Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi 2024/626 E. 2025/897 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/626
- Karar No
- 2025/897
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN :....
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/03/2024 NUMARASI :....
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 26/06/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 12/07/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Hesabı vekili ve davalı ... şirketi vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 28.06.2014 tarihinde trafik ... poliçesi bulunmayan ve davacının da içinde yolcu konumunda bulunduğu sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki araçla, davalı ... Şirketi'ne trafik ... poliçesiyle sigortalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki aracın karıştıkları trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek, 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile, 1.000,00 TL olarak talep edilen tazminat bedelini 394.000,00 TL artırmak suretiyle 395.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı ... Hesabı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından taraflarına yapılan başvuruya binaen yapılan değerlendirme sonucu, davacı tarafa 29.01.2015 tarihinde 56.730,00 TL tutarında maluliyet tazminatı ödemesinin yapılmış olduğunu, akabinde ... ... Komisyonun 2015/K.12022 sayılı kararı ile 27.493,57 TL tutarında bakiye tazminat ödenmesine hükmedildiğini, kararın kesinleştiğini bildirerek, davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazaya karışan... plakalı aracın davalı ... şirketine sigortalı olduğu, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, dolayısıyla kazanın meydana gelmesindeki kusur oranlarının da belirlenmesi gerektiğini, davanın ihbarını ve yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davanın, ZMMS ve ... Hesabına karşı açılan iş göremezlik tazminat davası olduğu, kusur yönünden yapılan değerlendirmede, kazanın oluşumunda davalı ... ... tarafından sigortalı aracın sürücüsü ... yerleşim birimleri dışındaki karayolunda zorunlu haller dışında duraklamak veya parketmek kuralını ihlal ettiği, sigortasız diğer araç sürücüsü ...'ın ise aynı kanunda yer alan kusurlardan öndeki giden aracı güvenli ve yeterli mesafeden izlememek (yakın takip) kusurunu işlediği kanaatine varıldığı, davacının, sigortasız araçta yolcu konumunda olması nedeniyle kusuru bulunmadığı, araçlardan davalı ... ... tarafından sigortalı araç sürücüsü asli kusurlu olup, kusur oranı ceza davasında da belirtildiği üzere %70, sigortasız araç sürücüsü tali kusurlu olup, kusur oranı ceza davasında da belirtildiği üzere %30 olduğu, bilirkişi ek raporunda, davacı ...'ın yolcu konumunda olduğu tespit edildiğinden hesaplanan maddi zarardan TBK'nın 52. maddesi kapsamında kusur indiriminin yapılmadığı, davacı ...'ın 29.08.2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle çalışma ve meslekte kazanma gücünden kayıp oranının %45 olduğu, 9 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı ve 2 ay süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğunun tespit edildiği, davalı ... ... Şirketi tarafından 16.12.2014 tarihinde 56.774,89 TL, davalı ... Hesabı tarafından 29.01.2015 tarihinde 56.730,00 TL ve 29.12.2015 tarihinde 27.493,57 TL olmak üzere toplam 84.223,57 TL maddi tazminat ödemesinin yapıldığı, davalı ... ... tarafından yapılan 56.774,89 TL ödemenin, rapor tarihine kadar yasal faiz oranı ile güncellenmesi sonucu bulunan 101.992,59 TL'nin mahsubu sonucunun davacı lehine 647.040,90 TL bakiye sürekli iş göremezlik zararının hesaplandığı, davalı ... ... Şirketi tarafından, sakatlık teminat limitinden toplam 56.774,89 TL ödeme yapılmış olduğu, poliçede 211.225,11 TL bakiye limitin bulunduğu, ... Hesabı yönünden ödeme tarihindeki verilere göre hesaplama yapıldığında, davacı lehine 234.210,43 TL sürekli iş göremezlik tazminatının, 8.014,76 TL geçici iş göremezlik tazminatının ve 2.261,70 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 244.486,89 TL maddi tazminatın hesaplandığı, rapor tarihine göre hesaplamada davacı lehine 2.496.778,30 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığının belirtildiği, davalılar ... ... ...'nun kesin kararı bulunduğu yönünde itiraz etmişlerse de kaza nedeniyle davacının maluliyetinin süreçte arttığı, bu nedenle bu yöndeki itirazın reddi gerektiği, bilirkişi marifetiyle yapılan hesaplamada, poliçe limitlerinin üzerinde tazminat hesabı yapıldığı, araçlar hususi olmakla yasal faize hükmetmek gerektiği gerekçesiyle; “1-Davanın KABULÜNE, 395.000 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 28.06.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,” karar verilmiş, karar davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Hesabı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kesin hüküm itirazlarının bulunduğunu, 2015/E.6212 - 2015/K.12022 sayılı ... ... ... kararı gereğince müvekkilinin 27.493,57 TL ödemede bulunduğunu, davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, soyut olarak ileri sürülen bakıcı giderine karar verilmesinin hatalı olduğunu, zararın belirlenebilir olması nedeniyle, davanın belirsiz alacak olarak açılmayacağından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, ödeme tarihi itibariyle bakiye zarar olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ödenen tutar ile hesaplanan tutar arasında açıkça nispetsizlik bulunmadığını, imzalanan ibraname gereğince de davanın reddi gerektiğini, davacının başkaca alacağının kalmadığını, ... Hesabı'nın sorumluluğunun ... limiti, kusur ve zarar ile sınırlı olduğunu, bakıcı giderinin teminat kapsamında olmadığını, maluliyet raporunun karar vermeye uygun olmadığını, Adli Tıp Uzmanlarınca verilen rapora göre karar verilmeyeceğini, raporun Yönetmeliğe uygun tanzim edilmesi gerektiğini, davacının, alkollü sürücünün aracına bilerek binmesi nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ayrıca hatır için taşındığından tazminattan bu nedenle de indirim yapılması gerektiğini, SGK tarafından yapılan ödeme var ise düşülmesi gerektiğini, Kurum ödemeleri nazara alındığında limitin aşıldığını, kusur bilirkişisinden alınacak rapor ile kusur belirlenmeden davanın esası hakkında karar verilmeyeceğini, müvekkilinin temerrüde düşmediğini, hesaplamanın teknik faiz uygulanmak suretiyle yapılması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, davacının daha önce ... ... Komisyonuna başvurduğunu, ... ... ... 2015/6212 E. - 2015/12022 K. sayılı kararı ile davacının geçici ve sürekli iş görmezlik taleplerinin reddine karar verdiğini, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davayı kabul etmemekle birlikte, müvekkilinin sorumluluğunun ... limiti kadar olduğunu, limit üzerinde karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin ... limitinin sorumluluğunun 268.000,00 TL olduğunu ve müvekkili tarafından daha önce yapılan 56.744,89 TL ödeme ile bakiye limitin 211.255,11 TL olduğunu, bu nedenle müvekkilinin ... limiti ile sorumluluğuna karar verilebileceğini, bilirkişi raporu ve davacının beyanının da bu yönde olduğunu, davacının maluliyetinin artığından bahisle davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, zira davacının bu yönde bir talebinin olmadığını, mahkemece kesin hüküm itirazlarının bu nedenlerle reddine karar verilmesinin de kabul edilebilir olmadığını, davacının bu yönde talebi olmadığı gibi artan maluliyetin de olmadığını, tazminat hesaplamasının da hatalı olduğunu, hesaplamanın 1,8 teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, bunun yanı sıra müterafik kusurun da değerlendirilmesi gerektiğini, faizin de hatalı olduğunu, dava tarihi ve ıslah tarihi olması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece verilen kararda, kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemidir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir. Dava, 28/06/2014 tarihinde meydan gelen çift taraflı trafik kazası nedeniyle, sigortası bulunmayan araç açısından ... Hesabından, karşı araç yönünden ise ZMMS kapsamında cismani zararlar talep edilmiş, dava dilekçesinde daha önce yapılan ödemeler olmakla birlikte artan zarar olduğu belirtilerek, davalıların bakiye zarardan sorumlu olduğu iddia edilmiştir. Davalı ... Hesabı, davacıya 29/01/2015 tarihinde 56.730,00 TL ödeme yapılmış olmasının yanı sıra, sonrasında ... ... Komisyonuna başvurusu üzerine 2015/K.12022 Karar sayılı karara istinaden 27.493,57 TL daha ödediğini, gerek ibraname, gerekse de kesin hüküm nedeniyle yeniden dava açılmayacağından davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... Şirketi vekili de, diğer davalının belirttiği ... ... ... kararına göre 56.744,89 TL ödendiğini, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Dosyaya ekli ... ... ... kararında, davacının %35 maluliyeti, kazanın meydana gelmesinde araç sürücülerinin %30 ve %70 kusurları oranında geçici iş göremezlik zararına ve sürekli iş göremezlik zararına ilişkin talepleri açısından zararı hesaplanarak bu çerçevede tazminata karar verildiği görülmüştür. Davacının artan maluliyet iddialarına yönelik olarak, ... Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan raporda, davacının Ruh Sağlığına ilişkin heyetten alınan son durum raporunda, davacının "yineleyen depresif bozukluk" ve "travma sonrası Stres Bozukluğu" olduğuna yönelik görüş bildirilmesi sonrasında, Adli Tıp Uzmanlarınca, bu rahatsızlığın da kazadan kaynaklandığı ve maluliyet oluşturacağı kabul edilerek, bu kapsamdaki arazlarda balhazard formülü ile önceki rahatsızlıkları ile birlikte değerlendirildiğinden, genel vücut çalışma gücünden %45 oranında kaybettiği, 9 ay iş göremez halde kaldığı ve 2 ay süre ile başkasının yardımına muhtaç kaldığının tespit edildiği belirtilmiş, rapora davalılarca itiraz edildiği görülmüştür. Mahkemece aktüer bilirkişiden alınan raporda ise, davacının %45 maluliyet, 9 ay geçici iş göremezlik süresi ve 2 ay bakıcı ihtiyacına göre yapılan hesaplamada, davacıya daha önce yapılan ödemeler ile davacının zararının karşılanmadığı, rapor tanzim tarihine göre, davacı lehine 2.496.778,30 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, ... Hesabı yönünden %70 kusur ve yapılan ödemelerin güncellenmiş değeri mahsup ediliğinde davacının 1.599.572,93 TL sürekli iş görmezlik bakiye zararı olduğu, yine sağlık giderinden talep edebileceği 1.583,19 TL bakıcı gideri zararı olduğu, ... Şİrketi yönünden ise, yapılan ödemenin güncellenerek mahsubundan sonra bakiye sürekli iş göremezlik zararının 647.040,90 TL, tedavi ve sağlık gideri kapsamında bakıcı gideri zararının 678,51 TL olduğunun mütala edildiği, mahkemece rapor karar vermeye yeterli ve elverişli görülerek talep doğrultusunda, ... şirketlerinin toplam bakiye teminatları ile sınırlı olarak davanın esası hakkında karar verildiği görülmüştür. Davacı, daha önce davalılar tarafından zararı nedeniyle ödeme yapılmış ise de, hatta ödeme ... ... ... kararına istinaden yapılmış ise de, artan maluliyeti olduğundan bahisle zararını talep etmiş olduğundan, dava ileri sürülen vakalar çerçevesinde incelenmeli, bu çerçevede talepler değerlendirilmeli ve karar verilmelidir. Dolayısı ile bu davada değerlendirilecek hususlar, ... ... ... kararından sonra artan bir maluliyet veya gelişen durum olup olmadığı, artan bir maluliyet var ise kaza ile illiyetinin bulunup bulunmadığı, artan maluliyet çerçevesinde açılan davada, davacı maluliyetin arttığı tarihten itibaren tazminat talep edebileceğinden, maluliyetinde artışın hangi tarihte oluştuğu ve kesin hükümden sonra oluşan maluliyetin oranı, bu çerçevede oluşan zarardan, ... şirketi ve ... Hesabından müteselsilen tazminat talep edilmiş ise de, ne miktarda sorumlu olacaklarıdır. Bu çerçevede ilk derece mahkemesi kararı incelendiğinde, alınan raporlar, yapılan hesaplama mahkemece yapılan değerlendirme doğru görülmemiştir. 1-Davalıların maluliyet raporuna yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; haksız fiilden kaynaklanan cismani zarar nedeniyle iş göremezlik zararlarına dayalı maddi tazminat davasında, maluliyet durumunun doğru şekilde tespit edilmiş olması önemlidir. Zarar görenin maluliyet durumunun tespitinde, mahkemece alınan raporlar arasında çelişki bulunması halinde ve taraflarca rapora itiraz edilmesi durumunda raporlar arasında çelişki giderilmeli, yine raporlar arasında çelişki olmasa dahi raporun uygun olmadığına yönelik somut itiraz olması halinde özellikle davacının mevcut yaralanması ve kaza arasında illiyetin yeterince raporda tartışılmadığı durumlarda itiraz değerlendirilmeden karar verilmemelidir. Yine, davacının önceki zararları karşılanmış yahut dava hakkını yitirmiş ve bu nedenle artan maluliyet ya da gelişen durum çerçevesinde dava açılmış ise, artan maluliyetin kazayla illiyetinin yanı sıra, meydana gelen arazın maluliyet derecesine ulaşıp ulaşmadığı ve oranı, yine artan maluliyetin hangi tarihte oluştuğu hususlarının alanında uzmanların bulunduğu heyetten alınan rapor ile kanıtlanması gereklidir. Somut olayda, davacı kazaya bağlı olduğunu iddia ettiği psikolojik rahatsızlıklarından bahsetmiş, bu çerçevede alınan son durum raporunda, "yineleyen depresif bozukluk" ve "travma sonrası stres bozukluğu" olduğunun belirtilmesi üzerine, Adli Tıp Uzmanlarınca, mevcut rahatsızlıkların, araz oluşturabilecek boyutta olduğu ve kaza ile illiyeti değerlendirilerek vücut araz oranı tespit edilerek, ... ... ... kararında %35 olarak kabul edilen engel oranın %45'e çıktığı belirtilmiştir. Dosya içerisinde mevcut tedavi evraklarına göre, davacının kazadan önce de 2009 yılından beri psikiyatrik tedavi gördüğü anlaşılmaktadır. Bu nedenle rapor davacının geçirdiği kaza ile şikayetleri arsında illiyet bağını ortaya koymaya yeterli olmadığı gibi, kaza ile illiyetinin bulunduğu kabul edilse dahi, mevcut arazların, çalışma gücünü azaltacak ölçüde olup olmadığı ve/veya ne miktarda olacağı, alanında uzmanlarca değerlendirilmeksizin, adli tıp uzmanlarınca değerlendirilmiş olması, ayrıca dava gelişen duruma dayalı olduğundan hangi tarihten sonra maluliyetinin arttığının tespit edilmemiş olması nedeniyle, rapor karar vermeye elverişli değildir. Buna göre; mahkemece, davacının kazadan önceki psikiyatrik tedavilerine ilişkin de tüm tedavi evrakları ve ayrıca ... ... ... tarafından hükme esas alınan maluliyet raporu dosya içerisine kazandırılarak, davanın 28/06/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanmaya bağlı, artan maluliyete ilişkin maddi tazminat davası olduğu da açıklanmak suretiyle, Adli Tıp Kurumu İlgili (2., 3,) İhtisas Kurulu'ndan, davacının kazaya bağlı maluliyet oranının tespit edildiği ve ayrıca davanın gelişen durum nedeniyle artan maluliyet oranına ilişkin olması nedeniyle, davacının ... ... ...'nun 09/11/2015 tarihinden sonra maluliyetin artmasına neden olan gelişen bir durum olup olmadığı (öncesinde olsa dahi bilinebilmesinin mümkün olup olmadığı, örneğin kazaya bağlı oluşan böbrek zararının karardan sonra teşhislenmesi, süregelen tedavide daha sonra bacağının kesilmesi, fark edilmesi mümkün olmayan bir durumun daha sonra ortaya çıkması gibi ), maluliyetinde sonradan ortaya çıkan ve maluliyet oranının artmasına etki eden bir durum var ise hangi tarihte ortaya çıktığı, gelişen durum olarak ileri sürülen psikiyatrik rahatsızlıkların, davacının kaza öncesi de ilaç tedavisi ve rahatsızlıkları olması nedeniyle kaza ile illiyeti bulunup bulunmadığı, mevcut rahatsızlıkların meydana gelmesinde kazanın da illiyeti bulunması halinde, rahatsızlıkların çalışma gücünün azalmasına etki edecek boyutta olup olmadığı, kazaya bağlı artış var ise öncesinde %35 maluliyeti tespit edilen davacının, kazaya bağlı olarak artan maluliyet oranının ne ölçüde olacağı, tazminat hesaplanması gereken bir durum var ise hangi tarihten itibaren hesaplanması gerektiği (örneğin, kaza nedeniyle damarlarda ya da göz sinirlerinde oluşan hasar başlangıçta engel oluşturmaz iken sonrasında görme yetisini tamamen kaybetmesine neden olması, ya da kaza anında oluşan organ kaybının ilk karardan sonra teşhislenmesi gibi durumlarda, oluşabilecek farklılıktan hareket ile, birisinde kaza anında zarar oluşmuş iken diğerinde kazadan belirli bir müddet sonra zararın oluşması gibi) hususunda denetime elverişli rapor alınması gerekirken, talebin değerlendirilmesine ve talebe ilişkin karar verilmesine elverişli olmayan maluliyet raporuna göre karar verilmiş oması doğru görülmemiştir. 2-Aktüer hesaplama yöntemi açısından, sırf artan maluliyete dayalı davalarda (davacının ilk yapılan ödemenin yetersizliğini ileri sürme hakkının bulunmadığı hallerde kesin hüküm veya ibra gibi) davacı, daha önce tespit edilen maluliyete göre ödeme yetersiz dahi olsa, daha önceki maluliyet çerçevesinde dava ve talepte bulunma hakkını yitirmiş ise, bu kısım yönünden dava açma imkanı bulunmayan davacının, bu kapsamdaki maluliyetine ilişkin zararı hesaplanmayacağı gibi, bu kapsamda yapılan ödeme güncellenerek hesaplanarak tazminattan da indirilemez. Sırf artan maluliyet çerçevesinde açılan davalarda ya da bu kapsamda kabulü gerekecek davalarda (davacı, ödemenin yetersizliğini ileri sürmesine rağmen, dava hakkının olmadığının anlaşıldığı durumlarda) ancak artan maluliyet oranı üzerinden, maluliyetin gerçekleştiği tarihten itibaren tazminat hesaplanmalıdır. Toplam maluliyet üzerinden yapılacak hesaplama, daha önceki kesin hüküm yahut ibra ile ortaya çıkan durumun tekrar değerlendirilmesine yol açacaktır ki, bu durum Kesin Hüküm'e ve KTK'nın 111. maddesi ile yapılan düzenleme ile aykırılık oluşturacaktır. Somut olayda, daha önce davalının %35 maluliyetine yönelik olarak ... ... ... tarafından verilen karar ile bu maluliyet oranına göre hükmedilen tazminat açısından kesin hüküm oluşturduğu halde, bu kısmı da kapsar şekilde toplam maluliyet oranı üzerinden tazminat hesaplaması yapılarak, daha önce yapılan ödemeler güncellenerek tazminattan, yapılan ödeme miktarları da ... limitinden mahsup edilerek karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. 3-Sigortaların sorumlu olacağı limit açısından, gelişen durum nedeniyle tazminat hesaplaması, sadece, gelişen duruma isabet eden maluliyet çerçevesinde yapılabileceğinden, yukarıda da açıklandığı üzere, daha önce yapılan ödemeler tazminattan mahsup edilmeksizin yapılır. Ancak daha önce yapılan ödemeler ... şirketi ya da ... Hesabı tarafından yapılmış ise, daha önceki ödemeler aynı limitlerden karşılandığından, teminat limitlerden her halükarda düşülerek, ister müteselsil sorumluluk çerçevesinde, ister kusura dayalı olarak dava açılmış olsun, davalı .../... Hesabı'nın ... limitini aşan zararlarından kendi ... limitleri ile sınırlı olacak şekilde esastan karar verilir ve sorumlu oldukları limit kararda gösterilir. Somut olayda, mahkemece taleplerle bağlı kalınarak 395.000,00 TL tazminattan, davalıların müteselsilen sorumluluğuna karar vermiş olup, talep edilen miktar, davalıların ayrı ayrı ... limitlerinin üzerinde olduğu halde, limitlerini aşar şekilde toplam zarardan (sorumlu olduğu kendi limit ile sınırlı müteselsil sorumlu olması gerekirken) müteselsilen sorumlu olunmasına karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. 4-Davacının bakıcı giderine yönelik talebi açısından, davalı ... Hesabı tarafından, kendisinin daha önce ibra edildiği ileri sürüldüğünden varsa ibraya ilişkin belgelerin tamamı dosyaya kazandırılarak, bakıcı giderine yönelik bir ibra olup olamadığı hususu araştırılarak, ibra olması halinde eldeki davada KTK'nın 111. maddesi değerlendirilerek, davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması da doğru görülmemiştir. Yukarıda, açıklanan nedenlerle, davalı ... Hesabı vekili ve davalı ... Şirketi vekilinin istinaf talebinin kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, yukarıda açıklanan hususlardaki eksiklikler giderilerek, kararın davalılar tarafından istinaf edilmiş olması nedeniyle usuli kazanılmış haklar da korunarak, gelişen durum veya artan maluliyetin kanıtlanması halinde %10 artan maluliyeti aşmamak üzere, artan maluliyet miktarı nazara alınarak, yukarıda açıklanan usulde hesaplama yapılarak, ... limitini aşan zararın tespit edilmesi halinde, ayrı ayrı davalıların kendi bakiye teminat ... limitleri ile müteselsil sorumluluk çerçevesinde karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırıma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı ... Hesabı vekili ve davalı ... Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 20/03/2024 tarihli, 2018/693 Esas - 2024/154 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Kararın kaldırılma sebebine göre, davalıların sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf eden davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden taraflara iadesine, 4-İİK'nın 36. maddesi gereğince, Ankara 4. Genel İcra Dairesi'nin 2024/29255 Esas sayılı dosyasına, icranın geri bırakılması kararına istinaden depo edilen 1.020.000,00 TL bedelli teminat mektubunun ve 985.000,00 TL bedelli teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine, 5-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 26/06/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.