Bölge Adliye Mahkemesi · Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2024/916 E. 2025/1091 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/916
Karar No
2025/1091
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:30/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:10/11/2022 DAVA:Maddi Tazminat (Maddi Hasarlı Trafik Kazasından Kaynaklı) GEREKÇE TARİHİ:30/12/2025

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın 01/01/2021 tarihinde seyir halindeyken maliki ve sürücüsü ... olan ... plakalı aracın müvekkilinin aracına çarptığını, tam kusurlu olarak yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, kaza sonrasında kaza tespit tutanağı tutulduğunu, tutanakta karşı yan araç sürücüsünün kazanın belirtilen şekilde meydana geldiğini beyan ve imza ettiğini, kaza neticesinde müvekkilinin aracının ana aksamlarının değiştiğini, KDV dahil 3.075,00 TL maddi hasarın meydana geldiğini, karşı tarafın aracının ... Sigorta A.Ş tarafından sigortalandığını, ... Sigorta A.Ş.'ye 31/05/2021 tarihinde değer kaybı talebi ile başvuruda bulunulduğunu ve 02/06/2021 tarihinde sigorta şirketine tebliğ edildiğini, başvuruya istinaden yasal süresi içerisinde herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek şimdilik müvekkilinin aracında meydana gelen 50,00 TL değer kaybı, 50,00 TL geçici iş göremezlik, 50,00 TL kalıcı iş göremezlik, 50,00 TL tedavi giderinin davalı ... şirketinden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkisiz mahkemede dava açıldığını, davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili olduğu şirketin sorumluluğunun poliçe teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, müvekkilinin geçici iş göremezlik, tedavi giderleri taleplerinde sorumlu olmadığını, değer kaybı bedeli için gerekli belgeler sunularak başvuru yapılmadığını, temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; “…Davalı ... şirketine sigortalı aracın dava dışı sürücünün sevk ve idaresinde iken T kavşağına geldiği esnada kavşak sisteminde seyir halin bulunduğu 3131 sokaktan gelen araçlar için dur levhası bulunmasına rağmen kontrol etmeden yola giriş yapması neticesinde davacı aracına çarpması ile maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiği, davacı araç sürücüsünün kazada yaralandığı, olayın oluş ve kanaatine göre davacının kusurunun bulunmadığı, Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 12/04/2022 tarihli maluliyet raporuna göre davacının geçirdiği trafik kazası sonucu özür oranının bulunmadığı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 3(üç) aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, aktüer bilirkişi tarafından yapılan hesaplama neticesinde geçici iş göremezlik zararının 8.000,70 TL ve yaralanma nedeniyle oluşabilecek tedavi giderinin 50,00 TL olarak hesaplandığı, serbest piyasa rayicine göre davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının 1.000,00 TL olarak hesaplandığı, bu haliyle geçici iş gücü kaybı zararı, tedavi gideri zararı ve değer kaybı zararının oluştuğu anlaşılmakla…,” gerekçeleri ile; “1- 1.000,00 TL değer kaybı bedeli, 8.000,70 TL geçici iş göremezlik tazminat bedeli ve 50,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 9.050,70 TL tazminatın davalı ... AŞ'den poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 15/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, 2- Sürekli iş gücü kaybı tazminat talebinin reddine,” karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı ...Ş. vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacı tarafça kaza sonucu aracın hangi parçalarının hasar gördüğü, hasarın niteliği ve kapsamını gösteren bilgi ve belgeler sunulmadan yapılan başvurunun usulüne uygun olmadığını, değer kaybı bedelinin sigorta genel şartlarına göre yapılması gerektiğini, aktüerya hesaplamasına esas alınan maluliyet raporunun usule ve ilgili mevzuata uygun olmadığını, müvekkilinin geçici iş gücü tazminatı yönünden sorumluluğunun bulunmadığını, davacının geçici iş gücü süresi içinde çalıştığının SGK gelir ve hizmet bordrolarından anlaşıldığını, açıklanan nedenlerle usul ve esas açısından hatalı olan kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, trafik kazasından kaynaklı sürekli ve geçici iş gücü kaybı tazminatı ile araç değer kaybı bedeli istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davacı tarafından davadan önce gerek sigorta şirketine başvurulduğu gerekse arabuluculuk dava şartının yerine getirdiği görülmekle davalı tarafın bu konudaki istinaf itirazının yerinde olmamasına, değer kaybı hesaplama yönteminin Yargıtay tarafından belirlenen yerleşik yönteme uygun bulunmasına, dava konusu kaza ile davacıda sürekli maluliyet oluşmadığı anlaşılmakla iyileşme süresinin belirlenmesinde uygulanan maluliyet yönteminin sonuca etkili bulunmamasına, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı ile sigorta şirketlerinin geçici iş gücü kaybından sorumluluğunun olmasına göre usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılan karara karşı davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 618,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 155,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 463,40 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olarak karar verildi. 30/12/2025 ...

Atıf: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2024/916, K. 2025/1091, T. 30.12.2025, www.arakarar.com/karar/antalya-bolge-adliye-mahkemesi-14-hukuk-dairesi-2024-916-e-2025-1091-k-8594b3662f14