Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/79 E. 2024/79 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/79
Karar No
2024/79
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/79 - 2025/1476 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/79 KARAR NO : 2025/1476 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 31.10.2023 NUMARASI : 2022/665 Esas 2023/1127 Karar

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 27.11.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 11.12.2025

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalılar ... ve ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 19.02.2022 tarihinde davacıya ait ... plakalı aracın, davalı ...’a ait olup davalı ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ve davalı ...’a ait, davalı ... idaresindeki ve davalı ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, kazanın meydana gelmesinde davacıya ait aracın sürücüsü ...’in kusursuz olduğunu, diğer araç sürücülerinin kusur oranlarının tespitinin gerektiğini, ekspertiz raporunda davacının aracında oluşan hasar bedelinin 113.360,04 TL olarak belirlendiğini, ayrıca değer kaybı oluştuğunu, onarım sürecinde aracın kullanılamadığını, davalı sigorta şirketlerine başvuru ve arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50,00 TL hasar bedeli ve 50,00 TL değer kaybı bedeli olmak üzere 100,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, araç mahrumiyet bedeli olarak 50,00 TL'nin davalılar ..., ... ve ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında hasar bedeli talebini 96.180,00 TL, araç mahrumiyet bedeli talebini 4.000,00 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı ... vekili, kazanın davacının beyan ettiğinin tam aksi şekilde meydana geldiğini ve kusur durumunun belirlenmesini talep ettiklerini, araç sürücüsünün gerçekten farklı bir kişi olarak gösterildiği göz önüne alındığında aslında kötüniyetli bir tutum ortaya konulduğunu, davacıya ait aracın sürücüsünün ... değil ... olduğunu, kazanın meydana gelmesinde diğer araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ..., kısmi dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, kazada sürücülerin farklı beyanlarda bulunmasından dolayı trafik polisleri tarafından kusur tespiti yapılamadığını, ekspertiz raporunda ... plakalı aracın kusursuz olduğunun belirtildiğini, dolayısıyla hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinden sorumlu olmadıklarını beyan ederek davanın reddini savunmuştur. Davalı ..., davacının kısmi dava açmasında hukuki yararı bulunmadığını, kazada sürücülerin farklı beyanlarda bulunmasından dolayı trafik polisleri tarafından kusur tespiti yapılamadığını, ekspertiz raporunda ... plakalı arasın kusursuz olduğunun belirtildiğini, dolayısıyla hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinden sorumlu olmadıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... Sigorta AŞ vekili, davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı aracın kazadaki kusur oranı nispetinde sorumluluğu bulunduğunu, kusur oranının Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulu'ndan alınan rapor ile tespit edilerek yargılamaya devam edilmesi gerektiğini, orijinal parça ve iskonto talebinin haksız olduğunu, davacı tarafın KDV talebinden davalı sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, değer kaybı tazminatının tamamen haksız olarak öne sürüldüğünü belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... Sigorta AŞ vekili, davalı sigorta şirketi nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalanan ... plakalı aracın 19.02.2022 tarihinde karıştığı trafik kazası nedeniyle maddi hasara uğrayan ... plakalı araç malikince araçta meydana geldiği iddia edilen değer kaybının ve hasar bedeli talebiyle dava açıldığını ve başvuru şartının yerine getirilmediğini, kaza tespit tutanağı uyarınca araç sürücüleri farklı beyanlarda bulunduğu için kolluk kuvvetleri tarafından taraflara kusur değerlemesi yapılamadığını, dolayısıyla davalı tarafın kusursuz olduğu sabit olmakla birlikte davalı sigorta şirketinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafın davalı sigortalı araç sürücüsünün kusurunun olduğu iddiasıyla aracının uğramış olduğu zararına ilişkin fahiş miktarda tazminat talep etmesinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan araç hasar bedeli, değer kaybı ve mahrumiyet bedeli istemlerine ilişkin olduğu, üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 28.03.2023 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'un % 100 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ... ve davacıya ait aracın sürücüsü ...'in kusursuz olduğunun belirtildiği, 11.07.2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kısmen kabulü ile davalılar ... Sigorta AŞ ve ...'a yönelik açılan davanın reddine, davalılar ... Sigorta AŞ, ... ve ...'a yönelik açılan davanın kısmen kabulü ile 96.180,00 TL hasar bedeli(pert) tazminatının davalı ... Sigorta AŞ yönünden 21.04.2022 tarihinden itibaren, davalılar ... ve ... yönünden olay tarihi olan 19.02.2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Sigorta AŞ, ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen (davalı ... Sigorta AŞ yönünden poliçe limitleri dahilinde) tahsili ile davacıya verilmesine, faiz türüne ve başlangıç tarihine ilişkin fazla talebin reddine, 4.000,00 TL araç mahrumiyeti nedeniyle belirlenen zararın olay tarihi olan 19.02.2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, faiz türüne ilişkin fazla talebin reddine, değer kaybı tazminatına yönelik talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf dilekçesinde, hükümde poliçe limitinin belirtilmediğini ve hükmün belirliliği ilkesine aykırı olup usulüne uygun müracaat şartı yerine getirilmediğini, davaya konu talebe karşı zamanaşımı def’ini ileri sürdüklerini ve davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, kaza tespit tutanağında farklı beyanlarda bulunulması nedeniyle kural ihlallerinin belirlenemediğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olup davanın reddi gerektiğini, sürücü değişikliği iddiaları değerlendirmeye alınmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, davacının haksız ve hukuka aykırı taleplerinin reddi gerektiğini, değer kaybı talebinin police teminat limitinin dışında olduğunu, Genel Şartlara göre gerçek değer kaybının belilenmesi gerektiğini, tazminata hükmedilmesi halinde kıymet kazanma tenzili uygulanması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, davaya konu kazada sürücü değişikliği iddiasını kanıtı amacıyla HTS kayıtlarının alınması talep edilmişse de talebin reddine karar verildiğini, araç sürücüsünün değiştirilip değiştirilmediği hususunun araştırılarak sürücü ...’in kaza anında araçta olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, diğer kişilerin alkollü vaziyette araç kullanıp kullanmadıklarının belirlenmesi gerektiğini, bilirkişi raporununun beyanlara dayalı olarak oluşturulduğunu, bilirkişi raporununun hükme esas oluşturamayacağını, kazanın oluşumuna ilişkin birkaç ihtimal mevcut olduğunu, hükümde sigorta şirketinin sorumluluk kapsamı ve teminat limitlerinin belirlenmemiş olmasının da doğru olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Davacı vekili, 19.02.2022 tarihinde davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ... ve ... plakalı araçlar ile davacıya ait ... plakalı aracın karıştığı kazada davacıya ait aracın hasar gördüğünü belirterek hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli taleplerinde bulunmuş, mahkemece 28.03.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporu ve 11.07.2023 tarihli ek rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davalılar ... ve ... Sigorta AŞ yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 1-1-2918 sayılı KTK'nın 109 maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar, Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda maddi hasarlı trafik kazasının 19.02.2022 tarihinde meydana geldiği, zamanaşımı süresinin 2 yıl olduğu, hasar bedeli, değer kaybı ve mahrumiyet bedeli talebine ilişkin davanın 20.06.2022 tarihinde açıldığı ve 28.09.2023 tarihinde ıslah dilekçesi ibraz edildiği nazara alındığında davalı sigorta şirketi vekilinin zamanaşımına yönelik istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. 2-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde,19.02.2022 tarihinde kaza tespit tutanağına göre sürücülerin farklı beyanda bulunmaları nedeniyle kural ihlallerinin belirlenemediği, kaza ile ilgili olarak Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/13189 sayılı soruşturmasında müşteki şüpheliler ..., ..., ... ve ... hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan yapılan soruşturma sonunda ... plakalı aracın sürücüsünün ... olduğu yönünde soyut iddia dışında delil bulunmadığı ve sürücünün ... olduğunun kabulü gerektiği, müşteki şüphelilerin alkolsüz oldukları, ...'ın ise alkollü olduğuna dair tespit bulunmadığı gerekçeleriyle 05.01.2023 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece yargılama sırasında Karayolları Genel Müdürlüğü Fen heyetinden üç kişilik makine mühendisi bilirkişiden alınan 28.03.2023 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ...'un idaresindeki araç ile gece vakti ıslak zeminli yolda seyretmekte iken aracının hızını, yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamakla, kontrolsüz olarak şerit değiştirmesi sonucunda hızı ve ıslak zeminin de etkisi ile önce sol şeride ardından sağ şeride yönelerek sağ yanında seyretmekte olan otomobilin sol yan kesimine çarptığı ve kazanın meydana gelmesinde % 100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü davalı ... ile davacıya ait araç sürücüsü ...'in kusursuz olduğunun belirtildiği, kusura ilişkin raporun kaza tespit tutanağı ve kroki, ifade tutanakları, kazaya karışan araçların hasar gören kısımları değerlendirilerek kazanın meydana geliş şekline uygun olarak düzenlendiği ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen rapor ve 11.07.2023 tarihli gerekçeli ve hüküm vermeye elverişli ek raporda davacıya ait 2001 model ... marka aracın KDV dahil hasar bedelinin 113.360,04 TL olduğu, aracın ikinci el değerine göre onarımının ekonomik olmadığı belirlenerek sovtaj değeri mahsup edilmek suretiyle 96.180,00 TL hasar bedelinin davalı ... Sigorta AŞ'nin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalılar ..., ... ve ... Sigorta AŞ'den, 4.000,00 TL araç mahrumiyet bedelinin davalılar ... ve ...'dan tahsiline karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalılardan istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 6.843,30 TL istinaf harcından peşin yatırılan 3.421,82 TL harcın mahsubu ile 3.421,48 TL harcın davalılardan (davalı sigorta şirketinin 4.849,90 TL'den peşin yatırılan 1.710,82TL'nın mahsubu ile kalan 3.139,08 TL ile sınırlı olmak üzere müteselsilen)müşterek ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, 5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 27.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2024/79, K. 2024/79, T. 27.11.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-79-e-2024-79-k-1d6c76376cf2