarına geçtiğini, gümrük çıkış beyannamesine göre 16/09/2016 tarihinde malların Gence gümrüğünden çekildiğini, bakiye 17.205,50 USD alacak için Gence İnzibati İktisadi mahkemesinde açılan alacak davasında mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini, kesin hüküm bulunduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. İstinaf mahkemesinin kaldırma kararı uyarınca Azerbaycan mahkemesindeki anılan kararlar dosya arasına getirtilmiştir. İncelenmesinde, ...Ltd.Şti tarafından ... aleyhine 10/09/2016 tarihli, 49.207,00-USD tutarlı faturadan kaynaklı alacağın tahsili için dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Gence İdari-İktisat Mahkemesi'nce (ilk derece mahkemesi) 2-2(803)-408/2019 tarihli kararı ile, 49.207 USD tutarındaki borcun 31.993,50 USD'lik kısmının ödendiğinden bahisle 17.205,50 USD Vezonni Mobilya'nın alacaklı olduğuna hükmedilmiş, karara itiraz edilmesi üzerine Gence Temyiz Mahkemesi Ticaret Kurulu (istinaf mahkemesi) tarafından 2-2(104)-44/2020 tarihli kararı ile taraflar arasında 2010-2012 yıllarından beri ticaret ilişkisinin devam ettiği, 32.000 USD tutarındaki ödemenin 18/06/2016 tarihli alım satım sözleşmesiyle borç olarak aldığı mobilyalar için olduğu, 10/09/2016 tarihli faturaya ilişkin olmadığından davalının davacıdan 49.207 USD alacaklı olduğuna karar verilmiş, bu kararın temyizi üzerine Azerbaycan Cumhuriyeti Yüksek Mahkemesi Ticaret Kurulu'nun (temyiz mercii) 2-2(102)-157/2021 sayılı kararı ile Gence Temyiz Mahkemesi Ticaret Kurulu'nun (istinaf mahkemesi) 2-2(104)-44/2020 tarihli kararının değiştirilmemesine (onanmasına) karar verilmiştir. Görüldüğü üzere davacının icra takip dosyasına dayanak yaptığı 32.000 USD tutarındaki ödeme, ilk derece mahkemesince 10/09/2016 tarihli faturaya ilişkin bir ödeme olduğundan bahisle bu fatura tutarından mahsup edilmişse de yüksek mahkeme, yapılan bu ödemenin 18/06/2016 tarihli, yani mahkememiz dosyasına konu olan ticari alışverişe ilişkin bir ödeme olduğuna hükmetmiş ve karar bu şekilde kesinleşmiştir. İstinaf kaldırma kararı öncesinde alınan bilirkişi raporlarıyla da sabit olduğu üzere işbu davaya konu edilen alacak ile Azerbaycan mahkemesinde görülen alacağın dava konularının aynı olmadığı, 32.000 USD ödemenin 16/09/2016 tarihli ihracata ilişkin ödeme olarak kabul edilemeyeceği, bu alacak kaleminin tamamının ödenmediğine dair yargı kararı bulunduğu, davalı tarafın muhasebe kayıtlarına da bu şekilde kayıtlandığı, davalı vekilinin de 14/03/2023 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde bilirkişinin bu tespitine ilişkin bir itirazda bulunmadığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında 18/06/2016 tarihli sözleşme imzalandığı, ürünlerin teslimine ilişkin bir evrakın bulunmadığı, ancak 32.000 USD lik ödemenin belgesinin bulunduğu, anılan belgede her ne kadar ...'ın adı geçse de yapılan ödemenin 18/06/2016 tarihli sözleşmeye istinaden yapıldığı hususunda da kayıt bulunduğu, bu nedenle davalı tarafın takibe dayanak faturada davacının adının yer almaması sebebiyle alacak talebinde bulunmasının mümkün olmadığına dair iddiasına itibar edilemeyeceği, gümrük kayıtlarında 29.482 USD, 19.725 USD ve 12.000 USD bedelli gönderiler bulunduğu, 32.000 USD bedelli bir gönderi bulunmadığı, davalı tarafça fatura konusu ürünlerin davacıya teslim edildiği hususunun da ispatlanamadığı, bu nedenle davalının takip konusu alacaktan sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Dava dilekçesinde yalnızca asıl alacak yönünden itirazın iptali talep edildiğinden faiz yönünden bir inceleme yapılmamıştır. Alacak likit olduğundan dolayı davalının itirazının iptaline karar verilmiş olmakla İİK 67/2 uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, bu hesaplamada icra takip tarihindeki kurun baz alınması gerektiği (Yargıtay 3. HD 2023/1233 Esas, 2023/1317 Karar) UYAP üzerinden yapılan sorgulamada icra takip tarihi olan 28/10/2021 itibariyle USD efektif satış kurunun 9,51 TL olduğu, 32.000,00 X 9,51=304.320,00-TL olup davalının bu miktar üzerinden takibe itiraz ettiği anlaşılmakla icra inkar tazminatının bu miktarın %20 si olan 60.864,00-TL olarak belirlenmesine hükmedilmiştir. Ancak vekalet ücreti belirlenirken dava dilekçesinde dava değeri TL olarak gösterildiğinden dava değeri olan 435.840,00-TL üzerinden vekalet ücretine hükmolunarak fıkrasının tesisi uygun görülmüştür. DAVANIN KABULÜ ile; 1-Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın ASIL ALACAK YÖNÜNDEN İPTALİ ile takibin 32.000,00-USD asıl alacak üzerinden devamına, işbu asıl alacağa takip tarihinden itibaren başlamak üzere yıllık %9,00'i geçmemek üzere fiili ödeme tarihine kadar 3095 sayılı yasanın 4/a. maddesi gereğince devlet bankalarının USD cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasına, 2-İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilen 32.000-USD'nin icra takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı olan 304.320,00-TL'nin %20'si olan 60.864,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine..." dair karar verilmiştir.

İş bu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; yerel mahkemenin istinaf ilamında belirtilen şartların tamamını yerine getirmediğini, taraflarınca ne yurt dışı teslim evraklarının mahkemeye sunulmasının ne de yemin teklifi edildiğini, davacı vekilince dayanak belgelerin asıllarının sunulmadan bilirkişi incelemesi yapıldığını, yapılan bilirkişi incelemesinin hukuka uygun, nitelikli ve kani deliller doğrultusunda olmadığını, davacı tarafın iddia ve dava konusu edilen faturanın örneğini dava dilekçesine eklenmesi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından davacı adına 02/09/2016 tarihli düzenlenmiş fatura bulunmadığını, davacı tarafın müvekkili şirkete 08/09/2016 tarihinde 32.000 USD doları ödeme çıkardığını, mahkemece bilirkişilerin yapmış olduğu son derece yanlış değerlendirme ile dava dışı 3. Kişinin yani ...'ın 32.000 USD gönderdiğini, bunun karşılığında sözleşme gereği ürünlerin teslim edildiğine dair kayıt bulunmadığı yönünde görüş bildirildiğini, yerel mahkemede raporun karar esas alındığını, davacının müvekkiline borçlu olduğunu, mahkemenin gerekçeli kararında hukuki bir delillendirme yapmadığını, tüm bu nedenlerle tehiri icra taleplerinin kabul edilerek istinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar mahkeme tarafından verilen kararın icrasının geriye bırakılmasını, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün... Esas 2025/205 Karar sayılı kararın kaldırılarak istinaf mahkemesince yeniden yapılacak yargılama neticesinde davanın reddi yönünden hüküm kurulmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yan üzerine yükletilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.

Dosya kapsamında toplanan belgelere, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, mevcut delil durumuna, Dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda yapılan işlem ve değerlendirme sonucu dosyaya aslı ve tercümesi ibraz olunan Azerbaycan Cumhuriyeti Gence İdare ve Ekonomi Mahkemesi'nin Gence Temyiz Mahkemesi denetiminden geçerek kesinleşen mahkeme ilamının içeriği ( yabancı mahkeme kararında davalı şirkete-işbu davanın davacısı olan şirketçe- yapılan 32.000-USD tutarındaki ödemenin 18.06.2016 tarihli sözleşmeye istinaden yapıldığının hüküm altına alınmış olması) nazara alındığında somut olayda ilk derece mahkemesinin kanıtları takdirinde ve hukuki ilişkiyi nitelendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına göre davanın kabulüne dair verilen kararda usul ve yasaya aykırı bulunmadığından davalı vekilince yapılan ve yukarıda yazılı istinaf itirazlarının tümünün yerinde olmadığı görülmüştür.

Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davalı tarafın söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 05/03/2025 tarih ve 2024/93E. - 2025/205E. sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-İstinaf eden davalıdan alınması gerekli olan 29.772,24-TL istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 7.443,06-TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 22.329,18-TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,

3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-Kararın taraflara tebliğinin dairemizce yapılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğinden itibarin iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 12/06/2025

Atıf: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1080, K. 2025/1177, T. 12.06.2025, www.arakarar.com/karar/kayseri-bolge-adliye-mahkemesi-6-hukuk-dairesi-2025-1080-e-2025-1177-k-f225156f5554