Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/892 E. 2025/1130 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/892
- Karar No
- 2025/1130
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/892 - 2025/1130 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/892 KARAR NO : 2025/1130
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 31/05/2024 NUMARASI : 2023/778 Esas 2024/415 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 25/09/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 29/09/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirkete ait ... plakalı araca davalı ruhsat sahibi ... İşletme Müessesesine ait, diğer davalı ... ’ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın 02/08/2023 tarihinde çarpması nedeniyle davacıya ait aracın ağır hasar görerek değer kaybı meydana geldiğini, işbu kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, kusuruyla kazaya sebebiyet veren aracın ruhsat sahibi olan davalı ... Genel Müdürlüğünün ise kanuna göre davacının maddi zararından müteselsil sorumlu bulunduğunu, davacıya ait araçta meydana gelen ikame araç bedeli ve değer kaybı bedelinin davalılar tarafından birlikte ödenmesi gerektiğini, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı bilirkişilerce tespit edilecek olup ikame araç bedeli ile değer kaybı bedelinin muacceliyet tarihinden itibaren ticari faizi ile tüm davalılarca müşterek ve müteselsilen ödenmesi gerektiğini belirterek, şimdilik araç değer kaybı ve mahrumiyet bedeli olan 1.000,00 TL’nin muaccelliyet tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusur ve sorumluluğu bulunmadığından husumet yöneltilemeyeceğini, davacı yanın kısmi dava açmasında hukuku menfaati bulunmadığını, davalı kuruluşa ait araç sürücüsünün kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davalı idarenin birden fazla sigorta poliçesi bulunduğunu, davalıya ait aracın ZMMS poliçesi ile sigorta teminatı altına alındığını, bu nedenle sigorta şirketinin tüm tazminatlardan sorumlu olduğunu, kaza nedeniyle doğmuş olan zararlarının tazmini için sigorta şirketine başvurmaları gerektiğini, davacının tazminat taleplerini somutlaştıramadığını, davanın ihbarına karar verilmesi gerektiğini bildirerek, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen kazada davalının kusuru bulunmadığını, kaza tespit tutanağının hatalı tanzim edildiğini, ışık kontrollü kavşakta, davacı taraf ışık henüz kırmızıya dönmeden yeşil iken aniden duruşa geçtiğini, davacının ani duruşu karşısında yavaş olması nedeniyle fren yapmışsa da durmayı başaramayarak hafif bir şekilde önünde bulunan davacının aracına çarptığını, davalının kusurlu olduğu varsayıldığında dahi talep edilen alacak kalemlerinin haksız ve fahiş nitelikte olduğunu, davalının kusurlu olması halinde sorumluluğun, mali sorumluluk sigortaları poliçeleri kapsamında sigorta şirketlerine ait olacağını, mali sorumluluğunun bulunduğu varsayımında sorumluluğun toplu iş sözleşmesi gereği işveren ...'ın olacağını, 31.12.2024 yürürlük tarihli TİS ile Sigorta poliçeleri ayrı ayrı ve bir arada değerlendirildiğinde davacının zararının 120.000,00 TL'lik kısmının ZMMS poliçesi kapsamında kaldığını, aşan kısım bakımından, ek poliçelerin devreye sokulması gerektiğini, ek taleplerin poliçe kapsamında kalmadığı halde de TİS gereği işveren ve ihbar olunan ...’ın sorumlu olduğunu, müvekkiline yöneltilecek bir sorumluluk bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; kaza tarihi olan 02/08/2023 tarihinde Ankara İli, Mamak İlçesi, Mehtap Mahallesi Mamak Caddesi'nde ... plakalı sürücüsü davalı ..., işleteni ise diğer davalı ... olan otobüsün sinyalizasyon sistemi çalışan kavşağa yaklaştığında önünde seyir halinde olan davacıya ait olan ... plakalı araç kırmızı ışıkta duruşa geçtiği sırada arkadan çarptığı, meydana gelen kazada davacıya ait araç sürücüsünün kusur ve ihmalinin bulunmadığı, davalı ... plakalı araç sürücüsünün ise önünde seyir halinde olan araca güvenli takip mesafesi bırakmaksızın kırmızı ışıkta çapması nedeniyle asli ve tam kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiği, alınan rapor uyarınca, araçta 133.250,00 TL değer kaybı oluştuğu aracın makul onarım süresi olan 4 gün içerinden zorunlu harcama kalemlerinin imha edilmesi sonucunda davacı tarafından talep edilen araç mahrumiyet bedelinin ise 4.560,00 TL olduğu gerekçesi ile, değer kaybı tazminatı yönünden davanın kabulü ile, 133.250,00 TL’nin davalılardan tahsili ile alacağa 02/08/2023 tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına, ikame araç bedeli tazminatı yönünden davanın kabulü ile 4.560,00 TL tazminatın davalılardan tahsili ile alacağa 15/09/2023 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmiş, karara karşı davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı verilen dilekçeler ile istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili aleyhinde açılan davaya yasal süre içerisinde cevap verdikleri halde gerekçeli kararda davaya cevap vermedikleri belirtilmek suretiyle savunma haklarının kısıtlandığını, kazaya karışan araç müvekkiline ait olmakla beraber sürücü ...’ın ... isimli kurumda çalışması nedeniyle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, bilirkişi raporu ile belirlenen değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin fahiş olduğunu, olayda kasıt bulunmadığını, hüküm altına alınan alacağa avans faizi işletilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; meydana gelen kazada müvekkilinin kusuru bulunmadığını, olay yerinde yapılacak kamera kaydı mobese araştırması ile davacının akan trafikte aniden durması ile kazanın meydana geldiğinin tespit edileceğini, davacının ışık kırmızıya geçmeden durduğunu, müvekkilinin kusurlu olmadığını, mahkemece hükmedilen tutarların fahiş olduğunu, aracın onarım ve değişimi sırasında plastik aksam ve lambaların değer kaybına dahil edilmesinin doğru olmadığını, müvekkilinin kusurlu olduğu kabul edilse bile mali sorumluluğunun doğmadığını, her türlü mali sorumluluğun sigorta şirketlerine ve TİS gereği ... isimli kuruma ait olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeni ile davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalılar vekillerince yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizce 6100 sayılı HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapılmış, kamu düzenine aykırı hususlar resen nazara alınmıştır. Davalı ... vekili tarafından, müvekkili aleyhinde açılan davaya yasal süre içerisinde cevap verildiği halde ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın gerekçe kısmında müvekkilinin davaya cevap vermediği yönünde bir saptamada bulunulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlandığı ileri sürülmüş ise de yerel mahkemece 13/06/2024 tarihli tashih kararı ile maddi hataya ilişkin olan bu hususun tashih şerhi ile düzeltilmek sureti ile davalı ...’nün cevap dilekçesi ile ileri sürdüğü savunmalarının karara eklendiği anlaşılmış olup, davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Tüm dosya kapsamından; olay tarihi olan 02/08/2023 günü davalı ... Genel Müdürlüğüne ait otobüs cinsi araç, davalı ...’ın sevk ve idaresinde iken sinyalizasyon sistemi ile çalıştırılan kavşağa yaklaştığında önünde seyir halinde olan ve kırmızı ışık yanması nedeniyle duruşa geçen davacıya ait araca arka kısmından çarpması ile kazanın meydana geldiği, dosyada mevcut kaza tespit tutanağı ve kusura ilişkin bilirkişi raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...’ın tam kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün ise olayda kusursuz olduğu, kusura ilişkin raporun kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamına uygun düştüğü anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesi tarafından kaza nedeniyle davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davaya konu aracın yaşı, markası, modeli, kilometresi gibi teknik özellikleri dikkate alınarak kaza öncesi mevcut durumu ile aracın 2.el piyasa değeri ile onarılmasından sonraki değeri ayrı ayrı belirlenmek suretiyle araç değer kaybı tespit edilerek, makul onarım süresi için araç mahrumiyet bedelinin belirlenmesinde ve bilirkişi raporu ile hesaplanan tutarların davalılardan tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı yasal gerekçelere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun olan ilk derece mahkemesi kararına karşı davalılar vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurularının HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerektiği vicdani kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalılardan alınması gereken 9.413,80 TL istinaf karar harcından peşin alınan toplam 5.066,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.346,90 TL harcın istinaf eden davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talebinde bulunan davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-Davalılar tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 25/09/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.