Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 2024/770 E. 2025/366 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/770
- Karar No
- 2025/366
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
ESAS NO:2024/770
KARAR NO:2025/366
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ:19/10/2023
NUMARASI:2022/12 Esas - 2023/675 Karar
DAVA:Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ:27/02/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 06/04/2016 tarihinde meydana gelen kazada, davalılardan ...'ün sürücüsü, ...'ın maliki, ... AŞ'nin ise ZMSS'si olduğu ... plakalı tır ve ... plakalı dorsesi ile ... plakalı motorsikletin çarpıştığını, motorsikletin sürücüsü olan davacı ...'ün yaralandığını, diğer davacıların miras bırakanı ...'ün ise öldüğünü, kazada tüm kusurun davalı sürücüde olduğunu, ölen ...'ün 27 yaşında olduğunu, davacılardan ... ve ...'ın ölenin anne ve babası olarak, davacı ...'ün murisin eşi olarak, davacılar ..., ... ve ...'un müteveffa ...'in çocukları olarak onun ölümünden dolayı desteğinden yoksun kaldıklarını, kazadan sonra sigorta şirketine başvurduklarını, sigorta şirketinden kendilerine 28/06/216 tarihinde toplam 104.703,35 TL ödeme yapıldığını ancak bu ödemenin çok düşük olduğunu bu nedenle makbuz niteliğinde olduğunu belirterek fazlaya dair haklarını saklı tutarak ölenin eşi, çocukları ile anne - babası adına her biri için 500,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatının ve 2.000,00 TL defin giderinin tüm davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini, sigorta şirketinden yapılacak tahsilatlarda temerrüt tarihi olan 17/05/2016 tarihinden, diğer davalılardan yapılacak tahsilatlarda ise kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesini ayrıca davacı eş ... için 100.000,00 TL her bir çocuk için 100.000,00'er TL anne ve baba için ayrı ayrı 50.000,00'şer TL ve diğer davacılar olup ölenin kardeşleri olan ...- ..., ..., ..., ... ve ... içinde 10.000,00'ar TL toplam 560.000,00 TL manevi tazminatın da olay tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile aracın sürücüsü ve malikinden müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili talep artırım dilekçesi ile taleplerini ... için 67.563,32 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 1.500,00 TL cenaze ve defin gideri, davacı ... için 11.362,00 TL, davacı ... için 15.107,67 TL, davacı ... için 20.700,23 TL, davacı ... için 13.951,28 TL, davacı ... için 17.512,60 TL'ye yükseltmiştir. Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunarak yetkili yerin Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, dosyanın yetkisizlik kararı verilerek bu mahkemeye gönderilmesini talep etmiş; manevi tazminat yönünden kardeşlerin dava açmakta aktif dava ehliyetinin bulunmadığını ayrıca ölen ...'ün herhangi bir işte çalışmadığından destekten yoksun kalma tazminatı isteyen davacıların da bu tazminatı talep edemeyeceklerini, müvekkili ...'e atfı kabil kusur bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı sigorta vekili, davaya cevap vermemiş ancak bilirkişi raporuna yazılı olarak itiraz etmiş; müvekkili sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme ile müvekkilinin tazmini sorumluluğunun sona erdiğini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Maddi ve Manevi tazminat istemlerinin davalı ... yönünden husumetten reddine, diğer davacılar yönünden: Maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminatın kısmen kabulüne, fazlaya dair maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili, davalı ... A.Ş. vekili ile davalılar ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi tarafından hükmedilen manevi tazminat tutarları uğranılan zararı karşılar nitelikte olmadığı gibi ticari temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, hesaplanan 190,00 TL cenaze giderinin dosya kapsamında mevcut deliller kapsamında oldukça düşük hükmedilmiş olup talep arttırım dilekçesi ve bilirkişi raporu doğrultusunda 1.500 TL cenaze giderine hükmedilmesi gerekirken aksi yöndeki kararın hukuka aykırı olduğunu, ... yönünden husumetten ret kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı ... vekili tarafından dosyaya kira sözleşmeleri sunulduğunu davalının işleten sıfatının bulunmadığı iddia edilmişse de öncelikle kira sözleşmesi uyarınca aracın kiracı şirkete teslim edilip edilmediğinin duraksamaya yer bırakmayacak şekilde açıklanması gerektiğini, sunulan kira sözleşmesinde salt kiraya verenin imzası bulunduğundan aracın fiilen diğer davalıya teslim edildiğinin de kanıtlanamadığını, herhangi bir hak kaybına mahal vermemek adına yeniden yargılama yapılmasının gerekmesi halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından maddi tazminat tutarları yönünden son asgari ücrete göre yapılmayan hesaplama ve hükmedilen maddi tazminat tutarı yönünden eksik ve hatalı tesis edilen kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı vekili tarafından mahkemece daha önce verilen karara karşı rapora esas alınan ücret yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmamış olmakla istinaf kaldırma kararı öncesi esas alınan veriler dikkate alınarak tazminat hesaplanması gerektiğini, 2023 yılı asgari ücret artışı dikkate alınarak bilirkişi tarafından hesaplama yapılmışsa da kendileri yönünden usulü kazanılmış hakkın açıkça ihlali olacağını, davacıların müvekkili sigorta şirketine başvurusu üzerine şirket nezdinde hasar dosyası açıldığını, dosya kapsamında alanında rapor sonucunda başvuruculara ödeme yapıldığını, davacıların ödeme tarihindeki verilere göre maddi zararının hesaplanması ve müvekkili şirketçe yapılan ödeme ile başvurucunun zararının ne kadarının karşılandığının tespit edilmesi gerektiğini, davacılar vekili tarafından kaldırma kararı öncesi bedel artırım dilekçesi ile talebini arttırmış olup kaldırma kararı sonrası alınan rapor doğrultusunda ikinci kez bedel artırım dilekçesi sunmasının kabul edilemeyeceğini, müteveffanın çocukları yönünden destek yaşı aşılmış olup mahkemece bu hususlar dikkate alınmaksızın karar verilmiş olup kabulünün mümkün olmadığını, müteveffanın kasksız, dizlik ve kolluk olmaksızın motosikleti sürmek suretiyle tehlikenin farkında olmasına rağmen bilerek kendi can güvenliğini tehlikeye attığından müterafik kusuru bulunmakta olup bu nedenle indirim yapılması gerektiğini, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacılar yönünden aktif dava ehliyetinin bulunmaması sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken kabule karar verilmesinin hatalı olduğunu karara bu yönüyle de itiraz ettiklerini, davacılar yönünden aktif dava ehliyetinin yokluğu sebebiyle davacıların destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, yapılan keşif neticesinde müvekkile % 75 oranında kusur izafe edilmişse de bu kusuru kabul etmenin mümkün olmadığını, gerek kendisinin gerekse ...'ün kaskı ile motor ehliyeti de olmaksızın tehlikeli bir şekilde motosikleti kullanmak suretiyle bu kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğinden tali değil, asli kusurlu olduğunu, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarlarının müvekkili cezalandırma ve davacıları zenginleştirme amacı taşıdığını, manevi tazminatın takdirinde tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre değerlendirilmesi gerektiğini, müteveffanın kasksız, dizlik ve kolluk olmaksızın motosikleti sürmek suretiyle tehlikenin farkında olmasına rağmen bilerek kendi can güvenliğini tehlikeye attığından müterafik kusuru bulunmakta olup bu nedenle indirim yapılması gerektiğini, mahkemece maddi meselenin takdirinde hata yapılmış ve eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulduğunu, usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme hükmünün kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacılar vekili tarafından kaldırma kararı öncesi bedel arttırım dilekçesi ile talebini arttırmış olup kaldırma kararı sonrası alınan rapor doğrultusunda ikinci kez bedel artırım dilekçesi sunması mümkün olmadığını, müteveffa ...'ün çocukları yönünden destek yaşı da aşılmış olup mahkemece bu hususlar dikkate alınmaksızın karar verilmiş olduğundan karar bu yönüyle de hatalı olduğunu, son olarak müvekkillerden ... yönünden davanın reddine karar verildiği halde hüküm fıkrasında manevi tazminatın sadece davalılardan ... ve ...'ten müteselsilen tahsiline şeklinde hüküm kurulmuşsa da kararın bu yönüyle de kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.İlk Derece Mahkemesinin 06/05/2019 tarihli kararının davacılar vekili, davalı Sigorta Şirketi vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemiz 29/11/2021 tarih ve 2019/2394 Esas 2021/2089 Karar sayı ile "...,... plaka sayılı çekicinin kiraya verildiğini iddiası yönünden araştırma yapılarak delillerinin toplanması, istinaf dilekçesi ekinde sunulan kira sözleşmesinin hükümleri değerlendirilerek, kazanın meydana geldiği tarihte kira sözleşmesinin sona erip ermediği tespit edildikten sonra taraflar arasındaki kira sözleşmesinin kaza tarihini kapsadığı sonucuna varılması halinde kira sözleşmesinin uzun süreli ve 3. kişileri bağlayacak güçte bir sözleşme olup olmadığı, ekonomik yararlanmanın kime ait olduğu, kira sözleşmesi ve kira bedelinin maliye ve vergi dairelerine bildirilip bildirilmediği, gerektiğinde işletenin ticari defter ve kayıtları üzerinde konusunda uzman bir bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle, kira sözleşmesinin fatura, ruhsat ve cari hesap hareketleri gibi yan delillerle desteklenip desteklenmediği ve davalının işletenlik sıfatının devam edip etmediği hususlarının tartışılması;Cenaze giderinin ölüm tarihi itibari ile ne kadar olabileceği hususunda desteğin defnedildiği ilgili belediyeden bilgi alınması; ilk rapor tarihi itibariyle muhtemel bakiye yaşam süresinin belirlenmesinde TRH-2010 tablosu kullanılarak ve prograsif rant tekniği uygulanarak, davacı çocukların destek yaşları kaza tarihi dikkate alınarak AYİM tablosuna göre belirlenerek, tazminat miktarının hesaplanması; belirlenen tazminat miktarından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması için ek rapor alınması ve sonucuna göre usuli kazanılmış haklarda gözetilerek karar verilmesi olmalıdır..." gerekçesiyle kaldırılmasına dair karar verilmiştir.Mahkemece Dairemiz kaldırma kararından sonra sunulan kira sözleşmesine binaen Kayseri Vergi Dairesi ile yazışma yapıldığı, kira akdinin kazadan önce imzalandığı ve vergi dairesinin 08/11/2022 tarihli yazı cevabına göre de kira faturalarının ...'e ait olduğu, bunların kazadan önceki tarihte faturalar olduğu yine kira akdi damga vergilerinin de kazadan önceki geçmiş tarihlerde ... tarafından ödendiği tespit edilmek suretiyle uzun süreli kira akdi ile kazaya konu aracın davalı ... tarafından diğer davalı ...'e kiralandığı gerekçesi ile davalı ... hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak manevi tazminat miktarlarından diğer davalı ile birlikte sorumlu tutulması doğru olmadığından Dairemizce kararın bu yönden düzeltilmesi gerekmiştir.Mahkemece Kayseri Belediyesi ile yazışma yapılmış, yazışma cevabında bir mezar yerinin 150,00 TL olduğu, kefen giderinin de 40,00 TL olduğu belirlendiğinden cenaze gideri olarak 190,00 TL ye hükmedilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Manevi tazminat yönünden Dairemiz ilk kararı ile "... olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine hakim olan ilkeler ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, TBK'nın 56/2.maddesi kapsamında davacılar lehine belirlenen manevi tazminat miktarının, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından bu yöne değinen davacı ve davalılar vekilinin istinaf itirazının reddi gerektiği..." gerekçesi ile istinaf talepleri karşılanmış olduğundan aynı gerekçe ile aynı doğrultudaki davacılar ve davalıların istinaf taleplerinin reddi gerekmiştir.Bu karar ışığında somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesinin 06/05/2019 tarihli kararına karşı davacı tarafça istinaf talep edilmiş olup kararın yeniden rapor alınmasını gerektiren bir sebeple ( bakiye ömrün TRH 2010 tablosunun kullanılıp ancak hesaplamadaki teknik olarak prograsif rant metodu uygulanarak yeniden uzman hesap bilirkişisinden rapor alınması gerekçesiyle) kaldırılmasına karar verildiğinden davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğundan bahsedilemeyeceğinden hüküm tarihine en yakın tarihteki asgari ücret verileri esas alınarak yapılan tazminat hesaplamasına göre karar verilmesinde usul, yasa ve Yargıtay içtihatlarına göre isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.02.2022 tarih, 2021/(21)10-188 Esas ve 2022/87 K. sayılı kararı)Dava dilekçesinde avans faizi talep edilmiştir. ... plakalı tır ve ... plakalı dorsenin trafik kaydında kullanım amacının ticari ve kullanım şekli yük nakli olarak açıklanmıştır. Bu durumda kazaya sebebiyet veren araç ticari nitelikte kamyon olmasına ve dava dilekçesinde avans faizi talep edilmesine rağmen HMK’nın 26. maddesine ve talebe aykırı biçimde yasal faize hükmedilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle bu hususa değinen davacı vekili istinaf talebi yerinde bulunduğundan kararın bu yönden düzeltilmesi gerekmiştir.Bilirkişi raporunda tespit edilen tazminat miktarları üzerinden müterafik kusur indirimi yapıldığı ve Mahkemece bu indirilen tazminat miktarlarına hükmedilmiş olduğundan ve çocukların hesaplamaya esas alınan yaşları kaldırma kararımıza göre yeniden değerlendirildiğinden, davalı lehine olmakla istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/19844 Esas ve 2019/8286 Karar sayılı kararında; "...Belirsiz alacak davasında davacı, alacağının tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra HMK'nın 107.maddesine dayalı olarak bir kez alacağını artırabilir. Ayrıca davasını HMK'nın 176. ve devamı maddelerine göre bir kez de ıslah edebilir.Somut olayda, dava tarihi 12.11.2012 olup, dava tarihinde yürürlükte olan HMK'ya göre belirsiz alacak davası olarak açılmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda zarar toplamı 68.815,51 TL olarak belirlenmiştir. Davacı vekili, 05.12.2013 tarihinde vermiş olduğu dilekçe ile alacağını fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 40.500,00 TL olarak ıslah etmiştir.Daha sonra ıslah edilmeyen 28.815,51 TL için tamamlama harcını 06.03.2015 tarihinde yatırmıştır. Belirsiz alacak davası olarak açılan davada harcını yatırarak bedel artırma talebinde bulunulabilir. Ayrıca bundan bağımsız olarak HMK'nun 176. maddesi gereği ıslah yapmak hakkı da mevcuttur. Mahkemece davacının ıslah dilekçesi ve bedel artırım talebi esas alınarak bir karar vermek gerekirken sadece ıslah dilekçesindeki talep gibi karar verilmesi ve bedel artırım talebinin dikkate alınmaması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir." belirlemesinde bulunmuştur (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/6162 E. ve 2021/9730 K. sayılı kararı).Eldeki davada, davacı vekili, davasını belirsiz alacak davası şeklinde açmıştır. Mahkemece, bir kez talep arttırım dilekçesinden sonra verilen ve ıslah hakkı kullanılması niteliğinde olan 2.kez değer arttırım dilekçesinin dikkate alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Kusur, anne babanın destek paylarının hesaplanması gerekeceğinden aktif husumetlerinin bulunduğu, ölenin kardeşlerinin manevi tazminat talep haklarının bulunduğu yönündeki davalı istinaflar nedenlerinin Dairemiz ilk kararı ile karşılanmış olduğu ve yerinde görülmediğinden aynı gerekçe ile bu yöndeki istinaf taleplerinin reddi gerekmiştir. Ödeme nedeniyle düzenlenmiş olan ibraname sunulmadığından KTK'nın 111.maddesi uygulanamayacaktır. Ancak davadan önce parayı alan ve bu dönem zarfında parayı kullanan davacıların sebepsiz zenginleşmesinin önlenebilmesi için ibraname bulunmadığından davadan önce yapılan ödemenin hesaplanan tazminattan güncellenerek düşülmesi gerektiğinden hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda davadan önce yapılan ödemenin yapıldığı tarih ile zarar hesabının yapıldığı tarih arasında işleyen yasal faizi hesaplanarak güncellenmesi ve güncellenmiş miktarın, tazminat miktarından mahsup edilmesi suretiyle yapılan hesaplamaya göre karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık yoktur (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/648 E. ve 2023/6795 K., 2021/ 2500 E. ve 2021/1479 K. sayılı kararları).Bu nedenlerle davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun reddine; davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:I-Davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,Davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2.maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:A-Maddi ve manevi tazminat istemlerinin davalı ... yönünden husumetten reddine, B-Diğer davacılar yönünden:1-Maddi tazminat talebinin KABULÜNE, a-06/04/2016 tarihli kazada ölen ... ölümü nedeniyle; Davacı ... için 440.011,62 TL'nin ilk 115.660,00 TL'sinin ... ve ... Sigortadan müteselsilen kalanının sadece ...'ten alınarak,Davacı ... için 39.254,17 TL'nin ilk 10.251,69 TL'sinin ... ve ... Sigortadan müteselsilen kalanının sadece ...'ten alınarak,Davacı ... için 39.273,09 TL'nin ilk 10.251,69 TL'sinin ... ve ... Sigortadan müteselsilen kalanının sadece ...'ten alınarak, Davacı ... için 95.458,74 TL'nin ilk 24.972,06 TL'sinin ... ve ... Sigortadan müteselsilen kalanının sadece ...'ten alınarak,Davacı ... için 80.482,62 TL'nin ilk 21.029,11 TL'sinin ... ve ... Sigortadan müteselsilen kalanının sadece ...'ten alınarak,Davacı ... için 88.138,74 TL'nin ilk 23.132,02 TL'sinin ... ve ... Sigortadan müteselsilen kalanının sadece ...'ten alınarak,Destekten yoksun kalma tazminatı olarak bu davacılara verilmesine, bu tahsilat yapılırken davalı sigorta şirketinden 17/05/2016 diğer davalıdan yapılacak tahsilatlar da ise kaza tarihi olan 06/04/2016'dan itibaren avans faizi uygulanmasına, 2-190,00 TL cenaze giderininde davalılar ... ve ... Şirketinden müteselsilen tahsili ile davacı eş ...'e verilmesine, bu tahsilat yapılırken davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi itibariyle diğer davalılardan ise 06/04/2016 olan kaza tarihi itibariyle avans faizi uygulanmasına, 3-Manevi tazminat olarak;Davacı ... için 37.500,00 TL,Davacı ... için 30.000,00 TL,Davacı ... için 30.000,00 TL,Davacı ... için 30.000,00 TL,Davacı ... için 20.000,00 TL,Davacı ... için 20.000,00 TL,Kardeşlerden ... için 7.500,00 TL,Kardeşlerden ... için 7.500,00 TL,Kardeşlerden ... için 7.500,00 TL,Kardeşlerden ... için 7.500,00 TL, Kardeşlerden ... için 7.500,00 TL,Kardeşlerden ... için 7.500,00 TL, Manevi tazminatın sadece davalılardan ...'den kaza tarihi olan 06/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline,Fazlaya dair maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, 5-Hükme esas teşkil eden toplam 782.808,98 TL maddi tazminat ve 212.500,00 TL manevi tazminatın toplamı üzerinden alınması gereken 67.990,00 TL harçtan; peşin olarak alınan ve ıslahla tamamlanan 4.592,17 TL'nin mahsubu ile eksik 63.397,83 TL harcın ilk 13.076,67 TL'sinin ... dışındaki tüm davalılardan müteselsilen, kalanının ise sadece davalı ...' den alınarak hazineye irat kaydına,6-Tamamı davacılar tarafça karşılanan yargılama giderlerinden 4,621,37 TL başvuru harcı ve peşin - ıslahla karşılanan harcın tamamının ve BAM tarafından kaldırma kararı verilmeden önce gerçekleşen 2.080,00 TL yargılama gideri ile yeni esasa kayıttan sonra gerçekleşen yazışma ve tebligat gideri olarak 175,25 TL ve bilirkişi ek rapor gideri olan 250,00 TL'nin toplamı 2.505,25 TL'nin kabul ve ret oranları gereğince, 1.678,55 TL kısmının toplamı 6.299,92 TL lik yargılama giderinden; ilk 1.297,98 TL'nin ... dışındaki tüm davalılardan müteselsilen, kalanının ise sadece davalı ...' den alınarak davacılara verilmesine, karar kesinleştiğinde bakiye gider avansının davacılara iadesine, 7-Karar tarihindeki AAÜT gereğince, a-Maddi tazminat yönünden; Karar tarihindeki AAÜT gereğince davacı ... için hesaplanan 67.601,63 TL nispi vekalet ücretinin ilk 17.721,50 TL lik kısmının ... dışındaki tüm davalılardan müteselsilen, kalanının ise sadece davalı ...' den alınarak bu davacıya verilmesine,b-Diğer davacılar yönünden takdir edilen tazminat miktarları üzerinden hesaplanan nispi vekalet ücretleri maktu vekalet ücretinin altında kaldığından kendisine taminat takdir edilen diğer davacılar ..., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 17.900,00'er TL maktu vekalet ücreti takdirine, bu bedelin ilk 4.692,46 şar TL sinin ... dışındaki tüm davalılardan müteselsilen, kalanının ise sadece davalı ...'ten alınarak bu davacılara verilmesine, c-Manevi tazminat yönünden her bir davacı için hesaplanan nispi vekalet ücreti maktunun altında kaldığından ve maktu vekalet ücreti de asıl alacağı geçemeyeceğinden; reddedilen kısım içinde kabul edilen miktar için takdir edilen vekalet ücretini geçemeyeceğinden; d-Davacılardan ..., ..., ..., ..., ... ve ... lehine ayrı ayrı 17.900,00 TL maktu vekalet ücreti takdirine, bu bedellerin davalı ...'den alınarak bu davacılara verilmesine, bu davacılar yönünden reddedilen manevi tazminat talepleri içinde bu davacıların her birinden ayrı ayrı 17.900,00 TL maktu vekalet ücreti alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı ...'e verilmesine, e-Manevi tazminat yönünden diğer davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... için 7.500,00 er TL vekalet ücreti takdirine, ...'ten alınıp bu davacılara verilmesine; bu davacılar yönünden reddedilen manevi tazminat talepleri yönünden de kendilerinden ayrı ayrı 7.500,00 er TL vekalet ücreti alınıp davalı ...'e verilmesine,
II-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;1-Davacı, davalılar ... ve ... tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine, 2-a)İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 311,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, b)İstinaf aşamasında davalılar ... ve ... tarafından yapılan 739,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 738,00 TL istinaf başvuru harcının davacılardan tahsili ile davalılara verilmesine, c)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 19.809,90 TL harçtan peşin alınan 3.506,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 16.303,90 TL harcın davalı ... A.Ş'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda davacı ... bakımından HMK'nın 361.maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık, diğer davacılar bakımından HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/02/2025