Bölge Adliye Mahkemesi · Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 2024/853 E. 2024/971 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/853
- Karar No
- 2024/971
- Karar Tarihi
T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : KARAR NO : T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : TARİHİ : NUMARASI :
DAVACI : ... VEKİLİ : DAVALI : ... - ... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 03/06/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/06/2024 . .... Ticaret Mahkemesi'nin 21/02/2024 (Ara Karar) tarih, ... Esas sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde; TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile borçlu arasında tekstil malzemesi alım satım ticareti olduğunu, davalı borçlunun müvekkili şirketten mal satın aldığının "itiraza uğramayan" fatura; malların teslimi ise irsaliyeler ile sabit olduğunu, davalı borçlunun gönderilen mallara ait nakliye ücretini kendisinin ödediğini, borcun dayanağı malların teslim alınmış olmasına karşılık bir kısım ödeme yapıldığını ancak devamında müvekkilini oyalamak suretiyle herhangi bir ödeme yapmadığını, davalıya ihtarname de gönderildiğini, davalı borçlunun çalışanı ile yapılan yazışma içeriklerinden müvekkilinden mal alındığı ancak karşılığında ödeme yapılmadığının anlaşıldığını, Davalı borçlunun 6.521,55USD (Takip Tarihi olan 04/01/2024 tarihi itibariyle 194.625,88TL) olan borcu için Bursa ... Müdürlüğünün .... esas sayılı icra dosyası ile yapılan icra takibi yapıldığını, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu, borçlunun haksız itirazının iptali ile müvekkili şirket ile borçlu şirket arasında mevcut borç ikrarını içeren mutabakat a-fatura, e-irsaliye ve davalı borçlu tarafından takibe konu edilen borcun dayanağı mal alışverişine ilişkin nakliye ücretinin ödendiğini gösterir dekont gibi belgelere ve arabuluculuk sürecinde borçluya ulaşılamadığından, davalının mal kaçırma amacı taşıdığını, müvekkilinin telafisi imkansız zararlara uğramaması adına icra takibine konu alacak yönünden teminatsız aksi takdirde mahkemece uygun görülecek teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; İhtiyati haciz için gerekli yaklaşık ispatın gerçekleşmediği, ihtiyati haczin yasal şartları bulunmadığı anlaşılmakla "ihtiyati haciz talebinin Reddine" karar verilmiştir. Ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı borçlunun müvekkili ile yaptığı konuşmalarda borcun varlığını defalarca ikrar ettiğini, ödeme güçlüğü çektiğinden bahisle müvekkilini oyaladığını, ibraz edilen belge ve delillerin alacağın yaklaşık olarak ispatına yarar nitelikte olduğunu, davalı borçlu ile müvekkili alacaklının faturalar konusunda teyitleştiklerini gösterir yazışmaların sunulduğunu, ticari ilişkiden kaynaklı düzenlenen e-faturaların davalı tarafça kabulü ile itiraz edilmemesi ve borçlu tarafından nakliye ücretinin karşılanarak mal teslimi yapılmış olmasının taraflar arasında alacak miktarı konusunda mutabık kalındığını gösterdiğini, davalı borçluya arabuluculuk sürecinde de ulaşılamadığını, mal kaçırma amacı taşıdığını, sunulan resmi belge niteliğindeki cari hesap ekstresi, e-arşiv faturalar, e-irsaliye kaynaklı olarak müvekkile borçlu bulunduğunun yaklaşık olarak ispat edildiğini, yapılan mal teslimi ve borçlu firmaya gönderilen ihtarname ile işbu alacağın muaccel olduğu gözetildiğinde borçlu tarafından hiçbir ödeme yapılmayarak borcun sürüncemede bırakıldığını, belirterek 21/02/2024 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara kararın kaldırılmasını, talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, İİK'nın 257. madde koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin Reddine karar verilmiş olup, ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK'nın 257. maddesindeki şartların oluşması gerekir. İİK'nın 257/1. maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İİK'nın 258. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümle hükmü uyarınca; ''Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.'' Mahkemenin “alacağın varlığına kanaat getirmesinden” anlaşılması gereken husus, alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi (yaklaşık ispat) yeterli kabul edilmektedir. Somut olayda, taraflar arasında tekstil malzemesi alım satımı ilişkisinin olduğu, Cari hesap ekstresine dayalı ilamsız icra takibi yapıldığı, borçlu davalının borcu ve ferilerine itiraz ettiği, ihtiyati haciz talebine dayanak sunulan faturaların ve irsaliyelerin e-fatura e-irsaliye olup, fatura içeriği emtianın teslimine dayanak sunulan sevk irsaliyesinde teslim alan kısmında davalı şirket yetkili imza ve kaşesinin bulunmadığı, taraflar arasında olduğu ileri sürülen Whatsapp yazışmalarının mutabakat olarak kabul edilemeyeceği, yine nakliyeciye ödendiği belirtilen ücretin faturaya konu malın taşınmasına ilişkin olduğunun kabul etmediği bu haliyle alacağın varlığı ve miktarının İİK’nın 257. maddesine göre, yaklaşık olarak ispat edilemediği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Davacı vekilinin vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli istinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının talebi halinde iadesine, 4-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 03/06/2024
Başkan ... E-imzalıdır. ... Üye ... E-imzalıdır. ... Üye* ... E-imzalıdır. ... Katip ... E-imzalıdır.