Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/73 E. 2024/837 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/73
- Karar No
- 2024/837
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/73
KARAR NO: 2024/837
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/06/2023
NUMARASI: 2014/323 Esas - 2023/505 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/05/2024
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde ZMM sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın, yaya konumundaki vekil edenine çarpması neticesinde meydana gelen 26/09/2013 günlü trafik kazasında davacının yaralanarak ağır bir biçimde sakat kaldığını, kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsü ...'ın tam kusurlu bulunduğu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla (belirsiz alacak) 1.000,00-TL'si geçici iş göremezlik, 500,00-TL'si de kalıcı iş göremezlik zararına karşılık olmak üzere toplam 1.500,00-TL maddi tazminat ile 60.000,00-TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi bakımından dava tarihinden, diğer davalı bakımından ise kaza tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş; 09/11/2022 günlü bedel arttırım dilekçesi ile geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin istek miktarını 1.120,78-TL'ye, kalıcı iş göremezlik tazminatına ilişkin istek miktarını da 54.297,28-TL'ye çıkarttıklarını açıklamış, müteakip sunulan 24/03/2023 günlü ıslah dilekçesi ile de kalıcı iş göremezlik tazminatına ilişkin istek miktarını 80.318,34-TL olarak ıslah ettiklerini bildirmiştir.Davalılar vekilleri aracılığıyla ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları, olayla ilgili olarak Kırıkkale 3. Asliye Ceza Mahkemesinde görülerek sonuçlandırılan 2013/498 Esas sayılı ceza yargılamasına ilişkin dosya ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; "...meydana gelen trafik kazasında davacının %75, davalı sürücünün ise %25 oranında kusurlu oldğu, davacıya SGK tarafından rücuya tabi herhangi bir ödeme yapılmadığı, sigorta şirketi tarafından da kaza nedeniyle tazminat ödemesinin yapılmadığı anlaşılmıştır. Adli Tıp 2.Üst Kurulu'nun 20/1/2022 tarihli raporunda, daha önce temine dilen ve aralarında çelişki olan rapor içerikleri değerlendirilmediğinden bu rapor hükme esas alınmamış; tüm rapor içeriklerinin değerlendirildiği Pendik EAH nden temin edilen 23/8/2021 tarihli raporu hükme esas alınmıştır. Buna göre, davacının maluliyet derecesinin %8,1 olduğu, geçici işgöremezliğinin ise 6 ay olduğu; buna göre tespit edilen (2) numaralı seçenekte belirtilen 1.220,78.-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 80.318,34.-TL sürekli iş göremezlik tazminatından davalıların sürücü ve sigorta şirketi olarak (sigorta şirketi bakımından poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) sorumlu oldukları, sürücü bakımından temerrütün kaza tarihinden, sigorta şirketi bakımından ise başvuruyu tevsik eden belge mevcut olmadığından belirlenen tazminat tutarlarına dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği anlaşıldığından bu istemlerin kabulüne karar verilmiştir. Not: Kısa kararda (b) olarak harflendirilen ve manevi tazminat isteminin neticelendirileceği bent sehven boş bırakıldığından, hükmün tamamlanması süreci beklenmeksizin (hakimin, talep içerikleriyle ilgili tek tek hüküm fıkrası tesis etmesi gerektiği de gözetilerek) ilgili bent tamamlanmış; ayrıca hükmün ilk paragrafı "kısmen kabul" şeklinde düzeltilmiştir. "... Mağdurun müterafık kusuru veya birlikte sebebiyet verme oranı BK. m. 49'da öngörülen kusurun özel ağırlığı niteliğini bertaraf edecek yoğunlukta olmadıkça, failin kusurunun aksine, manevî tazminat miktarının tayininde menfi rol oynar. Nitekim, bu durum yukarıda anılan içtihadı birleştirme kararı ile onu teyid eden diğer kararlarda açık bir şekilde ifadesini bulmuştur. Buna göre, eğer zarar görenin müterafık kusuru veya birlikte sebebiyet verme oranı failinkine nisbetle daha ağır veya illiyet bağını kesecek yoğunlukta ise, artık manevi tazminata hükmetmeye mahal yoktur" (Manevi Tazminat ve Bu Tazminat Çeşidinde Kusurun Rolü, Dr. Mehmet ÜNAL, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi 35 (1978), s.436). Kazanın gerçekleşmesinde zarar gören davacının kusur oranı, davalı sürücünün kusuruna nispetle daha ağır olduğundan manevi tazminat isteminin tümden reddine karar verilmiştir." şeklindeki gerekçeyle; -Davanın KISMEN KABULÜ ile, -1.220,78.-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 80.318,34.-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 81.439,12.-TL maddi tazminatın, davalı ... bakımından kaza tarihi olan 26.09.2013 tarihinden; davalı sigorta şirketi bakımından dava tarihi olan 07.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına göre tahsili ile davacıya verilmesine, -Davacının manevi tazminat isteminin; -Davalı sürücü ... bakımından yasal şartları oluşmadığından reddine -Davalı sigorta şirketi bakımından poliçe doğrultusunda teminat kapsamında olmadığından REDDİNE, karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili, davalı sigorta şirketi vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekilinin istinaf nedenleri; manevi tazminata hükmedilmesi için gerekli tüm yasal koşullar somut olayda mevcut olduğu halde bu yöndeki talebin reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı bulunduğu, kabule göre de manevi tazminat bakımından her iki davalı yararına ayrı ayrı 17.900,00-TL ret vekalet ücretine hükmedilmesinin de hakkaniyetle bağdaşmadığı, bu durumun düzeltilmesi gerektiğine ilişkindir. Davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf nedenleri; yargılama sırasında temin edilen ATK raporlarıyla davacının kaza neticesinde herhangi bir maluliyete uğramadığı tespit edildiği halde, daha sonra temin edilen hatalı bilirkişi raporları doğrultusunda davacının maluliyete uğradığının kabul edilmesinin isabetsiz bulunduğu, kabule göre de tazminat hesaplamasının ZMM sigortası genel şartları uyarınca TRH 2010 yaşam tablosu ve 1.8 teknik faiz uygulamasıyla yapılması gerektiği gözetilmediği, ayrıca geçici iş göremezlik dönem zararına ilişkin sorumluluğunun SGK'ya geçtiği ve bu suretle de vekil edeni sigorta şirketinin bu zarar kalemi bakımından herhangi bir sorumluluğu olmadığının dikkate alınmadığı, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiğine yöneliktir. Davalı ... vekilinin istinaf nedenleri ise; vekil edeninin kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru olmadığı, aksine kazaya davacının kendisinin sebebiyet verdiği halde, somut olayın özelliklerine uygun olmayan kusur bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğu, ayrıca davacının kazaya bağlı yaralanması nedeniyle herhangi bir maluliyetinin oluşmadığı, ATK İhtisas Dairesince düzenlenen raporlarla tespit edilmesine rağmen kazadan yaklaşık 8 yıl sonra alınan maluliyet raporu doğrultusunda davacı yararına kalıcı iş göremezlik tazminatına hükmedilmiş olmasının da usul ve yasaya aykırı olduğuna yöneliktir. Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen, cismani zarara dayanılarak açılmış, maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkin olup; taraf vekillerinin istinaf yasa yoluna başvuru dilekçelerinde açıkça ileri sürülen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesiyle çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde istinaf eden davalıların istinaf nedenlerine göre; usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, özellikle her ne kadar dosya kapsamında temin edilen ve Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümlerine göre düzenlendiği anlaşılan 30/12/2016 ve 23/08/2017 günlü raporlarda; kişinin (davacının) geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı olarak maluliyete uğramadığı bildirilmiş ise de; davacı tarafın söz konusu bu raporlara itirazları üzerine Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nca davacının kazadan sonra geçirmiş olduğu tüm tedavi evraklarının, ATK tarafından düzenlenen raporların ve kişinin Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı'ndaki 21/10/2019 tarihli bizzat muayene sonuçları ile bu muayene sırasında çekilen pelvis grafisinin ve Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi tarafından kişi hakkında düzenlenen 19/01/2021 rapor tarihli Sağlık Kurulu Raporunun değerlendirilmesi neticesinde kaza tarihinde yürürlükte bulunan "Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümleri ile "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" ekindeki cetvellerin esas alınmasıyla davacının 26/09/2013 tarihinde geçirdiği kazaya bağlı olarak %8,1 oranında güç kaybına uğradığı ve tıbbi iyileşme süresinin de 6 aya kadar uzayabileceği yönünde rapor düzenlendiği; 24/03/2021 günlü bu rapor ile Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla dosyanın gönderildiği, Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nca düzenlenen 23/08/2021 günlü raporda da; dosya kapsamında temin edilen tüm bilirkişi raporları, davacının kazadan sonra geçirmiş olduğu tedavileri gösterir belgeler ile hastanelerinin Adli Tıp Ana Bilim Dalı, FTR Polikliniği ve Psikiyatri Polikliniğindeki bizzat muayene bulguları da değerlendirilerek davacının 26/09/2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı oluşan "sol sakrum ve sol iskiopubik birleşkede çoklu deplase kırık" arızasının kaza tarihindeki yürürlükte bulunan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca %8.1 oranında maluliyete sebep olduğu ve davacının 6 ay süre ile geçici iş göremezliğe uğradığı sonucuna varıldığına ve bu raporun dosyaya oluşa uygun, yargı ve taraf denetimine imkan sağlayacak nitelikte olup, doğru yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş bulunması ve dahi Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen raporu da teyit etmesi karşısında mahkemece hükme esas alınmasının somut olayın özelliklerine uygun olmasına;
Keza Prof. Dr. ...'in katılımıyla düzenlendiği anlaşılan 08/05/2017 günlü bilirkişi raporundaki kazanın oluş şekli ile kazaya karışan tarafların kusur durum ve oranlarının ne olduğuna ilişkin belirleme ve değerlendirmelerin dosyaya oluşa uygun, denetlenebilir gerekçeler içermesi ve söz konusu bu rapordaki kusur durumuna ilişkin tespitlerin olaydan sonra kolluk kuvvetlerince düzenlendiği anlaşılan kaza tespit tutanağındaki belirlemeler yanında, olayla ilgili olarak Kırıkkale 3. Asliye Ceza Mahkemesinde görülerek davalı araç sürücüsünün cezalandırılmasıyla sonuçlandırılan ve 21/10/2014 tarihindeki kesinleştiği anlaşılan 2013/498 Esas-2014/432 Karar sayılı ceza yargılamasına ilişkin dosyadaki tespitlerle de örtüşmesi karşısında mahkemece kazanın oluşumunda davacının %75 oranında, davalı araç sürücüsünün %25 oranında kusuru olduğunun kabul edilerek davalı tarafın bu kusur oranına göre sorumluluğu yoluna gidilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik mevcut bulunmamasına; Tüm bunlardan ayrı; davacının kalıcı iş göremezlik dönem zararının belirlenmesi bakımından TRH 2010 Yaşam Tablosu ve prograsif rant yöntemiyle yapıldığı anlaşılan aktüer hesaplamanın Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına uygun olmasına ve geçici iş göremez bulunan iyileşme dönem zararının esasen bedensel zararın bir türü olması karşısında böyle bir talebin ZMM sigortası teminatı kapsamında kalmadığını söz edilemeyecek bulunmasına (Bkn; İBAM 8. Hukuk Dairesi'nin 2020/2119 Esas-2023/2227 Karar ve İBAM 8. Hukuk Dairesi'nin 2021/332 Esas-2024/561 Karar sayılı ilamları) göre; davalı sigorta şirketi vekili ile davalı ... vekilinin açıklanan hususları amaçlayan tüm istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. 2-Davacı vekilinin manevi tazminata ve vekalet ücretine ilişkin istinaf itirazına gelince; a-)Maddi manevi tazminat talepli dava açan dilekçede; tazminatlar arasında herhangi bir ayrım yapılmaksızın manevi tazminat talebi de her iki davalıya birlikte yöneltilmiş olup, mahkemece bu yöndeki istem davalı araç sürücüsü ... bakımından yasal şartlar oluşmadığı gerekçesiyle, davalı sigorta şirketi bakımından da talebin ZMM sigorta poliçesinin teminatı kapsamında olmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 3/2 maddesinde "Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." denilmektedir.Hal böyle olunca; ilk derece mahkemesince kurulan hükümde, davalılara yönelik manevi tazminatın ret sebebi ayrı olduğundan, vekille temsil edildiği anlaşılan davalı sigorta şirketi yararına diğer davalılardan bağımsız biçimde ret vekalet ücreti takdir edilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik mevcut değil ise de; somut olayda, davacı vekili tarafından dosyaya 24/03/2024 günlü ıslah dilekçesinde manevi tazminatın sadece davalı gerçek kişiden tahsiline karar verilmesi talep edilmiş ve bu suretle de dava dilekçesine açıklama getirilmiştir. Bu durumda mahkemece davacının bu yöndeki açıklamasına değer verilmek ve esasen ZMM sigortalarında manevi tazminatın teminat kapsamında olmadığı, bu nedenle dava dilekçesindeki talep ve yazım şeklinin (manevi tazminatın tüm davalılardan tahsiline ilişkin) maddi bir hataya dayandığı kabul edilmek suretiyle manevi tazminat bakımından esasen davalı sigorta şirketine yöneltilerek açılmış bir dava olmadığı gözetilerek, buna göre hüküm tesis edilmesi ve bu nedenle de sigorta şirketi yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi gerekirken, yazılı biçim ve şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur. b-)Bundan ayrı; 6098 sayılı TBK'nın 56/1. maddesinde "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir" düzenlemesine yer verilmiştir. Kişilik hakları, kişinin yaşamı, sağlığı, vücut ve ruh bütünlüğü ile toplum içindeki yerini koruyan haklar olup, bunlar fiziki, duygusal ve sosyal kişilik değerlerini içermektedir. Dolayısıyla hukuken korunan ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüğü zarara uğrayan kişilerin de manevi tazminat talep etme hakkı bulunduğu kuşkusuz olup, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün de az veya çok kusurlu olduğu belirgin olduğundan, davacı yararına manevi tazminata hükmedilmesini gerektirir yasal koşulların oluştuğu konusunda duraksamamak gerekir, Ne var ki; anılan madde hükmüne göre; takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir, Hal böyle olunca; kazanın meydana geldiği tarih (-26/09/2013),oluş şekli, kusur durumu (-davacı kazazedenin asli, davalıya ait araç sürücüsünün ise tali kusurlu oluşu) davacı ...'in yaralanmasının özellikleri (-davacı vücudunda kemik kırığı oluşacak ve 6 ayda iyileşebilecek biçimde yaralanarak maluliyete uğramıştır.), yaşı (-33), böyle bir kazanın ve sonuçlarının davacının kalan yaşamındaki yaratacağı etki, kaza tarihindeki paranın alım gücü, taraflar dosyaya yansıyan sosyo-ekonomik durumları ve manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ancak tatmin duygusuna ulaşılacak kadar olması gereği ile yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde; mahkemece davacı yararına ve somut olayın özelliklerine göre bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, davacının davalı sürücüye oranla daha ağır kusurlu olduğu şeklindeki bir gerekçeyle manevi tazminat isteğine tümden reddine karar verilmiş olması isabetsizdir. Ancak açıklanan biçimde meydana gelen hatalı uygulamanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunu kabulü ile, ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca kaldırılmasına ve istinaf yasa yoluna başvuru konusu yapılmayan hususlar ile reddedilen istinaf itirazları nedeniyle taraflar yararına oluşan usulü kazanılmış haklar gözetilerek, maddi tazminata ilişkin hüküm bölümüne dokunulmaksızın, manevi tazminat talepli davanın da sadece davalı ...'a yönelik bulunduğu dikkate alınarak, davacı yararına 12.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmek ve bu şekilde manevi tazminata ilişkin hatalı uygulama düzeltilmek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/06/2023 tarih ve 2014/323 Esas 2023/505 Karar sayılı kararına karşı davalı sigorta şirketi vekili ve davalı ...vekili tarafından yapılan istinaf başvurularının yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen sebeplerle KABULÜNE, a-)İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 269,85/TL maktu istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine, b-)İstinaf yasa yoluna başvuran davalılar tarafından yatırılması gereken 5.563,10-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından ayrı ayrı yatırıldığı anlaşılan toplam 2.511,71-TL harcın düşümü ile kalan 3.051,39-TL bakiye harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, c-)İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, d-)İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca, istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren yapan üzerinde bırakılmasına, 2-)İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/06/2023 tarih ve 2014/323 Esas - 2023/505 Karar sayılı kararının HMK.m. 353/1-b/2 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, a-)Davacının maddi tazminata ilişkin davasının kabulü ile; -1.220,78.-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 80.318,34.-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 81.439,12-TL maddi tazminatın, davalı ... bakımından kaza tarihi olan 26.09.2013 tarihinden; davalı sigorta şirketi bakımından dava tarihi olan 07.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına göre tahsili ile davacıya verilmesine, b-)Davacının manevi tazminata ilişkin davasının ise kısmen kabulü ile 12.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin ise reddine, c-)Maddi tazminat yönünden alınması gereken 5.563,10-TLnispi karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırıldığı anlaşılan 210,10-TL peşin harç, 92,71-TL ıslah harcı ve 180,33-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 483,14-TL harcın düşümü ile kalan 5.079,96-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, d-)Manevi tazminat yönünden alınması gereken 819,72-TL nispi karar ve ilam harcının davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına, e-)Davacı tarafından yatırılan 210,10-TL peşin harç, 92,71-TL ıslah harcı ve 180,33-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 483,14-TL harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, f-)Davacı tarafından yapılan 4.700,00-TL bilirkişi ödemesi ve 1.496,35-TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 6.196,35-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, g-)Davalılar tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, h-)Maddi tazminat yönünden (- usuli kazanılmış hak nedeniyle ) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı yararına takdir edilen 13.030,26-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ı-)Manevi tazminat yönünden hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca belirlenen 12.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, j-)Manevi tazminat yönünden davanın ret edilen bölümü üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca belirlenen 12.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, k-)Kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/05/2024