Bölge Adliye Mahkemesi · Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2024/726 E. 2026/117 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/726
- Karar No
- 2026/117
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:04/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:05/07/2022 DAVA:Maddi ve Manevi tazminat davası GEREKÇE TARİHİ:04/03/2026
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava açmadan süresi içinde taraflarınca arabulucuya başvurulduğunu ancak anlaşma sağlamadığını, 11.05.2019 tarihinde işleteni ve sahibi davalı ..., sürücüsünün ise davalı ... olan ... plaka sayılı açık kasa kamyonet ile ... Mahallesi ... Sokak ... yanından çift çizgi ile bölünmüş ... sokağı takiben ... sokak istikametine seyir etmek isterken ... sokakta çift çizgi ile bölünmüş yolda sağ şeridi geçerek sağından gelen trafiği kontrol etmeden ... sokak istikametine devam ettiği sırada tüm trafik kurallarına riayetle seyretmekte olan müvekkillerinin murisi olan müteveffa ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklete çarpması sonucu ...'ın ağır şekilde yaralandığını ve trafik kazasından kısa bir süre sonra vefat ettiğini, trafik kazasının meydana gelmesi sonrasında Denizli 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası kapsamında sanık ... hakkında ceza yargılamasının devam ettiğini, müvekkillerinin murisi olan ...'ın tüm trafik kurallarına riayetle seyretmekte iken tali yoldan kavşağa doğru seyreden davalı sürücü ..., ...'ın geçiş önceliğine uymadığını ve ana yoldan gelen araçları kontrol etmeden hızını azaltmamak suretiyle tali yoldan kavşağa çıktığını, dolayısıyla davalı ...'in, KTK md. 84/1-h gereğince "kavşaklarda geçiş önceliğine uyma" kuralını ihlal ettiğini, dolayısıyla trafik kazasının meydana gelmesinde davalının asli kusurlu olduğunu, davalı araç sürücüsü ..., aracın sahibi ve işleteni ...'ın ... plakalı aracın ... poliçe numaralı sigortacısı ... Sigorta A.Ş.'nin müvekkillerinin murisi olan ...'ın ağır şekilde yaralanmasına ve akabinde ölümüne sebebiyet veren kazanın meydana gelmesinde ve kazanın maddi sonuçlarından müşterek ve müteselsil olarak sorumlu olduklarını, manevi sonuçlarından ise ... plakalı aracın sürücüsü davalı ... ve aracın sahibi ve işleteni olan ... 'nun müşterek ve müteselsil olarak KTK ilgili hükümleri gereğince sorumlu olduklarını belirterek davanın kabulü ile; uzman bilirkişiden alınacak tazminat hesap raporuna göre müteveffanın eşi olan davacı müvekkil ...'ın maddi tazminat tutarı belli olduktan sonra peşin harcı yatırmak suretiyle, davalılardan müştereken ve müteselsilen şimdilik 100,00 TL maddi tazminata (destekten yoksun kalma) hükmedilmesini, hükmedilecek tazminata davalı sürücü ... ve aracın işleteni ve sahibi ... kaza tarihinden itibaren yasal faiz, diğer davalı ... Sigorta A.Ş. bakımından bakiye miktar için temerrüt tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmesini, davacı müvekkil ... lehine 30.000,00-TL ve diğer müvekkiller olan ... ve ... için ayrı ayrı 10.000,00-TL olmak üzere 20.000,00-TL, toplamda 50.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesini, hükmedilecek manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile, müvekkili sigorta şirketi nezdinde ... plakalı araç için düzenlenen 06.07.2018-06.07.2019 vade tarihli ... no’lu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk sigorta poliçesinin bulunduğunu, kaza tarihi itibariyle ölüm ve sakatlanma teminat limitinin 360.000,00 TL olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde müvekkili şirketin sigortaladığı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, davacılar murisinin kaza anında kaskının takılı olmadığını ayrıca davacılar murisinin üzerinde koruyucu kıyafetlerinin bulunmadığını, bu nedenle hesaplanacak tazminattan indirim yapılmasını talep ettiklerini, bu kapsamda, kusur oranlarının tespiti için hem Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasını talep ettiklerini, müvekkili şirkete yapılan başvuru üzere, müvekkili şirket tarafından 105.650,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının davacıya vekaleten Av....'ın hesabına 02.09.2019 tarihinde ödendiğini, davacı tarafından yapılan ödeme ile tüm zararlarının karşılandığı kabul edilmiş ve fazlaya ilişkin haklarını da kapsar şekilde müvekkili şirketin ibra edildiğini, davacının başvurusu üzerine kısa sürede inceleme yapılarak ödeme yapıldığını, yargılama sırasında aldırılacak olan bilirkişi raporu ile müvekkili şirket tarafından ödeme yapıldığı tarihte davacıların zararının karşılanıp karşılanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, aktüer tarafından yapılan hesaplama, somut duruma ve hukuka uygun olup, müvekkili şirketin iş bu talep için, bakiye bir sorumluluğu kaldığı hususunu kabul etmediklerini, sorumluluğunu ödemiş olan müvekkili şirketin de başkaca bir sorumluluğunun kalmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğuna hükmedilmesi halinde müvekkili şirket tarafından davadan önce ödenen tazminat tutarları Yargıtay’ca öngörülen biçimde faiz işletilip güncellenerek en son verilere göre hesaplanan tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini, davacının söz konusu olaydan dolayı SGK kurumundan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili şirkete davacı tarafından yapılan başvuru neticesinde gerekli tazminat ödemesini yapan şirketin temerrüde düşmediğini, bu sebeplerle haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama harç ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesi ile; dosya kapsamında yer alan kazanın meydana geliş şeklini açıklar nitelikte evrak ve belgeler incelendiğinde müvekkillerinin müteveffa ...'ın sevk ve idaresindeki motosiklete çarpmadığını, aksine müteveffanın sevk ve idaresindeki motosikletin müvekkilinin sevk ve idaresindeki kamyonete sağ arka bölümünden çarptığının görüleceğini, davaya konu trafik kazası ile ilgili olarak müvekkilinin sağından gelen trafiği kontrol etmeden ... sokak istikametine devam ettiği iddiasının da gerçekleri yansıtmadığını, bahse konu trafik kazasına ilişkin kamera kayıtları incelendiğinde müvekkilinin kavşağa yaklaşırken hızını azalttığını ve fakat müteveffa ...'ın motosikletin hızını azaltmadığını ve her an durabileceği hızda kavşağa giriş yapması gerekirken işbu kurallara uymadığını, müvekkilinin KTK m. 84/1-h bendinde yer alan kavşaklarda geçiş önceliğine uymama şeklinde bir eyleminin olduğu iddiasının gerçeklerle bağdaşmadığını, müvekkillerinin kusuru bulunmadığından davanın reddini, yargılama giderleri, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "… somut olayda kusur durumu, meydana gelen zararın ağırlığı, tarafların ekonomik ve sosyal durumları gözetilerek manevi tazminata hükmedilmiş, davacıların talepleri yukarıdaki hususlar ve paranın alım gücü gözetildiğinde makul görüldüğünden manevi tazminat talepleri kabul edilmiştir. Davalı sigorta vekilince müteveffa ...'ın kaza sırasında kaskının takılı olmadığı, koruyucu elbiselerinin mevcut olmadığı bu nedenle hesaplanan tazminat alacağından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği savunulmuş ise de; incelenen iş bu dosya kapsamı, trafik kaza tespit tutanağı, ceza dosyası kapsamında bu yönde herhangi bir tespit yoktur. Varlığı açıkça tespit edilemeyen bir kusur nedeniyle davacıların tazminat alacaklarından bu nedenle indirim yapılamayacağı" gerekçesiyle "davanın davalı sigorta şirketi yönünden kısmen kabulü, diğer davalılar yönünden kabulü ile 266.953,89 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak (davalı sigorta şirketi poliçe teminat limiti kapsamında kalan 254.350,00 TL'den sorumlu olmak üzere) davacı ...'a verilmesine, davalı sigorta şirketi yönünden poliçe teminat limitini aşan talebin reddine, bu miktara davalı sigorta şirketi yönünden 29.08.2019 tarihinden itibaren avans faizi, diğer davalılar ... ve ... (...) yönünden kaza tarihi olan 11.05.2019 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, Davacı ... için 30.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... içiin 10.000,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... (...) 'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün %80 oranında kusurlu olduğunun kabulü ile TRH yaşam tablosu ve progresif ranta göre destekten yoksun kalma zararının tespit edildiğini, bilirkişi tarafından hazırlanan raporda TRH 2010 Ölüm Tablosu esas alınmasına rağmen yaşam olasılıklarının hesaplamaya dahil edilmediğini ve %10 iskonto faizi kullanıldığını, müvekkil şirket tarafından 02.09.2019 tarihinde ödeme yapıldığını, Yargıtay kararları doğrultusunda bu ödemenin yeterli olup olmadığının ödeme tarihindeki verilere göre tazminat hesabı yapılarak tespit edilmesi gerektiğini, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı sonrası verilen Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere öncelikle ödeme tarihinde zararın karşılanıp karşılanmadığının tespiti için TRH 2010 yaşam tablosu %1,8 Teknik Faiz üzerinden hesaplama yapılmasını talep ettiğini, kaza tarihinin ... ve poliçe tanzim tarihinin ... olması nedeniyle, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları'na göre hesaplamalarda TRH 2010 tablosu esas alınması ve %1.8 teknik faiz kullanılması gerektiğini, müvekkili şirket tarafından dava öncesi 105.650,00 TL ödeme yapıldığını ve bakiye teminat limitinin 254.350,00 TL olduğunu belirttiğini, Anayasa'nın 153. maddesinde iptal kararlarının geriye yürümediği belirtildiğinden, kaza tarihine göre zararın 01.06.2015 tarihli genel şartlar uyarınca TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,8 Teknik Faiz üzerinden hesaplanması gerekirken progresif rant yöntemi üzerinden hesaplama yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda müteveffanın bakiye ömrünün rapor tarihindeki yaşı esas alınarak hesaplandığını oysa kaza tarihindeki yaşı esas alınarak hesaplanması gerektiğini, ayrıca murisin vefat tarihinin kaza tarihi olan 11.05.2019 olarak değerlendirildiğini ancak davacılar murisinin 28.05.2019 tarihinde vefat etmesi nedeniyle rapora esas alınması gereken tarihin 28.05.2019 olması gerektiğini, davacılar murisinin kaza anında kaskının takılı olmadığını ve koruyucu kıyafetlerinin de bulunmadığını, bu nedenle hesaplanacak tazminattan Yargıtay kararları doğrultusunda müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken indirim yapılmadan hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu olayın haksız fiil olan trafik kazasından kaynaklandığını ve ticari iş olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle müvekkil şirket aleyhine hüküm kurulması halinde yasal faiz üzerinden hüküm kurulması gerekirken avans faiz üzerinden hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda prograsif rant uygulaması ile tazminat hesabının Anayasa Mahkemesi iptal kararı gözetildiğinde yerinde olmasına, yine hesaplama raporu ile davalı tarafça ödenen miktarın faiz işletilmek üzere güncellenmesinin yerinde bulunmasına, mütevefanın kask takmaması sabit ise de otopsi raporunda belirtilen ölüm sebebi nedeniyle müterafik kusur indirimine gidilmemesinin doğru bulunmasına, mahkemece hükmedilen tazminat tutarının poliçe limitleri içerisinde olduğunun anlaşılmasına, temerrüt tarihinde hata bulunmamasına, her ne kadar hesap bilirkişi raporunda tazminat başlangıç tarihi ölüm tarihi olarak alınmamış ise de mütevefanın ölüm tarihi ile kaza tarihi arasında bulunan 17 günlük tazminat tutarı (560,10 TL) mahsup edildiği takdirde dahi davalı sigorta şirketi aleyhine poliçe limiti dahilinde kabul edilen tazminat miktarının değişmemesine, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı ... Sigorta şirketi vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 18.235,62 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 4.478,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.757,62 TL istinaf karar harcının davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA, 3-Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.04/03/2026 ...