Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/330 E. 2025/1296 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/330
- Karar No
- 2025/1296
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/330 Esas
KARAR NO : 2025/1296
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/12/2023
NUMARASI : 2022/408 Esas, 2023/925 Karar
DAVANIN KONUSU: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali)
KARAR TARİHİ: 23/10/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ile davalı arasında 15.06.2020 tarihli Sermaye Piyasası Araçlarının Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi akdedildiğini, Davalının müvekkili ile imzalamış olduğu sözleşme uyarınca ... İstanbul A.Ş. nezdinde bulunan ... alım satım işlemleri gerçekleştirmekte olduğunu, müvekkilinin bu işlemlerde sadece davalının alım satım emirlerini ... İstanbul nezdindeki ilgili piyasaya ilettiğini ve gerçekleşen işlemlerden komisyon geliri elde ettiğini, vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri kaldıraç etkisi nedeniyle riskli işlemlerden olduğunu, vadeli işlem sözleşmesinin, sözleşmenin taraflarına, standartlaştırılmış miktar ve kalitedeki bir malı, kıymeti veya finansal göstergeyi, belirlenen ileri bir tarihte, bugünden üzerinde anlaşılan fiyattan alma veya satma yükümlülüğü getiren sözleşme olduğunu, opsiyon sözleşmesinin ise alıcıya, ödeyeceği belli bir tutar karşılığında, belirli bir vadeye kadar, bugünden belirlenen bir fiyat üzerinden opsiyona dayanak teşkil eden bir malı, kıymeti veya finansal göstergeyi satın alma veya satma hakkı tanıyan, satıcıya da alıcının bu sözleşmeden doğan hakkını kullanması durumunda sözleşmeye dayanak teşkil eden malı, kıymeti, veya finansal göstergeyi satma veya alma yükümlülüğü getiren sözleşme olduğunu, vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinde taraflar ... İstanbul’a sözleşme bedelinin tamamını değil, belirli bir kısmını teminat adı altında ödeyip, sözleşmeye konu varlığın fiyatındaki değişimlere göre teminatlarının değeri arttığında çekme hakkı veya teminat eksildiğinde eksik teminatı tamamlama yükümlülüğü altında olduğunu, müvekkili ve diğer aracı kurumların, yatırımcıların ... İstanbul’un ilgili piyasasına teminatların yatırılmasına veya çekilmesine sadece aracılık ettiğini, davalının hesap ekstrelerinde ... nezdinde almış olduğu alım ve satım pozisyonları ve pozisyonların dayanağını oluşturan varlıkların fiyatlarında yaşanan değişimler nedeniyle teminatının tamamını kaybettiğini ve kayıplarının yatırdığı teminatı aşarak eksi bakiye miktarı 70.932,39-TL olduğunu, davalıya teminat eksiğini tamamlaması çağrısı yapıldığını, ancak davalının icabet etmediğini, borcunu ödemekten imtina ettiğini ileri sürerek davalı itirazının iptaline, takip tutarının %20' sinden aşağı olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Mahkemenin görevsiz olduğunu, görevsizlik nedeniyle davanın reddini talep ettiklerini, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu, yetkili icra dairesinin davalının ikametgahının bulunduğu yerdeki Gazipaşa İcra Dairesi olduğu, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, yatırım hizmetleri ve faaliyetleri ile yan hizmetlere ilişkin esaslar hakkında tebliğ Madde 19/1-d Kaldıraçlı işlemlerle ilgili olarak yatırılan teminat tutarlarının üzerinde bir kayba uğratacak şekilde müşterilere işlem yaptırılamayacağını, yatırımcının piyasa koşullarından dolayı teminatından daha fazla zarara uğraması halinde söz konusu zarar yatırımcıdan talep edilemez.' denildiğini, kaldıraçlı alım satım ( forex) ve ... işlemlerinin bankacılık sözleşmesi benzeri bir sözleşme niteliğinde olduğu, dolayısıyla da her ne kadar yatırımcıya risk bildirimi yapılmışsa da yatırımcının tüketici işlemi yapmasından ötürü eksi bakiyeye düşürülemeyeceğini, dolayısıyla eksi bakiye oluşması halinde zararın yatırımcıya rücu edilemeyeceğini, zarara yatırım kuruluşunun katlanması gerektiğini, sözleşme maddelerinin tek taraflı belirlenmiş olması ve müvekkili ile hüküm ve sonuçları hakkında gerekli bilgi verilmemesi ve 67 sayfalık bir sözleşmenin açıklama yapılmadan müvekkilince okunup anlaşılabileceğinin de mümkün olmaması nedeniyle sözleşmenin hükümsüz olduğunu, kurumun sözleşmeyi imzalatırken yapmış olduğu bu davranışları ile de kötü niyetli olduğunu ve müvekkillinin bilgi ve tecrübesizliğinden faydalandığını, durumun telefon kayıtlarından da anlaşılabileceğini, olduğunu, haksız ve dayanaktan yoksun açılan davanın reddi ile karşı tarafa %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettikleri anlaşıldı.
MAHKEME KARARI:
İstanbul 9.Asliye Ticaret Mahkemesi 12.12.2023 tarihli 2022/408E. - 2023/925K. sayılı kararıyla; "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;"..Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;"...Taraflar arasında Sermaye Piyasası İşlemleri Genel Çerçeve Sözleşmesi, Alım-Satıma Aracılık Çerçeve Sözleşmesi, Türev Araçların Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmelerinin imzalandığı, yine işlemlere ilişkin risk formlarına yer verildiği ve davalının imzaladığı, davalının almış olduğu alım ve satım pozisyonlarının ve bu pozisyonların dayanağını oluşturan varlıkların fiyatlarında meydana gelen değişimler nedeniyle oluşan oluşan zararın mevcut teminatı aştığı, davalı yanın sözkonusu işlemden dolayı hesapta bulunan teminatının ,sürdürme teminatının altına düşmesi sebebiyle tamamlama teminatının yeniden bulunması gereken düzeye yükseltilmesi gerektiği, ... tarafından talep edilen teminat açığının davalıya iletilmesine rağmen davalının açığı tamamlamadığı, SPK mevzuatı gereğince teminat açığının aracı kurum tarafından yatırılmasının zorunlu olduğu, davalı tarafından yatırılmayan teminatının ...’a davacı tarafından yatırıldığı, davalı tarafından yapılan işlemin ... işlemi olduğu kaldıraçlı işlem olmadığı, dolayısıyla teminatın üzerinde zarara neden olunamayacağına yönelik iddianın yerinde olmadığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 24-25-28-29 maddeleri ve SPK mevzuatı uyarınca davacının tamamladığı teminat açığı için davalıdan talepte bulunabileceği, 23.10.2023 tarihli bilirkişi raporu ile meydana gelen zararın oluşmasında davacının bir kusurunun bulunmadığının, davalı kuruma SKP tarafından kesilen ceza ile davalının zararı arasında illiyet bağı olmadığının, davacının sisteminde kaynaklanan kesintiden önce davalının hesabının 21.12.2021 tarihi itibariyle eksi bakiyeye düştüğünün, teminatın yetersiz olduğunun tespit edildiği, alınan raporun hüküm kurmaya yeterli denetime elverişli olduğu değerlendirildiğinden, davacının ...'a yaptığı ödeme nedeniyle bakiye alacağının takip tarihi itibariyle 70.932,43 TL olduğu, işlemiş faizin ise 12.07.2023 tarihli bilirkişi ek raporu ile 4.744,52-TL olarak hesaplandığı, davacının faiz talebinin 1.863,19 TL olduğu, taleple bağlı kalınması gerektiği, alacağın likit olduğu, gözetilerek davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının kabulü ile tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla davalının İstanbul 5.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın 70.932,43 TL asıl alacak, 1.863,19 TL işlemiş faiz, olmak üzere toplam 72.795,62 TL üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi uygulanmak suretiyle takibin kaldığı yerden devamına, 2-Kabul edilen alacağın %20’si olan 14.559,12 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,..." karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Kararı veren mahkemenin görevli olmadığını, görevli Mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğunu, yetkili icra dairesinin davalının ikametgahının bulunduğu yerdeki Gazipaşa İcra Dairesi olduğunu, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri İle Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ Madde 19/1-d uyarınca " Kaldıraçlı işlemlerle ilgili olarak yatırılan teminat tutarlarının üzerinde bir kayba uğratacak şekilde müşterilere işlem yaptırılamaz. Yatırımcının piyasa koşullarından dolayı teminatından daha fazla zarara uğraması halinde söz konusu zarar yatırımcıdan talep edilemez." denildiğini, Kaldıraçlı alım satım (forex) ve ... işlemleri bankacılık sözleşmesi benzeri sözleşme olduğunu, dolayısıyla yatırımcıya risk bildirimi yapılmışsa bile yatırımcının tüketici işlemi yapmasından dolayı eksi bakiyeye düşürülemeyeceğini, eksi bakiyeye düşmesi ile ortaya çıkan zararın yatırımcıya rücu edilemeyeceğini, Zarara yatırım kuruluşunun katlanması gerektiğini, sözleşmenin ve sözleşme maddelerinin tek taraflı olarak hazırlandığını, sözleşmenin hüküm ve sonuçlarına dair gerekli bilgi verilmediğini, 67 sayfadan oluşan sözleşmeninde herhangi bir açıklama yapılmadan hayat koşullarına göre tamamının okunup anlaşılması durumun imkansız olması sebebiyle sözleşme baştan itibaren hükümsüz olduğunu, Davacının kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin bilgi ve tecrübe eksikliğinden faydalanıldığını, Davacı şirketin hesap eksi bakiyeye düşmeden müdahale etmesi gerektiğini, Ancak müdahale etmeyip eksi bakiyeye düştüğünü ve bu eksi bakiyeyi müvekkilinden hukuka aykırı bir şekilde talep edildiğini, Tebliğ hükümlerine göre Kaldıraçlı işlemlerle ilgili olarak yatırılan teminat tutarlarının üzerinde bir kayba uğratacak şekilde genel müşteriye ve talebe dayalı profesyonel müşteri işlem yaptırılamayacağını, yatırımcının piyasa koşullarından dolayı teminatından daha fazla zarara uğraması halinde söz konusu zarar genel müşteriden ve talebe dayalı profesyonel müşteriden talep edilmeyeceğini beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Taraflar arasında Sermaye Piyasası İşlemleri Genel Çerçeve Sözleşmesi, Alım-Satıma Aracılık Çerçeve Sözleşmesi, Türev Araçların Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmelerinin imzalandığı, müşteri tanıma formunda malvarlığı kaynağının ticari ve kurumda hesap açma amacının yatırım olarak belirtildiği gibi sözleşme kapsamında yapılan işlemlerin niteliği dikkate alındığında finansal işlemlerden kaynaklan uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu, ilk derece mahkemesince icra müdürlüğüne yapılan itirazın TBK 89. Madde kapsamında değerlendirilmesinin yerinde olduğu, alınan bilirkişi raporları ile Takas İstanbul ...-102836 sayılı hesapta 20/12/2021 tarihinde düşüş yaşaması sebebiyle 70.932,43 TL teminat açığına düşüldüğünün, ... tarafından talep edilen teminat açığının davacı tarafından yatırıldığının ve zararın oluşmasında davacının bir kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, sunulu raporun denetime elverişli olması karşısında davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 4.972,67 TL harçtan, peşin alınan 1.243,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.729,47 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.23/10/2025