Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/261 E. 2026/117 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/261
- Karar No
- 2026/117
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM .... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/261 - 2026/117 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ .... HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/261 KARAR NO : 2026/117
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
Başkan : Üye : Üye : Katip :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ADANA .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/10/2022 NUMARASI : 2022/... Esas, 2022/... Karar DAVACILAR : 1- ... - 2- ... - ...- ... - VEKİLİ : Av. DAVALI : ... HESABI - [ VEKİLİ : Av. DAVA : Ölüm Sebebiyle Açılan Destek Tazminatı KARAR TARİHİ : 12/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/01/2026
Adana .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06.10.2022 tarih ve 2022/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04.12.2012 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletle seyir halindeyken sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla çarpışması neticesinde çift taraflı, yaralanmalı, maddi hasarlı ve ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen bu trafik kazasında ... plakalı motosiklet sürücüsü ... olay yerinde vefat ettiğini, bu kazanın oluşumunda ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkil ...'un eski eşi, ... ve ...'ın babaları ...'ın vefat etmesi nedeniyle, 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca toplanacak delillere göre fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere her bir davacı için 50,00 'şer TL, toplamda 150,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı tutarı belirlenerek, zararın kapsamı belli olduktan sonra miktarı açıklanacak maddi tazminatın, sigortacı yönünden sigorta limitini aşmamak üzere, temerrüt tarihinden işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte tahsiline, davalıdan alınarak, davacıya ödetilmesine karar verilmesini talep etmiş, ayrıca 22/09/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini davacılardan ... yönünden 73.284,34 TL destekten yoksun kalma tazminatı, davacılardan ... yönünden 62.138,79 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve davacı ... yönünden 89.576,87 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 224.850,00 TL arttırarak toplam 225.00,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle usulden reddine mahkeme aksi kanaatteyse esastan reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, açılan davanın kısmen kabulü ile; davacı ... lehine 58.627,48 TL, davacı ... lehine 49.711,02 TL ve davacı ... lehine 71.661,50 TL olmak üzere toplam 180.000,00 TL'nin (poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla) temerrüt tarihi olan 09/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar vekili; ilk derece mahkemesinin maddi tazminattan %20 müterafik kusur indirimi yaparak hüküm kurmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesinin hesaplanan tazminat tutarlarından değil de poliçe limiti üzerinden indirim yapmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Karara karşı davalı vekili; davacı tarafından kuruma gerektiği şekilde başvuru yapılmadığını, davacının talep ettiği tazminat alacağının ve ıslah talebinin zamanaşımına uğradığını, ... Hesabı'nın sorumluluğunun teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, müteveffa ile boşanmış olan eski eşin tazminat talep edemeyeceğini, zorunlu mali mesuliyet sigortası bulunmayan aracın ... Hesabı'nın sağladığı teminat kapsamı dışında olduğunu, PMF 1931 yaşam tablosu %1,65 teknik faiz uygulanarak rapor hazırlanması gerektiğini, alacaklı ve borçlu sıfatının birleşmesi sebebiyle borcun sona erdiğini, ... Hesabının temerrüde düştüğü tarihin yanlış yorumlandığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, meydana gelen ölümlü trafik kazası sonucu açılan destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekilinin usulüne uygun başvuru yapılmadığına yönelik yapılan incelemede: Davacının dava açmadan önce 27.01.2021 tarihinde ... Hesabına başvurduğu, dosyanın içinde kaza tespit tutanağı, sağlık raporu ve tüm hastane/tedavi evraklarının bulunduğu, kaldı ki taraflar arasında arabuluculuk anlaşmazlık tutanağının düzenlendiği, yargılama sırasında dosyada alınan maluliyet raporunun davalıya tebliğ edildiği, halen dahi ödeme yapılmamış olması da gözetildiğinde başvurunun sonuçsuz kaldığının kabulü ile anılan maddede düzenlenen başvuruya ilişkin dava şartı gerçekleştiğinden uyuşmazlığın esasına girilerek karar verilmesi ve yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulması yerinde olmakla bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Hesap raporuna yönelik yapılan istinaf incelemesinde: Anayasa Mahkemesinin 2019/... E.K sayılı 17/07/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin 17/06/2021 gün ve 2021... karar sayılı kararları, 2021/... Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile davacının zararının belirlendiği, raporun bu yönüyle hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davacı ...'un tazminat talep edemeyeceğine yönelik istinaf incelemesinde; Destekten yoksun kalma tazminatı, 6098 sayılı BK'nın 53/... maddesinde düzenlenmiş olup; "Ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir" şeklinde hükme bağlanmıştır. Görülmektedir ki, destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse 6098 sayılı BK'nın 53/.... maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. Borçlar Kanunu’nun 53. maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde, destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür. Bu nedenle davacı boşanmış eş de olsa, fiilen müteveffadan destek gördüğünden, nafaka aldığından destek miktarının desteğin maaşına oranlanarak destek oranının belirlenmesi suretiyle tazminat talep edebilecektir. Davacılar vekilinin istinaf talebi yönünden yapılan incelemede; Hükme esas alınan 12.09.2022 tarihli aktüerya bilirkişisi ek raporunda davacı ...'un toplam zararının 75.750,00 TL, davacı ...'ın 64.229,45 TL, davacı ...'ın zararının 92.590,69 TL olarak belirlendiği, davacıların desteğinin kask takmadığı, bu sebeple müterafik kusurunun bulunduğu, bu sebeple garame sonrası miktar üzerinden hesaplama yapılarak bakiye tazminata hükmedildiği görülmüştür. Destek motosiklet sürücüsü olup ölüm kafa travması sonrası meydana geldiğinden mahkemece müterafik kusur indirimi yapılması yerinde ise de indirimin garame sonrası hesap üzerinden yapılması hatalı olduğundan bilirkişice hesaplanan tazminat miktarı üzerinden hesaplama yapılarak bakiye tazminata hükmedilmesi gerekmiştir. Buna göre yapılan hesaplamada davacı Emine için hesaplanan zarardan %20 müterafik kusur düşüldüğünde bakiye zararın 60.600,00 TL, davacı İbrahim için hesaplanan zarardan %20 müterafik kusur düşüldüğünde bakiye zararın 51.383,56 TL, davacı Sevgi için hesaplanan zarardan %20 müterafik kusur düşüldüğünde bakiye zararın 74.072,55 TL olduğu, buna göre toplam zararın 186.056,11 TL olduğu; sigorta poliçe teminat limitinin 225.000,00 TL olup toplam zararın limit içinde kaldığı ve bu sebeple garame yapılmasına gerek olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemece davacı ... lehine 60.600,00 TL, davacı ... lehine 51.383,56 TL ve davacı ... lehine 74.072,55 TL olmak üzere toplam 186.056,11 TL tazminata hükmedilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABUL - KISMEN REDDİ ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere Adana .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06.10.2022 tarih ve 2022/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
...- DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; -Davacı ... lehine 60.600,00 TL, davacı ... lehine 51.383,56 TL ve davacı ... lehine 74.072,55 TL olmak üzere toplam 186.056,11 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 09/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak belirtilen miktarlarda davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 4- a-)Harçlar Kanunu uyarınca davalıdan alınması gereken 12.709,49 TL karar harcından, peşin olarak yatırılan 80,70 TL ve ıslah ile alınan 770,00 TL olmak üzere toplam 850,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.939,49 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, b-)İlk derece mahkemesince 06.10.2022 günlü karar ile davalıdan tahsiline karar verilen harcın davalıdan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, dairemiz kararına göre yeniden harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, c-)Harç tahsil edilmiş ise tahsil edilen miktarın Dairemizce tahsiline karar verilen bakiye harçtan mahsubu ile bakiyesinin tahsilinin istenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 850,70 TL peşin ve ıslah harcı, 1.388,70 TL tebligat- müzekkere- posta- bilirkişi ücreti üzere toplam 2.239,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 6-6325 sayılı Kanunun 18/A-13. maddesi uyarınca 1.360,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 7-Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden ve tek vekalet ücreti verilmesine yönelik istinaf bulunmadığından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Reddedilen kısım hakkaniyet indirimine dayalı olup daha önce vekalet ücreti verilmemesine yönelik istinaf bulunmadığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 9-HMK'nın 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine, İstinaf giderleri açısından; 10-a-)Davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, b-)Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 12.295,80 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan ....073,95 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 9.221,85 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 11-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 12-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama ve dosya gönderme ücretinin üzerinde bırakılmasına, 13-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/.... maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.12/01/2026
Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.