Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/2414 E. 2026/1773 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/2414
- Karar No
- 2026/1773
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2414 - 2026/1773 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/2414 KARAR NO : 2026/1773
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :.... Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ :30/05/2024 NUMARASI :2023/694 Esas, 2024/592 Karar
DAVACILAR : 1- VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- ... SİGORTA ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. DAVALI : 2-... - VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 09/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/06/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/05/2024 tarih ve 2023/694 Esas, 2024/592 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14/11/2021 tarihinde müteveffa ...'nın yolcu konumunda bulunduğu ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın Adanadan Pozantı istikametine giderken kırmızı ışıkta beklediği sırada davalı ...'nün sevk ve idaresindeki ... plakalı tırın arkadan çarpması sonucu davacılar annesi ...'nın vefat ettiğini, kazanın tır şoförü ...'nün ağır kusuru sonucu meydana geldiğini, annelerinin vefatı nedeniyle davacıların destekten yoksun kaldıklarını, bu nedenle davanın kabulü ile 120.400,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan alınarak davacılara verilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından verilen cevap dileçesinde özetle; Kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, bu nedenle kusur raporunun düzenlenmesinin gerektiğini, davacı tarafın destek yaşını geçtiğini, bu sebeple tazminata hak kazanamadığının tespit edilmesinin gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatının aktüer sıfatına haiz uzman bilirkişilerden rapor aldırılmasının gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin tek başına kusurlu olmadığını, kaza mahallinin iki şeritli bir yol olduğunu, kazanın sol şeritte gerçekleştiğini, müvekkilinin, fren tutmadığını anlayınca sağ şeritte seyrederken sola yöneldiği için solda kazanın meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde diğer araç sürülerinin kusurlu olduklarını, kusur oranlarının tespitinin gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken müteveffa ...'nın yaşının da dikkate alınmasının gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; Davacıların destekten yoksun kalma maddi tazminat taleplerinin reddine, Manevi tazminat taleplerinin kabulü ile, Davacılar için ayrı ayrı 30.000,00'er TL olmak üzere toplam 120.000,00 TL manevi tazminatın 14/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı ... vekili; yerel mahkemenin karar verdiği manevi tazminat miktarının somut olay dahilinde oldukça fazla ve fahiş miktarda olduğunu, kısmen kabul edilen manevi tazminat miktarına yönelik kararın hukuka aykırı, hakkaniyeti sağlamadığını, müvekkilinin 30 yılı aşkın süredir uzun yol şoförlüğü yaptığını, son derece tecrübeli ve bu elem olaya kadar hiçbir şekilde kazaya karışmamış bir kişi olduğunu, aracın takograf kayıtlarının dahi müvekkilinin söylemini doğruladığını, müvekkilinin molalarını verdiğini ve dinlenmek suretiyle yoluna devam ettiğini, kesinlikle hız yapmadığını, meydana gelen trafik kazasında kastının olmadığını, kazaya karışan ve ölüm gerçekleşen araç dışında diğer tüm araçların (hepsi büyük araçlar) trafik kuralları gereği sol şeritte olmaması gerektiğini, kazanın ölümlü olmasının en büyük sebeplerinden birinin ise ... plakalı tıra bağlı ... plaka sayılı aracın arka koruyucusunun bulunmaması olduğunu, kazaya karışan aracın yetkili ve ehil bilirkişi vasıtasıyla incelenmediğini, yedieminde bulunan tırın bilgisara bağlanarak, venil hortumunun kesik olması hakkındaki hususun, imdat fren sisteminin, ayak fren sistemlerinin ve takograf kayıtlarının scania yetkili ... isimli şirketten rapor alınması gerektiğini, talep etmiş oldukları belgeler ve incelemeler yapılmadan, dosya üzerinden alınmış kusur oranı raporu doğrultusunda davacılar nezdinde hükmedilen fahis manevi tazminatı kabul etmediklerini belirterek mahkemece verilen kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan maddi (destekten yoksun kalma) ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın maddi tazminat yönünden reddine, manevi tazminat yönünden kabulüne karar verilmiş, karar davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekilinin kusur raporuna yönelik istinafının incelenmesinde: 14/11/2021 tarihinde davalı ...'nün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davacıların murisi ...'nin yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araca çarpması şeklinde gelişen kazada davacıların murisinin vefat ettiği kazaya ilişkin .... Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/359 esas sayılı dosyasında davalı sürücünün asli kusurlu eylemle taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği, ilk derece mahkemesince alınan 16.03.2024 tarihli raporda; davalı sürücü ...'in meydana gelen kazada asli (%100 oranda) kusurlu olduğu, davacıların desteğinin yolcu olduğu aracın sürücüsünün kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, raporun dosya kapsamı, kaza tutanağı ve ceza dosyasında alınan raporlarla da uyumlu olduğu, mahkemece bu raporun hükme esas alınmasının yerinde olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmış olup Davalı vekilinin bu yöndeki istinafı haksız bulunmuştur. Manevi tazminatın miktarına yönelik istinafın incelenmesinde: 6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre; “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” Aynı Yasanın 51.maddesinde de; “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hakimin takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370) Somut olayda 14/11/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalının sürücüsü olduğu ... plakalı aracın, davacıların murisi ...'nin yolcu olduğu araca çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında, davacıların murisi ...'nin vefat ettiği, mahkemece alınan kusur raporuna göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün %100 oranda kusurlu olduğu, buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacıların ve ölenin yaşı, davacıların ölene yakınlıkları, paranın satın alma gücü ve olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın fahiş olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı vekilinin istinafının reddine karar verilmesi gerekmiştir. Davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinafının incelenmesinde: Davacı dava dilekçesinde davacılar için 100'er TL (toplam 400 TL) maddi tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece maddi tazminat talebinin reddine ve reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir. Mahkemece vekalet ücretine, karar tarihindeki AAÜT esas alınarak hükmedilmiş olup kararda bir yanlışlık bulunmamaktadır. Davalı vekilinin bu yöndeki istinafı yerinde değildir. HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, manevi tazminat yönünden davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 8.624,80-TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 2.049,25-TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 6.575,55-TL harcın davalı ...'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davalı ... tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.09.06.2026
Başkan Üye Üye Katip ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.