Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/875 E. 2026/266 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/875
- Karar No
- 2026/266
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/875
KARAR NO : 2026/266
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/02/2024
NUMARASI : 2023/1085 Esas, 2024/166 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 25/02/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 18/06/2015 tarihli sözleşmenin imzalandığını, sözleşme konusu 4 adet çelik merdiven imalat ve montajının, sözleşmenin işin tanımı başlıklı 1. maddesinde belirtilen hususlara uygun olarak yapılacağının taahhüt edildiğini ve aynı sözleşmenin işin süresi başlıklı maddesine göre; işin süresinin proje onayından ve yer tesliminden itibaren 25 gün olarak belirlendiğini, müvekkili şirketin davalının yer teslimini gerçekleştirmemiş olması ve proje ve materyal değişiklikleri yapmış olmasına rağmen, 02/07/2015 tarihinde davacı şirketin kendi atölyesinde imalata başladığını ve 15/10/2015 tarihinde karşı tarafa sözleşme konusu 4 adet çelik merdivenin imalat ve montaj işlemlerini gerçekleştirerek teslim ettiğini, davalının gönderdiği 02/12/2015 tarih ve ... numaralı ihtarname ile sözleşme ile taahhüt edilen merdiven yapım işinin teslim edilmesi hususunu ihtar ettiğini ve iş bedeline ilişkin olarak müvekkilince düzenlenen faturanın iade edildiğini, Bakırköy 4.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/32 Değişik İş dosyası üzerinden sözleşme konusu işin hali hazırdaki durumu ile ilgili olarak delil tespiti yaptırdıklarını, düzenlenen bilirkişi raporunda sözleşme konusu merdivenlerin, sözleşmede belirtilen malzeme özellikleri ve kalitesinde yerinde yapılarak imal ve montaj işlerinin tamamlanmış ve halihazırda kullanılır durumda olduğunun belirtildiğini, davacının sözleşme dahilinde yaptığı iş için 24/11/2015 tarihinde davalı şirkete KDV dahil 88.500 TL fatura kestiğini, sonrasında davalı şirket tarafından talep edilen ek işlemler sonucu (küpeştenin paslanmaz yapılması istenip, beğenilmeyince ahşap olması talep edildi) 15/04/2016 tarihinde KDV dahil toplam 25.960,00 TL‘lik 2. bir fatura kesildiğini, davalı şirketin gönderdiği ihtarnamede "önceden müvekkiline 25.000,00 TL ödeme yapıldığı, işin hala bitirilemediği ve cezai şart hükmü gereğince hak edişten kesinti yapılacağı"nı belirterek müvekkilinin haklarına el koyduğunu ve kalan hak edişi ödemediğini, kısmi ödemeler sonucunda davalı şirketin müvekkiline halen borcunun bulunduğunu beyanla; davalı şirketin müvekkiline 72.460,00 TL borçlu olduğunun tespiti ile bu borcun davalı şirketten tahsiline, 24/11/2015 tarihli 88.500,00TL’lik borcun kalan bakiyesi için 24/11/2015 tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine,15/04/2016 tarihli kesilen 25.960, 00 TL'lik borcun kalan bakiyesi için 15/04/2016 tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı/karşı davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; noterden gönderilen ihtarnameden önce işin davalıya teslim edildiğini, sorunun başlangıçta paslanmaz çelik yapılması istenip sonradan beğenilmeyerek ahşap yapılması istenen merdiven küpeştesi imali ve montajı işinden doğduğunu, sözleşme konusu işin 15/10/2015 tarihinde davalıya teslim edildiğini, açıklanan şekilde küpeşte imalatının ahşap şekle değiştirilip yeniden tesliminden sonra 15/04/2016 tarihli ikinci faturanın düzenlendiğini, bu konuda tanıklarını dinleteceklerini, davalı şirket huzurunda gerçekleştirilen delil tespiti sırasında bilirkişice çekilen fotoğraflarda işin tamamlandığının açıkça görüldüğünü, tanıklarının işin zamanında bitirilip teslim edileceğini teyit edeceklerini, işin tamamlanıp tesliminden sonra istenen yeni ahşap küpeşte değişikliği nedeniyle ortaya çıkan ek maliyetin davalı yanca karşılanması gerektiğini, sözleşmenin cezai şart maddesinde en fazla %10 a kadar hak edişten kesinti yapılacağının yazılı olduğunu, yapılan ödemelerin bu halde dahi eksik kaldığını, davalı iş sahibinin işin bedeline karşılık kendilerine toplamda 42.000,00 TL ödeme yaptığını, borçlarının varlığına rağmen fazla ödeme yapıldığı iddiası ile 21.040,00 TL' nin iadesinin istenmesinin kötü niyetli, hak ve nefaset kurallarına aykırı bir istem olduğunu belirterek, karşı davanın reddini savunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki eser sözleşmesinde müvekkili tarafından yerine getirilmemiş edim bulunmadığını, aksine davacı tarafın edimlerini sözleşmeye uygun şekilde, tam ve eksiksiz olarak yapmadığını, davacı tarafın, müvekkili şirketin sipariş verdiği merdiven imalat işini, sözleşme süresi içinde teslim etmediğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 5 .maddesindeki iş avansına ilişkin 25.000,00 TL tutarındaki ödemenin 24/06/2015 tarihinde EFT olarak davacı firmaya ödendiğini, sözleşmenin 6.maddesinde işin süresinin 25 gün olarak düzenlenmesine rağmen, davacı firmanın süresinde işi yapıp teslim etmemesi nedeniyle müvekkili şirketin taşınma işlemlerinin uzadığını ve mağdur olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin, 02/12/2015 tarihinde Bakırköy 7.Noterliği'nden ... yevmiye nolu ihtarnameyi keşide ederek davacı firmadan işin teslimini talep ettiğini, ihtarname ile davacı tarafa 7 gün süre tanındığını ve sözleşmenin 7. maddesinde düzenlenen cezai şartın uygulanacağının ihtar edildiğini, buna rağmen davacı tarafın, sözleşme ile üslendiği işi tam ve eksiksiz bir şekilde ifa etmediğini beyanla davacının davasının reddine, karşı davasında ise, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davacıya merdiven yapımı için ödenen 21.040,00 TL'nin ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 13/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 2017/191-2019/330 E-K SAYILI İLK KARARI
Mahkemece yapılan yargılamada; davacı yüklenici tarafından hazırlanması gereken işe ilişkin projenin hangi tarihte hazırlanıp davalı iş sahibinin onayına sunulduğu ve iş sahibince onaylandığına, iş yerinde merdiven monte edilecek yerdeki kolonun kesilerek yerin yükleniciye hangi tarihte teslim edildiğine ilişkin delil sunulmadığı, yine montaj öncesi yerine getirilmesi gereken yukarıda açıklanan işlemlerin geciktirildiğine ilişkin tarafların birbirine gönderdiği ihtarname bulunmadığı, taraflarca bildirilen tanıkların da dinlenildiği ancak işin hangi tarihte fiilen başladığı ve hangi tarihte teslim edilmesi gerektiği hususunun tespit edilemediği, işin tamamlanıp teslim edildiğini ispat yükünün davacıda olduğu, davacı yüklenicinin işin 15/10/2015 tarihinde tamamlanıp davalı iş sahibine teslim edildiğini ileri sürmekte ise de davacı vekili tarafından işin bu tarihte teslim edildiğine ilişkin yazılı bir delil sunulmadığı, diğer yandan, sözleşmenin cezai şartla ilgili 7. maddesinde yer alan işin süresi içinde teslim edilmemesi veya her ne sebeple olursa tamamlanmaması halinde "işin tesliminde her gecikilen gün için işin değerinin %10 a kadar hak edişten kesinti yapılacaktır" şeklindeki düzenlemenin, günlük gecikme cezasının belirlenebilmesine olanak vermeyecek derecede belirsizlik taşıdığı, işlerin gecikmeli de olsa sözleşmeye uygun şekilde tamamlandığı, davalı tarafın teslim edilen işte ayıp ve eksik olduğuna dair bir ihtarı veya başkaca delili bulunmadığı, gelinen bu noktada, davacı yüklenicinin sözleşme kapsamında yapılan iş karşılığı 88.500,00 TL iş bedeli ve iş sahibinin talebi üzerine yeniden yapılan ahşap imalatı ile ilgili olarak düzenlenen KDV dahil 25.960,00 TL fatura bedeline hak kazandığı, davacının sözleşme kapsamında yapılan asıl işler ve ek işler nedeniyle isteyebileceği iş bedelinin 88.500,00 TL + 25.960,00 TL = 114.460,00 TL olduğu, davacının söz konusu iş karşılığında toplam 42.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığını beyanla bu miktarın mahsubu ile bakiye 72.460,00 TL alacağın tahsilini talep ve dava ettiği, mahkememizce atanan SMMM ... tarafından tarafların ticari defter ve kayıtları ile dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; davalı iş sahibinin davacıya sözleşmenin başında 24/06/2015 tarihinde EFT yoluyla 25.000,00 TL, sonrasında 15/04/2016 tarihinde çek ile 17.000,00 TL ödeme yaptığı, ayrıca davacının bilgisi ve onayı dahilinde dava dışı ... tarafından davacı adına 05/01/2016 tarihli makbuz ile 5.000,00 TL ödeme yapıldığı, davalının ödemelerinin 47.000,00 TL'ye ulaştığı, davacının sözleşme karşılığı yaptığı işlere ilişkin 24/11/2015 tarih 88.500,00 TL tutarlı fatura karşılığı davalı tarafça yapılan 47.000,00 TL tutarındaki ödemenin mahsubundan sonra bu faturadan bakiye 41.500,00 TL alacağının kaldığı, sözleşme dışı işlere ilişkin olarak düzenlenen 15/04/2016 tarih 25.960,00 TL lik fatura bedelinin hiç ödenmediği, buna göre davacının dava konusu işler nedeniyle ve dava tarihi itibariyle davalıdan 41.500,00 TL + 25.960,00 TL = 67.460,00 TL bakiye alacağının kaldığı, iş bu davada davalının cezai şart alacağı ispat edilemediğinden takas şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile, Davacı ... Ltd Şti tarafından davalı ... ... A.Ş. aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, Davacının iş bedeline ilişkin 24/11/2015 tarih 88.500,00 TL bedelli faturadan 41.500,00 TL, 15/04/2016 tarihli 25.960,00 TL bedelli faturadan 25.960,00 TL olmak üzere bakiye (toplam) 67.460,00 TL alacağının davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, alacağın 41.500,00 TL'lik kısmına 24/11/2015, 25.960,00 TL'lik kısmına 15/04/2016 tarihinden itibaren ticari faiz(avans faizi) işletilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, Davalı tarafça davacı aleyhine açılan karşı davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTANBUL BAM 15. HD'NİN 2019/940-2022/615 E-K SAYILI KALDIRMA KARARI
"...Asıl davada davalı iş sahibince işin süresinde teslim edilmediğinden bahisle sözleşmede öngörülen cezai şartın mahsubu talep edilmiş ise de sözleşmede öngörülen ceza koşulu niteliği itibarıyla ifaya ekli ceza koşulu olduğundan istenebilmesi için işin tesliminde ihtirazi kayıt ileri sürülmesi gerekir. Somut işin teslimi ihtilafsız olduğu halde iş sahibince teslim sırasında çekince ileri sürüldüğü iddia ve ispat edilmediğinden cezai şart talep edilemez. Davalı-karşı davacı iş sahibinin bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir.Taraflar arasındaki sözleşme götürü bedelle düzenlenmiştir. Götürü bedel sözleşmelerde yüklenicinin alacağı veya iş sahibinin fazla ödemesi olup olmadığının fizik orana göre hesaplama yapılarak belirlenmesi gerekir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu yol ve yönteme göre hesaplama yapılmamıştır. Mahkemece yeniden yerinde keşif yapılmak suretiyle davalı iş sahibi tarafından ileri sürülen eksik ve ayıplı imalatta gözetilerek işin fiziki gerçekleşme oranı saptandıktan sonra belirlenen tutara götürü bedel uygulanarak varsa ihtilafsız veya ispatlanmış ödemeler düşülerek sonucuna göre karar verilmelidir. Anılan şekilde yapılmayan hesaplama sonucuna göre karar verilmesi hatalı olmuştur." şeklinde gerekçe ile mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
V. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 2022/446-2023/30 E-K SAYILI İKİNCİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılamada; yaptırılan bilirkişi incelemesinde taraflar arasındaki sözleşme konusu işin yüzde yüz oranında gerçekleştiğinin tespit edildiği, davacının sözleşme karşılığı yaptığı işler nedeni ile 88.500,00 TL ve daha sonra yaptığı ek işler nedeni ile 25.960,00 TL olmak üzere 114.460,00 TL toplam alacağı olduğu, davalı tarafça süresinde yapılmış bir ayıp ihbarı olmaması nedeni ile davacının alacağın tamamını hak ettiği, davalının ödemelerinin 47.000,00 TL'ye ulaştığı, davacının davalıdan 41.500,00 TL + 25.960,00 TL = 67.460,00 TL bakiye alacağının kaldığı gerekçesiyle, ana davanın (67.460,00 TL üzerinden) kısmen kabulüne, mevcut tespitlere göre davalı/karşı davacı tarafından yersiz/fazla olarak yapılmış bir ödeme bulunmadığından karşı davanın reddine karar verilmiştir.
VI. İSTANBUL BAM 53. HD'NİN 2023/693-907 E-K SAYILI KALDIRMA KARARI
"..., Davalı iş sahibinin cezai şart alacağının mahsubu talebi İstanbul BAM 15 HD'nin önceki kaldırma kararında belirtildiği üzere kabul edilemeyeceğinden bu husustaki davalı istinaf sebebi yerinde değildir. Taraflar arasında götürü bedelli yazılı eser sözleşmesi yapılmıştır. Asıl dava davacısı yüklenici tarafından dava açılmadan önce yaptırılan delil tespitinde alınan bilirkişi raporunda keşfen mahallinde yapılan inceleme sonucunda sözleşme konusu işin yapıldığı belirtilmiş olup ilave işlerin yapıldığına ilişkin bir tespit bulunmamaktadır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da eserin taraflar arasındaki yazılı sözleşmeye göre %100 oranında bitirildiği belirtilmiş, ilave işlerin yapıldığına ilişkin bir tespit yapılmamıştır. Taraflar arasındaki yazılı sözleşmede de davaya konu yapılacak iş 4 adet çelik merdivenin basamaklarının ve küpeşte el tutma yerlerinin ahşap olacağı belirtilmiş, dosyada yer alan tüm bilirkişi raporlarında da yapılan işin sözleşmede belirtildiği şekilde yapıldığı tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki yazılı sözleşme götürü bedelli olup, sözleşmede kararlaştırılan bedelden daha fazla bedel talep edilebilmesi için sözleşme ile kararlaştırılmayan ilave işlerin yapılmış olması gerekir. Asıl dava davacı yüklenici her ne kadar davalı- karşı davacı şirket yetkilisinin talebi üzerine küpeşteyi paslanmaz çelikten yaptıklarını, daha sonra davalı şirket yetkilisinin karar değiştirmesi üzerine sökülerek ahşap küpeşte yaptıklarını bunun ilave iş olduğunu belirtmiş ise de bu hususu delillerle ispatlayamamıştır. Mahkemece yüklenicinin yaptığını ileri sürdüğü ilave işlere ilişkin bedele hükmedilmesi hatalı olmuştur. Mahkemece yapılacak iş bu konuda ispat yükü üzerinde olan davacı yüklenicinin ilave işler yaptığını dosyaya sunduğu delillerle ispatlayamadığından, dava dilekçesinde yemin deliline dayandığından ilave işlerin yapıldığına ve bedeline ilişkin olarak davalı tarafa yemin teklif etme hakkını kullanıp kullanmayacağı sorularak yemin deliline dayanmak istemesi halinde usulüne uygun olarak karşı tarafa yemin davetiyesi çıkarılarak sonucuna göre karar vermek olmalıdır." şeklinde gerekçe ile mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
VII. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 2023/1085-2024/166 E-K SAYILI SON KARARI
Mahkemece yapılan yargılamada; 88.500,00 TL tutarlı fatura karşılığı davalı tarafça yapılan 47.000,00 TL tutarındaki ödemenin mahsubundan sonra bu faturadan bakiye 41.500,00 TL alacağının kaldığı, davacının ilave iş yaptığını ispat edememesi nedeniyle buna ilişkin davacıya yemin hakkı hatırlatıldığı, davacının yemine ilişkin beyanda bulunmaması nedeniyle ilave işler için düzenlenen 25.960,00 TL yönünden alacağın ispat edilemediği gerekçesiyle, asıl davanın 41.500,00 TL üzerinden kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
VIII. İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın eksik incelemeye dayalı olduğu, yemin metni sunulmadığından asıl davanın tümden reddi gerektiği, sözleşmeye konu ürünün özel ürün niteliğinde olduğunun mahkemece dikkate alınmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
IX. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. HMK'nın 344. maddesi "İstinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması hâlinde, 346 ncı maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır." şeklinde, 346. maddenin ikinci fıkrası ise "Bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bölge adliye mahkemesi ilgili dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar." şeklinde düzenlenmiştir.Mahkemece istinaf karar harcının tamamlanması için davalı-karşı davacı vekiline çıkartılan muhtıranın 09.04.2024 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu halde bir haftalık kesin süre içinde eksik harcın yatırılmamış olduğu belirtilerek istinafa konu 03.05.2024 tarihli ek karar ile davalı-karşı davacı tarafın istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş, iş bu ek karar da davalı-karşı davacı vekilince istinaf edilmiştir.Davalı-karşı davacı vekili ek karara yönelik istinafında, herhangi bir gerekçe belirtmeksizin kaldırılmasını talep etmiştir.Mahkemece eksik istinaf karar harcının yatırılması için düzenlenen muhtıranın davalı-karşı davacı vekili ... sistemi yoluyla usulüne uygun olarak 09.04.2024 tarihinde tebliğ edildiği halde davacı vekilince bir haftalık kesin süre içerisinde istinaf karar ve başvuru harcını yatırmamış olduğu anlaşılmakla mahkemece verilen karar doğru olmuştur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı-karşı davacı vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 03/05/2024 tarih ve 2023/1085 Esas, 2024/166 Karar sayılı ek kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,
2-Asıl dava yönünden; alınması gereken 2.834,86-TL nisbi istinaf karar harcından davalı-karşı davacı tarafça peşin olarak yatırılan (400,00+308,71=) 708,71-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.126,14-TL harcın davalı-karşı davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Karşı dava yönünden; alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından davalı-karşı davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davalı-karşı davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davalı-karşı davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 25/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.