Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/3665 E. 2025/1801 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/3665
- Karar No
- 2025/1801
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/3665
KARAR NO: 2025/1801
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/07/2024
NUMARASI: 2022/697 E - 2024/473 K
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 03/07/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket tarafından aleyhine Merkezi Takip Sistemi'nin 2021/176851 E. Sayılı Dosyası ile ilamsız takiplerde haciz yolu ile icra takibi baslatılmış olup, davalının tüm fer'ileri ile birlikte borca itiraz ettiğini ve icra dairesinin davalının itirazı üzerine söz konusu takibi durdurmuş olduğunu, tarafınca İstanbul Arabuluculuk Bürosu ... nolu dosya ile başvurulmuş ise de davalı taraf ile anlaşma sağlanamamış olup bunun üzerine arabuluculuk son tutanağı düzenlendiğini, Merkezi Takip Sistemi ... E. sayılı dosyasına yapılan haksız ve mesnetsiz olan borç itirazının iptalinin gerektiğini, arz ve izah edilen nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davalının Merkezi Takip Sistemi 2021/1768515 E. dosyası ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaliyle takibin takip talebindeki şartlarla devamına, davalı yanın %20'sinden aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, AAÜT 16/2. Maddesinin C bendi uyarınca arabuluculuk avukatlık vekalet ücreti de dahil olmak üzere tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceğini, ikame olunan davaya dava açma süresinin geçirilmiş olması hasebiyle itiraz ettiklerini, müvekkil adına akdedilmiş olan Abonelik/Müşteri No:... 'lu sözleşmesinden müvekkilin haberi olmamakla beraber bahsi geçen sözleşmenin müvekkil tarafından da yapılan bir sözleşme olmadığını, müvekkil tarafından akdedilmemiş ve imzalanmamış sözleşme sebebiyle de faturaların tahakkuk ettirilmesi ile borcun doğmasının hukuken mümkün olmadığından takibe konu edilen borca itiraz edilmiş olduğunu, müvekkilin böyle bir borcu bulunmadığını, İtirazın iptali davasının süresinde açılmadığına dair itirazları gözetilmesi ile davanın reddine karar verilemesine, Davaya konu alacak konusu abonelik sözleşmesi ve buna bağlı faturalara bağlı bir borcun olmayışı ile icra takibinin iptali ile haksız davanın reddine karar verilmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı asil ... beyanında; "... enerji abonelik sözleşmesindeki ... isminin altındaki ... Limited şirketi kaşesi üzerinde bulunan imza bana ait değildir, ben fatura düzenlerken ... mahallesi ...sokak, No:... Şİşli/İstanbul adresinde hiç ikametgah etmedim yetkilisi olduğum ... şirketinde bu adreste faailiyet göstermedi, benim yetkilisi olduğum şirketin faailiyet gösterdiği adres ... Mahallesi, ... sokak, ... Apartmanı No:... 'de faailiyet göstertmektedir, burada tüketilen elektriklere ilişkin düzenlenen faturaların bedelini ödüyorum," beyanında bulunduğu görülmüştür.İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; " Davalı taraf sözleşme ilişkisine itiraz etmiş olup sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığı savunmasında bulunmuştur. Mahkeme, öncelikli olarak, sahtecilik incelemesi için HMK 211. maddesinde ön şart olarak belirtilen davalının isticvabını yapmış ve davalının imza inkarına gittiği görülmüştür. Davalı tarafın mahkeme huzurunda alınan yazı ve imza örnekleri ile mukayeseye esas olacak ıslak imzalı belge asılları dikkate alınarak uyuşmazlık konusu sözleşmedeki imzanın davalının eli ürünü olup olmadığı yönünde ATK Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesinden rapor alınmış adı geçen 30/04/2024 tarihli raporda uyuşmazlık konusu yapılan sözleşeme üzerindeki imzaların davalının eli ürünü olmadığı yönünde rapor tanzim ettiği görülmüştür. Mahkemece yapılan davalı isticvabı, ATK imza inceleme raporu birlikte değerlendirildiğinde, davacı elektrik şirketinin takibe dayanak yaptığı abonelik sözleşmesindeki imzanın davalının eli ürünü olmadığı davalının davacı ile bu yönde bir sözleşme ilişkisi kurmadığının anlaşıldığı" gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; davalının takipte imzaya itiraz etmediğinden itirazın iptali davasında imza incelemesi yapılamayacağını, davalı ile müvekkili arasında aboneliğe ilişkin imzalanmış sözleşme olduğunu, sözleşme ilişkisine dair davalı tarafça hiçbir itirazda bulunulmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, abonelik sözleşmesine dayalı düzenlenen faturaların tahsili talebiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, davalının abone olduğunu ileri sürmektedir.Davalı ise, abonelik sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olmadığını, adreste de bulunmadığını savunmaktadır. İtirazın iptali davası, borçlunun itirazına uğramış olan alacak için, takip alacaklısı tarafından takip borçlusuna karşı açılan alacak davası ile aynı mahiyette bir eda davası türüdür. Somut olayda, ATK Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesinden rapor alınmış adı geçen 30/04/2024 tarihli raporda uyuşmazlık konusu yapılan sözleşme üzerindeki imzaların davalının eli ürünü olmadığını mütalaa etmiştir.Bu halde, itirazın iptali davasının eda davası niteliği nazara alındığında takipteki itirazları dışında da savunma yapılabileceği, ATK raporuyla imzanın davalının eli ürünü olmadığının tespit edildiği nazara alındığında mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi isabetlidir. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Davacıdan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin istinaf eden davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmedenkesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili vergi dairesine yazılmasına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 03/07/2025