Bölge Adliye Mahkemesi · Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 2024/1916 E. 2024/2092 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1916
Karar No
2024/2092
Karar Tarihi

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/1916

KARAR NO: 2024/2092

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 23/05/2024

NUMARASI: 2024/135 E. 2024/569 K.

DAVANIN KONUSU: Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/10/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 24/10/2024

KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 23/05/2024 tarih ve 2024/135 E - 2024/569 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Kayseri'de faaliyet gösteren bir konut yapı kooperatifi olduğunu, bugüne kadar 192 üyeye 196 arsa sahibine konut teslimi yaptığını, davalının kooperatif üyesi olduğunu ve kooperatiften ferdileşme sureti ile taşınmaz temin ettiğini, kooperatifin halen tasfiye sürecine giremediğini, 10 yıldan fazla süredir kooperatifte üye olan kişilere ve 15 yıl önce arsasını kat karşılığı devreden arsa sahiplerine konutunu teslim edemediğini, daha önce kooperatiften taşınmaz isteyen üyelerden kesin maliyet bedeli alınamadığını bu nedenle açılmış davalar bulunduğunu, bu davaların kabul ile sonuçlandığını ve istinaf mahkemesi tarafından onandığını, davalının 2003 yılından bu yana her yıl alınan genel kurul kararları ile davalıdan muaccel aidat alacağı bulunduğunu, söz konusu aidat alacağının tüm üyelere karşı talep edildiğini, kooperatiften taşınmaz temin eden üyelerin istifa - ilişik kesme belgesi olsa dahi söz konusu aidatı ödemesi gerektiğini, 2003 yılı ocak ayından dava tarihinde temerrüte düşen son aidat borcu olan 2022 yılı mayıs ayına kadar ödemesi gereken aidat borcunun tam olarak hesaplanıncaya kadar şimdilik 9.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili kooperatife ödenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; müvekkilinin kooperatife üyelik dosyasının celbi ile müvekkilinin kooperatife üyelik tarihinin tespit edilmesini talep ettiiğini, Kooperatifler Kanunu geçici 11. Madde ile alacağı kalmadığını, kesin maliyeti daha önce ödeyerek taşınmazı devraldığını,

zaman aşımı itirazları olduğunu savunarak davanın reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkeme kararında; "... Davacı vekili, davalının kooperatifin üyesi olduğunu, Ocak 2003 ile Mayıs 2022 tarihleri arasında birikmiş aidat borcu bulunduğunu ileri sürerek alacağın faiziyle tahsilini talep etmiştir.

Bilindiği üzere Kooperatifin en yetkili organı genel kuruldur. Genel kurullarda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alındığı gibi daha önceden alınan kararlarda değiştirilebilir. Eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay 23 H.D 2011/933 Esas 2011/936 Karar)

Kooperatifler aidat toplayarak inşaatlarını yapar ve amaçlarını gerçekleştirir. Ayrıca kooperatiflerde eşitlik ilkesi geçerlidir. Kooperatiften bağımsız bölüm alınması aidat ödenmesine engel değildir.

Davalı kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması nazara alındığında kooperatifin aidat toplaması olağandır. Daha önceki genel kurulda alınan kesin maliyet ile ilgili kararın iptal edilmiş olması da aidat toplamaya engel teşkil etmez.( Yargıtay 23 HD 2016/7545 Esas 2019/5329 Karar)

Somut olayda davalının sabit ücretli üye olduğuna yada istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair dosyada delil bulunmadığı gibi davalının kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kullandığı kooperatife iade etmediği, genel kurul kararlarının iptal edilmediği anlaşılmaktadır.

Kooperatif üyeleri ile kooperatif arasındaki üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı veya üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez. Davacı kooperatif üyesi olduğunu beyan etmiş davalı tarafça aksi iddia edilmemiştir. Davacının kooperatif üyesi olduğunu kabulü halinde dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyecektir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/871 Esas 2021/1256 Karar)Davalı alacağın zaman aşımına uğradığını iddia etmiş olup bilindiği üzere Kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zamanaşımına uğramayacağı gibi kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidata da zamanaşımı işlemesi mümkün değildir.(23. Hukuk Dairesi 2017/391 Esas 2020/1615 Karar)

Alınan genel kurul kararları uyarınca davacının 61.027,50 TL alacağı bulunduğundan davanın ıslah istemi dikkate alınarak, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi kararı uyarınca alınan ek rapor dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, yıllık %18 faiz işletilmesi isteminin feragat olması sebebi ile yasal faiz uygulanmıştır. Mahkememiz kararına benzer mahiyette aynı nitelikte alacaklar için Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nin 2024/1044 E., 2024/1127K. sayılı, 2024/877 E., 2024/986 K. sayılı, 2024/1038 E., 2024/1112 K. sayılı, 2024/1037 E., 2024/1114 K. sayılı ilamları bulunmaktadır. Davanın kısmen kabulü , kısmen reddi ile, 61.027,50 TL alacağın 9.000,00 TL'sine dava tarihinden bakiyesini ise ıslah tarihi olan 18/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafın faizi yıllık %18 oranında işletilmesi talebinin feragat nedeniyle reddine, fazlaya ilişkin istemin reddine, ..." şeklinde karar verilmiştir.

Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 1-61.027,50 TL aidat alacağının 9.000,00 TL'sine dava tarihi olan 01/06/2022 tarihinden bakiyesine ise ıslah tarihi olan 18/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının faizin yıllık %18 oranında işletilmesi talebinin reddine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verdiğini, bu nedenle Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/135 Esas, 2024/569 Karar Sayılı kararı hakkında istinaf kanun yoluna başvurmak zorunluluğunun hasıl olduğunu, verilen kararın usul ve yasaya uygun olmadığını, yerel mahkeme tarafından “somut olayda davalının sabit ücretli üye olduğuna yada istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair dosyada delil bulunmadığı gibi davalının kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kullandığı kooperatife iade etmediği, genel kurul kararlarının iptal edilmediği anlaşılmaktadır. Kooperatif üyeleri ile kooperatif arasındaki üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı veya üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez. Davacı kooperatif üyesi olduğunu beyan etmiş davalı tarafça aksi iddia edilmemiştir. Davacının kooperatif üyesi olduğunu kabulü halinde dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyecektir.” gerekçesiyle davanın kısmen kabul edilmesi hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, taraf ehliyeti ve zamanaşımına itiraz ettiklerini, davacı tarafın dosyada ekli icra dosyasından anlaşılacağı üzere, dosyada daha önce karar verilen 2022/464 Esas 2023/893 Karar Sayılı 12.10.2023 tarihli kararı Ankara Batı İcra Dairesi 2023/54728 Esas sayılı icra dosyasında alacağı temlik alan ...Ltd.Şti adına icra takibi yapıldığını, dolayısıyla mevcut karar BAM tarafından kaldırıldığında davacı taraf olarak gözüken ...’nin aktif taraf ehliyeti kalmadığı halde yine yargılamaya devam edilip ... lehine hüküm tesisinin hatalı olduğunu, davanın aktif taraf ehliyeti kalmayan ... tarafından takip edildiğini, alacağı temlik alan şirket tarafından takip edilmediğini, dolayısıyla öncelikle takip edilmeyen davanın müracaata bırakılması ya da kararın davacı taraf açısından aktif taraf ehliyeti olmadığından davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, aidat ücretleri o aydan sonra muaccel hale gelip zamanaşımı süresi işlemeye başlamaya başlayacağını, İlk derece mahkemesinin üyeliği devam ettiği gibi nedenlerle zamanaşımı itirazlarını dikkate almamasının hukuka aykırı olduğunu, ömür boyunca gelir ve benzeri dönemsel edimlerde, alacağın tamamı için zamanaşımı, ifa edilmemiş ilk dönemsel edimin muaccel olduğu günde işlemeye başladığını, ödenmeyen aidat borçlarının ödeme yapıldığı aydan sonra muaccel hale gelmesinden dolayı zaman aşımı süresinin işlemeye başlamış olması gerektiğini, İlk derece mahkemesinin zaman aşımı süresini dikkate almamasının hatalı olup kararın bozulması gerektiğini, davacı tarafça aynı mahkemede 2021/1059 Esas sayılı dosya ile kesin maliyet ve aidat alacağı için dava açtığını ve davanın 2021/1059 Karar sayılı kararı ile reddedildiğini, kararın kesinleşmiş olup huzurdaki dosya da ise yeniden mükerrer olarak aidat alacağı talebinde bulunulmuş olup kesin hüküm nedeniyle talebin reddi gerektiğini, müvekkilinin 2011 yılında kooperatife üye olan dava dışı 3. kişiden taşınmazı satın almış olup müvekkilinin kooperatife üyeliğinin söz konusu olmadığını, üye olmayan kişiden aidat ücretinin talep edilmesinin hakkaniyete uygun olmadığını, müvekkili kooperatif üyesi olmayıp tapuyu devir sırasında kooperatifçe müvekkiline bilgisi dışında üye kaydı yapıldığını, 2011 yılından beri hiçbir zaman olağan veya olağanüstü genel kurul toplantılarına çağrılmadığını ve hiçbir şekilde bir talepte bulunulmadığı gibi bir davet de gönderilmediğini, tam 11 yıl sonra aidat borcu olduğu gerekçesiyle huzurdaki haksız ve hukuki dayanaktan yoksun dava açıldığını, uzun yıllar aidat istenilmeyen ve genel kurula davet edilmeyen üyeden aidat istenemeyeceğine dair Yargıtay içtihatlarının mevcut olduğunu, müvekkili kooperatifin genel giderinden ,aidat alacağından sorumlu tutulamayacağını, davalı kooperatifin, daha önce çıkarılan kesin maliyet bedelini ödeyen, kendisine borcu kalmadığına dair ibraname verilen ve kooperatif üyesi olmayan müvekkiline alacak davası açması hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, üye kaydı olmayan müvekkili için iş bu davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının davasını kabul etmemekle birlikte kooperatif üyelerinin başladığı tarihten yıllar öncesinde eşitlik ilkesi gerekçesiyle faydalanmadığı bir kooperatife aidat ödemekle yükümlü tutulmasının hukukun hiçbir ilkesi ile kanunda yer almayıp Yargıtay kararlarında da görüleceği üzere müvekkilinin yıllar önce kooperatifle ilişiği kesilmiş olup davacı kooperatife üye olmadığından davacının aidat alacağı talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, müvekkille verilen taahhütnamede kesin maliyet bedeli ödeyerek tapusunu alan üyeden başka hiçbir ad altında para talep edilemeyeceği yönünde genel kurul kararı alınması neticesinde borcunu ödeyip tapusunu alan müvekkilinden daha sonra aidat talep edilmesinin müvekkilinin müktesep haklarının açıkça ihlali olduğunu, müvekkilinden sonra alınan genel kurul kararları kazanılmış hak ihlaline sebebiyet vermeyecek ölçüde yeni kararlar alınabileceğini, nitekim müvekkiline, davacı tarafından verilen taahhütname ve ilişik kesme belgesinin de aynı hususları içermesine rağmen davacı kooperatif taahhüdünden haksız ve hukuka aykırı şekilde dönerek müvekkiline borç çıkarttığını, 1163 sayılı Kooperatif Kanununa eklenen bu geçici madde ile tapusunu alan müvekkilinden daha sonra herhangi bir ad altında talepte bulunulmasının mümkün olamayacağını, dolayısıyla davanın konusuz kalacağının apaçık olduğunu, nitekim müvekkiline davacı tarafından verilen taahhütname ve ilişik kesme belgesinin de aynı hususları içermesine rağmen davacı kooperatif taahhüdünden haksız ve hukuka aykırı şekilde dönerek müvekkiline borç çıkardığını, davacı kooperatifin bu düzenlemenin kapsamı içerisinde yer aldığını, bu düzenleme kapsamında davacının herhangi bir alacak kalemi talep edemeyeceği açık olmasına rağmen ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf başvurularının kabulü ile Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/135 Esas – 2024/569 Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekilinin istinafa cevap dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme dosyasına ilişkin, davalı tarafça yazılan istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle; kooperatif tarafından ibraname verilmek suretiyle bağının koptuğunu, kooperatife üye olmadığını, yine davalı tarafından ödeme dekontlarının sunulduğunu ve davacı müvekkiline borcunun olmadığını belirtilerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasının talep edildiğini, söz konusu hususların gerçeği yansıtmadığını, istinaf mahkemesinin kaldırma gerekçesine uyulduğunu, davanın ve alacaklarının sürdüğünü, davalının üye olmadığı yönündeki iddiaları kabul etmediklerini, emsal nitelikteki başka bir davanın istinaf incelemesi nihayetinde kesinleştiğini beyan ederek davalının istinaf başvurusunun reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.

Davacı vekili, davalının kooperatifin üyesi olduğunu, Ocak 2003 ile Mayıs 2022 tarihleri arasında birikmiş aidat borcu bulunduğunu ileri sürerek, 9000,00 TL'nin faiziyle tahsilini talep etmiş, talebini yargılama sırasında ıslah ederek 61.042 TL'ye çıkarmıştır.

Davalı, alacağın zamanaşımına uğradığını, borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, Davanın kısmen kabulü , kısmen reddi ile, 61.027,50 TL alacağın 9.000,00 TL'sine dava tarihinden bakiyesini ise ıslah tarihi olan 18/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafın faizi yıllık %18 oranında işletilmesi talebinin feragat nedeniyle reddine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.

Karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yolunu baş vurulmuştur.

Bilindiği üzere Kooperatifin en yetkili organı genel kuruldur. Genel kurullarda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alındığı gibi daha önceden alınan kararlarda değiştirilebilir. Eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay 23 H.D 2011/933 Esas 2011/936 Karar)

Kooperatifler aidat toplayarak inşaatlarını yapar ve amaçlarını gerçekleştirir. Ayrıca kooperatiflerde eşitlik ilkesi geçerlidir. Kooperatiften bağımsız bölüm alınması aidat ödenmesine engel değildir.

Davalı kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması nazara alındığında kooperatifin aidat toplaması olağandır. Daha önceki genel kurulda alınan kesin maliyet ile ilgili kararın iptal edilmiş olması da aidat toplamaya engel teşkil etmez.( Yargıtay 23 HD 2016/7545 Esas 2019/5329 Karar)

Somut olayda davalının sabit ücretli üye olduğuna yada istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair dosyada delil bulunmadığı gibi davalını kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kullandığı kooperatife iade etmediği genel kurul kararlarının iptal edilmediği sabittir.

Kooperatif üyeleri ile kooperatif arasındaki üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı veya üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez. Davacı kooperatif üyesi olduğunu beyan etmiş davalı tarafça aksi iddia edilmemiştir. Davacının kooperatif üyesi olduğunu kabulü halinde dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyecektir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/871 Esas 2021/1256 Karar) Davalı alacağın zaman aşımına uğradığını iddia etmiş olup bilindiği üzere Kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zamanaşımına uğramayacağı gibi kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidata da zamanaşımı işlemesi mümkün değildir.(23. Hukuk Dairesi 2017/391

Esas 2020/1615 Karar) (Benzer Kayseri BAM 6. H.D 2024/583 Esas 2024/705 Karar, 2024/584 Esas 2024/710 Karar, 2024/142 Esas 2024/224 Karar, : 2023/2395 Esas 2024/31 Karar, 2023/2396 Esas 2024/88 Karar...)

Tüm bu açıklamalar ışığında dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, özellikle somut olayın özelliklerine ve dairemiz emsal kararlarına uygun hazırlanan bilirkişi raporundaki tespitlere delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 23/05/2024 tarih ve 2024/135 E - 2024/569 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gerekli olan 4.168,79 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 1.042,00 TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 3.126,79 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,

3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan incelemeyle H.M.K'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 24/10/2024

Atıf: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1916, K. 2024/2092, T. 24.10.2024, www.arakarar.com/karar/kayseri-bolge-adliye-mahkemesi-6-hukuk-dairesi-2024-1916-e-2024-2092-k-0a1de72459b8