Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/7 E. 2024/474 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/7
- Karar No
- 2024/474
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2024/1321 KARAR NO: 2024/1808 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/06/2024 NUMARASI: 2024/7 E. - 2024/474 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/11/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takibe dayanak edilen ... bank A.Ş. ... Çatalca/İstanbul Şubesi'ne ait, 30/10/2017 keşide tarihli ... seri nolu 65.000,00 TL bedelli çeke ilişkin olarak müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin ne çeki takibi koyan alacaklı taraf ile ne de çek üzerinde cirosu bulunan diğer şahıslar ile hiçbir ticari ilişkisi olmadığını, müvekkilinin ...'e iade ettiği çekin arka yüzündeki imzayı silmeyi unuttuğunu, dava dışı ... söz konusu icrayı durduracağını beyan etmiş ise de durdurulmadığını, herhangi bir borcu olmadığı halde icra tehdidi altında kaldığını beyanla ihtiyati tedbir kararı verilerek icranın dava sonuna kadar durdurulmasını, müvekkilinin İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitini, dosya alacağının %20'sinden az olmamak üzere tazminat ve %10 para cezasına hükmedilmesini, talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde ileri sürülen tüm iddiaların asılsız olduğunu, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından takip dayanağı belge çekin davacının müvekkiline olan borcu nedeniyle verildiğini, iddiaların kötü niyetli olduğunu beyanla davanın reddini, toplam alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; "Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekilinin 03/04/2024 tarihli duruşmada müvekkilinin tacir olmadığı, yalnızca şirketin yetkilisi olduğu, tacir olmadığından dolayı tutmuş olduğu defter olmadığı, bu nedenle inceleme günü herhangi bir şey sunamadıklarına dair beyanı, kesin süre ihtaratına rağmen davalı tarafın da ticari defter ve kayıtların sunulmamış olması ve davacı tarafın ileri sürdüğü bedelsizlik iddiasını aynı kuvvette yazılı deliller ile ispat edememesi sebebiyle ispatlanamayan davanın reddine, ayrıca kötü niyet tazminatı isteminin de şartları oluşmadığından reddi "şeklindeki gerekçeleri ile; DAVANIN REDDİNE, şeklinde hüküm kurulmuştur. İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından inceleme yapılmadan, ticari defter ve kayıtlar incelemeden ve talebe rağmen isticvap ve yemin taleplerini göz önünde bulundurmayarak karar vermesi hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkil aleyhine kambiyo senedine dayayalı icra takibi başlatıldığını, davalı ... tarafından İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile takibe dayanak edilen ... bank A.Ş. ... Çatalca/İstanbul Şubesi'ne ait, 30.10.2017 Keşide Tarihli, ... Seri Nolu, 65.000-TL Bedelli Çeke ilişkin olarak müvekkilin herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilin ne çeki takibe koyan alacaklı taraf ile ne de çek üzerinde cirosu bulunan diğer şahıslar ile hiçbir şekilde bir ticari münasebeti ve dolayısıyla alacak-borç ilişkisi söz konusu olmadığını ,müvekkilinin ...'e iade ettiği çekin arka yüzündeki imzasını silmeyi unuttuğunu Dava dışı ...'ün her ne kadar müvekkiline icra takibini durduracağını söylemiş ise de, herhangi bir işlem yapmadığını belirterek istinaf başvurusunun kabulünü talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP:Davalı vekili istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır. GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu; İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine ilişkin açılan menfi tespit davasıdır. Davacı tarafından icra takibine konu çekte ki cirosuna iptal yazısı yazmadan dava dışı ...'e iade ettiğini borcu bulunmadığını ileri sürmektedir. Dairemizin iade kararı ile taraf defterlerinin incelenerek sonucuna göre hüküm kurulması istenmiş olup, mahkemece taraf defterlerinin ibrazı için kesin mehil verildiği davacı tarafından gerçek kişi olması sebebi ile defterlerinin bulunmadığının belirtildiği ve davalı tarafından defterlerin ibraz edilmediği mahkemece sübut bulmayan davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6).Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372). Somut olayda ispat yükümlülüğü davacı üzerinde olup davacı vekili 03/04/2024 tarihli duruşmada müvekkilinin tacir olmadığı, yalnızca şirketin yetkilisi olduğu, tacir olmadığından dolayı tutmuş olduğu defter bulunmadığı bu nedenle defterleri ibraz edemediklerini belirttiği ve davalı tarafından da defterler ihtaratlı duruşma zaptı tebliği edilmesine rağmen ibraz edilmediğinden davacı iddiasını yazılı delil ile ispat edemediğinden davanın reddine dair verilen karar dosya kapsamına uygundur. Davacı istinafında yemin ve isticvapa başvurduğunu ileri sürmüş ise de, iade kararımızda açıklandığı üzere, HMK. 226/1-c maddesi gereğince konusu suç teşkil eden bir hususta yemin deliline dayanılamayacağından ve ayrıca, davacıya çek bir ödeme aracı olduğundan, davacı borçlunun karşılığını davalıdan aldığına karine teşkil edeceği, davalı alacaklının ayrıca çekin hangi ticari ilişki için verildiğini ispat etmek zorunda olmadığından davalının isticvap edilmemesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı tespit edilmiş olmakla bu istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/06/2024 tarih ve 2024/7 E. 2024/474 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 05/11/2024