Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2025/1009 E. 2025/1091 K.
Konu: Menfi Tespit
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1009
- Karar No
- 2025/1091
- Karar Tarihi
- Konu
- Menfi Tespit
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1009
KARAR NO: 2025/1091
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 11.04.2025 Tarihli ara karar
NUMARASI: 2024/644 Esas
DAVANIN KONUSU: Teminat çeki nedeniyle menfi tespit
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında verilen ihtiyati tedbire itirazın reddine dair karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı banka arasında tanzim edilen 09.03.2023 tarihli genel kredi sözleşmesi gereğince davalı bankaya ... plakalı aracın bağımsız bölümlerin ipotek olarak verildiğini, ayrıca 30.04.2024 tarihli 1.200.000.00 TL bedelli çekin teminat olarak verildiğini, çekin iadesi için banka yetkililerinin şifahi görüşmelerin olumsuz sonuçlandığını, ipotek verilen iki adet taşınmaz ile bir adet aracın rayiç bedelleri hesaplığında kullanılan kredi bedelinin fazlası ile karşıladığının subut bulacağını iddia ederek, öncelikle müvekkili şirketin ticari olarak sıkıntı yaşamaması için 30.09.2024 tarihli 1.200.000,00 TL bedelli çek için ihtiyati tedbir yoluyla teminatsız olarak ödeme yasağı konulmasını ve davalı bankaya teminat olarak verilen çekin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İlk derece mahkemesi, ihtiyati tedbir talebini değerlendirdiği 19.09.2024 tarihli ara kararıyla; "...Davacı vekili 12/09/2024 tarihli beyanı ile; mahkemenizden öncelikle ... SultanÇiftliği Şubesi'ne ait ... Seri Numaralı 30/09/2024 tarihli 1.200.000,00 TL bedelli teminat çekinin davacı müvekkil şirketin ticari olarak sıkıntı yaşamaması adına yargılama sonuçlanıncaya kadar ilgili çeke teminatsız olarak ödeme yasağı konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. Tüm dosya kapsamına göre, davanın çek iadesi davası olduğu, bedelsizlik talebine dayanıldığı, HMK 389 vd. maddeleri şartların oluştuğu..." gerekçesiyle, harcın tamamlanmasına dair ara karar yerine getirilmek koşuluyla, üçüncü kişiler hariç olmak üzere ve davanın tarafları yönünden geçerli olmak kaydıyla, tedbir isteminin kabulüne; tedbir isteyenin haksız çıktığı takdirde davalının uğrayacağı zararlara karşılık dava değeri 1.200.000,00 TL'nin %20'si olan 240.000,00 TL tutarında nakit veya kesin ve süresiz şekilde düzenlenen banka teminat mektubu sunulduğunda dava konusu ... Sultançiftliği şubesine ait ... seri numaralı 30/09/2024 tarihli 1.200.000,00 TL bedelli çekin ödemekten men edilmesine, tebliğden itibaren bir hafta içinde teminat ve harç yatırılıp talep edilmesi hâlinde bankaya yazı yazılmasına, karar verilmiştir. Davalı vekili, HMK'nın 394. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararına karşı itirazlarını içeren dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın Perdeciler-Zeytinburnu/ İstanbul şubesi ile davacı şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığını, dava dışı gerçek kişilerin genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, borçluların kredi koşullarına uymaması, borcun zamanında ödenmemesi sebebiyle Zeytinburnu ... Noterliğinde 17.05.2024 tarihli ve 06.06.2024 tarihinde keşide edilen ihtarnamede 17.05.2024 tarihi itibariyle 11.036.117,08 TL'nin ödenmesinin ihtar edildiğini, yasal sürede ödemenin yapılmadığını, ödeme yapılmaması üzerine dava dışı gerçek kişinin malik olduğu, ipotekli taşınmazlar için 11.722.718,49 TL alacağın ödenmesi ve 382.630,00 TL gayri nakdi alacağın depo edilmesi için İstanbul Anadolu Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile 27.06.2024 tarihinde ilamlı ipotek takibi başlatıldığını, sözleşmede müteselsil sıfatına kefil olanlar aleyhine ise İstanbul Anadolu Banka Alacakları İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile 27.06.2024 tarihinde genel haciz yolu ile takip başlatıldığını, davacı borçlunun maliki olduğu müvekkili bankaya rehinle ... plakalı araç için 1.400.000,00 TL alacağın ödenmesi amacıyla İstanbul Anadolu Banka Alacakları İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında 02.07.2024 tarihinde rehin takibi başlatıldığını, müvekkili alacağının tamamının davacı borçludan tahsil edilemediğini, davacının teminatları kredi miktarını fazlasıyla karşıladığı yönündeki iddialarının mahkemeyi yanıltmaktan öteye geçmediğini, ipotekli taşınmazlar için takdir edilen kıymetin bilindiğini ayrıca rehinli araç için başlatılan takip neticesinde itiraz üzerine itirazın iptali davası açıldığını, aracın üzerine yakalama işlenemediğini, satış aşamasına geçilemediğini ayrıca ipotekli taşınmazların ve rehinli aracın satışa çıkartıldığında muhammen bedellerinin %50 başlayarak satışların yapılacağı dikkate alındığında icra kesintileri faiz ve ferileri ile birlikte tüm alacağı karşılamayacağının ortada olduğunu, icra dairesinin ... Esas sayılı dosyasının kapak hesabının 15.541.413,57 TL olduğunu, mevcut teminatların müvekkili bankanın alacağını karşılamayacağının izahtan vareste olduğunu, davacı borçludan asaleten/kefaleten alacağı bulunduğu sürece davaya konu çekin iadesi yönündeki isteğinin müvekkili banka yönünden kabul edip etmemekte serbest olduğunun genel kredi sözleşmesinin ilgili hükümlerinde açıkça düzenlendiğini, çekin mülkiyetinin müvekkilinde olduğunu, eşitlik ilkesine aykırı davranıldığını belirterek, ödeme yasağı getirilmesine ilişkin 19.09.2024 tarihli ara kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati tedbire itirazı değerlendirdiği 11.04.2025 tarihli ara kararıyla; "... mahkememizce 19/09/2024 tarihli ara karar ile dava konusu çekin ödenmekten men edilmesine dair ihtiyati tedbir kararı verildiği, HMK 389 vd. Maddelerindeki koşulların oluştuğu kanaatiyle karar verildiği, mahkememizce ihtiyati tedbir kararı verildikten sonra bu kararın kaldırılmasını gerektirir bir husus bulunmadığı... " gerekçesiyle davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına itirazının reddine, karar verilmiştir. Bu ara karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından ihtiyati tedbir kararı verildiğini ve itirazın reddedildiğini, itiraz dilekçesinde belirtilmiş olduğu üzere, genel kredi sözleşmesi kapsamında borcun zamanında ödenmemesi üzerine icra takipleri başlatıldığını, müvekkili bankanın alacağının tamamını tahsil edemediğini, genel kredi sözleşmesi kapsamında müvekkili bankanın çekin iadesi yönündeki isteği kabul edip etmemekte serbest olduğunu, müvekkilinin davacı borçluya kullandırmış olduğu kredilerden dolayı alacaklı olduğunu, iadesi talep edilen çekin tahsilinde bedelinin kredi borcuna mahsup edilmek üzere iyi niyetli meşru hamil olan müvekkili bankaya çekin ciro yolu ile temlik ve tevdi edildiğini, mülkiyet hakkının açıkça ihlal edildiğini, mülkiyet hakkına dokunulamayacağını, eşitlik ilkesi gereğince davacı borçlunun menfaati kadar alacaklının menfaatinin de gözetilmesi gerektiğini, ihtiyati tedbir kararının gerekçesinin belirtilmediğini ifade ederek, 11.04.2025 tarihli ara karar ile verilen itirazın reddine ilişkin ara kararın kaldırılmasına ve itirazın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında teminat olarak verilen çekin kredi teminatların fazla olması nedeniyle iadesi (çek nedeniyle menfi tespit) istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ihtiyati tedbire itirazın reddine dair ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, davacı şirket ile davalı bankanın genel kredi sözleşmesi imzalamış olduğu, sözleşme kapsamında kredinin teminatı olarak dava dışı gerçek kişi adına kayıtlı bağımsız bölümler yönünden ipotek tesis edildiği, dava dışı gerçek kişilerin kredi sözleşmelerinde müteselsil kefil oldukları ve davacı şirketin maliki olduğu araç üzerine rehin tesis edildiği ve dava konusu çekin alındığı hususlarında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. İş bu davanın tarihi 06.09.2024'tür. Dosya kapsamından ve davalı vekilinin cevap dilekçesi ve itiraz dilekçesinden, davacı kredi borçlusu tarafından kredi koşullarına uyulmaması ve borcun ödenmemesi nedeniyle 17.05.2024 ve 06.06.2024 tarihli ihtarnameler ile 11.036.117,08 TL alacağın ödenmesinin talep edildiği, ödemenin gerçekleştirilmemesi üzerine yine iş bu dava tarihinden önce 27.06.2024 tarihinde ve 02.07.2024 tarihinde ayrı ayrı ipoteğin paraya çevrilmesine dair icra takibi ile birlikte dava dışı kefiller aleyhine genel haciz yolu ile icra takipleri başlatıldığı ve davacı aracı üzerindeki mevcut rehin nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi amacı ile icra takipleri başlatılmış olduğu anlaşılmaktadır. Mahkeme tarafından dava dilekçesindeki talep üzerine 19.09.2024 tarihli ara karar ile çekin ödemekten men edilmesine dair ihtiyati tedbir kararı oluşturulmuştur. Söz konusu ara kararda, herhangi bir delilin değerlendirilmemiş olduğu anlaşılmaktadır. Davalının itirazı üzerine ise istinaf konusu olan 11.04.2025 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaıştır. Gerekçede sadece, tedbir kararı verildikten sonra kararın kaldırılmasını gerektirir bir hususun bulunmadığı ifadelerine yer verilmiştir. Davanın ileri sürülüş gerekçesi göz önünde bulundurulduğunda, davanın hukuki niteliği itibariyle menfi tespit talebine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. İİK'nın 72. maddesinde menfi tespit davalarıyla ilgili ihtiyati tedbir düzenlemesi mevcut olup, anılan hükmün HMK'nın 389 vd. maddeleriyle birlikte uygulanması gerekir. HMK'nın 389/1.maddesi ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir... '' hükmünü, 390/3 maddesi "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' hükmünü, 391/1.maddesi ise ''Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir" hükmünü içermektedir.Somut olayda, yukarıda yer verildiği üzere, yasal düzenleme kapsamında davacının haklılığını yaklaşık olarak ispat eden herhangi bir delilin dava tarihi itibariyle sunulmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, açıklanan yasal düzenlemeler kapsamında davalının ihtiyati tedbire itirazları değerlendirilerek ihtiyati tedbir şartlarının tedbir tarihi itibariyle yaklaşık ispat şartı yönünden gerçekleşmemiş olduğu gözetilmek suretiyle ihtiyati tedbire karşı yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına ve davanın niteliğine uygun olmayan ve ayrıca gerekçesiz olarak oluşturulan ara kararın yerinde olmadığı sonucuna varılmış, bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 ve 394/son maddeleri uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazının reddine dair 11.04.2025 tarihli ara kararın kaldırılmasına, itiraz hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve itirazın kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;HMK'nın 353/1.b.2 ve 394/son maddeleri uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İlk Derece Mahkemesinin ihtiyati tedbire itirazın reddine dair 11.04.2025 tarihli ara kararın kaldırılmasına, ihtiyati tedbire itiraz hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;1-HMK'nın 394/4. maddesi uyarınca, davalı vekilinin ihtiyati tedbire itirazının kabulüne, ilk derece mahkemesinin 19.09.2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hakkında verilecek kararla birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.2 ve 394/son maddeleri uyarınca, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 19.06.2025 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.f ve 394/son maddeleri uyarınca karar kesindir.