Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/795 E. 2024/1108 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/795
- Karar No
- 2024/1108
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/795 Esas
KARAR NO: 2024/1108
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/03/2024
NUMARASI: 2022/88 Esas, 2024/163 Karar
DAVANIN KONUSU: Banka Teminat Mektubunun İadesi -Komisyon bedelinin tahsili
KARAR TARİHİ: 10/10/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ile imzaladığı hizmet alım sözleşmeleri gereği Beyoğlu, Sefaköy, Gaziosmanpaşa ve Sarıyer işletme müdürlüğü çevresindeki AG-YG(OG) Elektrik Dağıtım Şebekeleri ve YG-OG Elektrik Dağıtım Hatları Arız Onarım ve Bakım İşlerini yaptığını, davalıya toplam 3.184.000-TL bedelli teminat mektupları verdiğini, davalı şirketin özelleştirilmesi gerekçe gösterilerek 31.08.2013 tarihi itibariyle sözleşmeyi feshettiğini bildirildiğini, sözleşmenin 28.maddesindeki "sözleşmenin feshedilmesi halinde hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilerek kesin teminat varsa ek kesin teminatların iade edileceği" hükmünün fesih yazısında davalı şirketçe kabul edilmiş olduğunu, yüklenilen işin bitirildiğinin tutanaklarla tespit edildiğini, sözleşme eki Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 51.maddesinde düzenlenen kesin teminatların iadesi şartlarının gerçekleştiğini, SGK'ndan ilişiksiz yazıları alındığını, müvekkilinin davalı şirkete borcunun bulunmadığını, teminat mektuplarının hukuka aykırı olarak iade edilmediğini, ihtarname ile de talep edilmesine rağmen işçilik alacağı davaları gerekçe gösterilerek bu taleplerinin reddedildiğini, bu durumun hukuka ve içtihatlara aykırı olduğunu belirterek teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin önlenmesi için tedbir konulmasına, teminat mektuplarının iadesi ya da iptaline, 24.000,00-TL fazladan ödenen komisyon bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, taraflar arasında akdedilen Hizmet Alım Sözleşmesi’nin “Kesin Teminat ve Ek Kesin Teminatın Geri Verilmesi” başlıklı 11.4.1 maddesindeki yükümlülüğü yerine getirmediğini, sözleşme ve ihale dokümanı hükümlerine riayet etmediğini, işçi alacaklarını ödemediğini, davacı şirketin müvekkili şirkete borcunun bulunduğunu, davacı şirketin yaklaşık 215 işçisinin müvekkili şirket aleyhine dava açtığını, başka işçilerin de dava ve icra takibi başlatacak olmalarının kuvvetle muhtemel olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında akdedilmiş olan hizmet alım sözleşmesi ve eki olan şartname hükümlerine göre “Yüklenicinin çalıştırdığı tüm personelin özlük hakları ile ilgili hususlar yükleniciye aittir.” düzenlemesinin bulunduğunu, bu hüküm gereği davacı şirketin kendi işçilerinin tüm alacak ve tazminatlarının ödenmesinden sorumlu olduğunu, 4857 sayılı İş Kanunu’nun; “Kamu makamlarının ve asıl işverenlerin hak edişlerinden ücreti kesme yükümlülüğü” başlıklı 36. Maddesi, 3. Ve 5. Fıkrası, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu “Kesin teminat ve ek kesin teminatların geri verilmesi” başlıklı 13. Madde hükmü 2. Fıkrası hükümleri gözetildiğinde iade şartlarının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesinin 21.06.2018 tarihli kararında; hükme esas alınan bilirkişi raporundan sözleşmenin eki niteliğindeki hizmet işleri genel şartnamesinin 51. maddesi çerçevesinde davalı şirket görevlilerince yapılan tespitlerde, davacı tarafından sözleşmelerdeki taahhütleri sözleşme hükümlerine uygun şekilde yerine getirdiği, SGK'dan ilişiksizlik belgelerinin davalı ...'a gönderildiği, işin yapıldığı tarih ve sözleşmenin feshedildiği tarih olan 31.8.2013'den dava tarihine kadar 2 yıllık garanti süresinin dolduğu, teminat mektubunun iadesi için taraflar arasında öngörülen şartların gerçekleştiği, 4735 sayılı yasanın 13 maddesindeki koşulların oluştuğu, davacının teminat mektupları için bankaya 24.000,00-TL komisyon bedeli ödediği gerekçesi ile davanın kabulüne, davacı tarafından davalıya verilen ... A.Ş. Şişli Şubesi'ne ait 19/10/2012 tarihli 560.000,00-TL bedelli teminat mektubunun, ... Bankası A.Ş. Beşiktaş Şubesi'ne ait 30/10/2012 tarihli 850.000,00-TL bedelli teminat mektubunun, ... Bankası A.Ş. Beşiktaş Şubesi'ne ait 30/10/2012 tarihli 1.100.000,00-TL bedelli teminat mektubunun, ... A.Ş. Mecidiyeköy Şubesi'ne ait 30/10/2012 tarihli 650.000,00-TL bedelli teminat mektubunun süresinin 01/03/2007'de dolması nedeni ile yerine verilen ... A.Ş. Merkez Bankası Şubesi'ne ait 01/03/2017 tarihli 650.000,00-TL bedelli teminat mektubunun, davalı tarafından davacıya iadesine, davacı tarafından teminat mektupları için bankaya ödenen 24.000,00-TL komisyon bedelinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Mahkemece 15/11/2018 tarihli ek kararla; "... davacının tavzih talebinin kabulüne, Mahkememizin 2016/154-2018/681 E.K. Sayılı kararın hüküm fıkrasının 1. maddesinde "... Bankası A.Ş. Beşiktaş Şubesi'ne ait 30/10/2012 tarihli 850.000,00-TL bedelli teminat mektubunun" şeklinde yazılı hükmün "... Bankası A.Ş. Beşiktaş Şubesi'ne ait 30/10/2012 tarihli 850.000,00-TL bedelli teminat mektubu yerine verilen ... A.Ş. Merkez Bankası Şubesi'ne ait 15/05/2018 tarihli 350.000,00-TL bedelli ve ... A.Ş. Mecidiyeköy Şubesi'ne ait 15/05/2018 tarihli 545.000,00-TL bedelli teminat mektubunun," şeklinde tavzihine,.." karar verilmiştir. Karar taraflarca istinaf edilmiştir.
DAİREMİZİN 2019/849 E-2022/74 K .SAYILI 20.01.2022 TARİHLİ KARARI İLE; Somut olayda, davalı tarafın, yüklenicinin sözleşme kapsamında çalıştırdığı bir kısım işçilerin iş mahkemelerinde aleyhlerine dava açtıklarını belirterek, mahkemeye dosya numaraları ibraz ettiği, bu dava sonuçlarına göre davacının sözleşmenin 11.4.1 Maddesinde ki sorumluluğunun devam ettiğini iddia ettiği, sözleşmenin 8.2. Maddesindeki sözleşmenin ekindeki belgelerde işçilik mali hakları ve teminat mektubu ilgili bir düzenleme bulunması durumunda sözleşme ilişkisinin taraflar için bağlayıcı olacağı, bu durumda mahkemece sözleşmenin Sözleşmenin 8.2. Maddesinde sayılan sözleşmenin ekleri ile davalı aleyhine açılan dava dosyaları getirtilerek işçilik ücreti ve sosyal haklar ile teminat mektubu konusunda genel şartname ve diğer eklerde bir hüküm bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi ayrıca sözleşme ve ekleri kapsamında işçilik ücreti ve sosyal haklardan davacının sorumlu olması durumunda sözleşmenin 11.4.1Maddesinde ki düzenleme gözetilerek açılan davalar nedeni ile davalıya karşı sorumlu olup olmadığı, sorumluluğunun devam edip etmediği, sözleşmenin 11.4.1 maddesi gereğince teminat mektuplarının iade şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği tespit edilip soncuna göre hüküm tesisi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi 14.03.2024 tarihli kararında; anılan sözleşme kapsamında işçilerin ücret ve özlük haklarının ödenmesi ya da işçilerden ibraname alınması yönünde taraflar arasında herhangi bir hüküm mevcut olmadığı, bu nedenle, davalının devam eden işe iade ve/veya tazminat davalarının incelenmesi ve bu kapsamda teminat mektuplarının iade edilmemesi gerektiği yönündeki savunmasının yerinde görülmediği, Sözleşme'nin 11.4.1. maddesinde, teminat mektuplarının iadesi için Sosyal Güvenlik Kurumundan ilişiği yok belgesi alınması halinde mektupların yarısı, sözleşmenin süresinin dolmasıyla birlikte de mektupların tamamının iade edileceğinin düzenlendiği, taraflar arasındaki sözleşme süresinin dolduğu, davacının 04.09.2013 tarihi itibarıyla Sosyal Güvenlik Kurumuna başvuruda bulunarak ilişiğinin olmadığına dair davalıyı bilgilendirdiği, işçiler tarafından açılan ve halen devam etmekte olan işe iade ve/veya tazminat davalarının teminat mektuplarının iadesine engel bir durum oluşturmadığı, dolayısıyla mahkemenin 21/06/2018 tarihli ve 2016/154-2018/681 E.K. sayılı kararından ayrılmayı gerektirir bir durum bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne ve davaya konu teminat mektuplarının davacıya iadesine, davacı tarafından teminat mektupları için bankaya ödenen 24.000,00-TL komisyon bedelinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Karar yasal süresi içerisinde davalı vekilince istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve yasal mevzuat düzenlemeleri uyarınca; dava konusu teminatın iadesi talebinin gerçekleşebilmesi için bir kısım ön koşulların sağlanması gerektiğinin şart koşulduğunu, bu hususların göz ardı edilmesi sonucunda verilen kararının hukuka aykırı olduğunu ve kaldırılması gerektiğini, taraflar arasında imza edilen sözleşmenin “Teminata İlişkin Hükümler” başlıklı 11. maddesinin 4. alt bendinde, yüklenicinin taahhüdünü sözleşme ve ihale dokümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirmesi ve idareye herhangi bir borcunun olmadığının tespit edilmesinin bir ön koşul olarak belirlendiğini, Sözleşmenin; 16.1.18. Maddesinde “YÜKLENİCİ, çalıştırdığı tüm personelin ücret ve ücret sayılan her türlü ödemelerini eksiksiz olarak personel ismine tahsis edilmiş banka hesaplarına yatırmakla yükümlüdür.” “Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları” başlığına haiz 22.1. maddesi “Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin Altıncı Bölümünde belirlenmiş olup, Yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlüdür.” Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin Altıncı Bölümünde düzenlenen “Çalışanların özlük hakları” başlığına haiz 38. maddesinin 1. fıkrası “Yüklenici çalıştırdığı işçilerin, işin yapılmakta olduğu bir işkolu veya meslekte aynı tipteki bu iş için mevzuatla kabul edilenlerden daha az elverişli olmayan şartlarda çalışmalarını ve ücret almalarını sağlayacaktır. Ücret, yan ödeme ve çalışma şartlarının toplu sözleşme veya mevzuatla tespit edilmemiş olması halinde yüklenici, en yakın ve uygun bir bölgedeki işkolu veya meslekteki aynı tip bir iş için mevzuatla tespit edilenlerden daha az elverişli olmayan ücret, yan ödeme ve çalışma şartlarını sağlayacaktır.”“Yüklenicinin Tazmin Sorumluluğu” başlığına haiz 31. maddesi “Yüklenici, taahhüdü çerçevesinde kusurlu veya standartlara uygun olmayan malzeme seçilmesi, verilmesi veya kullanılması, tasarım hatası, uygulama yanlışlığı, denetim eksikliği, taahhüdün sözleşme ve şartname hükümlerine uygun olarak yerine getirilmemesi ve benzeri nedenlerle ortaya çıkan zarar ve ziyandan doğrudan sorumludur.” düzenlemelerinin bulunduğunu, teminatın iadesi işlemi için öncelikli olarak tespiti gereken yüklenicinin idareye borçlu olmadığı hususunun ancak ikame edilen işçilik alacakları konulu davaların halli durumunda tamamen netlik kazanacağını ve tespit edileceğini, Yargıtay’ın yerleşik kararlarında bu hususa değinildiğini, müvekkili aleyhinde açılan benzer davaların reddedildiğini, bir kısmının Yargıtay denetiminden geçtiğini, kararın yerleşik Yargıtay uygulamalarına aykırılık teşkil ettiğini, 4857 sayılı İş Kanunu’nun; “Kamu makamlarının ve asıl işverenlerin hak edişlerinden ücreti kesme yükümlülüğü” başlıklı 36. Maddesi, 3. fıkrasında “… Müteahhitlerin bu işverenlerdeki her çeşit teminat ve hak edişleri üzerinde yapılacak her türlü devir ve el değiştirme işlemleri veya haciz ve icra takibi bu işte çalışan işçilerin ücret alacaklarını karşılayacak kısım ayrıldıktan sonra, kalan kısım üzerinde hüküm ifade eder. …” hükmünü, 5. Fıkrası ise “İşverenler, alt işverene iş vermeleri hâlinde, bunların işçilerinin ücretlerinin ödenip ödenmediğini işçinin başvurusu üzerine veya aylık olarak resen kontrol etmekle ve varsa ödenmeyen ücretleri hak edişlerinden keserek işçilerin banka hesabına yatırmakla yükümlüdür.” Hükmünü havi olduğunu, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu “Kesin teminat ve ek kesin teminatların geri verilmesi” başlıklı 13. Madde hükmü 2. Fıkrasının “Yüklenicinin bu iş nedeniyle idareye ve Sosyal Sigortalar Kurumuna olan borçları ile ücret ve ücret sayılan ödemelerden yapılan kanunî vergi kesintilerinin yapım işlerinde kesin kabul tarihine, diğer işlerde kabul tarihine veya varsa garanti süresinin bitimine kadar ödenmemesi halinde, protesto çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın kesin teminatlar paraya çevrilerek borçlarına karşılık mahsup edilir, varsa kalanı yükleniciye geri verilir.” düzenlemesine yer verildiğini, bu nedenle sözleşme süresi bitmiş ve işçi ücretlerinin ödenmediğinin tespit edilmiş olması halinde ödenmeyen miktar belirlenerek, öncelikle yüklenicinin hak edişinden daha sonra da teminatından bu ücret ve alacakların ödenmesinin mecburi olduğunu, Hizmet İşleri Genel Şartnamesi’nin (Taraflar arasında imza edilen Sözleşmenin 8. maddesi gereğince uygulanma bakımından Sözleşmeden önce gelmektedir.) 27. maddesinde “Herhangi bir işin, kontrol teşkilatının denetimi altında yapılmış veya işe onay verilmiş olması, yüklenicinin üstlenmiş olduğu işi bütünüyle projelerine, sözleşme ve şartnamelerine, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yapmak hususundaki yükümlülüklerini ve bu konudaki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.” düzenlemesi gereğince geçici kabul işleminin yüklenicinin sorumluluğunu kaldırmayacağını, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine, Yargıtay yerleşik kararlarına, dosya kapsamına aykırı bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, bilirkişi heyetinde hukukçu, özellikle de sözleşme hukukundan anlayan bilirkişi bulunmadığı için, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerini dar yorumlandığını, davacı şirket işçileri tarafından müvekkili şirket aleyhine açılmış işçilik alacağı davalarına ilişkin listenin cevap dilekçesi ekinde sunulduğunu, bu listeye göre davacı şirket işçilerinin muhtemel alacağının ve tazminatlarının dava konusu teminat tutarından fazla olduğunu, işçilik alacaklarını ödemeyen davacının sözleşme yükümlüklerini yerine getirdiğinden bahsedilemeyeceğini, ayrıca davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte "... A.Ş. Mecidiyeköy Şubesine ait 30.10.2012 tarihli 650.000,00-TL bedelli teminat mektubunun süresinin 01.03.2007'de dolması nedeni ile yerine verilen ... A.Ş. Merkez Bankası Şubesine ait 01.03.2017 tarihli 650.000,00-TL bedelli teminat mektubunun davacıya iadesine" şeklindeki hükmünde hatalı olduğunu, 01.03.2017 tarihli teminat mektubunun bu davanın konusu olmadığını, dava açıldığı tarihte bu teminat mektubunun düzenlenmediğini, dava konusu yapılmadığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının dava konusu ihtilafı çözmeye elverişli ve denetime uygun olmadığını, Yerleşik Yargıtay içtihatları ve HMK 281.madde uyarınca konusunda uzman başka bir bilirkişi heyetinden yerel mahkeme tarafından rapor aldırılması gerekirken yetersiz ve eksik bilirkişi raporunun hükme esas alınması hatalı olduğunu, davacının teminat mektupları için bankaya 24.000,00-TL tutarında komisyon bedeli ödediğini iddia ettiğini, ancak, yerel mahkemece davacının bu iddiası araştırılmaksızın talebi doğrultusunda kabul gördüğünü, kararın bu yönüyle de kaldırılması gerektiğini belirterek ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili ek kararı da yasal süresi içeresinde istinaf etmiş, istinaf dilekçesinde; mahkemenin 21.06.2018 tarihli kısa kararında iadesine karar verilen mektupları belirttiğini, davacı tarafın 15.05.2018 tarihli mektupları 21.06.2018 karar tarihinden önce mahkemeye sunması gerektiğini, davacının karar verildikten sonra 27.06.2018 tarihinde bu durumu bildirdiğini, kısa karar açıklandıktan sonra gerekçeli kararda hüküm fıkralarının değiştirilemeyeceğini, kısa kararla gerekçeli kararın çelişemeyeceğini, 15.05.2018 tarihli teminat mektuplarının iadesi için ayrı bir dava açılması gerektiğini, dava açıldığı tarihte bu mektupların henüz düzenlenmediğini, tavzih koşullarının bulunmadığını belirterek ek kararın kaldırılmasını istinaf ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava, hizmet alım ihalesi sebebiyle verilen teminat mektuplarının iadesi ve teminat mektupları için ödenen komisyon bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir. Taraflar arasında Beyoğlu, Sefaköy, Gaziosmanpaşa ve Sarıyer İşletme Müdürlüklerindeki AG-YG (OG) Elektrik Dağıtım Şebekeleri ve YG - (OG) Elektrik Dağıtım Hatları Arıza Onarım ve Bakım İşleri Teklif Birim Fiyatlı Hizmet Alım Sözleşmeleri akdedildiği, 30.10.2012 tarihinde imzalanarak yürürlüğe girdiği, davacının sözleşme konusu işe ilişkin olarak ... Beşiktaş Şb, 30.10.2012 tarihli ... sayılı 1.100.000,00 TL, ... Mecidiyeköy Şb, 30.10.2012 tarihli 8206 sayılı 650.000,00-TL, ... Şişli Şb, 19.10.2012 tarih ... sayılı 560.000,00-TL, ... Bankası Tophane Şb. 30.10.2012 tarihli ... sayılı 850.000,00-TL olmak üzere toplam 3.160.000-TL tutarında banka teminat mektubunu davalıya teslim ettiği, davacının 15.11.2012 tarihinde işe başladığı, davalının 17.07.2013 tarihinde Sözleşme'nin 36.9. maddesi çerçevesinde ...'ın özelleştirilmesi nedeniyle sözleşmenin 31.08.2013 tarihi itibariyle feshedildiği, sözleşmenin feshinden sonra ... Muayene ve Kabul Komisyonu tarafından davacının yaptığı işlerin eksik, kusur ve arızalar olmaksızın bitirildiği belirtilerek 31.08.2013 tarihi itibariyle kabulün yapılmasının uygun görüldüğünün belirtildiği, bu hususlarda yanlar arasında bir çekişmenin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı, davalıya ihale ve sözleşme için verdiği teminatının borcu olmadığı halde iade edilmediğini bildirerek iadesi için eldeki davayı açmıştır. Davalı davacının hizmet verdiği dönemi de kapsar şekilde bazı işçilerin işçilik alacağı kıdem vs tazminatları için iş mahkemesinde müvekkiline karşı dava açtıklarını, sözleşme ve şartnameye göre teminatı iade etmeme hakkının bulunduğunu savunmuştur. Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen hizmet alım sözleşmeleri kapsamında davacı tarafından davalı şirkete verilen teminat mektuplarının işçilerin açtıkları davalar nedeni ile davacıya iadesi şartlarının oluşup oluşmadığı, teminat mektupları için ödenen komisyon bedeli talebinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Dairemizin 20.01.2022 tarihli kaldırma kararından sonra davalı 29.06.2022 tarihli dilekçesi ekinde ara kararı uyarınca davalı şirket aleyhine açılan dava dosyalarının listesini sunmuştur. Davalı vekili 30.06.2022 tarihli dilekçesinde, davaya konu Hizmet Alım Sözleşmesinin 8.2. Maddesinde sayılan ve sözleşmenin eki sayılan evrakların sunulması için süre verilmiş ise de dava konusu sözleşmenin özelleştirme öncesi döneme ilişkin olduğundan davalı şirkette herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığının bildirildiği görülmüştür. ... Genel Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye, talep edilen bilgi ve belgelerin kurumları nezdinde bulunmadığından bahisle cevap verildiği anlaşılmıştır. Mahkemenin 26/10/2023 tarihli celsesinde, davacı ve davalı vekili tarafından sözleşmenin eklerinin fotokopilerinin dosyada bulunduğu ve fotokopi üzerinde inceleme yapılmasına muvafakatlarının bulunduğu beyan edilmiştir. Mahkemece iddia, savunma, kaldırma karar ilamı ve dosyadaki ek sözleşme fotokopileri incelenmek kaydı ile bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. 06.02.2024 tarihli ek bilirkişi heyeti raporunda özetle; ....Kök ve ek raporda yer verilen sonuçların aynen muhafaza edildiği, değişmesini gerektirir bir delil ya da belgenin söz konusu olmadığı, kök raporda, İhale Şartnamesi ve ihale sonrası imzalanan sözleşmenin maddelerinde, işçilerin sosyal haklarının ödenmemesi halinde teminat mektuplarının iade edilmeyeceğine ilişkin bir düzenlemeye rastlanılmadığı ifade edilmiş, heyetimizce, sözleşmenin açık hükmünün, sözleşme kapsamında davacı yanında çalışan işçilerin kıdem ve ihbar tazminatı gibi alacakları da kapsayacağı şekilde geniş bir yoruma tabi tutulamayacağı değerlendirilmiş, ayrıca, bu tür sözleşmelerde hizmeti veren şirketlerin sermaye yoğun değil, emek yoğun şirketler oldukları, bu itibarla teminatın, işçilerin iş hukukundan doğan hakları süresince tutulması sözleşmede kararlaştırılmadığından, belirli süreli sözleşme sonucu teminatını alacağını düşünen şirketin ekonomik yönden zarara uğrayacağının düşünüleceği ifade edilmiş olup, takdirin Mahkemeye ait olduğu, İstinaf Mahkemesinin Bozma kararı ile gelen dosyada istenen İşçi Davaları dosyaları ve kararları ve taraflar arasındaki sözleşme ve ekleri (tarafların kabulleriyle) kopyaları üzerinden yapılan inceleme kapsamında davalı ... tarafından bildirilen davalardaki işçiler ile taraflar konusunda liste oluşturulduğu, dava aşamasında, mahkeme ara kararına göre, davacı ...'in davalı ...'a sunduğu ve davaya konu ettiği (tarihleri geldikçe değiştirilip yenileri verilen Bankaları da değişmiş ancak miktarı ve konusu aynen korunan) Teminat Mektuplarının bir kısmının ... tarafından nakde çevrilmiş olduğu, davalı ...'ın 01.03.2023 tarihli dilekçesiyle nakde çevirme işlemini hangi icra ve dava dosyaları kapsamında yaptıklarına dair dilekçesinde bildirdiği 8 dosyanın UYAP üzerinden yapılan incelemelerinde, bu dosyalarda davalı ve borçlu tarafın ... A.Ş. olduğu, davacı yanın davalı sıfatının bulunmadığı, ihbar olunan durumunda olduğu, Mahkemenin ...'dan istediği ve dosyaya gelen Ekli Listede görülen 83 davadan 49 adet davada davacının davalı sıfatını haiz olmadığı, bu davalarda davacı dışında 6 veya 7 firmanın da bazen tamamının, bazen de tek tek davalı veya ihbar olunan konumunda oldukları, işçilerden örnekseme yoluyla yapılan incelemede, bazı işçilerin davacı ... ile ... arasındaki sözleşme sona ermesine rağmen ... veya ... A.Ş.'de sigortalı oldukları ve çalışmaya devam ettiklerinin görüldüğü, dava dosyasında mevcut ve tarafların kabullerinde olan 30.10.2012 tarihli İhale sözleşmelerinde ve 8.2. Maddesinde belirtilen İhale sözleşmeleri ve ek maddelerinde Teminat Mektubunun iadesine ilişkin sözleşme maddelerine rapor içerisinde yer verildiği, istinaf bozma kararında belirtilen ek sözleşmelerde Teminat Mektubunun iade edilmemesi veya iade edilmesi konusunda ayrıca sözleşme maddesine rastlanılmadığı, davacı ...'in Teminat Mektubunu iade almak için sözleşmenin 11.4 Maddesi dışında, işçilerin tazminatlarının ödenmesi konusunda ibraname sunulmasını gerekli kılan bir sözleşme maddesine de rastlanmadığı, Kamu İhale Hukukunun ve Taraflar arasındaki sözleşmeye ekli EPDK'nın Yasal Mevzuatı incelendiğinde, 30 Aralık 2015 Tarihli ve 29578 Sayılı Resmi Gazete yayınlanan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan: “Perakende Enerji Satış Fiyatlarının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ”in mevcut olduğu, bu tebliğe istinaden Enerji Dağıtım Piyasasında, dağıtım şirketinin, işçilerin kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı ve şüpheli alacaklar hesaplarını, maliyet hesaplarına eklemesinin söz konusu olduğu, ...'ın tek taraflı feshettiği sözleşmeye göre 8 aylık bir çalışması olan ve ekli listede bir kısmı da çalışmadığı bildirilen işçilerin, davacıdan önce çalıştığı diğer ihale alıcısı firmalarda çalışmış görülen haklarının, davacıdan talep edilmesinin olumsuz sonuçlar doğurabileceği, bu hususta takdirin mahkemeye ait olduğu, davacı yanın dosyaya sunmuş olduğu emsal Yargıtay kararlarında "Her ne kadar tüm işçilerden işçilik alacakları yönünden ibra belgesi sunulmamış ise de dava dışı işçilerin iş akitlerinin kıdem tazminatı gerektirecek şekilde sonra ereceği belirli olmadığı gibi, bu şekilde sona erecek davacı şirketin telafisi zor ekonomik zararlarına sebep olabilir.” şeklindeki hükmünün, huzurdaki davaya emsal olup olmadığı hususunun mahkemenin takdirinde olduğu, dava konusu olayda, davacı ile davalı arasındaki sözleşmelerde davacının işçilerden ibra belgesi sunma şartı bulunmamasına rağmen, davalının davacının teminat mektubunu iade etmeyip nakde çevirmesinin davacı şirkette doğuracağı zararın takdir ve değerlendirmesinin Mahkemeye ait olduğu, taraflar arasındaki Sözleşmenin 8.2. Maddesinde sayılan sözleşmenin ekleri (tarafların incelemesine onay verdiği ve dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre davalının davacıya ait teminat mektubunu iade etmemek için işçilerin ücret ve sosyal hakları konusunda işçilerden ibraname alınması şartını öngören veya bu manada bir sözleşme hükmüne rastlanmadığı, sözleşme ve ekleri kapsamında işçilik ücreti ve sosyal haklar yönünden davacının, davalıya karşı sorumluluğunun olmadığı, teminat mektuplarının davacıya iade şartlarının oluştuğu..." şeklinde görüş belirtilmiştir. Dosya kapsamı değerlendirildiğinde, taraflar arasında 30/10/2012 tarihinde akdedilen Beyoğlu, Sefaköy, Gaziosmanpaşa, Sarıyer İşletme Müdürlüğü'ndeki AG-YG(OG) Elektrik dağıtım şebekeleri ve YG(OG) elektrik dağıtım hatları arıza onarım ve bakım işleri teklif birim fiyatlı hizmet alımı sözleşmelerinin 11. maddesine göre davacı tarafından davalıya toplam 3.160.000,00-TL tutarında banka teminat mektubu verildiği, sözleşmelerin 11. maddesine göre davacı tarafından davalıya verilen teminat mektuplarının süresinin 29/02/2016 tarihine kadar olduğu, sözleşmelerin 9. maddesine göre işin süresinin işe başlama süresinden itibaren 720 gün olduğu, davalının anılan sözleşmeleri 17/07/2013 tarih ve 016540 sayılı yazısı ile anılan sözleşmelerin 36.9 maddesi çerçevesinde ...'ın özelleştirilmesi sebebi ile ve 31/08/2013 tarihi itibari ile tek taraflı olarak feshettiği anlaşılmıştır. Davacı vekili sözleşmenin feshi sonrasında kesin teminat mektuplarının iade edilmesi gerektiğini, iade işlemlerinin yapılabilmesi için müvekkilinin üzerine düşenleri eksiksiz yaptığını ve 04.09.2013 tarihinde SGK'ya başvurduğunu, teminat mektuplarının iadesi için yasal bir engel olmamasına karşın teminat mektubunun iade edilmediğini ileri sürmüştür. Davalı vekili ise, davacı şirketin sözleşme ve ihale dökümanı hükümlerine riayet etmediğini, işçi alacaklarını ödemediğini, davacı şirketin müvekkiline borcu bulunduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmelere göre davacı şirketin işçilerinin iş kanunu ve sosyal güvenlik hukuku yönünden doğacak alacak ve tazminatlarının ödenmesinden davacı şirketin sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin davacı şirkete sözleşme uyarınca ödenmesi gereken bedelleri fatura karşılığında ödediğini, bu ödemelerin zamanında yapılmamış olması nedeni ile müvekkili şirketin bu bedelleri ödemek zorunda kalacağından ve sonra davacı şirkete rücu edeceğinden davacı şirketin müvekkili şirkete hala borcunun bulunduğunu savunmuştur. Dairemizin kaldırma kararı sonrasında, davalı tarafından bildirilen ve Mahkemece celbedilen bir kısım işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyalarının dosya arasına alındığı, alınan 06.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda, Mahkemenin ...'dan istediği ve dosyaya gelen Ekli Listede görülen 83 davadan 49 adet davada davacının davalı sıfatını haiz olmadığı, bu davalarda davacı dışında 6 veya 7 firmanın da bazen tamamının, bazen de tek tek davalı veya ihbar olunan konumunda oldukları, işçilerden örnekseme yoluyla yapılan incelemede, bazı işçilerin davacı ... ile ... arasındaki sözleşme sona ermesine rağmen ... veya ... A.Ş.'de sigortalı oldukları ve çalışmaya devam ettiklerinin görüldüğü taraflar arasındaki Sözleşmenin 8.2. Maddesinde sayılan sözleşmenin ekleri (tarafların incelemesine onay verdiği ve dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre) davalının davacıya ait teminat mektubunu iade etmemek için işçilerin ücret ve sosyal hakları konusunda işçilerden ibraname alınması şartını öngören veya bu manada bir sözleşme hükmüne rastlanmadığı, sözleşme ve ekleri kapsamında işçilik ücreti ve sosyal haklar yönünden davacının, davalıya karşı sorumluluğunun olmadığı, teminat mektuplarının davacıya iade şartlarının oluştuğu belirtilmiştir. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 11.maddesinde teminat mektuplarının sunulması ve iadesine ilişkin koşullar düzenlenmiştir. Mahkemece, Dairemizin kaldırma kararı sonrasında sözleşmenin 8. Maddesinde belirtilen sözleşmenin ekleri incelenerek alınan bilirkişi raporunda davalının davacıya ait teminat mektubunu iade etmemek için işçilerin ücret ve sosyal hakları konusunda işçilerden ibraname alınması şartını öngören veya bu manada bir sözleşme hükmüne rastlanmadığı belirtilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin süresinin dolduğu, davacının Sosyal Güvenlik Kurumundan ilişiksiz yazısını davalıya sunduğu, sözleşmenin feshinden sonra davalı ...'ın muayene ve kabul komisyonu tarafından yapılan incelemede, 31.08.2013 tarihi itibariyle işin, sözleşme ve eklerine uygun olduğu ve kabule engel olabilecek eksik kusur ve arızanın bulunmadığının tespit edildiği, işin kabulünün yapıldığı tarihten itibaren 12 aylık sürenin de dolduğu, garanti süresi içinde de davalı tarafından garanti sorumluluğu ile ilgili davalı tarafından herhangi bir talepte bulunulmadığı, bunun dışında sözleşme ve eklerinde teminat mektuplarının iadesi şartları yönünden ayrıca bir düzenlemenin bulunmadığı, bu kapsamda taraflar arasında sözleşmenin 11.4.1.maddesinde düzenlenen teminatın iadesi için gerekli şartların gerçekleştiği anlaşılmıştır. Sonuç olarak ilk derece Mahkemesince kaldırma kararının gereği yerine getirilerek sözleşme ve ekleri ile açılan iş davaları da değerlendirilmek suretiyle bilirkişi raporu alındığı, hazırlanan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle Mahkemenin davanın kabulüne dair kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde, 01.03.2017 tarihli ... A.Ş. Merkez Bankası şubesine ait teminat mektubunun dava konusu olmadığı, dava açıldığı tarihte bu teminat mektubunun düzenlemediği ve dava konusu yapılamayacağı ileri sürülmüştür. Sözleşme kapsamında verilen ... A.Ş. Mecidiyeköy Şubesine ait 30.10.2012 tarihli 650.000,00-TL bedelli teminat mektubunun süresinin 01.03.2007'de dolması nedeni ile yerine ... A.Ş. Merkez Bankası Şubesine ait 01.03.2017 tarihli 650.000,00-TL bedelli teminat mektubunun verilmesi nedeniyle, Mahkemece dava konusu yapılan ve süresi dolan teminat mektubunun yerine verilen aynı miktarlı teminat mektubu yönünden karar verilmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Davalı vekili, davacının teminat mektupları için bankaya 24.000,00-TL tutarında komisyon bedeli ödediğini iddia ettiğini, ancak, yerel mahkemece davacının bu iddiası araştırılmaksızın talebi doğrultusunda kabul gördüğünü, kararın bu yönüyle de kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.Mahkemece alınan 25.08.2017 bilirkişi heyeti raporunda, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre, Sarıyer bölgesi işi için verilen teminat mektubunun iade olunmaması nedeniyle yenilenen teminat mektupları için 24.780,00-TL komisyon ödemesi yapıldığı, bu tutarın davacıya ödenmesi gerektiği yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamı ve aldırılan bilirkişi raporuna göre, Mahkemece davacının talebi ile bağlı kalınarak davacı tarafından teminat mektubu için bankaya ödenen 24.000,00-TL komisyon bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/88 Esas, 2024/163 Karar sayılı ve 27/03/2024 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 65.065,27 TL harçtan mahsubu ile bakiye 64.637,67 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.10.10.2024