Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/715 E. 2026/1712 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/715
Karar No
2026/1712
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/715 KARAR NO : 2026/1712

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/12/2023 NUMARASI : 2022/772 Esas - 2023/984 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 23/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ :23/10/2026

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/12/2023 tarih 2022/772 Esas 2023/984 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili, 03.07.2022 tarihinde, davalı sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, davalı ....'in maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın, müvekkiline ait ... plakalı yabancı araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, müvekkilinin ikamet ettiği Almanya'ya döndükten sonra aracını ... isimli yetkili firmaya incelettiğini ve hasar tutarının KDV dahil 9.074,20 Euro olarak tespit edildiğini, 1.145,02 Euro ekspertiz ücreti ödendiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını iddia ederek, belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere 100,00 Euro’nun davalı işletenden kaza tarihinden, davalı sigorta şirketinden teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihinden itibaren müşterek ve müteselsilen, yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Euro efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsiline, ekspertiz ücretinin yargılama giderlerinden sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili, 15.11.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile, dava değerini 2.557,40 Euro'ya yükseltmiş, 846,92 Euro ekspertiz rapor ücretinin fiili ödeme tarihindeki TC Merkez Bankası Efektif Satış kuru karşılığı TL olarak yargılama giderlerinden sayılmasına, davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı .... Şirketi vekili, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, müvekkili şirketin teminat limiti ile sorumlu olduğunu, araç mahrumiyet bedelinin, aracın işletilememesinden doğan kazanç kayıpları gibi yansıma zararların ZMMS teminatı dışında olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; otomotiv uzmanı ve trafik uzmanı bilirkişiden oluşan heyetten alınan 12/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda, davalı sürücü ....'in beyan ettiği şekilde sigortalı aracın seyir halinde iken sol orta yan kısımlarına solundan gelen ve düz seyreden davacıya ait aracın kendi şeridine girerek sağ yan kısımları ile sürtme şekline çarptığının kabulü halinde davacıya ait ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ... ..'un şerit izleme kurallarına uymayarak sağa dönüş yapmak istediğinden dolayı kazanın oluşumunda etken olduğu, sigortalı araç sürücüsü ...'in ise kural ihlalinde bulunmadığının kabulü gerektiği; davacıya ait araç sürücüsü dava dışı ....'un beyan ettiği şekilde sol şeritte düz seyir halinde iken aracının sağ orta yan kısımlarına sağından gelen ve düz seyreden diğer aracın kendi şeridine girerek sol yan kısımları ile sürtme şekline çarptığının kabulü halinde ise davalı sürücü ...'in şerit izleme kurallarına uymayarak sağa dönüş yapmak istediğinden dolayı kazanın oluşumunda etken olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı; Almanya'dan alınan eksper raporuna göre 1.952,98 Euro yedek parça, 30 Euro yan masraf, 2.679,15 Euro kaporta mekanik vs. işçiliği ve 2.963,25 Euro boya ve işçiliği olmak üzere toplam KDV dahil 9.074,20 Euro olduğu, eldeki dosyada alınan bilirkişi raporuna göre 1.504,66 Euro yedek parça, 30 Euro yan masraf, 1.499,80 Euro kaporta mekanik vs. işçiliği ve 1.270,70 Euro boya ve işçiliği olmak üzere toplam KDV dahil 5.114,81 Euro olduğu, makul ekspertiz masrafının ise 846,92 Euro olduğu, Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 31.08.2023 tarihli kusur raporunda yine ihtimallere göre kusur oranı belirlendiği, ilk derece mahkemesince kazanın meydana gelmesinde tarafların eşit kusurlu olduğunun kabul edildiği, ikame araç bedeli tazminatı talebinin bulunmadığı, mahkememizce yapılan yargılama neticesinde 21/12/2023 tarihli duruşma tutanağında kopyala yapıştır hatasından kaynaklı olarak 846,92-Euro ekspertiz rapor ücretinin sehven ikame araç bedeli tazminatı olarak değerlendirilerek hüküm kurulduğu, bu hatanın tashih kararı giderildiği belirtilerek; davanın kabulü ile 2.557,40 Euro maddi tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihinden, davalı ... Şirketi yönünden poliçe limiti 100.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla temerrüt tarihinden itibaren, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanun'un 4/a. maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Efektif Satış Kuru TL karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 846,92 Euro ekspertiz ücretinin yargılama giderleri kapsamında davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Karara karşı davalılar tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı .... Şirketi vekili, gerekçeli kararda talep konusu ekspertiz rapor ücretinin fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödenmesine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ekspertiz rapor ücretinin sarf tarihindeki döviz kuru üzerinden hesaplanması gerektiğini, ıslah dilekçesinde de 846,92 Euro rapor ücretinin fiili ödeme tarihindeki MB Efektif Satış kuru üzerinden hesaplanmasının talep edildiğini, hüküm kısmında dava konusu yabancı para üzerinden başlatılan istemin, fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının gösterilmemesinin hatalı olduğunu, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda talep edilen hasar bedelinin kaza konusu aracın rayiç bedeline nazaran fahiş olduğunu, dava konusu aracın vergiden muaf rayicinin 19.500,00 Euro olarak gösterildiğini, davacı tarafından talep edilen 9.074,20 Euro bedelin arayın rayiç bedelinin neredeyse yarısına tekabül ettiğini, müvekkili şirketin hak arama özgürlüğünün yeterli şekilde kullandırılmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı .... vekili, müvekkiline tebliğe çıkarılan dava dilekçesinin "tanınmıyor" mazbata açıklaması ile iade döndüğünü, akabinde Tebligat Kanunu 21/2 md şerhli çıkarılan tebligatın muhtara teslim edildiğini, müvekkilinin bu davadan haberi olmadığını, 06.02.2023 tarihinde yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremden Tarsus/Mersin'de ikamet eden müvekilinin de etkilendiğini, her ne kadar Tarsus ilçesi Mersin ili deprem sebebiyle sürelerin durduğu afet bölgesinden kabul edilmemiş olsa da mücbir sebep hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğini, ön inceleme duruşmasına davet tutanağının düzenlenmediğini, müvekkiline 02.02.2023 tarihli duruşma tutanağının tebliğ edilmediğini, bu nedenle müvekkilinin 23.03.2023 tarihinde görülen ön inceleme duruşmasına bilgilendirilmemesi sebebiyle katılamadığını, davacının aracın tamirini Türkiye'de yaptırmak yerine aracı kullanmaya devam ettiğini ve Almanya'ya döndükten sonra ekspertiz hizmeti almayı tercih ettiğini, MÖHUK 34. Madde 1. fıkrası uyarınca haksız fiilden doğan borçların haksız fiilin işlendiği ülke hukukuna tâbi olduğunu, döviz cinsi ödeme yapılmasına karar verilecek ise haksız fiil tarihinin esas alınması gerektiğini, mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda kusur tespiti yapılamadığını, her türlü şüpheden uzak somut herhangi bir delilin mevcut olmadığını, müvekkilinin kural ihlali yapıp yapmadığının bilirkişi raporu ile tespit edilemediğini, ekspertiz rapor ücretinin fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden değil olay veya sarf tarihinde geçerli olan kur üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplanan hasar tespiti ve hasar parça bedelinin fahiş olduğunu, piyasadaki iskonto oranı da dahil olmak üzere hesaplama yapılması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE :Dava, trafik kazası sonucu davacıya ait yabancı plakalı araçta meydana gelen hasar nedeniyle uğranılan zararın kazaya sebebiyet veren aracın işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısından tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davacının Almanya'da ikamet edip, geçici olarak Türkiye'ye getirdiği aracının trafik kazası sonucunda hasara uğradığı anlaşılmakta olup, davacı aracının onarımını Türkiye'de yapması konusunda zorlanamaz. Aracını Türkiye'de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahip olup, araç sahibinin bu seçimlik hakkını ikamet ettiği ülkede tamir ettirme yönünde kullanması durumunda, yurt dışı tamirine dair gerçek hasar bedelinin tespit edilerek bu bedelin Türk Lirası karşılığının tazminine karar verilmesi gerekmektedir. (Yargıtay HGK 24.06.2015 tarih 2014/17-28 Esas 2015/1745 Kararı) 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi hükmüne göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 17. HD 17.05.2018 tarih 2015/8003 E. - 2018/5155 K.) Yabancı para borcuna hangi faizin uygulanacağı 3095 sayılı Kanun'un "Yabancı para borcunda faiz" kenar başlıklı 4/a maddesinde düzenlenmiş olup ilgili düzenlemede; “Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” kuralına yer verilmiştir. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, hasarın anılan ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememesine, davalı sigorta şirketi yönünden limiti aşmayacak şekilde dava değerini oluşturan hasar bedeli yönünden yabancı para alacağının fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığı üzerinden davalının sorumluluğu cihetine gidilmesine, dava değeri yapılan yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı olan Türk Lirası esas alınarak kabul edilen miktar üzerinden harç ile karar tarihindeki tarifeye göre vekalet ücreti hesaplanmasına, yargılama giderlerinden olan ekspertiz ücretinin karar tarihindeki Türk Lirası karşılığı üzerinden yargılama giderine dahil edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden sigorta şirketinin sorumluluğunun kabul edilen dava değeri poliçe limitininin altında kaldığından oran yapılmamasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçelerinde yer verdikleri itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalıların istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ....Şirketi yönünden istinaf karar harcı olan 5.236,59 TL'den peşin alınan 1.540,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.696,59 TL harcın davalı ... . Şirketi'den alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 5.236,59 TL'den peşin alınan 1.395,82 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.840,77 TL harcın davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalılar tarafından yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.23/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/715, K. 2026/1712, T. 23.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-715-e-2026-1712-k-f1dab3221eac