Bölge Adliye Mahkemesi · Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2024/795 E. 2025/785 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/795
Karar No
2025/785
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:09/07/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:15/02/2022 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:09/07/2025

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı borçlu şirket arasında imzalanan kredi sözleşmesi uyarınca borçlu şirkete krediler ve teminat mektubu kullandırıldığını, diğer davalı ...'ın da borca müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, borçlu firmanın kredinin geri ödenmesinde temerrüte düştüğünden, hesabın kat edilerek ihtarname gönderildiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalılar hakkında Antalya 2. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası ile icra takibine girişildiğini, itiraz üzerine takibin durdurulduğunu beyan ederek, davalı borçluların itirazının iptaline takibin devamına ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir. DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı ... vekili, müvekkilinin davacı bankaya borcunun bulunmadığını, zira diğer davalı şirketin tüm hesaplarının blokeli olduğundan, söz konusu hesapların kontrol edilememekte, davacı tarafa yapılan ödemelerin görülememekte, çekler mevcut ise tahsil edilip edilemediğinin tespit edilememekte olduğunu, banka kayıtlarının incelenmesi sonucu bu durumun ortaya çıkacağını, faiz oranının fahiş olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Ambalaj...A.Ş. vekili, müvekkilinin davacı bankaya borcunun bulunmadığını, zira müvekkili şirketin tüm hesaplarının blokeli olduğundan söz konusu hesapların kontrol edilememekte, davacı tarafa yapılan ödemelerin görülememekte, çekler mevcut ise tahsil edilip edilemediğinin tespit edilememekte olduğunu, banka kayıtlarının incelenmesi sonucu bu durumun ortaya çıkacağını, faiz oranının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...Davalı asıl kredi lehtarı ... Ambalaj AŞ yönünden; 1- Borçlu cari hesap kredilerinden kat tarihi itibariyle 433.105,06TL olan anapara tutarına kat tarihinden 02/04/2019 tarihine kadar toplam 441.210,06 TL olarak yapılan tahsilatın tahsilat tarihleri itibariyle anapara alacağından mahsubu ve mahsup sonrası kalan tutarlara temerrüt tarihine kadar akdi ve temerrüt tarihinden anapara alacağının tamamen tahsil edildiği 01/03/2019 tarihine kadar temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi işletilmesi yanı sıra kalan tutarın gider vergisi ve işleyen faiz alacağından tenziliyle davacı bankanın takip tarihi itibariyle borçlu cari hesap kredilerinden 11.554,64 TL işlemiş faiz alacağı bulunduğu, ... numaralı tazmin edilen teminat mektubu kredisinden doğan banka alacağının takip tarihi itibariyle 492.438,06 TL asıl alacak, 172.659,67 TL işlemiş akdi ve temerrüt faizi, 8.632,98 TL gider vergisi olmak üzere toplam 673.730,71 TL olduğu, talep sınırları dikkate alındığında takip tarihi itibariyle banka alacağının 492.438,06 TL asıl alacak, 172.596,55 TL işlemiş akdi ve temerrüt faizi, 8.629,83 TL gider vergisi olmak üzere toplam 673.664,44 TL olduğu, asıl alacak tutarı takip tarihinden itibaren %40 temerrüt faizine ve faiz üzerinden işletilecek %5 gider vergisine tabi olduğunu, davalı şirket tarafınca 30/11/2019 takip tarihi sonrasında ve 01/12/2020 dava tarihi öncesinde ise ibraz edilen kayıtta görüldüğü üzere toplam 53.719,08 TL ödeme yapılmış olup, kredinin 492.438,06 TL olan asıl alacak tutarına 30/11/2019 takip tarihinden itibaren işleyecek %40 temerrüt faizi bir yana, ödeme yapılan tutar takip öncesi işleyen 172.659,67TL faiz tutarını karşılamadığını, bu durumda TBK'nın 100. maddesi uyarınca yapılan tahsilat öncelikle faiz ve gider vergisi tutarından mahsup edileceği dikkate alındığında 53.719,08 TL tahsilat tutarının takip tarihi itibariyle 673.664,44 TL borç tutarından tenzil edilerek dava değerine ulaşılabileceğini, davalı kefil ... yönünden; davacı banka tarafınca, davalı ... Şirketine kullandırılan borçlu cari hesap kredileri ve teminat mektubu kredisinden doğan 19/12/2018 tarihinde kat edilen kredilerden kaynaklanan banka alacağının davalı kefilin kefalet limiti içerisinde bulunması nedeniyle, davalı kefilin sözü edilen banka alacağının tamamından ve kendi temerrüdünden sorumluluğu doğmakta olduğunu, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, 24/12/2018 tarihi itibariyle temerrüt halinde bulunan davalı kefillerin kefalet sorumluluğu yukarıda 1.1 ve 1.2 maddelerinde asıl borçlu şirket yönüyle yapılan hesaplama ile aynı bulunduğu yönünde görüş ve kanaatte bulunulduğu anlaşılmıştır. Bankacı bilirkişi tarafından tanzim edilen ... havale tarihli ek raporda sonuç olarak; denetime elverişli ve gerekçeleriyle ayrıntılı olarak düzenlenen kök raporunun aynen geçerli olduğu yönünde görüş ve kanaatte bulunulduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce bilirkişi raporuna kısmen itibar edilerek borcun ödendiği davalılarca kesin delillerle ispat edilemediğinden ... tarihli rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Ancak bilirkişi raporunda takip tarihinden sonra ancak davadan önce borçlu cari hesap kredisine borçlu tarafından 53.719,08 TL ödeme yapılmış olup, bilirkişi raporunda toplam 673.664,44 TL olarak hesaplanan bu kredi yönünden davadan önce ödenen bu miktarın mahsup edilmediği görüldüğünden mahkememizce ödenen bu miktar TBK'nın 100.maddesi uyarınca hesaplanan 172.596,55 TL işlemiş faiz alacağından mahsup edilerek hüküm kurulmuştur. Alacağın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanması ve davalıya hesap kat ihtarının tebliğ edilmiş olmasına göre alacağın likit olduğu kanaatine varılmakla icra inkar tazminatı talebinin kabulüne" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davalıların Antalya 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin; A) ..., ... ve ... nolu borçlu cari kredili hesabı yönünden 11.554,64 TL işlemiş faiz, 577,73 TL gider vergisi olmak üzere toplam 12.132,37 TL üzerinden ve faiz üzerinden %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle devamına, B) Teminat mektubu kredi hesabı yönünden 492.438,06 TL asıl alacak, 118.877,47 TL işlemiş faiz, 8.629,83 TL gider vergisi olmak üzere toplam 619.945,36 TL üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %40 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi uygulanmasına, alacak likit olduğundan asıl alacak 492.438,06 TL'nin %20'sine isabet eden 98.487,61 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takip açılış tarihi olan 01/11/2019'dan sonra ... nolu borçlu cari kredisine 53.719,08 TL tahsilat yapıldığını, dava değerinden bu tutar düşülerek davanın açıldığını, ancak gerekçeli kararda reddedilen yön hesabı yapılırken bu husus dikkate alınmadan, davanın bu kısmı reddedilerek aleyhlerine vekalet ücreti doğduğunu, hüküm kısmının A maddesinde takibe uygulanacak temerrüt faizi olan %40'ın yazılmadığını, kararın bu yönlerden düzeltilmesi gerektiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız takipte vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... İflas sayılı dosyasından, Dairemize hitaben yazılan 20/06/2025 tarihli müzekkereden; davalı ... Ambalaj ... İthalat İhracat Ticaret Sanayi Anonim Şirketi'nin, Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası kapsamında 22/04/2025 tarihi itibariyle iflasına karar verildiği, iflas işlemlerinin Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... İflas sayılı dosyasında yürütüldüğü, iflas tasfiyesinin basit tasfiye usulüne göre yürütülmesine, iflas dairesi vekili olarak Av. ...'un görevlendirilmesine karar verildiği görülmektedir. 1-Davalı dava tarihinden sonra iflas etmiş olmakla, dava kayıt kabule dönüştüğünden, Mahkemece, alacağının iflas masasına kaydı için iflas idaresine başvuru yapması konusunda davacıya süre verilmesi, başvurunun sonucuna göre değerlendirme yapılarak başvurunun kabul edilmemesi halinde varsa banka alacağının iflas tarihi itibariyle yapılacak hesabına göre dosyanın karara bağlanması gerekir. Kabule göre de; 2-Davacı dava açarken takipten sonra yapılan 53.719,08 TL'lik ödemeyi mahsup ederek davasını harçlandırmış olmasına rağmen, bu ödemenin gerekçeli kararda tekrar mahsup edilerek davanın karara bağlanması hatalı olmuş, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haklı bulunmuştur. 3-Cari hesap kredilerinden kaynaklı alacak için kurulan hükümde takip sonrası işleyecek temerrüt faiz oranına yer verilmediğine yönelik istinaf sebebi yönünden yapılan incelemede; cari hesap kredilerinden kaynaklı olarak takipte asıl alacak talebinin bulunmayıp alacağın işlemiş temerrüt faizinden kaynaklı olduğu, ana para borcunun sona erdiği, işlemiş temerrüt faizi için takip sonrası temerrüt faizi işletilemeyeceği, raporda da bu yönde bir tespitin bulunmadığı anlaşıldığından, davacının bu konudaki istinaf başvurusu haklı görülmemiştir. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 1 ve 2 ile numaralandırılan paragraflarda yazılı nedenlerle esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/02/2022 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi. ...

Atıf: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/795, K. 2025/785, T. 09.07.2025, www.arakarar.com/karar/antalya-bolge-adliye-mahkemesi-16-hukuk-dairesi-2024-795-e-2025-785-k-61a7821ba31f