Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/735 E. 2024/724 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/735
- Karar No
- 2024/724
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1678 KARAR NO : 2024/1743 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/09/2024 NUMARASI : 2024/735 E. 2024/724 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 15.10.2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 15.10.2024 Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 11.09.2024 gün ve 2024/735 E. 2024/724 K. sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için başkan ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili, müvekkiline ait ... plakalı araç ile dava dışı ...'ya ait ... plakalı araçların kazaya karıştığını, iş bu kaza sebebi ile müvekkiline ait ... plakalı aracın hasar gördüğünü, kaza neticesinde kollukça tutulan kaza tespit tutanağına göre ... plakalı araç sürücüsü kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunu, olaya ilişkin olarak kusurlu aracın ZMMS sigortacısına başvurulduğunu, aracın değer kaybı ve kısmen hasarının karşılandığını, müvekkil aracındaki hasarın tazmini amaçlı kasko poliçesini tanzim eden davalı ... Anonim Şirketine başvurulduğunu, hasar dosyası açıldığını, hasar dosyası kapsamında müvekkil tarafından tüm iyi niyetiyle kendisinden istenilen belgeler davalı sigorta şirketine sunmuş olmasına rağmen, hasar dosyası kapsamında bir kısım ödeme yapılmışsada zarar karşılanmadığını, kazada kusurlu aracın ... Anonim Şirketi tarafından kasko sigortası ile sigortalı olduğunu, Kaza sonrasında açılan yukarıda numarası yazılı hasar dosyası kapsamında alınan ekspertiz raporunda çıkma yan sanayi parçalarla ayıplı onarım yapıldığını, taraflar arasındaki uyuşmazlık T.T.K' Nu.nda düzenlenen sigorta hukukundan kaynaklandığından ve bu tür sözleşmelerin T.T.K m . 3,4 gereği mutlak ticari işlerden olmakla , hükmedilecek meblağa temerrüt tarihinden itibaren avans (ticari temerrüt) faizi uygulaması gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 59.610,33 TL'nin avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre; davacı aracının tescil kaydının hususi olduğu, ticari amaçla kullanılmadığı, taraflar arasındaki tüketici işlemi niteliğindeki sigorta ilişkisi kurulmuş olup davacının tüketici davalı sigorta şirketinin ise hizmet sunan durumunda olduğundan davaya bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu kanaatine varılarak görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili, dava dilekçesi içeriğini tekrar ederek davanın kazaya sebebiyet veren ve kusurlu olan karşı taraf aracının kasko poliçesini düzenleyen sigorta şirketine açıldığını, bu bakımdan mahkemenin görevli olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istinaf konusu etmiştir. GEREKÇE: Dava, davalı sigorta şirketine kasko poliçesi ile sigortalı aracın davacı aracıyla karıştığı trafik kazası sonucu davacı aracında meydana gelen ve zmms poliçesini düzenleyen sigorta şirketince karşılanmayan hasarın tazmini istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a maddesi gereği, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlar ticari davalardır. TTK 5/1. maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye ticaret mahkemeleridir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren Yasanın 5/3. maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki işbölümü olmaktan çıkmış görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. Yargıtay 17.Hukuk Dairesi ilamlarında, zarar görenin davalı sigorta şirketine açtığı davada, sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortacılık yasasından kaynaklanması ve Sigorta Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6.kitabında 1401 ile devamı maddelerinde düzenlenmesi nedeniyle, dava ticari dava olduğundan, ticaret mahkemelerinin davaya bakmakla görevli olduğu kabul edilmektedir. Somut olayda, davacı vekili müvekkiline ait aracın kusurlu olduğunu iddia ettiği dava dışı 3.kişinin kullandığı ve ona ait olan aracın kusuru ile hasarlandığını ileri sürerek karşı aracın kasko poliçesini düzenlediğini beyan ettiği davalı sigorta şirketinden araçta oluşan zararın tazminini talep etmektedir. Başka bir anlatımla davacı beyanına göre dava kendi müvekkilinin İMM sigortasını düzenleyen şirkete değil kusurlu olduğunu iddia ettiği karşı aracın İMM sigortasına açılmıştır. Bu durumda taraflar arasında tüketici sözleşmesinden bahsedilmesi mümkün değildir. Davacı ile davalı arasında bir sigorta ilişkisi yoktur. Bu bakımdan sözleşmesel bir ilişki olmadığına göre taraflar arasında tüketici işleminden bahsetmek mümkün olmadığından davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 6102 sayılı TTK da düzenlenen sigorta hukukundan kaynaklandığından ve taraflar arasında sözleşmesel bir ilişki de bulunmadığından eldeki dava, mutlak ticari dava niteliği taşımaktadır. Bu bakımdan davaya TTK'nın 5/1 maddesi uyarınca mutlak ticari dava niteliği taşımakta olup aynı yasanın 5/3 maddesi uyarınca asliye ticaret mahkemesi bakmakla görevlidir. Mahkemece işin esası hakkında karar verilmesi gerektiği halde usulden karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda, davaya bakmakla görevli olan ilk derece mahkemesince usul ve yasaya aykırı şekilde görevsizlik nedeni ile davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmadığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-3 maddesi uyarınca davalının istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 11.09.2024 gün ve 2024/735 E. 2024/724 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-3 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.15.10.2024