Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/865 E. 2025/1099 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/865
- Karar No
- 2025/1099
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/865 - 2025/1099 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/865 KARAR NO : 2025/1099
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/06/2024 NUMARASI : 2022/655 Esas 2024/662 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 25/09/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 25/09/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 02.08.2020 tarihinde, davacının da içerisinde yolcu olarak bulunduğu dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile seyir halindeyken, dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpışması neticesinde başvuru konusu trafik kazasının meydana geldiğini, dava konusu trafik kazası nedeniyle davacının yaralanarak geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını ve bu sebeple geçici bakıcı ihtiyacının da doğduğunu, dava konusu trafik kazasının oluşumuna dava dışı sürücü ...'in asli kusuru ile sebebiyet verdiği, araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacının hiçbir kusuru bulunmadığını, dava konusu trafik kazasına kusuruyla sebebiyet veren ... plaka sayılı araç, kaza tarihi itibariyle geçerli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi uyarınca, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin teminatı kapsamında olduğunu, davacının kaza sonrasında uzun süre yatarak tedavi gördüğünü ve çeşitli cerrahi operasyonlar geçirdiğini, kalçasına çok sayıda çivi ve vida takıldığını, yaralanmaları sebebiyle ağır psikolojik travma yaşadığını, kaza sonrasında sigorta şirketine başvurularına istinaden davalı yan nezdinde 202010153066-2 nolu hasar dosyası oluşturulduğunu, yasal süre içerisinde davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından herhangi bir ödeme yapılmamakla birlikte taleplerinin haksız şekilde sürüncemede bırakıldığını, dava konusu trafik kazası sebebiyle, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/20055 Sor. Sayılı dosyası ile soruşturma yürütüldüğünü, bu dosyada alınan rapordu kazanın ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'in asli ve tam kusuru ile meydana geldiğinin tespit edildiğini, tüm bu nedenlerle talep artırım hakları saklı olmak üzere, HMK 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde haklı davanın kabulü ile, müvekkilinin dava konusu kazada yaralanarak geçici ve kalıcı iş göremezliğe uğraması ve geçici bakıcı ihtiyacı doğması nedeniyle, kalıcı iş göremezlik bedeli olarak şimdilik 29.800,00-TL, geçici iş göremezlik bedeli olarak şimdilik 100,00-TL, geçici bakıcı gideri tazminatı olarak şimdilik 100,00-TL olmak üzere, toplam 30.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 02.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte, davalı Sigorta Şirketinden (teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili talep artırım dilekçesi; fazlaya ilişkin ve başkaca sorumlulara karşı tahsilde tekerrür olmamak üzere her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; dava dilekçesinde arz edilen şekilde fazlaya ilişkin ve başkaca sorumlulara karşı her türlü talep, dava ve ek dava hakları saklı kalmak kaydıyla, HMK madde 107/2 uyarınca başlangıçta 29.800,-TL olarak belirtilen sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 380.739,57-TL, HMK madde 107/2 uyarınca başlangıçta 100,00-TL olarak belirttilen geçici iş göremezlik tazminatı talebini 11.480,25-TL, HMK madde 107/2 uyarınca; başlangıçta 100,00-TL olarak belirtilen geçici bakıcı gideri tazminatı talebini 1.471,50-TL olarak artırılmasına, fazlaya ilişkin ve başkaca sorumlulara karşı her türlü talep, dava ve ek dava hakları saklı kalmak kaydıyla, 380.739,57-TL sürekli işgöremezlik tazminatı,1.471,50-TL geçici bakıcı gideri zararı ve 11.480,25-TL geçici iş göremezlik zararı olmak üzere TOPLAM 393.691,32-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak müvekkil davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili şirkete başvuru dilekçesinin Karayolları Trafik Kanunu'nun 97.maddesine uygun bir başvuru olmadığını, başvurucudan eksik olan evrakların talep edildiğini, ancak tamamlanmadığını, KTK 97. madde uyarınca işbu davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, yetkinin İstanbul (Anadolu) Adliyesi Mahkemeleri’ne ait olduğunu, yetki yönünden itiraz ettiklerini, davacı tarafın uğradığını iddia ettiği zararları ispat etmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkili şirketin sorumluluğunun trafik poliçesindeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, ZMMS Genel Şartları uyarınca mevzuat hükümleri doğrultusunda kaza ile zararlar arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, davacının maluliyetinin ve kaza ile illiyet bağının tespiti gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri yönünden müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, sorumluluğun tamamen sosyal güvenlik kurumuna ait olduğunu, KTK 98. maddesi ve 6111 sayılı Yasa'nın geçici 1. maddesi kapsamında, müvekkili şirketin geçici iş görmezlik tazminatı bakımından sorumluluğu bulunmadığını, davacının geçici bakıcı talebini ispatlaması gerektiğini, Yargıtay İçtihatları doğrultusunda geçici iş görmezlik dönemine ilişkin bakıcı talebinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, talep edilen bakıcı giderlerine ilişkin davacı tarafından dosya kapsamında hiç bir belge sunulmadığını, itirazlarının kabul görmemesi halinde, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirket aleyhine bir tazminata hükmedilecek ise, müterafik kusur durumunun araştırılması ve hatır taşımacılığı indiriminin uygulanmasını talep ettiklerini, ceza dosyasında uzlaşmanın olup olmadığının da araştırılması gerektiğini, davacının geçerli bir başvurusu bulunmadığından, eksik evrak tamamlanmadığından ve temerrüt gerçekleşmediğinden, davacı tarafça başvuru tarihinden itibaren faiz talebinin reddini de talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle eksik evrak ile başvuru yapılarak başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine, yetki itirazlarının kabulüne, kazanın meydana gelmesinde davacı yanın kusuru bulunduğundan ve müvekkil şirket nezdinde sigortalı araç sürücünün kusuru bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, ATK Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu tarafından alınan kusur raporu hükme esas alınarak yapılan belirleme ile, davalı sigortalı araç sürücüsü ...’in sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında yola gereken dikkatini verip, kendi yön bölümü içerisinde kalacak şekilde seyrini sürdürmesi gerekirken bu hususa riayet etmediği, virajlı yol bölümünde yolu ortalar vaziyette seyredip, karşı yön bölümünden gelmekte olan diğer sürücü idaresindeki otomobilin sol ön kısmıyla, aracının ön kısımlarının çarpıştığı, kazanın oluşumunu önlemek için etkin fren ve direksiyon tedbiri almadığı olayda davalı sigortalı araç sürücüsünün asli derecede %50 kusurlu, sürücü ...’in sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında yola gereken dikkatini verip, kendi yön bölümü içerisinde kalacak şekilde seyrini sürdürmesi gerekirken bu hususa riayet etmediği, virajlı yol bölümünde yolu ortalar vaziyette seyredip, karşı yön bölümünden gelmekte olan diğer sürücü idaresindeki otomobilin ön kısmıyla, aracının sol ön kısımlarının çarpıştığı, kazanın oluşumunu önlemek için etkin fren ve direksiyon tedbiri almadığı olayda asli derecede %50 kusurlu olduğu, 02.08.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre, belirlenen maluliyet raporu ile % 8 oranında malul olan ve kusursuz olduğu tespit edilen davacı ... için, 22.960,51 TL geçici tam iş gücü kaybı yönünden maddi tazminat, 761.479,15 TL sürekli kısmi iş gücü kaybı yönünden maddi tazminat ile, 2.943,00 TL geçici bakıcı gideri hesaplandığı, hatır taşımasının davalı sigorta şirketi tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle; "DAVANIN KABULÜNE; 1-380.739,57TL sürekli iş göremezlik, 11.480,25TL geçici iş göremezlik, 1.471,50TL bakıcı gideri tazminatının 17/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti dahilinde tutulmasına)" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; alınan maluliyet raporunun eksik ve hatalı olduğunu, raporda davacının 2 cm bacak uzunluk farkı olduğu belirtmişse de söz konusu durum pelvik tilte bağlı olarak gelişebileceği bu durumun ayırt edilebilmesi objektif olarak ortaya konulabilmesi için bacak uzunluk grafisi (ortoröntgenogram) ile değerlendirilmesi gerektiğini, raporda kulak heliksinin şekil bozukluğuna istinaden engellilik oranı tayin edildiği ancak yapılan muayenede kulakta skar dokusunun olduğu, şekil bozukluğunun bulunmadığı dolayısıyla şekil bozukluğundan engellilik oranı tayin edilmesinin yönetmeliğe aykırı olduğunu, ilgili hususa dikkat edilmeden hatalı olarak görüş bildirildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 3 doktor imzası ile görüş mütalaa edildiğini, raporun yönetmeliğe uygun olmadığını, kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, bakıcı giderinin brüt asgari ücret üzerinden hesaplanamayacağını, Yargıtay kararları gereği kazazedelerin hastanede kaldığı günlerde bakımları hastane tarafından gerçekleştirildiği için geçici bakıcı hesaplaması yapılırken bu günlerin hesaplama dışı bırakılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, faiz talebinin reddi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme hükmüne esas alınan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından tanzim edilen 10.03.2023 tarihli Adli Tıp Kurulu Raporunda, müvekkil davacının %8 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, 9 ay süre ile geçici iş göremez olduğu ve 1 ay süreyle bakıma ihtiyacı olduğu yönünde görüş bildirilmiş olmakla müvekkil davacının maluliyetinin daha yüksek olduğunu, gerekçeli kararda 17.05.2022 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, başvuru konusu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibariyle geçerli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi uyarınca sigortacısı olan karşı yan ... Sigorta A.Ş.’ye 12.01.2021 tarihli dilekçe ile başvuruda bulunulmuş olup, işbu dilekçe ve eklerinin13.01.2021 tarihinde karşı yana teslim edildiğini, 2918 Karayolları Trafik Kanunu’nun 99. maddesi uyarınca gerekli bilgi ve belgelerin sigorta kuruluşuna iletildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde müvekkil davacının hak etmiş olduğu tazminatın ödenmemesi halinde 8 iş gününün sonunda sigorta şirketinin temerrüde düşmüş olduğu kabul edilmiş olup, faizin gerekli bilgi ve belgelerin sigorta kuruluşuna iletildiği tarihten itibaren 8 iş gününden sonra işletilmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle sürekli ve geçici iş görmezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Kusura ilişkin olarak, Adli Tıp Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'ndan alınan raporda, Sürücü ...’in sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında yola gereken dikkatini verip, kendi yön bölümü içerisinde kalacak şekilde seyrini sürdürmesi gerekirken bu hususa riayet etmediği, virajlı yol bölümünde yolu ortalar vaziyette seyredip karşı yön bölümünden gelmekte olan diğer sürücü idaresindeki otomobilin sol ön kısmıyla. aracının ön kısımlarının çarpıştığı, kazanın oluşumunu önlemek için etkin fren ve direksiyon tedbiri almadığı olayda asli derecede kusurlu olduğu (%50), sürücü ...’in sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında yola gereken dikkatini verip, kendi yön bölümü içerisinde kalacak şekilde seyrini sürdürmesi gerekirken bu hususa riayet etmediği, virajlı yol bölümünde yolu ortalar vaziyette seyredip, karşı yön bölümünden gelmekte olan diğer sürücü idaresindeki otomobilin ön kısmıyla, aracının sol ön kısımlarının çarpıştığı, kazanın oluşumunu önlemek için etkin fren ve direksiyon tedbiri almadığı olayda asli derecede kusurlu olduğu (% 50) belirtilmekte olup, mevcut raporlar arasındaki çelişkinin giderildiği anlaşılmakla raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Maluliyet raporuna ilişkin olarak, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’ndan alınan raporda, “20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik esas alındığında, şahıstaki sol bacak kısalığı için Kas İskelet Sistemi bölümü 3.1 Alt Ekstremite Uzunluk Farklılıkları alt bölümü Tablo3.3'e göre kişinin engel oranı; % 5, sol kulak heliksindeki şekil bozukluğu için Kulak Burun Boğaz bölümü D.Yüz alt bölümü Sınıf 1”in 2. maddesine göre, kişinin engel oranı %3, Balthazard formülü uygulandığında kişinin engel oranı; % 8 (yüzdesekiz) olarak hesaplanmıştır. Sağlık Bakanlığı Ankara Eğitim Ve Araştırma Hastanesinden alınan 21/04/2021 tarihli Erişkinler İçin Engellik Sağlık Kurulu raporunda ise, maluliyet oranı % 5 olarak belirtilmiştir. Her iki raporun da kaza tarihinde yürürlükte olan Yönetmeliğe göre düzenlenmiş olmasına karşın, maluliyet oranlarının faklı belirlendiği, hükme esas alınan maluliyet raporunda, çelişkinin sebebine, maluliyetin belirlenme şekline ve kaza ile maluliyet sebepleri arasındaki illiyete ilişkin bir belirleme yapılmadığı anlaşılmakla, mahkemece maluliyet raporları arasındaki çelişki giderilmeden yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, kararın uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, yukarıda açıklanan hususlardaki değerlendirmeler yapılarak, davanın esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen, 13/06/2024 tarihli, 2022/655 Esas - 2024/662 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Kaldırma sebebine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının isteği halinde yatıran tarafa iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-İİK'nın 36. maddesi gereğince, icranın geri bırakılması kararına istinaden Ankara 7. Genel İcra Dairesi'nin 2024/47825 Esas sayılı dosyasına depo edilen 710.000,00 TL bedelli teminat mektubunun YATIRANA İADESİNE, 6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 25/09/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.