Bölge Adliye Mahkemesi · İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2024/1954 E. 2025/185 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1954
- Karar No
- 2025/185
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1954 KARAR NO : 2025/185
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/10/2024 NUMARASI : 2024/31 Esas - 2024/210 Karar DAVANIN KONUSU : Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 06/02/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/02/2025
Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/10/2024 gün ve 2024/31 Esas - 2024/210 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, müvekkilinin 1997 tarihinden bu yana yapıştırcı alanında faaliyet gösterdiğini, “...” ibareli kapak ve şişe tasarımının 19.04.2013 tarihi itibariyle 2013/03225 tescil numarasıyla ... 09-01 sınıfında tescil edildiğini, davalı şirketin tescillerini sağladığı ve hükümsüzlüğüne karar verilmesi istenen 2021/007199-1, 2, 3, 4 tescil numaralı 14.06.2021 tescil tarihli tasarımlarından 4 no’lu tescilli tasarımının müvekkili şirketçe çok uzun zamandır tüm dünyada yapıştırıcı ürüne uygulanan tüp tasarımının birebir aynısı ve müvekkilin tescilli tasarımı olduğunu; Davalı şirket adına tescilli 3 no’lu tasarımın ise müvekkilinin tüp tasarımının çok benzeri, ayrıca kamuya sunulan başkaca tüp tasarımlarının ise birebir aynısı olduğunu; dava konusu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik vasfını taşımadığını, davaya konu tasarımların, müvekkili tarafından başvuru tarihinden daha önceki tarihlerde tasarlandığını ve hem Türkiye’de hem de dünyanın başkaca birçok ülkesinde kullanıldığını, dava konusu tasarımların tescil başvuru tarihinden daha öncesinde, bir kısmının müvekkili tarafından tescil edildiğini, kamuya sunulduğunu, satış ve pazarlamasının yapıldığını gösterir endüstriyel tasarım tescil belgelerinin bulunduğunu, bir kısmının ise tescil başvuru tarihinden de önce üçüncü şahıslarca Türkiye ve dünyanın başkaca ülkelerinde kamuya sunulması, satış ve pazarlamasının yapılmış olması karşısında, davaya konu tasarımların 6769 sayılı SMK’nın yeni ve ayırt edici vasıflarını haiz olmaması nedeniyle hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi gerektiğini iddia ederek, davalı tarafa ait TPMK nezdinde tescilli, 2021/007199-1, 2, 3, 4 numaralı tasarımların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, müvekkili şirketin adresinin Kocaeli ili Gebze ilçesinde bulunduğunu, 6100 sayılı HMK'nın 6. maddesi 1. fıkrasına göre; “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, huzurdaki davanın, yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceğini, yetkili mahkemenin Gebze Fikri ve Sınai Haklar Hukuk davalarına bakmakla görevli mahkeme olduğunu belirterek, yetkisizlik kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; HMK'nın 5. vd maddelerinde genel yetkili mahkemenin, davalı gerçek veya tüzel kişinin, davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunun açıkça belirtildiğini, 6769 sayılı SMK'nın 156/5 maddesinde 3. kişiler tarafından sınai mülkiyet hakkı sahibine açılacak davalarda yetkili mahkemenin davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesi olduğunun düzenlendiği; davalının yerleşim yerinin Gebze olduğu, davalının cevap dilekçesi ile birlikte, yasal süresi içerisinde ve usulüne uygun bir şekilde yetki itirazında bulunduğu, itiraza ilişkin dilekçede yetkili mahkemeyi belirttiği, 6769 sayılı SMK 156/5 ve HMK 6. maddeleri gereğince huzurdaki davada mahkemenin yetkisiz olduğu, yetkili mahkemenin davalının, dava açıldığı tarihteki yerleşim yeri olan Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, ilk derece mahkemesince yetkisizlik kararına dayanak olarak HMK’nın 6. maddesi gösterilmiş ise de, tasarımın hükümsüzlüğü talepli davada Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 156. maddesinin uygulanması gerektiğini, Sınai Mülkiyet Kanunu 156. Maddesinin 3. ve 4. fıkraları uyarınca; “(3) Sınai mülkiyet hakkı sahibi tarafından, üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının yerleşim yeri veya hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yahut bu fiilin etkilerinin görüldüğü yer mahkemesidir. (4) Davacının Türkiye’de yerleşim yeri bulunmaması hâlinde yetkili mahkeme, davanın açıldığı tarihte sicilde kayıtlı vekilin işyerinin bulunduğu yerdeki ve eğer vekillik kaydı silinmişse Kurum merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemedir.” şeklinde düzenleme bulunduğunu, müvekkili şirketin merkezinin Tayvan’da bulunduğunu, marka ve patent vekili ... Ltd. Şti.’nin adresinin ise ... Mah. ... Sok. ... Apt. No:.../...-.../... olduğunu, SMK m.156/4 uyarınca İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin de huzurdaki dava için yetkili Mahkemelerden olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin yetkisizlik kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, davacının tescilli tasarımına davalının tecavüzü nedeniyle davalının tescilli tasarımının hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle mahkemenin yetkisizliğine, yetkili ve görevli mahkemenin Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna ve süresi içinde talep halinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 6769 sayılı SMK'nın 156/3. maddesinde "Sınai mülkiyet hakkı sahibi tarafından, üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının yerleşim yeri veya hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yahut bu fiilin etkilerinin görüldüğü yer mahkemesidir" 156/4. maddesinde "Davacının Türkiye’de yerleşim yeri bulunmaması hâlinde yetkili mahkeme, davanın açıldığı tarihte sicilde kayıtlı vekilin işyerinin bulunduğu yerdeki ve eğer vekillik kaydı silinmişse Kurum merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemedir." hükmü düzenlenmiş, aynı kanunun 156/5. maddesinde ise üçüncü kişiler tarafından sınai mülkiyet hakkı sahibi aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkemenin, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesi olduğu belirtilmiştir. Eldeki davada davacı vekili, davalının davacının tescilli tasarımına tecavüz ettiğini, davalının eylemlerinin tasarım hakkına tecavüz oluşturduğunu, davalı tasarımının sicilden terkini gerektiğini ileri sürerek davalının tescilli markasının hükümsüzlüğünü istemiş olup, davacı kendi tescilli tasarım hakkına dayandığından SMK'nın 156/3 maddesi gereğince, davacı tarafın kendi yerleşim yerinde, hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yahut bu fiilin etkilerinin görüldüğü yerde dava açmakta seçimlik hakkı bulunmaktadır. Davacının Tayvan merkezli bir şirket olması nedeniyle Türkiye’de yerleşim yeri bulunmadığından, SMK'nın 156/4 maddesi gereğince davanın açıldığı tarihte sicilde kayıtlı vekilin işyerinin bulunduğu yerdeki ve eğer vekillik kaydı silinmişse Kurum merkezinin bulunduğu yerdeki mahkeme yetkilidir. İlk derece mahkemesince, davacının dava tarihinde sicilde kayıtlı vekilinin bulunup bulunmadığı araştırılarak, mevcut ise vekilin işyerinin İzmir'de olduğunun tespiti halinde SMK'nın 156/3. maddesi uyarınca davacının tasarım hakkına dayanan davasını İzmir'de açmasının mümkün bulunduğunun değerlendirilerek işin esasına girilmesi; davacının dava tarihinde vekilinin adresinin İzmir dışında bir yer olduğunun ya da vekillik kaydının silinmiş olduğunun tespiti halinde ise, az yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler ve HMK'nın 19/2. maddesi kapsamında değerlendirme yapılarak sonucuna göre yetkili mahkemenin belirlenmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, bu durumda, HMK'nın 353/1-a-3 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2- İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 10.10.2024 tarih 2024/31 Esas 2024/210 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-3 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.06/02/2025