Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/2365 E. 2026/313 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/2365
- Karar No
- 2026/313
- Karar Tarihi
T. C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/2365
KARAR NO: 2026/313
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2023/240 Esas, 2024/826 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ: 15/03/2023
İSTİNAF KARARININ
VERİLDİĞİ TARİH: 12/02/2026
YAZILDIĞI TARİH: 23/02/2026
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/240 Esas ve 2024/826 Karar sayılı ilamı davalı ... vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde müvekkili ...'ın idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile Kayseri İli, ... İlçesi, ...mevkinde bulunan ...Cadde'yi takiben ...Cadde istikametinden ... Caddesi istikametine giderken ... Cadde kavşağına geldiğinde aracının sol yan kısımlarına, ... Cadde'yi takiben ... Caddesi istikametinden ... Cadde istikametine giden davalı sürücü ...'in idaresindeki ... plaka sayılı aracın ön kısımlarıyla çapması, çarpmanın etkisiyle park halinde bulunan ... plaka sayılı aracın sağ yan arka kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, trafik kazası sebebiyle müvekkilinin yaralandığını, müvekkilinin aracının ağır hasar alarak kullanılamayacak hale geldiğini, aracın perte çıkması sonrası müvekkili tarafından aracın 80.000,00 TL hurda bedeli ile satıldığını, aracın kaza tarihindeki rayiç bedelinin yaklaşık 210.000,00 TL olduğunu, aracın rayiç bedelinden sovtaj bedelinin çıkarılmasıyla geriye kalan bakiye 130.000,00 TL maddi zararın tazmin edilmesi gerektiğini, müvekkilinin uzun süren tedavi sürecine rağmen halen sağlığına kavuşamadığını, trafik kazası tespit tutanağında kazada her iki sürücünün de ihlallerinin bulunduğu ve iki sürücünün de kusurlu olduğu tespitinin yapıldığını, tutanakta müvekkiline de kusur izafe edilmişse de müvekkilinin kazanın oluşumunda bir kusurunun olmadığını, davalı sigorta şirketinin sigortalı aracın 3. şahıslara verebileceği bedeni zararları ZMMS kapsamında teminat altına aldığını, müvekkilinin zararlarının giderilmesi için davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduklarını ancak müspet bir dönüş sağlanamadığını belirterek, fazlaya ilişkin dava ve talep haklarını saklı tutulmak kaydı ile olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesine ve 30.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'den alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu trafik kazası tespit tutanağında kazanın oluşumunda sürücü ...'ın kendisine hitap eden "DUR" levhasına uymayıp ilk geçiş hakkı olan araçlara ilk geçiş hakkını vermediğinden 2918 sayılı KTK'nın 57/1-a maddesini ihlal ettiği, müvekkilinin ise kendisine hitap eden kavşak yaklaşım ve 40 kilometre hız sınırlaması levhalarına uymadığından 2918 sayılı KTK'nın 52/1-a maddesini ihlal ettiği kanaatine varıldığını, kaza anında müvekkilinin hızının 40 kilometrenin altında olduğunu, bu yolda geçiş önceliğinin şüpheye yer vermeyecek şekilde müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin hızının kazanın oluşuna herhangi bir etkisi olmadığını, tespit tutanağında belirtilen ve müvekkiline yüklenen kusura itiraz ettiklerini, davacının davacının kaza sebebiyle acı ve ızdırap duyduğundan bahisle fahiş miktarda manevi tazminat talep ettiğini, müvekkili adına kayıtlı ... plaka sayılı ... A.Ş tarafından karayolları motorlu araçlar zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, sigorta şirketinin müvekkiline ait aracın 3. kişilere verebileceği bedeni zararları ZMMS kapsamına teminat altına aldığını, müvekkilinin sınırsız ihtiyari mali mesuliyet sigortasının da bulunduğunu, davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilinin fazlaya dair talep ve dava hakkı mahfuz kaydıyla talep ettiği maddi tazminat talebinin niteliği konusunda bir açıklama yapmadığını, bu maddi tazminat talebinin değer kaybı mı, araç hasarı mı, yoksa farklı bir kalem mi olduğunun anlaşılamadığını, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde karayolları motorlu araçlar zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin bu poliçedeki maddi zararlara ilişkin teminat limitinin kaza tarihi itibariyle araç başına 100.000,00 TL olduğunu, dosya üzerinde yapılan tüm ödemelerin poliçe teminat limitinden mahsup edilmesinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla araç hasarı talebine ilişkin karşı yanın yokluklarında aldırmış olduğu tespit raporu veya faturalar varsa bunu kabul etmediklerini, dosyaya bakiye ödeme ve onarıma ilişkin de herhangi bir fatura sunulmadığını, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları'nın A.6. teminat dışında kalan haller maddesinin (f) bendinde manevi tazminat taleplerinin sigorta poliçesinin sağladığı teminatın dışında kalacağının açıkça belirtildiğini, bu sebeple manevi tazminat yönünden müvekkili şirketin hiçbir sorumluluğu bulununmadığını, manevi tazminat talebinin müvekkili şirket yönünden reddine karar verilmesini belirterek davacı tarafça maddi tazminat talebinin niteliğinin açıklanmasına, davanın esastan reddine, ret taleplerinin kabul edilmemesi halinde; değer kaybı, maddi hasar yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasına ve tarafların kusur durumu ile bakiye teminat limiti gözetilerek hüküm kurulmasına, talebin kabulü halinde, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;
"1-Maddi tazminat davasının kabulü ile 25.000,00 TL hasar bedelinin davalı ... yönünden kaza tarihi olana ... tarihinden davalı ... A.Ş. yönünden ise dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı tutulmasına,
2-Manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 20.000,00 TL manevi tazminatının kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya yönelik talebin reddine, ..." dair karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu karar davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı ... vekili süresi içinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararı kabul etmediklerini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava kesinleşinceye kadar tehiri icra kararı verilmesini istediklerini, kazanın oluşumunda asıl kusurlunun davacının kendisi olduğunu, müvekkilinin kendisine hitap eden kavşak yaklaşımı 40 kilometre hız sınırlamasına uymadığından 2918 sayılı KTK'nın 52/1-a maddesinin ihlal ettiği kanaatine varıldığını, ancak bu hususu kabul etmediklerini, müvekkilinin hız sınırına aykırı hareket ettiğine dair herhangi bir delilin dosya içerisinde bulunmadığını, kazaya davacının bizzat kendisinin sebebiyet verdiğini, davacının kaza sonrasında resimlerde de görüleceği üzere aracının pertlik bir durumu olmamasına rağmen davacının hastaneye gitmeden önce sigortacısını çağırdığını, kaza günü aracını hemen sanayiye götürüp hurda fiyatına sattığını, daha sonrasında hastaneye gittiğini, ilk derece mahkemesi tarafından davacı lehine hükmedilen 20.000,00 TL manevi tazminat miktarının çok yüksek olduğunu, kazada müvekkiline %25, davacıya %75 kusur atfedilmesine karşın verilen manevi tazminatın daha düşük olması gerektiğini belirterek arz ve izah edilen nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yukarıda ayrıntılı bilgileri yazılı Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/10/2024 tarihli, 2023/240 Esas ve 2024/826 Karar sayılı gerekçeli kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize tevzi edilmiş olmakla dosya incelendi.
Duruşma açılmasını gerektiren sebepler bulunmadığından HMK'nın 353 ve 355. maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler dosya üzerinden yürütülmüştür.
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince tarafların istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar ile bağlı kalınarak ilk derece mahkemesine ait dava dosyası esas bakımından incelendiğinde;
İstinaf incelemesine konu dava, trafik kazası sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; maddi tazminat davasının kabulü ile 25.000,00 TL hasar bedelinin davalı ... yönünden kaza tarihi olana ...tarihinden davalı ... A.Ş. yönünden ise dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı tutulmasına, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 20.000,00 TL manevi tazminatının kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya yönelik talebin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bilindiği üzere, trafik kazasında sürücünün kusurlu olması halinde zarar gören maddi ve manevi zararını 6098 sayılı TBK'nın 49. maddesi uyarınca sürücüden isteyebilir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca bir motorlu aracın işletilmesinin bir kişinin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zararına sebep olması halinde motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüs sahibi bu zarardan müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Aynı Kanun'un 3. maddesi uyarınca aracın maliki işleten sayıldığından araç malikinden de maddi ve manevi zararın tazmini talep edilebilir. Somut uyuşmazlıkta davalı ... kazaya karışan ... plaka sayılı aracın maliki ve sürücüsüdür.
-Kusura ilişkin istinaf itirazlarının incelenmesinde;
İlk derece mahkemesince Makine Mühendisi Bilirkişi ...'dan alınan ... tarihli raporda özetle; "Dava dosyasında bulunan trafik kazası tespit tutanağı ve kaza krokisinin incelenmesinde, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın ... Cadde'yi takiben seyri esnasında ... Cadde kesişimi kavşağa geldiğinde kendisine hitap eden "DUR" levhasına uymayıp, ... Cadde'yi takiben seyreden ve geçiş önceliği olan ... plaka sayılı araca ilk geçiş hakkını vermeyip, dikkatsiz ve kontrolsüz bir şekilde kavşağa giriş yapması sonucu trafik kazasının meydana geldiği, ...Cadde üzerinde kavşak yaklaşım levhası ve 40 km/saat hız sınırı olmasına rağmen, kaza sonrasına ait fotoğraflarda görülen ... plakalı araçta meydana gelen hasar durumu dikkate alındığında ... plakalı araç sürücüsünün 40 km/saat hızdan daha yüksek bir hızda seyrettiği ve kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığı, meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araç sürücüsü davacı ... ... sokakata seyri esnasında kaza mahalli kavşağa geldiğinde kendisine hitap eden "DUR" levhasına umayıp ilk geçiş hakkını ... plakalı araca vermeyerek 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun madde 47/c "Karayollarından faydalananla; Trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara, uymak zorundadırlar." kuralını, madde 57/a "Kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorundadırlar." kuralını ve Madde 84/h "Araç sürücüleri trafik kazalarında, Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama, hallerinde asli kusurlu sayılırlar" kuralını ihlal ederek trafik kazasının meydana gelmesinde kusurlu olduğu, ... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...'in ise kavşağa yaklaşırken hızını azaltmayarak 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun madde 52/a "Sürücüler: Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak, zorundadırlar." kuralını ihlal ederek trafik kazasının meydana gelmesinde kusurlu olduğu kanaatine varıldığı" belirlenmiştir.
İlk derece mahkemesince benimsenen bilirkişi raporunda ... plakalı araçta meydana gelen hasar durumu dikkate alındığında ... plakalı araç sürücüsünün 40 km/saat hızdan daha yüksek bir hızda seyrettiği ve kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığı kanaati bildirildiği, bu rapora göre ilk derece mahkemesince yapılan incelemede ... plaka sayılı araç sürücüsü davacı ...'ın ... Sokak'ta seyri esnasında kaza mahalli kavşağa geldiğinde kendisine hitap eden "DUR" levhasına umayıp ilk geçiş hakkını ... plakalı araca vermeyerek 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun madde 47/c (Karayollarından faydalananlar trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara, uymak zorundadırlar.), madde 57/a (Kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorundadırlar.) ve madde 84/h (Araç sürücüleri trafik kazalarında, kavşaklarda geçiş önceliğine uymama, hallerinde asli kusurlu sayılırlar.) kuralını ihlal ettiğinden kazanın meydana gelişinde %75 oranında kusurlu ve ... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...'in ise kavşağa yaklaşırken hızını azaltmayarak 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun madde 52/a (Sürücüler kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak, zorundadırlar.) kuralını ihlal ettiğinden davalı ...'in kazanın meydana gelişinde %25 oranında kusurlu bulunmuştur.
Yukarıda bahsedilen kusur bilirkişi raporunun ve ilk derece mahkemesinin kusur oranlarına ilişkin kabulünün trafik kaza tespit tutanağı, kaza krokisi, olayın oluş şekli, meydana gelen hasar durumu ve mevzuat hükümleri ile uyumlu ve gerekçeli olduğu, dosya kapsamına göre trafik kazasının meydana gelmesinde davacı ...'ın kazanın meydana gelişinde %75 oranında ve davalı ...'in kazanın meydana gelişinde %25 oranında kusurlu olduğuna ilişkin ilk derece mahkemesinin kabulünün isabetli olduğu anlaşılmakla davalı ... vekilinin kusura ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
-Hasara ilişkin istinaf itirazlarının incelenmesinde;
Hasar miktarı tespit edilirken, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik ise tamir bedelinin, ekonomik değilse aracın kaza tarihi itibariyle 2. el piyasa rayiç değerinden sovtaj bedelinin mahsubu ile gerçek zarar miktarının hesaplanması ve raporda bu miktarların kalem kalem belirtilmesi gerekmektedir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/13208 Esas ve 2022/8884 Karar sayılı kararında da aynı yönde açıklamaya yer verilmiştir).
İlk derece mahkemesince hükme esas alınan Makine Mühendisi Bilirkişi ...'nın ... tarihli ek raporunda dava konusu ... (yeni plakası ...
) plaka sayılı araçta meydana gelen hasarın yedek parça ve işçilik dahil 123.000,00 TL'lik onarım maliyetinin aracın rayiç değerinin yaklaşık %62'si olduğu, onarım sonrası araçta meydana gelecek değer kaybı da dikkate alındığında aracın onarımının ekonomik olmadığı ve pert işlemi yapılması gerektiği, aracın hasarlı hali ile (sovtaj) değerinin 100.000,00 TL olabileceği belirlenmiştir. Bu ek raporun dosya kapsamıyla ve Yargıtay uygulamaları ile uyumlu ve tekniğine uygun şekilde hazırlandığı, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğu anlaşıldığından mahkemece hükme esas alınması doğru bulunarak davalı ... vekilinin aracın pert sayılmaması gerektiğine ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ve reddedilmesi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır.
-Manevi tazminata ilişkin istinaf itirazının değerlendirmesinde;
Davalı ... vekili tarafından ilk derece mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikte olduğu ileri sürülmüştür.
6098 sayılı TBK'nın 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Bu haliyle, davaya konu edilen olayın gelişim şekli ve davalının eylemlerine göre manevi tazminat şartlarının oluştuğu bakımından ilk derece mahkemesinin kabulünde hatalı bir değerlendirme bulunmadığı belirlenmiştir.
Öte yandan; gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiğinden, somut olayın özelliklerine göre, olay tarihi, davalı ...'in meydana gelen trafik kazasının oluşumda %25 oranında ve davacı ...'ın meydana gelen trafik kazasının oluşumda %75 oranında kusurlu olduğu, dosyası kapsamında bulunan Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan ... tarihli rapor ve ...Hastanesi'nin ... tarihli raporları birlikte incelendiğinde geçirdiği trafik kazası neticesinde yaralanmasının davacının yaşamını tehlikeye soktuğu, yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olmadığı, duyu ve organ işlev kaybı olduğu (dalak kaybı), yüzde sabit iz oluşmadığı dikkate alındığında davacının kaza neticesi yaralanmasının niteliğine, davacının yaşına, kazanın kendisinde oluşturduğu etkiye, talep miktarına, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına, olay tarihindeki paranın alım gücüne ve tüm dosya kapsamına göre; davacının duymuş olduğu elem, üzüntü ve yıpranmanın giderilmesi için ilk derece mahkemesince takdir edilen manevi tazminat miktarının isabetli olduğu değerlendirilmiştir. Bu itibarla, davalı ... vekilinin hükmedilen manevi tazminatın miktarına ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesinde belirtilen koşulların varlığı halinde, incelenen ilk derece mahkemesine ait dava dosyasındaki kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması durumunda istinaf incelemesi sırasında istinaf talebinin esastan reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Bu durum istinaf incelemesi sırasında duruşma yapılmadan karar verilebilecek haller kapsamında yer almaktadır.
Hal böyle olunca yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; istinaf başvurusunda bulunanın sıfatı ve istinaf nedenleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme üzerine; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davalı ... vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-)Davalı ...'in istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-)İstinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 3.073,95 TL istinaf karar harcından davalı tarafından başvuru sırasında peşin yatırılan 768,50 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 2.305,45 TL istinaf karar harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-)İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-)Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
5-)İstinaf yargılaması bakımından davalı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümleri uyarınca yatırana iadesine,
6-)Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin HMK'nın 302/5 ve 359/3. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, HMK'nın 353/1-b/1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 12/02/2026